8 Eylül 2009 Salı


Anlayana Sivrisinek Saz Anlamayana....;)



Sevgili N'm yollamış bu hikayeyi dün, okudum ve sizlerle paylaşmadan edemedim!

Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne verip: "Oğlum" der, "Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.

Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar.İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve "Şunu kaça alırsınız?" diye sorar.

Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir; sonra: "Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın" der.

İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur.

Üçüncü defa bir semerciye gidir: Semerci nesneye şöyle bir bakar, "Bu der "benim semerlere iyi süs olur. Bundan "kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm."

En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce yerinden fırlar. "Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?" diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. "Buna kaç lira istiyorsun?"

Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?" "Ne istiyorsan veririm." Öğrenci, "Hayır veremem." diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar: "Ne olur bunu bana satın.Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim."

Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker. Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar.

Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler...

Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır.

Bilge sorar: "Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?"
Öğrenci: "Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık" diye cevap verir.

Bilge hoca çok kısa cevap verir: "Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."

Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden kuyumcular mutlaka vardır.

Mesele kuyumcuyu bulmaktadır...

Kısacası dostlar; anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az ;)

52 Yorum Oku / Yorum Yaz :

C-bell   8 Eylül 2009 15:12  

OY OY OY BU PEK Bİ ANLAMLI OLMUŞ BE EDACIM:) BEN ÇOK BEĞENDİM DOĞRUSU

pembe fiyonk   8 Eylül 2009 16:27  

: ))) şöyle bi tebessüm oluşturdu yüzümde bitince.ÇOK ANLAMLI...

pride   8 Eylül 2009 17:24  

Süpr bir yazı. Aynen katılıyorum şekercim:)

cingifilli   8 Eylül 2009 17:25  

supermişşşş.dilerim hakettiğimiz kuyumcularla karşılaşırız hayatboyu...

Kapkara Camdan Kelebek   8 Eylül 2009 17:53  

haydii hopaaa:)))

edacı'ğım bu hikayeyi kısa zaman önce sesiber'ciğimin bloğunda da okumuştum ve çok beğenmiştim.
gerçekten günün anlam ve önemine! uygun bir hikaye olmuş:)

summernight   8 Eylül 2009 17:55  

ALLAH herkese bir kuyumcu nasip etsin İNŞALLAH :) :)

Merope   8 Eylül 2009 17:56  

sanki birine mesaj bu?

иαℓαи   8 Eylül 2009 17:56  

güzel ve de anlamlı bi yazı olmuş..

herşeyden azıcık   8 Eylül 2009 17:59  

Evet daha önce de okumuştum bende katılıyorum.

Leah   8 Eylül 2009 18:22  

Bütün bunların hepsi birer deneyim. Bu deneyimlere sahip olana kadar çektiğimiz sıkıntıların ve yediğimiz kazıkların toplamı deneyimlerimizi oluşturuyor zaten. Bu hikayede kuyumcular bizim hayatta çok değer verdiğimiz insanlar dostlarımız, sevgilimiz ya da kocamız. Malesef herkesten dost olmuyor. Mesele de onu arayıp bulabilmek.
Esen kalın.

sesiber   8 Eylül 2009 18:25  

geçen hafta ben de yazmıştım bloguma bunu, çok anlamlı gerçekten de.
Allah kıymet bilenlerle karşılaştırsın hepimizi tüm yaşamımız bıyunca.

Prima Rima   8 Eylül 2009 18:59  

Bir sürü kuyumcum var, bende senin kuyumcunum unutmaaa:)

Hello Kitty   8 Eylül 2009 19:02  

"Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir."

bayıldım bayıldım!!!!

SerpiL   8 Eylül 2009 19:40  

bi blogda daha okudum bu yazıyı.çok anlamlı.ayrıca şu davulcuların resmine bittim:)alem hatunsun:))oynayasım geldi gı:))

a. gizem   8 Eylül 2009 20:01  

daha önce de okumuştum süper bir yazı :)
seni yerimmm edişim görsel kaynagını yerim :)

Antigone   8 Eylül 2009 20:13  

Güzel bir hikaye canım, paylaştığın için sağol...

Fashioncholic Girl   8 Eylül 2009 20:54  

ben de çok beğendim bunu (:

Taze kahve   8 Eylül 2009 21:20  

"İnsan bilir insan kıymetini" diye de ifade ederler bizim oralarda :)

Syhn   8 Eylül 2009 23:01  

...görmeyen için elmasda bir camda!..

