29 Nisan 2009 Çarşamba


Günün Kombini İstek Listesi Olsun



Günün kombini yazmadım birkaç gündür. Derken Biltan'la şu sitede bu güzel burada şu güzel diye sohpetimiz oldu, ordan oraya tıkladıkça beğendiklerimi kolajlayayım bari dedim.
Kıyamadım anlayacağınız ortaya karışık sundum :)
Sevdiklerim, bittiklerim, istiyorum dediklerim ise:

18. YY elbiseleri her daim ilgimi çekmiştir. Pembe olan favorim. Turkuaz & kahve ikilisine biterim. Tavuskuşu adını verdim elbiseye, bunu benzer bir modeli Ebru Gündeş'de giymişti. Montana çizmeler feci iddialı ama yıkılıyor!


Victorian kurdelalı kolye süper, memişlerini kapatan ablanın göğüs takısı kayık yaka siyah bir elbiseyle kombinlense muhteşem olur.

Siyah boğaz danteli çok şık, diğer kolyeleri yapmak aslında çok kolay. İnce tüle taşlı boncuklar yapıştırıp kurdela ile de boyun kısmı yapılır. Kelebekli olanda; ütüyle yapışanlardan. Mühim olan bu kadar güzel boncuklar bulmak.

Gelsin Kaynaklar: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Sebze Doğrama Yöntemim



Şimdi bu iki fotoğrafı neden aynı karede kullandığıma anlam vermemiş olabilirsiniz. Açıklayacağım ama önce sebze doğrama yöntemimden bahsedeyim.

Dereotu, maydanoz, taze sarımsak, taze soğan doğrarken kesme tahtası yerine sadece bu iş için kullandığım mutfak makasım çok işime yarıyor. Bu sayede tahtada kesip tencereye atarken sağa sola sıçramıyor, çok seri bir şekilde kesilmiş oluyor. Makasta özel bir makas değil bildiğiniz kağıt kesme makası :)


Araya tarifleri de sıkıştırayım:

Zeytinyağlı Kabak Yemeği

6 adet kabağın sadece dışlarını bıçağın tersiyle sıyırıyorum ki vitaminleri kaybolmasın. Sonra küp küp kesiyorum. Yarım su bardağı sızma zeytinyağını, bir iri doğranmış soğanla kavurup, içine 4 adet domates rendeliyorum. 5 diş sarımsak ve 5 adet esmer kesme şeker atıp kabakları da ekliyorum. Hiç su koymadan kısık ateşte ağır ağır pişiriyorum. Altını kapatmaya yakın makasla :) dereotumuzu da doğradık mı tamamdır!

Kaşarlı Kuskus Makarnası

Nuhun Ankara'nın kuskusu güzel oluyor ben onu tavsiye ederim. Yarım paket kuskusu, kaynamış suya atıp içine çok az deniz tuzu ekliyorum. "Lütfen sizde deniz tuzu kullanın sağlığınız için" Makarna gibi suyunu süzmemize gerek olmuyor çekiyor tüm suyu. Çok yağlı yemediğimiz için 2 kaşık tereyağı ve kaşar rendeleyip altını kapatıyorum.

Makasa değil de elime odaklanırsanız her yerimin Behlül beyin tırmalama izleriyle dolu olduğunu göreceksiniz. Bebek diye her an ısırıyor ellerim feci durumda. Neyseki geçen gün elime Rebul kolonya döktüm baktım kaçıyor şimdi her daim Rebul kokuyor ellerim :)

Kucağımdaki haline aldanmayın orada sakin değil aslında, her an ısırma atağına geçmeyi bekliyor şebeğim benim. Bir de bıyıkları yok kopmuş sanırım biz bulduğumuzda 1 aylıkdı bekliyoruz bakalım uzamasını. Herşey ona feda olsun ama o pembiş patilerini yer annesi yer :)

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

28 Nisan 2009 Salı


Facebook 'da Yapmamanız Gerekenler



Süper yapmış adamlar çok güldüm izleyin kesinlikle!


Facebook Manners And You - Funny bloopers R us
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Ödülcü Geldi Hanım



Üç güzel blogcu arkadaşımdan blog ödülü gelmiş.



Bir Mimarın Hobisi'nin ödülünde cevaplamam gereken sorular da varmış. Benim beyanatlarım bunlar.

1. Yıl sonunda zengin olmak koşulu ile bir yıl boyunca her gece kabus görmek ister miydiniz?
Bana uyar korku filmlerine bayılırım. Hahahah :)

2. Kör olma ve sağır olmak arasında nasıl bir seçim yapardınız?
Bu kadar bıdı bıdı eden abuk subuk insan varken sağır olmayı tercih ederdim!

3. Öleceğiniz anı bilmek ister miydiniz?
Neden olmasın bir gün olacak!

4. Bu gecenin son geceniz olacağını öğrenseniz, birine söylemediklerinizden dolayı üzülür müydünüz?
Hayır, çünkü dilim başıma bela açmış olmasına rağmen dobralığımla tanınırım.

5. Eviniz yanıyor, aileniz ve siz kurtuldunuz. Son bir kez daha eve girme şansınız olsa, neyi kurtarırdınız?
Dünya malı dünyada kalsın, önce canım gerisi umurumda değil!

Ödülü devredelim adet yerini bulsun:

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Pazar'dan Aldığım Gina Tricot Elbisem



Biz kızlar pazarları ne çok severiz değil mi?
Geçen haftalar da yine bir pazar turunda Salı yada Cuma pazarı anımsamıyorum Gina Tricot marka elbiseyi 5 YTL'ye aldım. Aslında o an uyanamadım çok da beğendiğimden değil plajda bikini üzerine sahile yürürken giyerim diye almıştım. Eve gelince ilk iş etiketleri keserim bunun etiketi de dikkat ederseniz sökülebilecek gibi değil. O an uyandım Gina Tricot olduğunu anlayacağınız :) Kolajladığım puantiyeli olan daha güzelmiş keşke ondan olsaydı. Unutmadan sitedeki reklam filminde ki kese kağıdı tonunda ki şalvar da süper!

