31 Temmuz 2009 Cuma


Stil Direktörü Logomun Çantası



Geçen gün kendisi gibi şeker çantaları üreten Senem hanımla tanıştık. Logomun çantasını gördüğümden beri almak istiyordum, kendi kendimi tescilledim, pek bir mesudum :)

Bagie Bag ürünleri Tyvek adlı malzemeden üretilmekte. Detaylı bilgiler altta yazıyor ama bende netden bir kaç bilgi ekliyorum, biraz daha fikir edinirsiniz.

DuPont markasının icadıymış bu Tyvek.

-Tyvek yüksek yoğunluklu polietilen malzemedir.
-Su buharı geçirgenliği benzer plastik film ve kaplamalara göre çok daha iyidir. Bu sayede terletmez.
-Kimyasal bileşenlere karşı yüksek dirençlidir.
-Vücut temasında toksit etkisi yoktur. (Non-toksit olarak kategorize edilir.)
-Sıvı geçirmez. Yıkanabilir.
-Mükemmel hava geçirgenliği vardır.
-Su yalıtım örtüsü, içeriğindeki malzeme (100% HDPE) ve sık dokusu sayesinde dış ortamda bulunan soğuk havanın içeriye girmesine engel oluyor ve ısı kaybını önlüyor.

Senem hanım bana çantayı uzattığından bir an duraksadım. Çanta ve uzun bir karton! Anlayamadım başta :) Sunum süper, üzerinde nazar boncuklu paketi bir heyecanla açtım ki o an ikinci şok... Ama ama nasıl yani diye duraksadım... Elimde sanki bir kağıt tutuyordum.

Senem hanım bu tepkileri alışık olduğundan bir güzel açıkladı. Tyvek denen malzemeyi doku olarak tanımama rağmen, adının Tyvek olduğunu ve özelliklerini bilmiyordum. Meğer bizim çanta gayet sağlam, yıkanabilir ve geri dönüşümü de olan bir malzemeden üretilmiş.

Senem hanımın kolunda da; başka bir model vardı. İyice kırışmış, kullanılmış hali bu benimkisi gibi durmuyor. Daha bir güzel gözüküyor göze. Henüz kullanmadığımdan bu hale gelince yeniden fotoğraflarım.

Web sitesi; Bagie Bag

Ayrıca Bagie Bag; Santral İstanbul'da düzenlenmiş olan Sunday Sky festivaline de katıldı. Festivalde tasarım ürünleri, farklı aktiviteleri de kaçırmak istemiyorsanız mutlaka uğrayın.

Gece Portecho konseri de varmış, ben gidemiyorum çünkü kısa da olsa yine tatile çıkıyorum :)
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Tchibo'dan Aldığım Akıllı Altlık



Bugün Bağdat caddesinde, Tchibo'ya uğradım. Ayda iki tema yapan firmayı ilk, Almanya'da yaşayan dayımdan öğrenmiştim. Ben küçükken bir sürü pratik ürün getirirdi. O zamandan beri bu tarz ürünleri almaya çalışırım. Düşündüm ki, daha önce aldıklarımı da yazarsam sizlere de öneri olur.

Bu akıllı buzdolabı altlığını beşinci kez falan alıyorum sanırım. Kim gelse el koyuyor :) Sitelerinde mutfak bölümünde bulamadım ama sizde bakın isterseniz. Daha önce aldıklarım daha pahalıydı bunu 8,00 YTL aldım ve bir paketten iki adet çıktı.

Diyorum ya hep aşırı titizim diye, o sebeple biz su damacanası almayız. Aman arkadaşlar bir sürü mailler döndü zaten bu konuda, eminim sizlere de gelmiştir. İki kuruş fazla verin sağlığınızı riske atmayın!

Bir tanıdığımın akrabasının, su bayiisi var, bana neler anlattı burada size yazsam sudan soğursunuz. Yok iki kuruş benim bütçemi etkiler derseniz üşenmeyin suları kaynatın, sonra sürahilere boşaltın.