çok hoş bir hikaye bunu düstur edinmeli

suzy   8 Eylül 2009 23:33  

E ne güzel anlatmış yazı işte benim sana mailda yazdığımı canım:) Ben de bunu demeye çalıştım sana ama her zamanki gibi anlatamamış olabilirim:) Öptüm canım:)

Cocukla Cocuk   8 Eylül 2009 23:36  

süpermiş, çok sevdim. yanımızda hep kuyumcularımız olsun şeker

sünter   9 Eylül 2009 00:11  

Genelde de o cirak gibi degerini anlayan bir kuyumcuyu bulana kadar bir kac esnaf dolasilir.
hani bir kerede bulunmaz nedense o kiymet bilen kuyumcu:)

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ *   9 Eylül 2009 00:14  

Eee anlayan anlasın, üstüne alınan alınsın, alınmayan bıraksın ahah :)

Arif olan understand hesabı, ahahah ingilizce kelime yazdık diye birilerine de batarsa batsın ÇOK DA FİFİ yani :)

Yazıdan güzel olanı alabiliyorsa okuyan olay budur yani.

Sesi ablam da yazmış evet hatta herkes paylaşsın da; insanlar eşşek gözlüğünden bakmayı bıraksın değil mi arkadaşlar!

cicibici bişeyler   9 Eylül 2009 01:12  

Çok güzel bir hikaye!çok güzel bir paylaşım,bir sözü hatırlattı bana;altın çöpe de düşse altındır,değerinden bir şey kaybetmez!
Değeri bilinmeyen insanlarında özünde değeri düşmez elbette altın gibi,örnek öldükten sonra değeri anlaşılan sanatçılar gibi.

Sümbül Zerafeti   9 Eylül 2009 01:24  

Eminim birilerine ulaşmıştır mesaj ama dediğin gibi ANLAYANA :) çok hoşsun güldürdü beni bu fotoğraf :):):)

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ *   9 Eylül 2009 01:25  

sümbülüm merci ee arif olan anlasın yani :)

♥ PINK PRINCESS ♥   9 Eylül 2009 01:44  

Benimde mailime gelmişti bu yazı ve çok hoşuma gitmişti.Umarım herkes er ya da geç kuyumcusunu bulur.

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ *   9 Eylül 2009 01:45  

♥ PINK PRINCESS ♥ umarım çıtır annem :)

Sevda Gayer   9 Eylül 2009 02:03  

Ah Eda Hanım nerede arifler,anlayacak olan bu duruma getirir mi?Eden bulur Eda hanım,siz yolunuza yerdeki çakıl taşlara aldırmadan devam edin daha önce de olduğu gibi...

SEZGi   9 Eylül 2009 02:34  

kuşum ben senin kuyumcunum :PPP
hehehe seni sevenzi edocanım :)))

leyal   9 Eylül 2009 02:52  

eda hanım merhabalar.öncelikle şunu belirtmek istedim.Sizi Craftwoman zamanından beri takip ediyorum.Craftwoman Eda Suner'miş diye bir haber okumuş ve ardından Eda Suner'le ilgili haberlere bakmıştım.Sizi öyle anlatmışlardı ki açıkçası önyargı ile sadece kendini düşünen,insanları kendini daha fazla tanıtabilmek için kullanan biri olduğunuzu düşünmüştüm.Ancak sizi okumaya başladıkça hiçte öyle olmadığınızı anladım.Bu arada bunları neden yazdığımı belirtmek istedim.Yine takip ettiğim bir blogda yazılan bir yazı ve üzerine yapılan yorumlara rastladım ve bu yazının üzerinden hala size saldırıldığını farkettim.Oradaki arkadaşların önyargı ile bunu yaptığını düşünüyorum.Ya sizi yeterince takip etmiyorlar,ya çekemiyorlar ya da okuduklarını anlayamayacak kadar zavallı insanlar bunlar.İnsan önyargı ile başlasa da birilerini hiç görmeden de sevebiliyormuş bunu anlattınız bana.Laylaylomları yazan bir insan deilsiniz sadece siz.Yaratıyorsunuz ve insanlara onlarında bunu yapabileceği cesaretini veriyorsunuz.İki ayrı renkte ojeyi birbirine karıştırıp ortaya çıkan iğrenç rengi tırnaklarında gösteren ve bunu yaratıcılık sanan insanların hiiiç haddine değil sizinle bu şekilde konuşmak.Sizi seviyorum.Bilmenizi istedim sadece.Sevgiler :)