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

26 Nisan 2009 Pazar


Yeni Aldığım Güzel Bileklikler



Takı yada el işlerini kendim yapmama rağmen hoşuma giden ürünler tasarlayan ve satan arkadaşlarımı görünce mutlaka almaya çalışırım. Genel de bakıp da aynısı yapmanın pek adil olduğuna inanmayanlardanım.

Zaten Özge'nin ürünlerin de kullandığı objeler özel üretim diye biliyorum. Ama yine de aynı şeylerin heryerde görülmesinden yana değilim. Özge'nin takıları gerçekten çok güzel ve farklı.

Yine yeni ürünler eklemiş almamak için kendimi zor tutuyorum. Bu güzel bilekliklerden kedili olanı ♥ Behlül'üm ♥ niyetine takıyorum. Mor melek olanı da ben keçe sanmıştım ama güderiymiş o da ayrıca hoşuma gitti.

Özge sağolsun güzel de bir hediye eklemiş paketime. Kokusu gitmemiş olan mis gibi lavanta kesesi ve üzerinde de huzur veren kelebeğiyle! Tekrar teşekkür ederim Özge'ciğim.

Bir Mimarın Hobisi adlı blogun sahibi arkadaşım Özge Sipahioğlu'nun takılarını beğenip sipariş vermek isterseniz takı blogu olan Takı Yapıyorum'a alayım sizleri.


►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Skinnymi Giydim Bir de Poz Verdim Aman Ne Ala!



Şimdi sözde Stil Direktörü diye çıktık yola uymak lazım bu furyaya. Ne zor iş ya, giyin, poz ver, fotoğrafları düzenle otur yaz. Gerçi zaten bu şekilde giyinip çıkmıştım ama bari dedim bir kare de biz yazalım boyumuz uzasın :)

Ah bu çıtırlar beni öldürecek. Skinny modasını en güzel taşıyanlar zargana bacaklı çıtırlar.

Skinny kelimesi yani sıska, bir deri bir kemik gibi anlanabilinir.

Birde pozlarda şu furya var: Yamuk duran ayaklar. Bu yamuk durma muhabbetini geçende E Tv'de bahsettiler ayaklar çapraz yamuk durunca eğri bacaklar kamufle oluyormuş. Bacak mevzusunu yırttık yamuk durmaya gerek yok şükür ama yine de bana göre zor iş yani.

Zargana bacak mevzusunda da övünmek gibi olsun. Biraz yaş kemale erse de 31 yaşında bir hatuna göre iş var sanırım hala bende ne dersiniz :)



►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Taksim'de Çatıda ki Işıklı Led Ağaçlara Bayıldım



Cumhuriyet Meyhanesi gecelerimizden birini gerçekleştirdik dün gece. Taksim'e giderken yolda bir binanın üst katında led ışıklarla yapılmış ağaçları görünce hareket halinde bile olsam bir kare çekmeyi başardım. Beyaz olan ağaç o kadar görkemliydi ki bir gün hafta içi gündüz gidip fiyatını sormayı kafama taktım. Led ışıklar hem çok az elektrik çekiyor hemde ortama güzel bir ambians katıyor. Düşünsenize salonun yada balkonun, terası olanların da terasında bu ağaç eşliğinde dostlarla keyifli sohpetler yapılmaz mı?
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

24 Nisan 2009 Cuma


Giymediğiniz Elbiseleriniz Sizin İçin Çok Mu Değerli?



Bana bir arkadaşımdan mail geldi ben katılmak istedim, sizler için de benim giymediklerim bir çocuğun yüzünü güldürsün diyorsanız detaylar aşağıda mevcut. İçinizden gelirse siz de blogunuzun konseptine uysun uymasın paylaşmak istiyorum derseniz yazı ve görseli alabilirsiniz. Lütfen kaynak olarak beni belirtmeyin bu tarz gönül işlerinde aracı olan blogun linkinin olması pek hoş olmuyor. Şefkat Merkezi tanınsın bizler için de mühim olan bu! Tanıtım filmini de izlemeden siteden ayrılmayın emi!

PS: Yazının altında Email this'e basarsanız kendinize yada istediklerinize mail atabilirsiniz.


80 AĞIR ZİHİNSEL ÖZÜRLÜ ÇOCUĞA BAKIM HİZMETİ VERİYORUZ....
ELBİSE-AYAKKABI VE ALT BEZİNE İHTİYACIMIZ VAR..
ESKİ ELBİSELERİNİZ SİZİN İÇİN ÇOK DEĞERLİ DEĞİLSE BİZE GÖNDERİR MİSİNİZ ?...

VEYA TANESİ 500 KURUŞ OLAN (ORTA BOY) UCUZ ÇOCUK BEZLERİNDEN BİZE BAĞIŞLAR MISINIZ ?

ÇOK ŞEY Mİ İSTEDİK ACABA?

ÇOK OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORSANIZ 0-258-272 23 78 NUMARADAN HANDAN ÖĞRETMENİ İSTEYİN...

KARGO ADRESİMİZ:
ÖZEL ŞEFKAT BAKIM MERKEZİ
PAMUKKALE KASABASI- DENİZLİ

http://www.sefkatmerkezi.com/
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

22 Nisan 2009 Çarşamba


Saçımda B'lun Design Tokalarım Ruhumda İyot Kokusu



Sonunda B'lun Design üretimi tokalarımı kavuştum. Bilun'dan yeni siparişler de gelecek ama bu kez kişiye özel tasarımlar olacak. Çok süslü şeyler sevdiğim için, bol objeli, bol taşlı toka ve taçlar sipariş verdim. Deniz kenarında iyot kokusu eşliğinde güzel bir sohpet esnasında çekilmiş fotoğraflarla idare edin lütfen. Hava rüzgarlıydı gelişigüzel topladım kusura bakmayın emi!
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