Ah birde bu damacanaları 6 adet üst üste koyup, trafikte saçma sapan şekilde mobiletler kullanan çocuklar yok mu! Trafik canavarları bunlar birde yemek dağıtanlar!!!

Ayrıca çevreyi korumak adına, bu tarz şişeler boşalınca benim gibi üzerine zıplayın ezilsin hem bu sayede iki gıdım spor da yapmış olursunuz :)

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

30 Temmuz 2009 Perşembe


2010 Ikea Katalogu'nu Karıştırın



Ülkemize gelmeden, 2010 Ikea katalogunu görmek isteyenler tık tık!
Yüklenmesi için biraz beklemelisiniz.

Görsel kaynak Ikea
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Çocukla Çocuk Oldum, Hiç Susmadım Hep Konuştum



Çocukla Çocuk oldum, pek bir eğlendim, pek bir coştum. Geçen hafta üç senedir tanışıklığımız olan Çocukla Çocuk blogunun yazarlarından Özlem'e İzmit'e ziyarete sonunda gidebildim.

Sonunda diyorum çünkü hatun doğum yaptı, Kermit Kerem neredeyse 4 aylık oldu, ben ancak gidebildim. Öğrendim yolu birdaha daha kolay gelirim şekerim.

Bizim tanışıklığımız eski siteme dayanıyor. Hatta bakın size buradan anlatayım sizlerde bilmiş olun.
Bu hatunlar tesadüfen edasuner.com'u gezip ne güzel site demişler, ve o an onların tarifi olan bloglarında bile yazdıkları limonatayı görünce şaşırmışlar.

Bana maille gelen hatta yazımda da belirtmiş olduğum kaynagını bilmiyorum haber verin diye yazdığım yazıma yorum bırakmışlar. Bize ait dediler ve bende gerekli düzeltmeyi yapıp linklerini ekledim.

Hatta Özlem'cim de teyit eder; maili atan kişi ile yazışmışlığımı da saklamış, kaynak belli mi diye sormuşluğum da vardı.

Düşünsenize ben maili atalı 6 AY geçmiş ve ben saklamışım maili. İşte her zaman altını çizmeye çalıştığım, kaynak göstermeden yazı yazmayın olayında bu hatunlara mahçup olmadım. Bu özeni lütfen hep birlikte gösterelim.
Sonrasında tabi arkadaşlık başladı, ve yerini dostluğa dönüştürdü. Diğer yazar arkadaşımız ise Fulya, ona gitmem bir hayli zor ama yolum Kayseri'ye düşerse sendeyim şekerim.

Kerem'den günün kombini, karizma olunmaz karizma doğulur!

Bu altta fotoğrafını gördüğünüz beyle ben annesinin karnındayken tanışmıştım :) Bir uslu, bir güleç hiç gıkı çıkmıyor maşallah. Alıp gelecektim de Özlem bırakmadı :)

Özoş'cum Kermit Kerem'i süpermen yaparken çok eğlendim yahu! Umarım büyüdüğünde çatlak Edi teyzesine, beni ne hale soktun demez :)

Tüm gün yemekler, muhabbetler edildi bir beraber fotoğraf çekmeyi akledemedik ya pes bize valla. Hatta onu da geçtim, İrem'le beni çekseydin, bunu da geçtim Kerem'in yüzü gözü açık bir kare fotosunu çekseydik yahu, ne unutkanız.

İrem'de Özlem'in kızı kankim oldu resmen aşk-meşk konuştuk sessiz sessiz. Özoş'cum ne düşündüm biliyor musun, demek ki benim çocuğum olsa ondan çok ben eğlenirim yani.

Cebi susmayan, dip boyası gelmiş, İstanbul İzmit arası sıcaktan makyajı akmış Stil Direktörü'nü Özoş tesadüfen çekmiş, sevdim bu pozu!

Ve sen çok yaşa photoshop! Üçümüzün bir araya gelmesi hayal değilmiş :) Gözüm üzerinizde huhuu :)

Veee tataaaaammmm! Dantellerin modernize edilmiş hali budur diyorum, hep söylediğim şey modası geçti düz renk dantellerin böyle tarz şeyler satılsa bizde alsak. Bakınız 24 Nisan'da bir sürü modern dantelleri eklemiştim.