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ *   9 Eylül 2009 03:06  

Sevda Gayer çok teşekkür ederim, çakıl taşlarını boyasam ruhsuzlara ruh katarmıyım sizce :)

SEZGİ bende seni bebeeemmm

leyal bu kadar insanın bunca karalama kampanyasına rağmen yanımda oluşu onları yeterince kudurtuyor zaten. Çok tşk ederim övgülerinize, hele ki şu camdan samimiyeti iletebildiysem ve siz ve sizin gibi birebir tanımadığım insanlar sizi seviyorum diyorsa olay budur zaten. Çok teşekkür eder, ben de sevgilerimi yollarım.

E. Ali   9 Eylül 2009 04:21  

Sizi tanımıyorlar onun için... Şahsen tanıma imkânları olsa inadı bırakırlar.
Dünya çok garip. Kibrinden yanına varılmayan insanlar sizin gibi alçak gönüllü, halkın içinde her kesimden insanla tamamen ön yargısız dost olabilen bir insanı kırmak için rencide etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.
Ama siz de boş yere alınıyorsunuz. Boş verin gitsin. Meyve veren ağaç taşlanır. Bu yazınız bile o çıkarılan safsataları kaale aldığınızı gösterir. Unutmayın ki güneş balçıkla sıvanmaz. Er ya da geç o çamurları atanlar boşa yorulduklarını, kendilerinde bir terslik olduğunu anlayacaklardır.

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ *   9 Eylül 2009 04:35  

Teşekkür ederim Erdal abi, yüreği hainlik ve kıskançlıkla dolu bu gibi kadınlara Allah layığını er yada geç verecek zaten, o kadar cani gönülden diledim ki bilemezsiniz. Takmak falan değil benimkisi ucuzlar be abisi, benim eşşekliğim adam hatta insan yerine koymam herkesi. Asıl onların dediği gibi züppe şımarık burnu hava olsam gam yemem ama Allah herkese aynı şartlarda yaşama imkanı vermiyor, gönlüne göre veriyor işte..

Hesionka   9 Eylül 2009 08:44  

o zaman hadi bakalım yavaş tempolu başlayı yükseltiyoruz!
dumbada dum dum dum!

eheh süper yazı edicim, anlayan anladı, anlamadıysa da tınnn yani :D

meltem   9 Eylül 2009 09:20  

edacım çok güzel yazıymış daha önce okumamıştım izin verirsen kopyalamak isterim
sevgiler

Mavi Bahçe   9 Eylül 2009 11:02  

Çok güzel bir hikayeydi stil direktörüm.Böyle bir zamanda herşeyi anlatan güzel bir yazı.Sağolasın paylaşımın için.Yorumlardan şunu gördüm ki bir sürü kuyumcuya sahipsin:) ne mutlu sana.Unutmadan burdada bir kuyumcun var bilesin.Allah bu kuyumcuları hayatımızdan hiç eksik etmesin.Canım benim öpüldün

VOLKAN - KALDERA   9 Eylül 2009 11:24  

Bu hikayeyi her zaman çok sevdim, bendeki yarası başka :)

nesroş   9 Eylül 2009 11:53  

edoşum bende kuyumcun olmak isterdim ama seni kuyumcu dükkanına koyamam ki fıstığım. sen çok daha güzel vitrinlere layıksın. içi dışı bir harbi hatun.kim ne derse desin seviyorum ulen.

bitter   9 Eylül 2009 13:01  

eyy kuyumcu nerdesin:))

SiL BaştaN   9 Eylül 2009 13:04  

Ben çıktım şimdi sonra görüşürüz...

Biraz kuyumcuları dolaşayım da geleyim olur mu ? Kim bilir değerimi bilen bir kuyumcu bulurum belki... Latife bir yana çok hoştu ve evet anlayana, anlayabilene...

Sevgilerimle...