1 TL'ye Aldığım İncili Yüzük



SATILDI

Geçen hafta Taksim'de gezerken yerde yüzükler satan bir beyle karşılaştım. Ondan bir sürü yüzük aldım. Arkadaşlarımla kahvaltıya gittiğimizde hesap öderken çekivermiş ve o güne ait tüm karelerin arasında görünce bunu da sizlerle paylaşmak istedim. Aklınızda olsun yolunuz Taksim'e düşerse minik bir karton koli içerisinde yüzükler satan o beyin ürünlerine göz atın. 1 ve 3 TL arasında fiyatlar. Malum daha yeni zamanla kararır mı göreceğiz ama incili ve altın rengi olması kaliteli bir ürün havası veriyor değil mi?
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

21 Nisan 2009 Salı


Monty



Büyüdüğüm Zaman Kocaman Bir At Çiftliğim Olacak

Okulda öğretmen, lise birinci sınıf öğrencilerine bir kompozisyon ödevi vermişti. Konu şu idi: "Büyüdüğünüz zaman ne olmak istiyorsunuz?" Onbeş yaşındaki Monty, büyüdüğünde bir at çiftliği sahibi olmayı düşlüyordu. Ödevine bu düşünü sadece yazmakla yetinmedi, çiftlikte yapılması gereken binaların çizimlerini de ekledi.

At çiftliği kesinlikle 300 dönüm olacaktı. Monty, ahırların yanısıra bir de, çiftliğinin orta yerinde yapmayı düşlediği bin metrekarelik kocaman bir evin plânını da çizdi. Öğretmen, kompozisyon ödevlerini bir hafta sonra dağıtınca Monty'nin yüzü asıldı. Çünkü kâğıdın tepesinde kocaman bir sıfır vardı.

Bu yetmiyormuş gibi, öğretmen, sıfırın yanına bir de şu notu eklemişti: "Dersten sonra öğretmenler odasına gel. Seninle görüşmek istiyorum."

Monty, öğretmenin söyleyeceklerini beklemeden, kendi merakını gidermek istedi. Ve öğretmenine, niçin sıfır verdiğini sordu.

Öğretmen de onunla bu konuda görüşmek istiyordu: "Çünkü sen, büyüdüğün zaman ne olmak istediğini yazmak yerine, saçma sapan düşler yazmışsın" dedi. Çocuksu düşlerini nasıl gerçekleştirebileceğini hiç düşünmedin mi? Bir at çiftliği kurmanın kaça mal olacağını hiç aklına getirmedin mi? Çok fakir bir ailenin çocuğu olduğunu bilmiyor musun?"

Öğretmen bunları söyledikten sonra Monty'ye bir hak daha tanıdı: "Haydi şimdi eve git ve ayni konuda yeni bir kompozisyon yaz." dedi. " Yine öyle saçma sapan düşlere dalma da sana sıfır yerine doğru dürüst bir not vereyim." Monty evde, babasından yardım istedi. " Kusura bakma, sana yardım edemem, yavrum." dedi babası. " Bu öyle bir konu ki, tümüyle seni ve senin geleceğini ilgilendiriyor. Kararını sen kendin vermelisin..."

Monty kararını o gece verdi. Yeni bir ödev yazmadı, ertesi gün öğretmene ayni ödev kâğıdını getirdi. " Bana verdiğiniz sıfırı not defterinize rahatlıkla geçirebilirsiniz, öğretmenim" dedi. "Ben notumun değişmesi uğruna düşümü, idealimi değiştirmeyeceğim..."

Monty, karşısındaki topluluğa yaptığı konuşmasını şöyle sürdürdü: "Size bu anımı neden anlattığımı da söyleyeyim" dedi. " Çünkü şu anda tümünüz, benim 300 dönümlük at çiftliğimin orta yerindeki bin metrekarelik evimde bulunuyorsunuz. Şimdi başınızı lütfen şöminenin üstünde duran şu çerçeveye çevirin ve çerçevenin içine bakın. Sıfır not aldığım kompozisyon ödevimi göreceksiniz orada." Monty bunları söyledikten sonra, o akşamki konuklarına bir de öğüt verdi: "Hiç kimseye, düşlerinizi küçümseme fırsatı tanımayın" dedi.

" Kim ne derse desin, siz sadece doğru bildiklerinizden vazgeçmeyin siz kazanacaksınız."...

Yazı Maille Gelmiş Bir Alıntıdır & Görsel Kaynağı Burasıdır.
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Günün Kombini



Havalar ısındı derken seviniyorduk Çarşamba yağmur geliyormuş :( Olsun yaz eninde sonunda gelecek. {Casuel} günlük giyim tarzında bir kombin olsun istedim. Yazın günlük giyim örneği olarak ilginizi çekerse!

Kolye Bottega Veneta
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Dantellerle Yapılacak Yaratıcı Çalışmalar



Büyüklerimizden kalma dantelleri örtü olarak sermenin modası geçeli çok oldu. Dantellerle yapılacak yaratıcı ve modern fikirler ilgimi çekiyor. Burda sadece giyim sektörüne katkıda bulunmakla kalmamış akıllı fikirlerde eklemiş.

Kısa kısa belirtecek olursam;
  • Dantel broşlar şapkalara, çantalara, saç aksesuarlarına uygulanabilinir.
  • Defterlere kaplanabilinir romantik bir günlüğü de sahip olunur.
  • Koltuk kılıfı üstüne baskı {stencil} olarak uygulamışlar. Eski abajurlara da olur.
  • Masayı komple dantelle kaplama fikri ise yazın balkon masama deneyeceklerim arasında.
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Bikini Jean Alarmı



Brezilyalı bayanların trendi geliyor. Gelmesin sevmedim nefret ettim hatta. Ne kadar avam değil mi? Belim böbreğim üşüyor benim azıcık biryerlerim açıldı mı! Oldum olası {low rider jeans} yani düşük bel jeanleri hiç sevmedim. Bikini jeans bu da ondan esinlenerek yaratılan bir mod-A olsa gerek.
Ne mod-da olursam olayım bu modayı beğenmedim!