Bu foto ne alaka derseniz, içimden geleni sizlere de söyleyeyim. Fotoğrafda gördüğünüz kendi yaptığı kırmızı dantel albümü ( hem de ilk çalışmalarından biri ) ileride üç kişilik bu şirin aile gibi olursak diye saklıyorum.

İçine bebişimizin ilk karelerini koymak ve buradan yazmak nasip olur umarım.

Dantel albüm büyük hali için buraya;
Özlem'i tanımak için buraya;
Fulya'yı tanımak için buraya;
Blog ana sayfa için buraya tık tık canlar...

Dip not: Bu hatunlar 2007'den beri emek veriyor haydi hep beraber izleyicilerini arttıralım dostlar, izlemeye alalım, sevinelim, sevindirelim...

Bu poza bu şiir iyi gider, bazı dizeler sanki benim için yazılmış...

Kelimelerin Efendisi rumuzlu yazanın kalemine sağlık!

Kentin birinde bir kız varmış..
Gözleri bir nehir gibi derinden akar,
Ve dünyaya hep mutluca bakarmış.
Saçlarıysa dağınıkmış,
Ama değilmiş taramadığından
Rüzgarın saçlarını dağıttığından...

Kalbinde eylülün hüznünü taşır,
Ama bir çocuk edasında hoşca yaşarmış
Etrafına hep gülücükler saçar
Ve mutsuzluktan durmadan kaçarmış
Saçlarıysa dağınıkmış,
ama değilmiş bakmadığından
Rüzgarın saçlarını dağıttığından...

Aynı kentte biri daha varmış..
O kentte sadece biri için yaşarmış.
Rüzgarın saçlarını dağıttığı kız için..
Rüzgar kentteki kızın saçlarını dağıtırken,
Onu bir YAPRAK gibi yıpratırmış.
Savrulup yıpransada çocuk hep rüzgarı beklermiş.
Çünkü o kızı en çok SAÇLARI DAĞINIKKEN SEVERMİŞ!!!

Şiiri yazan ve kaynağı
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

29 Temmuz 2009 Çarşamba


Bloglara Yorum Yazanlara Bilgilendirme



Vakit buldukça ve aklıma geldikçe çok kolay ama kimsenin bu böyledir diye yazmadığı basit ipuçları vermeye çalışıyorum nacizane.

Bir bloga yorum yazdınız ve blog sahibine bir soru sordunuz diyelim, geri dönüp siz bakana kadar, bir sürü yazı yayınlanmış ve bulması sizin için çile bir duruma dönüşmüş olabilir. Bu durumda, altta gördüğünüz yorum panelinde, Yanıt yorumlarını stildirektoru@gmail.com adresine e-postayla gönder kutusunu tıklarsanız şayet, cevaplar mailinize düşecektir.

Yalnız, size bloggerın bu hizmeti sunması için; mail hesabınızla giriş yapmanız şart.

Bunun tek bir kötü yanı var; sadece sizin cevabınız değil, abone olduğunuz yazıya gelen diğer yorumlarda da size mail düşer. Siz cevabınızı alana kadar bekler sonra aboneliği iptal edersiniz.

O da şu şekilde oluyor;

Ben yorumu yazdım, yorum panelinde tepede bu çıkıyor, Yorumunuz kaydedildi. Yorumunuzun sitede görünmesi biraz zaman alabilir. Yanıt yorumları stildirektoru@gmail.com adresine gönderilecektir. Aboneliği İptal Et yeşil kısıma tıkladığınız an iptal oluyor.

Umarım bu bilgi işinize yarar, daha önce yazdıklarımı görmek için yazının altında BLOG BİLGİLERİ yazan etikete de tıklayabilirsiniz. Hatta buraya hepsini ekleyeyim.

