25 Ocak 2012 Çarşamba

Fatmagül'ün Suçu Ne? Kombinim ve Gül Mutfağı


Haziran 2011'de Anadoluhisarı ziyaretimizden kalma karelerle günaydınlar olsun arkadaşlar. Yanımda Canon olmadığından iPhone çektim ama güneş sayesinde fotoğraflar gayet net! Yaw bu objektif olayı iyi güzel ama taşıması ayrı bela .(

Çömlekçi Hasan Usta'yı; babam Güzel Sanatlar'da hoca olduğundan çocukluğumdan beri tanırdım. Hasan amca çoktan hakkın rahmetine kavuştu mekanı cennet olsun. Şimdilerde çocukları mekanı çay bahçesi olarak işletmek dışında Fatmagül'ün Suçu Ne? dizisine de kiralamışlar.







İki kuşağın elleri...
Çay bahçesinden, annem ve ben...

"Elin elimden, gönlüm gönlümden hiç ayrılmasın." demeye gerek kalmayan insana anne denir .)

Ufak bir anı: Annem şu bileziklerini kendimi bildim bileli takar. Hatta O otomatik vites kullanmadığından; her vites değiştirişinde çıkan seslere sinir olurdum. Ortaokul yıllarımda anneme; bir arkadaşım bana fal baktı; "Annenin üzerinde çok ses çıkaran O'na sıkıntı veren takıları var, söyle onları takmasın." dedi demiştim. Annem hayatta böyle şeylere inanmadığı için taktı, takmaya devam etti, şekil 1 A'da gördüğünüz gibi hala takii .) ve ben o zamanlar şıngır şıngır o seslere sinir olurken şimdi ben de benzer şekilde bir sürü bilezik takıyorum... Bundan çıkacak sonuç; biz kızlar annelerimizin yolunda ilerliyoruz...



Ve yine Anadoluhisarı'nda bulunan Gül Mutfağı ama asıl adı Bodrum Mangal & Restaurant. Bence Gül Mutfağı adı da; tabelası da daha güzel!



Fatmagül ve Ebe Nine'nin yemek yaptıkları mutfakta bendeniz canlandırma yaparken...



Ikea'nın en sevdiğim baskı tablolarından biri bu baykuşlu olan tablo.


Ve Gül Mutfağı bahçesinde kahve keyfi. Yalnız aklınızda olsun giderseniz zeytinyağlı yemenizi tavsiye ederim. Ayrıca menüye geçmiş olan gül böreğinden yemeyin tadını hiç sevmedim. Böyle ekşi kokan peynirle yapılmış börekleri zaten hiç sevmem!



Sonrasında sahile doğru inip, deniz havası alsınlar diye; annem, anneannem ve teyzemi başka bir çay bahçesine götürdüm. Böylece çay bahçesi gezilerimizi tamamlamış olduk.

İstanbul ilik gibisin isimli fotoğrafım .)


Delik deyip geçme!
Beton yığınından çıkıp yaşamaya inat eden bir bitkisin sen!
Hayat bu işte!
İnadına yaşarsın ya adam gibi ya ot gibi...
Seçim bizim...


* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *

Terlikler Kadıköy'den bir mağazadan adını anımsamıyorum. Hatta 2009'da Entel Dantel Stil Direktörü ve Koca Ahtapotu başlıklı yazımda da başka bir kombinle paylaşmıştım.

Elbise, kemer Derishow, gözlük Armani, bilezik Accessorize, çanta Louis Vuitton

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

24 Ocak 2012 Salı

La Rambla Caddesi Barcelona Gezimizden


Kış günü bilogda yaz havası essin didim ve bir kültürel atraksiyonla dökülmeye devam... 2011 Ağustos'unda Barcelona'ya gitmiştik. Anımsarsanız; iki yazı yazabilmiştim Pinti Spain Air & 1 Şal Nasıl Bağlanır Kombinim? ve Ömi'mle Meşk Etme & Hotel Catalonia Ramblas Barcelona.

Şimdi aynı güne dair sırasıyla nereleri gezdiysek, kaldığımız yerden sizleri de oralara götürmeye devam edelim.

Şimdilik blogum aracılığıyla geziyorsunuz ama paylaştığım ülkelere dair gittiğim yerleri hala görmemiş olanlar da umarım en yakın zamanda gidebilirler.


La Rambla Caddesi ya da İspanyolca olarak Las Ramblas Caddesi Barselona'nın en hareketli caddelerinden birisidir. Halk dilinde benim yazdığım gibi Ramblas'da deniyor. Cadde yapı olarak İstikal Caddesi'nin benzeridir fakat La Rambla araç trafiğine açıktır ve uzunluğu 1.2 kilometredir.


La Rambla Caddesi Barselona’nın en önemli noktalarının kesişiminde bulunuyor. Caddenin bir ucu PlaÇa De Catalunya Meydanı diğer bir ucu ise bir diğer önemli nokta olan Kolomb Heykeli ve Port Vell Limanı'dır. Oralara dair fotoğrafları başka bir yazımda ekleyeceğim.