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

20 Nisan 2009 Pazartesi


El Yapımı Aksesuarlar



Miss Ruby Sue'nun dükkanından seçtiğim el yapımı saç aksesuarları, kumaş çiçeklerden yapılmış kolyeler, gece elbisesi üzerine çiçekli cepkenler. Renkleri nasıl da iç gıcıklıyor değil mi? B'lun Design'ın Ruby'den eksik kalır yanı yok!

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Günün Kombini



Bundan sonra "Günün Kombini" bölümünü yazmaya karar verdim.
Sadece beğendiklerimi değil eleştirdiklerimi de yazacağım.
Umarım beğenirsiniz.
  1. Eskiye dönüş hippi tarzı saçaklı çantalar
  2. Bu sene trend patlaması yaratan jiletlenmiş skinny jeanler
  3. Bol dökümlü tunik & penyeler
  4. İri taşlı yüzükler
  5. {Bale yaptığım yıllarda kullandığım tozluk} ve taytlarla çok yakışan kısa kesim botlar
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

18 Nisan 2009 Cumartesi


File Bademli Pasta



Güne pastayla başlayalım ağzımızın tadı olsun değil mi?
Kolay pasta yapımını seviyorum, leziz ve pratik olan yemekler ilgi alanım. Behlül'de eşlik edince daha bir keyiflendim bu kez şaraba gerek kalmadı Behlüş'üm sağolsun!

Tarif benim uydurmasyonumdur.
  • Hazır pasta tabanının 2 katını da, 1 su bardağı suya 1 kapak Monin Vanilya şurubu ekleyerek ıslattım.
  • Yine hazır kakaolu puding pişirdim ancak ölçüde yazan sütü 1 bardak eksilttim.
  • Pişen pudinge 1 paket bitter çikolata ekledim ve soğuyana kadar mixerle çırptım.
  • Üzerine damla çikolata döküp soğuyan pudingle kapladım.
  • Süsleme içinde file badem serptim.
PS: File bademleri aktarlardan yada pasta malzemeleri satan yerlerden temin edebilirsiniz. Hatta file bademi devamlı kavurarak da serpenler var. Benim acelem vardı kavurmadım. Monin Vanilya şurubu kahvelere aromatik tad katmaya yarar 2o YTL falandı sanırım, almak isterseniz gross marketlerde bulabilirsiniz, ne ki bu Monin derseniz tıklayın.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Anneannemin Coach Çantası



Geçen gün dedemi Güneşi Gördüm'e götürdüm. Benim ikinci gidişim tavsiye ediyorum önyargısız izleyin en azından Amerikan sineması yerine bir bilet daha fazla Türk sineması kazansın. Anneannem arkadaşlarıyla gitmişti filme. Onu da göreyim diye eve çıkdım.
Klasik kaç yaşında olursam olayım her gittiğimde karıştırmaya doyamadığım o ev bana hep cömert davranmıştır :)
Hazır vintage furyası da başladı giyecek birşeyler araklarım diye daldım yatak odasına. Dumur olduğunuz anlar vardır ya işte o anı yaratan Coach makyaj çantasını görünce nasıl ya deyiverdim :)

Cevap ikinci kez dumur etti.

"Evlatcım sen giderken biz geliyorduk!"

Canım tontişim benim sen nerden biliyordun da aldın Coach marka çantayı hala anlamış değilim. Sahibinden'de ikinci el çantaları en az 100'den başlıyor makyaj çantaların ederi nedir bilmem ama kısa günün karı diyorum!

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Straplez'den Yastık'a Dönüşüm



Oturup tek tek pul dikecek kadar delirmedim henüz :)

Bu bir zamanlar göbek açık modasına uyup da abuk subuk şeyler giydiğim dönemden kalma straplezime ait. Şaka değil!
Artık bu saatten sonra da giymem diye düşündüm. Dikkatlice pulları sökülmesin diye kestim yıldız şeklinde dikip içini elyaf doldurdum. İğnelik diye de kullananlar var bu tarz mini yastıkları. Ben o şekilde ziyan olmasını istemiyorum. Havalar ısınsın bir kurdela da iliştirip güneş vurunca ışık saçması için balkona asmayı düşünüyorum.

İyi düşünmüşmüyüm? Ya da sizce başka ne olur bundan?

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Keçeden Kuş Yapımı



Eskileri değerlendirmeyi oldum olası sevmişimdir! Malzeme alarak yapmaktansa bu yöntemle üretmek çok zevkli. Telamsı keçe arası tam keçe de olmayan bir parça beyaz şey vardı kuş şeklinde kestim, üzerine kırmızı keçeden kanadını ve gagasını yaptım. Kanadı diktim, göz olarak da minik boncuk kullandım. Artık yaka iğnesi olarak mı kullanırım yoksa saksıda ki çiçeğime mi iliştiririm orasına bakıcaz.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

17 Nisan 2009 Cuma


Uğurböceği ile Papatyanın Aşkı



Bir uğurböceği kondu bir papatyanın üzerine uzun bir yoldan gelmişti belki de. Soluklanmak için can havliyle kendini papatyanın üzerine atmıştı. Önce üzerine konduğu bu papatyanın bu kadar güzel olduğunu daha önce fark edemediğini anladı uzun uzun papatyayı seyretti. Papatya ise üzerine konan uğurböceğini ilk defa görüyordu. Bu kadar güzel bir yaratığın daha önce misafiri olmadığını fark etti bakışlarını renklerinden alamıyordu. İkisi de uzun uzun birbirlerini seyrettiler sadece.

Sanki bir ses çıksa aralarındaki bu büyü bozulacaktı. Böyle başlamıştı papatya ile uğurböceğinin aşkları. Her gün uğurböceği uzun yollardan papatyasına o küçücük kanatlarını çırparak geliyor papatya ise yolunu gözlüyordu sevdiceğinin heyecanla. Gel zaman git zaman bahar bitti yaz bitti kış geldi. Kar yağmaya başladı doğayı beyaz bir örtü kapladı. Yine yollara düşmüştü bizim uğurböceği yüreğinde o ilk günün heyecanıyla. Yolda rastladığı bütün ağaçlar bütün çiçekler yapraklarını dökmüştü.

