18 Mayıs 2009 Pazartesi


Sipahioğlu Konağı Safranbolu Karabük



Safranbolu Yörük Köyü'nden sonra sırada yine Yörük Köyü var ama bu kez orada en meşhur ve görülmesi gereken yer olan Sipahioğlu Konağı'ndan bahsetmek istiyorum.

Yörükköyü'ndeki bu ahşap konakta 7-8 nesildir aynı aile yaşıyor. 300 yıllık bir tarihi var konağın. Şu an ilk katında yaşamaya devam ediyorlar, ikinci ve üçüncü katları ise müze haline getirilmiş. En üst katta baş odası denen yerde konağın ağası oturur köyü izlermiş. Konforlu minderlerle döşenmiş bu oda konağın en yüksek noktası. İkinci katta bulunan misafir odasındaki dolap banyo görülmeye değer. Ahşap bir gardrop görünümünde olan dolap kapakları açıldığında misafir banyosu olarak kullanılıyor. İçindeki ocakta ısıtılan suyla yıkanılıyor, kirli su da kurşun bir borudan evin dışına atılıyor. Oturulan kısmı kapatıldığında da yüklük olarak kullanılabiliyor. Zemin katta bulunan bir taş oda var, bu oda da konağın kileri olarak kullanılıyor, çünkü kalın taş duvarları sayesinde yaz aylarının sıcak günlerinde bu odanın içi hep serin oluyor. Konağın mutfağı bahçede ayrı bir yapı olarak düşünülmüş, bu sayede konak temiz tutuluyormuş. Bu eski mutfakta şimdi ziyaretçilere gözleme pişiriliyor. Gözlemenin yanında içecek olarak da ev yapımı ayran mevcut.

Nasıl Gidilir: Yörükköyü Safranbolu'nun Karabük tarafındaki çıkışında, sekizinci kilometrede. Solda tabelasını görüp döndüğünüzde 500 metre sonra köyün girişine ulaşıyorsunuz. Tarihi dokuyu korumak amacıyla araba hariç büyük araçların köye girmesi yasaklanmış, bu yüzden tur otobüsü ile giderseniz köy girişinden konağa kadar yürümeniz gerekecek.

YÖRÜK KÖYÜ'nün kendi web sitesi bile var. Demiştin size çok aydınlar helal olsun valla.

Okuyacak vaktiniz varsa ekşi sözlükden birkaç derleme ekliyorum.


Hiç birinin penceresi diğerinin penceresini görmemesine dikkat edilerek inşaa edilmiş. İçerisindeki süslemelerin bektaşi anlayışı olan on iki imama bağlı kalınarak yapılmış. (on iki lale, bir odada bulunan on iki rafı olan dolap) gibi. hâla sağlamlığını koruyan ve içlerinde yaşamaya devam edenlerin yaklaşık o evin 5 - 8. nesil olması ile evlerin ne kadarda yörük anlayışının aksine itina ile inşaa edildiğinin göstergesi olan evlerin bulunduğu safranboluna 17km uzaklıktaki köydür.

Yörük köyünü gezerken dikkat edilmesi gereken ayrıntılar.

- evlerin dıştan görüntüleri, safranboluda ki evler ile aynı olmasına rağmen içlerine girildiğinde sanatın sadece ağaç oymacılığı olmadığı ve duvarlarının her birinin bir anlamı olan figürler ile süslendiğidir.

- bir ayaklarının istanbulda olmasından dolayı duvarlardaki süslemelerin bir kaçında istanbul ve istanbulu anlatan resimler ve figürler vardır. bunları seyrederek sürekli istanbul özlemini dizginlemeye çalıştıklarının aşikar olduğudur.

- evlerde kütüphane ve çalışma odasının bulunduğudur.

- kütüphanede ki en yeni kitabın 1937 yılına ait bir hayat ansiklopedisi olduğu ve içerisinde osmanlıca - fransızca sözlük gibi bir çok osmanlıca kitabın bulunmasıdır. (sipahioğlu konağı)

- eski safranbolu halkı gibi safranbolunun ipek yolu üzerinde bulunmasından faydalanarak kültürlerini ve ceplerini zenginleştirmelerinin aksine. safranboluna bukadar yakın olmasına rağmen istanbulda sipahi ocağında çalışarak ceplerini, sürekli okuyarakta kültürlerini zenginleştirdikleridir.

not: eğer yolunuz düşerse yörük sofrasında ıspanaklı gözleme yemeden sakın oradan ayrılmayın.

Yazan arkadaş haklı yedim pişirilirken fotoğrafladım bile.

Türkiye'de koruma altına alınmış iki köyden biridir (diğer kınalı kar'ın çekildiği cumalıkızık'tır). müthiş bir tarihi yapısı vardır. köydeki evler bu tarihi yapıyı yansıtan en önemli şeydir. evlerin en belirgin özelliklerinden bazıları;

- bir ev diğer bir evin manzarasını kapatmayacak şekildedir.
- evlerin en önemli odası manzaraya en hakim olan yerdedir.
- her evde duvar süslemeleri ve ayrı bir anlamı olan lale figürleri vardır (on iki lale figürleri).
- raf ve dolaplar el işidir ve bazı dolapların içinde banyo yapmak için özel yerler bulunur.
- dışarı ne kadar sıcak olursa olsun evlerin içi doğal klima diyebileceğiniz kadar iyidir.

Aşağıda daha önce BAHSETTİĞİM ÇAMAŞIRHANEYİ anlatmışlar.

Bu köydeki bir diğer tarihi değeri olan şey ise çamaşırhanedir. bu çamaşırhanenin ortasında büyükçe bir taş, köşelerde ise su ısıtmak için ocaklar bulunur. ortasındaki hamam taşına benzeyen onikigen taşın ilginç özellikleri vardır. her boydan ve kilodan insana göre çamaşır yıkama yeri vardır. ortasında kirli suyu dışarı akıtan bir delik bulunur. oniki kişi aynı anda çamaşırını yıkayabilir. bu çamaşırhanenin kapısı da en az kendisi kadar ilginçtir. üç değişik hareketle kilit sistemini devre dışı bırakılması ve kilit sisteminin tamamen tahtadan olması bunların başında gelir.

Nar ağaçları ve dut ağaçları bolca bulunur. dut ağaçlarının çokluğu yüzünden arılar canınızı sıkabilir. köydeki yaşlı kadınlar güler yüzlü ve sempatikler. misafirleri ağırlamasını çok iyi biliyorlar. hele bir tanesi var, öyle bir gözleme yapar ki parmaklarınızı yiyebilirsiniz. tabi o eşsiz ayranıyla birlikte... (özellikle filiz teyze diye sorun efendim, mutlaka tanışın)

4 Yorum Oku / Yorum Yaz :

Absinthe   18 Mayıs 2009 16:30  

Bu diyarları bırakıporaya yerleşicem ben.. Hele bi okul bitsin çekicem elimi ayağımı...

Stil Direktörü   19 Mayıs 2009 00:20  

Bende bende ah ah nerde o şans pericim :(

Cocukla Cocuk   19 Mayıs 2009 22:54  

etli ekmek yemedin mi yörük köyünde...ıspnaklı da güzeldir ama benim favorim etli olan...çok güzel yerleri gezmissiniz sayende bir kez daha görmüş oldum canım

Stil Direktörü   19 Mayıs 2009 22:58  

Cocukla Cocuk yok canım yemedim birdahakine kısmetse. Umarım tekrar gitmek kısmet olur canım.


Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015