Genelde bilirsiniz Amsterdam'a dair yazılarımda da; başka ülke gezilerime dair yazılarımda da popüler meydan ve sokalarda sokak sanatçılarılarına sıkça rastlıyorsunuz. Şimdiye kadar onca sokak sanatçısı gördüm ilk defa birine para verdim ve fotoğraf çektirdim.

Baksanıza ne kadar güzel bir tema hazırlamış!
Burada teması gereği bizi mizansen olarak kutsuyor.



Kombine dair detayları bu yazımda vermiştim.







Sevimli şirin Edi'sinin Ömi'si ♡

Beyim diye demiyorum; "İnsanın kalbi yüzüne yansır." derler ya; benim için o kare bu! Maşallah oksijenime ♡ ♡ ♡



La Rambla Caddesi tabelası ve sokaktan detaylar...


Uzun uzun yazmaya gerek yok. Algıda seçici olasınız diye UZAK-YAKIN atraksiyonlarına dair dikkat etmenizi istediğim detaylara ok çektim...

Kısaca her yerde sanat var!

Bizim ülkemizi bu hale getiren, çarpık mimariye sebep olanlara örnek değil kapak olsun...



Beethoven'ın adı verilen müzik market ve çirkin görünmesin diye arı maya maketi ekleyerek yeşillendirdikleri duvar... Bizimkilere ikinci kapak olsun .)



Gran Teatre del Liceu ya da Katalanca kısa adıyla Liceu Barselona'nın La Rambla Caddesi'nde bulunan ünlü opera evidir. Gran Teatre del Liceu 4 Nisan 1847 tarihinde yapılmış olup toplam 2292 koltuk kapasitesine sahiptir. Barcelona Liceu 1861 ve 1994 yıllarında çıkan yangınlardan sonra 1862 ve 1999 yıllarında yenilenmiştir.



La Rambla üzerinde hediyelik eşya satan dükkanlardan sevdiklerinize ve kendinize güzel hatıra eşyaları alabilirsiniz ama daha önce de dediğim gibi turist olduğunuz için mutlaka pazarlık yapın hatta üşenmezseniz ara sokaklardan alın. Her zaman işe yaradı aklınızda olsun .)

La Rambla Caddesi bu kadar hareketli olmasına rağmen Pazar günleri neredeyse heryer kapanıyor. Sadece turistler ve ana cadde üzerindeki hediyelikçiler açık kalıyor. Onun dışında ara sokaktaki çoğu mağazayı Pazar günleri açık bulamıyorsunuz.


Brezilya'lı pasta sanatçısı Patricia Schmidt'in dükkanı...




Ve biz caddeden Kolomb Heykeli tarafına yani Port Vell Limanı'na doğru inerken; o esnada yerel bir tv kanalı çekimlerine denk geldik.

Sırayla anlatmayı sevdiğimden; sonrasında La Rambla Caddesi üzerinde benim en sevdiğim yerlerden birisi olan sebze meyve pazarı Mercat de Sant Josep de La Boqueria'yı paylaşacağım.

Sonuç olarak La Rambla Caddesi Barselona'nın en önemli gezi noktalarının başında geliyor. Bu yaz nereye gitsek diye düşünenlere yine her zaman ki gibi önce Amsterdam derim sonrasında ise Barcelona! He bir de Firenze yani Floransa ve Venedik.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

23 Ocak 2012 Pazartesi

Gazebo Kombinim


Yaz aylarında, Ömi'şle gitmekten en çok keyif aldığımız mekanlardan biri; .:: Gazebo ::.'dur. Denize sıfır, mutfağı leziz, çalışanları ilgili... Kız gibi İstanbul manzarasına doya doya bakar, güneşi alasıyla batırırsınız .) Ormantik bir yemek, teklif, atraksiyona geçeceklere itinayla duyurulur.

2011 Mayıs ayından kalma karelerle mekanın iç kısımları ve bendeniz... Gazebo'nun kelime anlamı ise; üstü kapalı gölge vermesi amaçlı kullanılan, ahşap ve metal konstrüksiyon olabilen gölge sağlayan yapısal eleman.

Daha fazlası için yukarıda linki vermiştim, isterseniz siteyi didiklersiniz. Foto Galeri'de next yaparak ilerleme şansınız da var.








* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *

  1. Ayakkabı İstanbul Nine West
  2. Saat İstanbul Cartier
  3. Kot İtalya Ferre
  4. Bluz İstanbul Miss Selfridge
    Bluzü; 2010'da Dedeman Eğlencesi & Kombinim başlıklı yazımda da kullanmıştım. O zamanlar elimde sigara bir hayli garip geldi! Mayıs 2011'de bırakmış sizlere de bu yazımda anlatmıştım. Hala bu konuda bana yazanlar oluyor, gördüğünüz gibi yeni dönemlere dair kombinlerimde yakın çekim yüzüm ay gibi. Ben demiyorum babam diyor .) Haa ara ara içiyorum ama özel günlerde davet vs alkol alırsam. Darısı bağımlılara...

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Turkuazoo Gezimizden ve Sürekli Sorduğunuz Saç Tonum .)


