
Ve Tanrı sesimizi duydu! Hastane koridorlarında geçen günler çok şükür sona erdi.
Babama teay yöntemi denen bir operasyon ve anjiyo ile damar kontrolü yapıldı.
Daha önce demiştim ama bazı dostlar yanlış anlamış sanırım. Babam by-pass olmadı keşke by pass olsa. Seneler önce by pass da oldu, ayrıca kalbindeki aort kapağı değişti, pil de takıldı ve hatta bir sürü de damarı açıldı yani bu kez ki durum hepsinden de zordu.
Çünkü kalbin işlevini yerine getirmesi için tüm çareler denenmiş ve yine de yeterli verim alınamamıştı.
Son durum itibariyle dün teay denen yöntem ve anjiyo ile ağızdan girip kalbin durumu ve damarlar kontrol edildi.
Babamın sol kulağında pil var ve sol tarafında da kalp pili vardı. Ama kulak pili ve kalp pili aynı yerde olduğu için sorun teşkil etmiş. Tıbbi anlamlarla izah edemiyorum ama bizlere söylenenden çıkardığım durum bu.
Kalp pillerini sağa takmak zordur dediler ama bu yöntemle ona bakıldı ve kısmet olursa allah bir mani vermezse ayın 29'da ameliyatla solda ki pil çıkartılacak sağa yeni pil takılacak.
Kalbin yetmediği durumlarda pil devreye girdiğinden tek ve son çare bu durumda budur dendi. Dualarımız bundan sonrası için.
Kalbinde pil olan insanların cep telefonu ve titreşimli elektrikli cihazlar yüksek voltajlar gibi durumlardan en az 15 cm. mesefa uzakta kalmaları gerekiyor.
Adamcağızın zaten sol kulağında pil var cep telefonu ile sağ kulakla konuşuyor, sağda da kalp pili olunca bu durumda daima cep telefonu vs cihazlardan uzak durması gerekiyor.
Aman canım dert mi diyebilirsiniz ama babam üniversitede hoca olduğundan haliyle her daim evde değil ve yanında bizler yokuz. Yani cep telefonu kullanmak zorunda ki biz gün içinde ondan haberdar olabilelim. Kulaklık da olmaz dediler sadece diafonla konuşma şansı var.
İnsan başına gelmeden anlamıyor. Sokakta diafon açık bangır bangır konuşanları kınamayacağım artık. Elbette ki görgüsüzlük durumları hariç.... Kulağı duymayan biri bağıra bağıra konuşucak ve diafon da açık olacak. Umarım toplumda baboşumu kınamaz ve alay etmezler. Zor duruma düşmesine içim elvermez.
Hastane günleri boyunca siz dostların dediklerini yaptım, bakımlı oldum, rengarenk giyindim ve sizleri dinlediğim için çok mutlu oldum.
Operasyon günü; odadan içeri girdiğimde babam beni gördü ve "Gökkuşağım gelmiş!" dedi....
O an sizleri anımsadım a dostlar.
Şu fani dünyada kimileriniz beni bizzat tanıyorsunuz kimileriniz sadece bu blog aracılığıyla biliyorsunuz. Ama o güzel desteğiniz, verdiğiniz umut olmasa iç hesaplaşmamda karamsarlığa düşecektim.
Tekrar tekrar minnettarım.
Babama da bahsettim ve sizler için dedi ki; "Allah evlatlarına sağlık acısı yaşatmasın, benim için teşekkür et."
Bu durumda olan bir babanın sanırım en güzel duası da budur.
Ben de babama katılıyorum, ve sizlerin de sayesinde dostlar Tanrı sesimizi duydu. İlginizi, sevginizi ve güzel dualarınızı esirgemediğiniz için yürekten teşekkürler.
Dayıma gelecek olursak onu alkol ve sigara tedavisi için terapiye başlattık. Dilerim ki; o da bu illetten en kısa zamanda kurtulur.
Sizlere sevginin en gerçeği, sağlığın en verimlisi, huzurun dolu dolu olanı, aşkın ömrünün tükenmediği ve bereketin yuvanızdan eksik olmadığı bir ömür diliyorum....
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...
Read more...