Aklınıza takılan birşey varsa bana yorumdan sorun, şayet biliyorsam cevaplarım.
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Parmak Arası Terlik Oldu Sana Kokoş Terlik



Bu terliği evde giyerim diye almış, sonra ayağıma küçük gelince [38 numara] birine veririm diye düşünmüştüm.

1,65 boya 39 ayak, ne orantıysa artık :) bendeki.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Yatak Başı Kuş Dekorum



Geçen ay yine bir pazar alışverişi esnasında (Salı Pazarı yazıyor yazının altında etiketlerde soranlar olmuş bilginize) bu duvar etiketlerini gördüm. Duvar stickerları demek istemedim, yarı ingilizce yarı türkçe, gerçi t-shirt aklıma kazınmış ona da tişört demek mi gerek bilemiyorum. Öyle yazsam bu ne ya denir, hatta kıro bu diye düşünen bile çıkar eminim :)

Neyse içim şişiyor bu imla, tapaj hatası mevzularından. Zaten gazete değil burası, hata yapabilirim uyarırsanız da seve seve düzeltirim :)

Bu renk çümbüşünü 3,50 tlye aldım hemde hepsi bir pakette :) 50 civarı satıyorlar biliyorsanız şayet, onlar simli ve kokoş değil üstelik!

Bu kuşların kendisi, dalları birçok yeri simli ve kendinden kabartmalı. Aklınızda olsun bir sürü çeşit var, hem uygun paranız cebinizde kalır, hem de güzel modeller var.

Ayrıca benim gibi onbeş gündebir duvar sildirenlerdenseniz, siliniyor aklınızda olsun.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

28 Temmuz 2009 Salı


Dükkan Açılışıma Bekliyorum



Sonunda sanal tükkanı sizlerin huzurunda açıyorum. Naneli ev yapımı limonata ve kanepeler de ikram etmek isterdim ama tatmış kadar olursunuz umarım.

Dükkan sitemde kendi yaptığım el yapımı ürünler, mevcut ürünler üzerine süslediklerim ve belki giymediğim/kullanmadığım ürünleri de eklerim.

Satışı yaptığım yer GİTTİ GİDİYOR'da ki dükkanım olacak. Şimdilik bloga satmak istediğim bazı ürünleri ekledim.

Dükkana vakit buldukça ve taleplere göre ekleyeceğim.

Site yorumlara kapalı ancak her türlü soru ve önerileriniz için irtibat mailimi ekledim.

Kurdelayı kesmek için sizleri * ஐ * : ) Stil Pazarı ( : * ஐ * 'na bekliyorum :)

Görsel kaynak
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Çocuk Babasıyla Alışverişe Gitmiş :))



İran'dan Şeyda yollamış mailime durum dumurluk resmen.
Demek ki neymiş; anneler daha bilinçliymiş :)

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Videolu Anlatımla Küçük Gelen Ayakkabı Dermanı



Bu videoyu paylaşmamdan sonra Sabah Gazetesi beni konu etmiş. Ayakkabının içine su dolu torba koy, buzluğa at, donunca çıkart, 20 dakika bekle yarım ila 1 numara genişliyor ayakkabı, tepe tepe giy :)

Videoları göremeyen arkadaşlar sorun sizin DNS ayarlarınızda. Google'dan DNS ayarları diye ararsanız bir sürü izah eden site var. Bu sayede arada You Tube kapatılsa bile, DNS ayarlarınızı değiştirdiğiniz zaman tüm videoları sorunsuzca izlersiniz.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Eşarplardan Yapabileceğiniz Öneriler



İlk eşarp renk olarak ve model olarak çok hoşuma gitti. Kolu kırık gibi olana anlam veremedim. Kolu alçıda, incinmiş olanlar o durumdayken süsünü mü düşünür ayol? Abla sen ne yaptın :) Bu arada eşarp kelimesi TDK'da Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğünde Fransızca kökenli ve orjinali de Fr.écharpe'mış.