Haspam işte!   9 Eylül 2009 13:30  

Onlar bundan da bir şey anlamayacaklardır ama, okusunlar. :)

Hayret ediyorum senin gibi şeker bir insanı bile kızdırıyorlar ya, çekememezliktir bu başka bir şey değil. :)

jove   9 Eylül 2009 15:47  

edacım bugün mailleri karıştırırken çok güzellermiş diye ayrı klasöre koydugum maillerde gönderene bir baktım ki eda demirel :) bir yahoo-gruptu . çok üretkensin o zamnlardan çok enerjiksin. ve bunu paylaşıyorsun isteyen alır istemeyen almaz. kimse brbirini kırmasın blogculuk da hobidir bir yerde...

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ *   10 Eylül 2009 00:15  

Hesionkam ahah sonuna kadar hemde lay lay lom dum tıs dum tıs ahah :)


meltem ne izni canım al yaz birtanem aşkolsun :)


Mavi Bahçe aynen öyle birtanem, amin cümlemize, biliyorum zaten canım müteşikkirim :)

VOLKAN - KALDERA ah bebem tahmin ederim

nesroş ablaların en seksisi, hahah dedim diyicem çekiniyordum oh be eniştem değerini bilsin bre :) O zaman sana en harbi cevap ahah ayıpsa da benim ayıbım demezsem çatlarım, SENİN BOKUN BANA LOKUM ahahah :)

bitter puhaha gelir bebem bekle hele iste ki gelsin emmaa...

SiL BaştaN kıyamam annem sana, elbet bir yerde senin kuyumcunda bekle ve iste bebek sende. Merci canımcım.

Haspam işte! he ya bebek :) Aman be anacım kızdırsınlar, bir soğuk duşla kendime gelirim ahah, aynen tam gez cıs tak cıs tak gezmeye ve sizlere neşe vermeye devam bebem, şeker insan yesin seni gıdıdan emi!

jove anammmmmmmmmmm deme ya EDA DEMİREL hahah funlimited mi yoksa, ah ah o grupsa şayet onu bile kuranlardan biriydim, orada bile kazık yedim canım sorma. Aynen tatlım da biz ve bizim gibi birbirini kıskanmayan kadınlar çok az ne ne yazık ki şeker, öperim.

yasemin   10 Eylül 2009 10:48  

ya edam ben yine kaçırmışım isürü şeyi-tek diyeceğim şey şu ki YİNE Mİİİİİİ????
dünya kendi gibi olamayan insanlarla dolu ve bu insanlar karadelik gibi etrafında güzel olan iyi olan ne varsa yutmaya alışıyor...
doğal olmak ne zamandır eleştiri nedeni oldu bilmiyorum....
seni seviyorum bebeeğğğmm...
bi kaç taş var mor-mavi-sarı napsak acaba bunları:)))

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ *   11 Eylül 2009 04:46  

yasemin ah bebeeem sorma ya, bu arada süper ince bir espri yapmışsın ama taşları günah hahah sen yolla ben takı yaparım onlardan, bende seni seviyorum bebeeemmmm, yaşasın akdın dayanışması ahahah

Nec   11 Eylül 2009 10:11  

Canım Edam. günlerdir sana teşekkür etmek için yorum yazacagım fakat netteki problemlerden dolayı yazmadım. malum iş yeri. senin gibi birisine neden sataşırlar hala anlamış değilim...sen kimseyi kırmaz can yakmazsın..herkesin yardımına koşan birisisin...o kişiler bu yazıdan birşeyler anlarlarmı bilemem ama yinede okusunlar derim....hayatta herkesin bir kuyumcu olsun der ve tekrar güzel bir yazı göndermek istedim...SEN YOLUNA DEVAM ET.....
Seni kimse seyretmiyormuş gibi danset...
Kimse dinlemiyormuş gibi şarkı söyle...
Sanki hiç incinmemişsin gibi sev...

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ *   12 Eylül 2009 16:39  

Nec'im canım benim, eski dostum. Her zaman irtibattayız seninle ve bu daima da bu şekilde olacak, bu deli seni çok seviyorum biliyorsun zaten. Son dizelere de bayıldım harikasın aynen öyle...

uyuz cadı   15 Eylül 2009 12:32  

kişi karşısındakini kendi gibi bilirmiş.. içinde iyi niyet, insan sevgisi olmayan insanlar seni anlayamazlar. zaten anlamasınlar da, onların kafası başka çalışır çünkü.
hikaye süpermiş tatlım..

öperim

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ *   15 Eylül 2009 17:41  

tatlı cadım gelmiş oley, aynen bebeğim çok da fifi değil mi? sevgiler


Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015