2011 Mart'ında Turkuazoo Akvaryum tarafında bir işim vardı gitmişken balıkcanlara bir uğrayayım demiştim. Hoş balık hafıza beni çoktan unutmuşlardır ama ben onları pek severim .) Şaka bir yana İstanbul için güzel ve bakımlı bir akvaryum olmuş.

Zamanı gelince Amsterdam hayvanat bahçesine (Artis Zoo) dair fotoları da paylaşacağım ama o taraflara yolunuz düşerse uğrayın derim. Aslında keşke hepinizin yolu Singapur Sentosa Adası'na düşse de o akvaryumları, siz gezerken yanınızdan süzülen tavuskuşlarını görseniz. 2006 yılında gitmiştik, fotolara baktım ama malum sararmışlar...

Zaman ne çabuk geçiyor ama çok şükür hep güzel geçiyor ...

Dedim ya işim vardı iPhone'la çekilen fotolar ama zaten net, hem malum taslaklarımda bekleyen yazılarım içinden mevsime uyduğu için daha kokuşmadan yayınlayayım dedim .)


Bu arada; bazı arkadaşlar bana özelden saçlarımın rengi ve modeli hakkında yazıyor. Tek tek cevap vermek yerine buradan yazayım. Fotolarımı çıktı alıp; kuaförüne giden kesimi ve tonunu beğenip yaptıran arkadaşlara toplu teşekkürler. Bazılarınız bana fotoğraflarınızı yolladınız sizlere yakıştığını zaten söylemiştim, sadece iki arkadaşın tonunda düzeltmelere ihtiyaç var, onlardan da yeni haline dair fotoları bekliyorum.

Her kombininde başka bir saç rengi diye bir hayli gülüştük ama dikkat ederseniz her fotoya tarih ekliyorum.

Önce şunda bir anlaşalım, Ağustos 2011'den beri saçlarım bu renk:
Saks & Fıstık Yeşili Kombinim

Yıllarca sarı kullandım sarıya dönmem, siyah seviyorum evet ama zırt pırt beyaz çıkıyor, hoş çok şükür tam önlerde 3 5 tel beyazım var ama beyaz saçlara tahammül edemediğimden bu durumda siyah olayı da ters.

En güzel ton bu, beyaz gizliyor, sarı gibi sürekli makyaj istemiyor. Bu dediğim bu yazıda olan ton değil elbet şu an kullandığım Saks & Fıstık Yeşili Kombinim'de gördüğünüz ton.

Bu fotolarda gördüğünüz ton ise; Şubat 2011'den Ağustos 2011'e kadar kullandığım acı kahve üzerine karamel balyajlar atılmış olan ton. Yani bu ton: Yeni Saçlarım & Cameo'lu Bakır Tonlu Kombinim


Kısacası diğer tonlara geçmeyeceğim bu konuda da "O daha güzel, o renk yap, bak bu da sana yakışır, şu da güzel." türevi muhabbetleri ne olur artık keselim cidden böğk geldi. Boyatmıyorum arkadaş Saks & Fıstık Yeşili Kombinim'de eklediğim şu anki halinden memnunum. Kapiş? .)



Akvaryum'da malum ışık düşük iPhone'la içeriden kareler almadım o yüzden balık aramayın .)





Balık yok mentos versem? .)


* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *

  1. T-Shirt İstanbul Cadde Zara

  2. T-Shirt'ün altına giydiğim atlet Kadıköy Salı Pazarı Gina Tricot

    Totonuz ne kadar güzel olursa olsun Allah aşkına tayt giydiğiniz zaman örtün. Benim kişisel fikrim seksi değil itici oluyor!

    Hem her zaman derim; "Mal meydandaysa merak edilmez .)"

  3. Yün tayt Amsterdam de Bijenkorf

    Allah şu termal çorapları, taytları, %100 yün türevi içlikleri yaratandan razı olsun .) Prag'da -15 derecelerde resmen hayat kurtarmıştı. Aklınızda olsun, yaşadığınız yer soğuksa; spor malzemeleri satan mağazalardan termal içlik alabilirsiniz.

  4. Saat Rolex

  5. Bakır bilezikler Paris H&M

  6. Mavi bilezik anneannemden indira gandi .) Harbi vintage

  7. Çanta Amsterdam H&M


  8. Mont Amsterdam H&M çocuk reyonu

  9. Kovboy çizmesi Amsterdam Dingo Amsterdam Slouch Cowboy Boots

    2010 Eylül'ünde Bağdat Caddesi Gözüme Takılanlar & Kombinim & Shoe Tek başlıklı yazımda da kullanmıştım.

  10. Artık az çok biliyorsunuz. En sevdiğim tonlar, vizon, camel, ekru, bej, kahve. Hırkanın içine baktım ama kesmişim enseden, alalı da çok oldu eski valla anımsamıyorum.



Ve ortağıma "Artık yeter çekme sıkıldım" derken...
Ne diyeyim ben size dil çıkardım sayın, sizler de bana çıkarın.
Ve böylece Pazartesi sendromu tribinden çıkın .)
Haydiyin çav bellacanlar!

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.

 ou