Kaynakdan bi haberim maille gelmiş linki bulan olursa bana yazın ki kaynaksız yazmış olmayalım değil mi? Bazen görüyorum bloglarda alıp alıp ekliyorlar görselleri ama kaynak yok, bu sebepten sorun yaşamamanız için kaynaksız yazı yazmamanızı öneririm. Sonra başınız ağrımasın.


►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

27 Temmuz 2009 Pazartesi


Pullu Çantamı Takıp, Özcan Deniz Dinleyesim Var!



Bu tarz pullu çantalar bir ara ne modaydı yahu!
Bu çantayı bana babamın ve annemin hocaları Japon seramik sanatçısı Kenji Kato hoca, Hong Kong'dan getirmişti. El yapımı oluşunu seviyorum, manevi açıdan daha değerli oluyor. Hatta Sony Walkmen ve Casio Hello Kitty'li saatde almıştı. Ne kadar sevinmiştim.

O zamanlar piyesler vardı anımsarsanız. Öyle böyle değil, pil yetiştiremezdi bizimkiler, ve ben her gece o piyesleri dinleyerek uykuya dalan 78 kuşağının şanlı çocuklarından biriyim.

O zaman on yaşındaydım... Ucundan vintage olacakken, tarafımdan modifiye edildi bu clutch çanta. Zincir yerine kurdela taktım, denizci [navy] tarzı olsun dedim. Daha önce süslediğim tüm çantalar burada.

Kalbin üzerinde de fotoğrafı çekerken yansımam çıkmış :)

Avangard bir yanım var benim, hele son zamanlarda deli gibi Özcan Deniz konserine gidip mayhoş aşık kızlar gibi çakmak eşliğinde şarkılarını çığırasım var :)

Bekle bizi Özcan, çantam ve ben geliyoruz :)

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

26 Temmuz 2009 Pazar


Hem Kemer, Hem Kolye Hem de Şapka Üstüne



Yine annemin yaptığı heykel konu mankenimiz. Bunu yaparken ilk kolye olsun diye düşündüm. Sonra birden kafamda yıldızlar belirdi. Belime taktım kemer oldu :) Birden aklıma şapkam geldi, üzerine fiyonk attım ve işte budur Edi dedim :)

Kemer, kolye ve şapka üzerine de kullanabileceğim bir tasarım oldu. Cameolu oluşu ve pastel tonları çok içime sindi.

Bunu dün gece yaptım, aslında bunu dükkana koyacaktım ama kıyamadım. İsteyen olursa benzerini yaparım.

Sıkı durun dostlar; sabah salonda heykelin üzerinde bunu gören Ömi'nin verdiği tepkiyi aynen aktarıyorum.

Bunun adı "Donlar kafaya olsun!" dedi... :)

Ne diyeyim haklı adam :) Kemer olarak toz pembe uzun keten bir etek üzerine denedim cici durdu, ama Ömi'den etkilendim sanki tumanımı :) etek üzerine giymişim gibi durdu...

Aman bana ne ya, keyif benim değil mi :) Valla sırf sana inat Ömi bu şekil kombinlemezsem ne olayım :)

Yeni gelen arkadaşlar buraya da gözatabilirsiniz. BANA AİT OLANLAR VE STİL KOMBİNLER



►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Guess Bikini ve Şapka



Annemin üniversitede yaptığı bu heykel salonumda duruyor. Geçen sene kullanmadığım modası geçmiş bu kolyeyi kafasına takmış, hatta işi abartmış kafasına da Ömi'nin alıp alıp kullanmadığı elektronik eşyalardan biri olan Philips'in bu kablosuz kulaklığını takmıştım. Pop-art değil de ne :)

Hep pazar hep pazar nereye kadar :) Bilun'cukla Bağdat caddesi Guess'e uğradık geçen gün. Bloglarda bikini modelleri yayınlanıyordu, bende yeni aldığım bikinimi yazayım dedim. Kumaşın taşlanmış gibi oluşu ve kilit yerinin kalp olduğunu görünce dayanamadım aldım. Cebe sığan minicik şapkada benim en sevdiğim camel, kahve tonlarında almazsam olmazdı!