Birden içinde bir korku belirdi; "ya benim sevdiceğim beni beklemekten yorgun düşüp kışa yenik düştüyse" diye mırıldandı kendi kendine. Yüreğinde duyduğu korkuyla daha hızlı kanat çırpmaya başlamıştı yetişmek için sevdiceğine. Rüzgar şiddetini artırmaya başlamıştı tipiden yolunu göremiyordu uğurböceği. Çok yorulmuştu nefes almakta güçlük çekiyordu yorgunluktan harap bitap bir haldeydi ama içinde ki biriktirdiği sevgi ona 'biraz daha dayan az kaldı' diyerek ona güç veriyordu.

Artık kanatlarını çırpamaz hale gelmişti ve kendini yukarıdan yavaşça aşağı bıraktı. Havada bilinçsiz bir şekilde aşağı düşen uğurböceği artık kanat çırpmıyor yüreğinde sadece sevdiceğine kavuşabilmek arzusu "hiç olmazsa son bir defa onu görebilsem" diyerek mırıldanıyordu...

Sonra mı ne oldu? Ne oldu dersiniz? Burada bir geçiş yapalım papatyadan anlatmaya devam edelim hikâyemizi.

Papatya sabah uyandığında her tarafı beyaz bir örtünün kapladığını görmüştü. Hayatında ilk defa görüyordu. Havada epey soğuktu beklemeye başladı sevdiceğinin uzaklardan gelişini. Birden bir rüzgar kapladı her tarafı ve giderek şiddetini artırıyordu. Tipi nedeniyle göz gözü görmez olmuştu. Papatyanın içini bir üzüntü kaplamıştı. Sevdiceği kanat çırpmaktan yorulup vazgeçtiyse gelmekten ya da yorgunluktan gözleri ölüme kapandıysa. Papatyacık üzüntüden gözyaşlarına hakim olamıyordu. "Allah'ım ne olur o kapattıysa gözlerini bu dünyaya izin ver bende kapatayım bir daha çiçek açmayayım. Hala kanat çırpıyorsa bana gelmek için izin ver son bir daha onu görebileyim"

Papatyacık başını gökyüzüne çevirmiş gözlerinde yaşlar içinden dua ediyordu. Derken gökyüzünden bir şeyin aşağı doğru düştüğünü gördü papatyacık ve gördüğünün kendi sevdiceği olduğunu fark etti. Ancak sevdiceği yere doğru hızla düşüyordu. Onu kurtarmak için bir şeyler yapmalıydı.

Tüm gücünü toplayarak boynunu eğebildiği kadar eğdi ve uğurböceğimiz papatyacığın yapraklarının üzerine düştü. Papatyacık içinde büyük bir mutluluk hissetti. Ancak uğurböceği yorgunluktan bilinçsizce yatıyordu yapraklarının üzerinde ve çok üşümüştü. Papatyacık onu sımsıkı sararak ısıtmaya çalıştı ama kendide çok yorgundu. Gözlerini kapadı derin bir uykuya daldı. Şimdi her ikisi de derin bir uykudaydı.

Ya sonrası ne oldu dersiniz?

Önce papatyacık uyandı gökyüzüne çevirdi başını güneş açmıştı. Toprağın üstü hala bembeyazdı ama güneş ısıtıyordu içini. Uğurböceğine baktı... Uğurböceği uyandığında birde ne görsün o beyaz örtünün içinde sarıpapatyası ona bakıyordu sevgi dolu gözlerle...


Hayatınızın her anında sevgilerinizi dolu dolu yaşamanız dileğiyle, güzel bir haftasonu dilerim...


►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Kelebekli Taşlı Bileklik Yapımı



Zincir kararmayan kolye olarak satılan zincirden ben bileğime göre kestim. Gümüş ve altını karıştırmayı sevdiğimden bu şekilde yaptım. Üstündeki yuvarlaklar yüzük aparatı olarak da kullanılıyor. Ben bileklik yapmak istediğimden üzerlerine turkuaz yarı değerli minik boncukları taktım. Kristal kullanmak istemedim bu kez. Yanına da zeminle uyum sağlaması için kelebek taktım.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Christian Dior Parlama Önleyici Nemlendirici Pudra



Ben alalı uzun zaman oldu. Çok memnun kaldım 3.sünü kullanıyorum hatta. Burada fiyatı da uygun ürün hakkında da şunları yazmışlar: Ürün parlamayı T-bölgesi de dahil olmak üzere giderir. Sürekli olarak yağ içermeyen bir nem sağlar. Cildi nemlendirirken aynı zamanda berraklaşmasını sağlar. T-bölgesi için mükemmeldir. Doğrudan parlayan bölgelere sürünüz.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Yağlı Saçları Temizleyen Spreyim



Sephora'nın bu ürününü Palladium'da adını çıkaramadığım bir parfümeriden alabilirsiniz. Zaten çok büyük bir mağaza hemen bulursunuz. Ben Bakırköy'de bir alışveriş merkezinden aldım aynı parfümeriydi. Ürün 2008'de ödül almış ve en iyi ürün kategorisine girmiş. Mesela gece çıktınız saçınız fönlüydü ama ertesi gün vaktiniz yok yıkanmaya az yağlanır sigara kokusu siner ya, o zaman bu spreyi sallayıp kafanızı eğip sıkıyorsunuz. Hafif pudralı ve soft bir kokusu var. Sonra azıcık fırçayla şekil verin tertemiz oluyor. Sormuşsunuz ekleyeyim 12 TL fiyatı.

Bu arada adını anımsayamadım dedim ya Özge yazmış yorumda adı SEPHORA'ymış zaten parfümerinin.

Kasım ayında yenisini aldım arkadaşlar siyah şişe ve daha büyük ama o 25 TL almak isterseniz diye bilgi veriyorum.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

16 Nisan 2009 Perşembe


Modacının Dövmesi Böyle Olur!



Modayı giyim sektörünü sevenlerin dövmesi olsa olsa böyle olur!

Moda hakkında yazan blogcular bizde mi yaptırsak ne yapsak?
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Bir Kadeh Şarabım Olmadan Çiğbörek Açmam!



Kendimi aştım! Bunu da mı görecekti bu kifayetsiz bedenim :) Ne mutlu gördü denedi ve başardı!
İnce hamur açmak hele delmeden her babayiğidin harcı değildir derler çok bilmişler. Ya ben babayiğidim ya da büyükler bu işi çok abartmış. Her yaptığım şeyi iş olarak görmektense keyif almayı yeğleyen biriyimdir. Herkes böyle der! Zırvalık inanmayın. Gerçeğe dönüştürüyorsan eğer diyecek sözüm yok.

Ne diyordum keyif.... Bir kadeh şarabımı koydum yanıma, arka fonda Lounge Fm çalıyor bilmeyenler not alsın {102.0 frekansı} Başladım hamuru bir güzel yoğurmaya, lounge fm eşliğinde dinlenirse daha güzel olacağına inandım kökledim radyomu :)

O arada iç malzemesini hazırladım ve tek tek ince ince hamuru açmaya başladım. İçlerini doldurdum. Eskiler dış kenarların kesiminde anneden kalma yöntemle metal çay tabağını kullansa da bizim gibi yeni jenerasyonlar pizza bıçağıyla keser değil mi ? Kesim sonrası kızmış çelik tencerede nar gibi kızarıp puf gibi kabardılar. Hem de hiç firesiz....

Çelik tencere kullanın teflonlarda yağ daha çabuk kaynama noktasına ulaşıyor ve kahveleşiyor haliyle. Ayrıca delik olursa riske girip pişirmeyin derim, içine çok yağ çekiyor ve kıyması sulu olduğundan kızmış yağda patlama riski çok fazla oluyor.

Dört kişilik yapmaya kalktım ama 62 adet çıkınca komşularda nasiplendi. Canı çekenler için detaylı Eskişehir tarifi çiğbörek.

Malzemeler & Tarif

Yarım kg. antrikottan çekilme kıyma
1 adet büyük soğan
1 çay bardağı su kıyması için
Ayrıca una su aldığı kadar
Yarım kg. un
Tuz
Karabiber

İç: Soğan rendelenir, tuz,karabiber, su kıymaya katılır iyice karıştırılır.

Hamur: Un,tuz,su kulak memesi kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Ben robotun hamur yoğurma bıçağını kullanıyorum yorulmamış oluyorum. Zaten hamur açmak bir hayli yorucu. Top haline gelen hamur eşit parçalara bölünür üzerine az nemli bez kapatılır ki kurumasın.Tek tek ince ince açılır, içleri doldurulur, yanları kesilir ve kızartılır. Yanında da bol köpüklü buz gibi ayran!

Şerefe :)
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

15 Nisan 2009 Çarşamba


Farınızı Nasıl Alırdınız?



Eskiden bu tarz makyajlar genelde gece çıkarken tercih edilirdi. Günümüzde casuel giyimlerle bile değişik farlar, simli kalemler, hatta abartıp pullarla ve takma kirpiklerle bile gündüz gözü araba farı gibi sokağa çıkanlar da var! Farklı olmak isteyenlere önerilerim.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Fırında Maydanozlu Sarımsaklı Patates



Patatesler çok fazla çamurlu olduğu için ben sebze fırçamla suda iyice yıkar, yarım saat kadar sirkeli suda bekletirim. Sonrasında patatesleri soyup, üzerlerine sızma zeytinyağı gezdirdim, 4 diş sarımsak rendeledim çok az deniz tuzuyla ovaladım. Yağlı kağıt serili tepside 180 derecede 50dk. kadar pişirdim. Patatesler fırınlandığı zaman besin değerini muhafaza etmekte, ayrıca daha leziz ve sağlıklı. En son olarak da ince kıyılmış maydanozu üzerlerine serpip 7dk. daha fırınladım.
Rostonun yanına çok yakışıyor aklınızda bulunsun.


►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Victoria Beckham'ın Ayakları



Üç erkek çocuk annesi ne yapsa güzel olamayacağının hala farkında değil! İstediği kadar estetik olsun, en ünlü modacılarla çalışsın "çirkin işte" olmayınca olmuyor! Üstüne üstlük sağlıksız olmasının dışında bu tarz fazla puntolu ayakkabılar giyince sonuç işte ortada!

Görüntü Kirliliği!
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Kedimiz Behlül



Bu dünya şekeri minik oğluşumuz ailemize yeni katıldı. Adını Behlül koydum :) Bakalım Aşk-ı Memnu'da ki Kıvanç Tatlıtuğ'un oynadığı Behlül karakterinde ki gibi çapkın olacak mı minik beyimiz! Kendisine ait yatağı olmasına rağmen koltuk tepesinde yada saçımın üstünde uyumayı tercih ediyor. Ah birde patileriyle itip emmeye başlamasına dayanamıyorum. Annesini arıyor bebeğim. Keşke daha önceden bir yavruya sahip çıksaymışım.


►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

14 Nisan 2009 Salı


Sara Sanskara



Sara her zaman sanat ve tasarımı kombinleyen, vintage/antika giyim konusunda tutkulu biri olduğunu ifade etmiş. Genç yaşından beri içindeki arzuyu frenlememiş ve çalışmış. Sara Portobello Road'u favori pazarı olarak beyan etmiş.

2003 yılında sıradışı kumaş ve kendi özgün tasarımlarını geliştirmek için seyahetlere çıkmış ilhamı tavan yapmış.

Tasarımlarında ki özgünlüğü cildi için söyleyemeyeceğim. Yüzü botoxdan mı bu halde bilemiyorum. Üzerindeki paltosu kalın, tarz, şık ve bohem.