Heykelin yeni görevi yaptıklarımı ve aldıklarımı teşhir ederken kullanmak olacak.

Sevdim bu fikri ya siz?
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

25 Temmuz 2009 Cumartesi


Kapak olmuş diye buna derim, hem de düdüklü kapağı !!!



Arkadaşlar ben bu yazıyı 25.07.2009'da gece yazmıştım, Ömi sabah dedi ki; benim arkadaşımın gitti gidiyora yaptığı viral reklam bu :) Yine de kıza ve fikri verene helal olsun değil mi?

Sevgilisi onu bir arkadaşı ile aldatınca özel eşyalarını gittigidiyorda satışa çıkarmış. Fulya Timur adlı bu bayana helal olsun :)

Fulya'dan "İntikam soğuk yenen bir yemektir. eski sevgilime ve pislik Begüm'e kapak olsun..."

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Asimetrik Desenli Elbise Kombinim



Geçen haftadan kalma bir kombin bu. Bu sıcaklarda insan evde yemek istemiyor. Zaten bizim gibi çekirdek aile olanların dışarıda yemesi daha bile mantıklı. Malzemesi, pişirmesi, deterjanı, elektriği derken dışarda yemek daha hesaplı geliyor. Tabii uygun mekanlarda. Han Restoran bu skalaya göre ortada kalır. Her güne vurunca Han'da çok olur haliyle.

Ben pek et sevmiyorum, sadece inegöl ve kaşarlı köfteyle aram iyi. Han Restoran Bağdat caddesinde bu işi en iyi yapanlardan biri bence. Ah birde Tuzla'da Filizler Köftecisi'ni tek geçerim!

Makyaj blogları kızmasın, günün yorgun hali gözlerime yansımış, makyaj akmış vs... Kaş ve göz mesafem çok dar, ne zaman rimel sürsem kaşıma bulaşıyor. Daha önce kirpiklerimi altı ayda bir kestiğimden bahsetmiştim, yani kirpiklerim kısa diye dertlenmeyin, uzun kirpiklerin de böyle bir belası var.

Şöyle bir bakayım haller keyifler yerinde mi? demeye geldim der gibi olsun istedim!

Stil Kombin

Küpeyi Karaçi/Pakistan'dan yerel tezgahlardan almıştım.
Çanta Collezione, en az 6 yıllık. Beyaz ve temiz kalma sebebi arada cifliyorum :)
Elbise salı pazarı, 10 TL'ye yaz başında almıştım
Saat Giorgio Armani İtalya'dan 5 sene falan önce almıştım
Gözlük Guess İtalya'dan aynı zamanda almıştım
Terlik Nine West en az 4 senesi var
Yüzük Kadıköy'de bir gümüşcüden

Benim derim çok ince, bu terlikbeyaz rugan ne zaman giysem üst bantı yüzünden ayağım su topluyor. Belki rugan olduğu için bilemiyorum ama bantlı terliklerde sertse bant kısmı ve sizin de deriniz benim gibi ince ise, aklınızda olsun.
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

24 Temmuz 2009 Cuma


Melek Tozları



Malumunuz bu aralar satış blogunun temasına odaklanmış durumdayım. Tema taleplerine yetişmeye, kendi satış blogum için tema yapmaya, aileme, evime ve tabii ki evden çalıştığım için şirketin işlerine de yetişmem gerek. Ara ara sizleri ziyaret etmeye çalışıyorum, ihmal ettiğimi düşünmenizi istemem. Lilibebek ve İdilicious sormuşlar;

Ben peri olsaydım Lilibebek gibi arkadaşlarım ve sevdiklerime mutluluk, huzur, sevgi, sağlık ve aşk tozu tılsımları dökerdim sihirli değneğimle...

Ayrıca bu dünyada hırs denen şeyin yok olmasını, mutlu insanların ve başarının kıskanılmamasını, zengin/fakir, aç/tok gibi ayrımların olmamasını dilerdim...

Bu tılsımları birkaç kişiye değil hepinize saçıyorum, ya siz ne dilerdiniz?