Sara ülke çapında birçok ilginç fuarlar da ürünlerini sergiliyor. Siparişlerini ısmarlama yaparken başlamış almış başını gitmiş.

Sara Sanskara "bir stil olarak kendi içinde" güçlü bir felsefe taşımakta. Moda kendimizi eğlenceli ve yaratıcı birşekilde ifade etmek değilmidir zaten?

Ben tıknaz, sert görünümlü botlar ve dağınık saçla bu tarz giyimleri seviyorum.

Bence cesaret, güzellik ve kişilik bir arada olmadı. Abartıya kaçmadan sade şıklık da yaratıldı mı bingo!

PS:sarasanskara


►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Çalıçırpıdan Yaptığım Kapı Süsü



Biraz dal, renkli plastik kablomsu ipler ve kuş tüyüyle gelen minik mutluluğum!

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Bu Fikre Bayıldım!



Dergiden çektim bu fikir saklanmalı ve paylaşılmalıydı!

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

13 Nisan 2009 Pazartesi


Trençkot'un Hikayesi



Bahar mevsiminin vazgeçilmezi trendçkot nasıl giyilmeli, alırken nelere dikkat etmeli? Heroes dizisinden Zachary Quinto D&G trençkotun mankenliğini yapıyor.

1870’te Thomas Burberry'nin gabardini icat etmesi ve Mısır kotonunu su geçirmez hale getirip nefes aldırmasıyla ortaya çıkan trençkot-yağmurluk erkekler için takımı tamamlayan en şık dış giyimlerden biri.

Humprey Bogart'ın Casablanca'da, Dustin Hoffman'ın Kramer Kramer'e Karşı'da ve Brad Pitt'in Ocean's Twelve'de giydikleri trençkotlar, bu dış giyimin efsanesini beyaz perdeye taşıyıp ikonlaştırlanlardan.

Trençkot alırken nelere dikkat etmeli?

Trençkot denerken, ceketiniz yoksa dükkandaki bir ceketi giyip üzerine trençkotu deneyin. Böylece omuzların nasıl duracağından emin olursunuz.

Yağmurluk ya da trençkotun su geçirgenliği olup olmadığını kontrol edin.

Trençkot tam üstünüze oturuyorsa, belindeki kemeri bağlamayın. Kemeri arkada bağlanmış şekilde bırakmak daha iyi duracaktır.

Yağmurluğunuz, diz kapağından 5-15cm yukarıda olsun.

Haki renkte bir trençkot her zaman hayat kurtarır. Koyu ten rengi ve siyah da seçimler arasında olmalı.

Trençkot Erkeğe de Yakışır!


►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Gossip Girl Gözlüğü



Son 2 yıldır iri gözlüklere, eski modellere eğilim var. Ray-Ban güneş gözlüğü fark atarak Gossip Girl'de ön plana çıktı.

Bu yıl benim olacak dediğiniz bir gözlük varsa hemen karar vermeyin, trende uyun Ray-Ban Clubmaster'ı ajandanızda alınacaklar listesine ekleyin. Ülkemizde ne kadar satış fiyatı olacak bilinmez ama genel olarak bakınca çok makul 139 $ ve £ 79 arası fiyat biçilmiş. (nedense renk çeşitlerini fazla göremiyorum?!)

Gossip Girl kızı Leighton Meester kırmızı olanı tercih etmiş. ..

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Şeker Tadında Düğünler



Geline de gelinliğe de hayran kaldım! Bu pozu evlenecek hatunlar denemeli.

Evlenmiş olmasına rağmen birey olmanın yatay özgürlüğünü bir kadeh şampanyayla kutlamak!

Düğün fotoğraflarından minik detaylar biraraya gelince işte böyle şeker tadında tablolar göz kırpar adama!
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Mumlarında Süslenmeye Hakkı Var!



Severim herşeyi süslemeyi. Dedim ya modadan bahsedeceğim burada. Mumların sade kalmasına içim razı olamazdı! Eski bir kaba mumlar dizilir, bir parça kurdela fiyonk atılır...

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

11 Nisan 2009 Cumartesi


Düğün Aksesuarları



Herhangi biri başımda olsun yeter :) Nikaha takmak zorunda değilim. Şapkalar beni vintage döneme götürüyor ne kadar da fantastik değil mi?

Bir düğün mükemmel hale getirmek istiyorsanız tüllü bir şapka takmadan asla gelinlik giymeyin.Başınızdaki kafes duvağı eşinizin kaldırdığı o an fotoğraflanmak ne kadar da romantik olur!

El yapımı olan bu ürünler, saten, ipek, dantel kullanılarak yapılmış. Tüyler, çiçekler ve hatta incilerle de tamamlanmış.

Koleksiyonu gösterilen: Fildişi antik dantel, seramik küre gül, fildişi krepon çiçekler ve fildişi tül; Siyah krepon çiçekler, , kapkara Swarovski kristalleriyle işlenmiş gelin başları yada davet şapkaları.
PS: amodophoto, i love factory
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

10 Nisan 2009 Cuma


Hakkımda



"Ufak Şeylerden Zevk Alabilmek, Lüks Yerine Zerafet Aramak, Saygı Göstermek Yerine Değerli Olmak, Zengin Olmak Yerine Kimseye Muhtaç Olmamak, Sıkı Çalışmak, Sessizce Düşünmek ve Dürüst Konuşmak; Yıldızları, Kuşları, Bebekleri ve Bilgeleri Açık Kalple Dinlemek... İşte Benim Senfonim ve Mutluluk İksirim!"





Yıllar önce "Moda geçer stil kalır!" Coco Chanel diyerek yola çıkmıştır. Türkiye'de en eski bloggerlardan biridir. Bu blogda stiller tartışılır. Moda olan, olmayan her konu eleştirilir. Sadece moda sektörü üzerine ahkam kesilmez. Çok konuşan, dobra, gezmeyi çok seven, biraz deli, bir kahkahanın bir kilo pirzolaya denk olduğunu düşünen, bunu düşünürken yemekle arası pek olmayan, yazmaya tutkuyla bağlı, paylaşmadan duramayan, bir dostu olsun isteyenlere...

Sanatçı/eğitmen bir aileden gelen, rahmetli :( babasına aşık, annesine hayran, kardeşine düşkün içi dışı bir biridir. Fazlası ile açık sözlü olduğu ve kişi-ortam tanımadan içinden ne geldiyse tak tak söylediği için, sivri ve farklı bir kişilik olarak algılanır -ki kendisi ve ailesi bundan hiçç rahatsız değildir .) 

Gittiği ülkelere dair sanatsal, tarihi mekan ve olayları kendi diliyle tatil konu başlıklı yazılarında toplar. Saç rengi siyahtır, sarı da denemiştir, kahve de. En son bu hale karar verip okurları tarafından da en yakışan ton olduğu beyan edilmiştir .)

1978 Ekim ayında erken dünyaya gelmiş, sanata düşkünlüğü ile bilinen Terazi burcu kadınıdır. Stil Pazarı blogunda yurtdışından aldığı takıları, kendi yaptıklarını, giymediklerini hobi amaçlı satışa sunar. Bloguna yazılan her yorum ve kendisine yollanan her e-posta ile birebir ilgilenir.

Blogcu arkadaşlarına Hayvan Barınakları'na ödeme yapmaları karşılığında, hiçbir ücret talep etmeden (sadece barınaklara yardım etmelerini ister) saatlerini harcayarak Modasal Mevzular adlı blogunda, blogger temaları yapar. Ama işlerinin yoğunlu nedeniyle ara vermiştir.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi, Stil Direktörü adlı blogunda hayatından ve beğenilerinden kesitler sunar 2006'dan beri blog yazar.


Ülkemizde yazılı ve görsel basına en çok konu olan blogger ünvanına sahiptir ama bundan karnı falan da doymamıştır. Bakınız BASINDA başlıklı yazıları... Defalarca TV programlarına katılmış, İTÜ'den ve Microsoft'tan ödül almış, amatörlük günlerinde (sene 2006) BÖ Blog Ödülleri yarışmasına katılmış ve 1. olmuştur.

Bloguna reklam almaz, +1 reklam varsa bilin ki işin içinde O'da vardır .) davetlere katılması için sürekli ısrar edilse bile davet davet, lansman lansman koşmaz! Zaten umurunda da değildir .) Buna rağmen firmalar okurlarına hediye vermesi için tanıtımda en doğru mecraya, hedef kitleye ulaşmak için onunla çalışmak ister. Bakınız: Yarışma konu başlıkları...

O blogunu sadece hobi amaçlı yazar ve her bloggera gerinmeden yardım eder. Elini kime değdirse tanınır prim yapar .)

Okulumuza Tuvalet Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında, "Okulumuza Tuvalet Proje Ekibi" 'nde gönüllü olarak çalışmaya başlamıştır. Bu sayede birden çok kardeşe de sahip olmuştur.

2006 senesinden beri basına konu olan aklıma gelen başlıkları da araya ekleyelim.

BASINA KONU OLAN HABERLERİM:

- Maison Française Dergisi
- Evim Dergisi
- BÖ!'de (Blog Ödüllerinde) Hobi kategorisi birinciliği+ödül
- Microsoft'un YTÜ'de düzenlediği panelde konuşmacı katılımcı+ödül
- Tempo dergisinde haber
- Hürriyet gazetesinde 4 defa haber
- Sabah gazetesinde 3 defa haber
- KanalTürk ile evimde 2 defa ropörtaj & çekim
- ATV'de Berna Laçin'in programına konuk
- Digiturk'te Showmax kanalında Nergis Kumbasar'ın programına 3 defa konuk
- PC Net Türkiye'nin En iyi 50 Blogu
- LOG dergisi haber
- Taraf Gazetesi haber
- ShiftDelete.net haber
- ELLE Dergisi 2010 Ocak sayısı
- Banana Repuclic 2010 kataloğu
- Kariyer Eğitim Kurumları'nda verdiğim moda semineri
- Milliyet Gazetesi 2010
- All dergisi 2010
- Pentilog Ekim 2010
- Stil Direktörü Yeni Asır Gazetesi İzmir 2010
- Haber Türk Ocak 2011
- Haber Türk Şubat 2011
- Stil Direktörü Bugga Tasarım yarışması Mart 2011
- Stil Pazarı Womenist Net Şubat 2011
- Stil Pazarı ürünleri Trendyol'da Nisan 2011
- Stil Direktörü Trendyol Röportajı Mayıs 2011
- Samsung LED TV reklam çekimi 2013
- Doğuş Üniversitesi 3. Bilişim Kongresi'nde "Türkiye'de en başarılı ilk bloggerlardan sunumu altında" konuşmacı Nisan 2014
- 2006'da başlayan blogculuk hayatına www.stildirektoru.com 2014 Aralık itibariyle Nişantaşı'nda "Stil Direktörü" butik olarak devam ediyor. Süreyya Ağaoğlu Sokak No:1 Teşvikiye / İstanbul

http://instagram.com/stildirektorushop
https://facebook.com/stildirektorushop
 #stildirektorushop hashtagini kullanabilirsiniz.

Türkiye'de kombin kelimesini ilk defa blogunda yazan yine kendisidir ve kombinlerini günün kombini konu başlıkları altında toplar. Öyle ki; domaini ve nicki ülkemizde meslek haline gelmiş, insanların "Stil Direktörlüğü yapıyorum." dediğini de bizzat kulaklarıyla duymuş ve katıla katıla gülmüştür :) Ukala değildir ama cidden öngörüsü yüksek bir insandır... Adam gibi takip ederseniz snob değil haklı olduğuna da yer verirsiniz :) 


Sosyal Medya Hesapları


Sevgi ve huzur en önemli ilkesidir, sevgi ve huzurla kalın...
Eda DEMİREL
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015