Görsel kaynak, tarf museum of art
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

23 Temmuz 2009 Perşembe


Gitsene Sıra Bende :)



Arkadaşlar bir iki gün kadar yokum, güzel yorumlarınızı gelince onaylarım. Maille gelen bu şeker fotoğrafla yüzünüzü biraz da olsa gülümsetebildiysem ne mutlu bana :) Sevgiler.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

22 Temmuz 2009 Çarşamba


Maximum Pozu Kombini



Stil Kombin

Şort Vero Moda
Kemer anımsamıyorum
Dantelli beyaz atlet Gina Tricot pazardan
Gözlükler Guess

Bu şortun kahverengi olanı ve üzerimde kendi yaptığım yeşil kemer de burada.
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Videolu Anlatımla T-Shirt Kesilir, Boyundan Bluz Yapılır



Videoları göremeyen arkadaşlar sorun bende değil sizin DNS ayarlarınızda. Google'dan DNS ayarları diye ararsanız bir sürü izah eden site var. Bu sayede arada You Tube kapatılsa bile, DNS ayarlarınızı değiştirdiğiniz zaman tüm videoları sorunsuzca izlersiniz.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Öne, Arkaya, Yana Takılabilen Kolye Yaptım



Anımsarmısınız bilemiyorum, sizlere öneri olsun diye taa 20 Nisan'da güllü kolyeler yazmıştım. Sonrasında bazı arkadaşlar yaptılar, bende bu tarz birşey yapayım ama Etsy'dekiler gibi birebir aynı olmasın benden birşeyler katayım istedim.

Nermin Bezmen'in Sır adlı romanını okuduğumda çok etkilenmiştim. Romanda uzun, karın altına kadar inen bir kolyeden bahsediliyordu yanlış hatırlamıyorsam. O zamandan beri koydum kafaya. Uzun iri bir kolye yapayım diyordum ve geçen gece bu çıktı ortaya. Bahsettiğim çok daha uzun olan birşey ama o an bu geldi içimden.

Hatta dedim, ben bunu illaki kolye olarak takmasamda olur. Siz net görebilesiniz diye beyaz t-shirt giyerek çektim. Mor t-shirtlü olan pozlarımda, klasik kolye, beyazda ise; yan çevirerek ön ve arka yaka olarak da kullanabilirim. En sevdiğim yanı yandan çanta gibi bağlanması ve zemininin her yerde gördüklerimiz gibi tek renk olmayışı. Bundan sonra hep bu şekilde iki renk yada zemini bol renkli yapmayı düşünüyorum ne dersiniz? Gıcığım evet ama ne yapayım, farklı olmazsa olmaz huyum kurusun işte.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

21 Temmuz 2009 Salı


Nörolojik Test



Annem yollamış çok ilginç, bana en kolay N geldi 6 da zorlandım sadece.

1- Find the C below. Do not use any cursor help.
Aşağıda C'yi bulun. imleç yardımı almayın.

OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOCOOOOOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOO

2- If y ou already found the C, now find the 6 below.
Eğer C'yi bulduysanız, şimdi de 6'yı bulun

9999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999
9999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999
9999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999
9999699999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999
9999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999
9999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999

3- Now find the N below. It's a little more difficult..
Son olarak N'yi bulun biraz daha zor gibi..

MMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMNMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM

This is NOT a joke. If you were able to pass this 3 tests, you can cancel your annual visit to your neurologist. Your brain is great and you're far from having Alzheimer Disease.
Congratulations!

Bu bir şaka değildir. Üç testi de geçebildiyseniz, Nöroloğunuza yıllık ziyaretinizi iptal edebilirsiniz. Beyniniz muhteşem çalışıyor ve Alzehimer hastalığından uzaktasınız.
Tebrikler!
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Hayat Gökkuşağı Gibidir!



Hayat gökkuşağı gibidir! İçinde bir çok rengi barındırır. Yeter ki sen tek bir rengi seçme!

Peki ya Gökkuşağı Nasıl Oluşur?

Gökkuşağı, güneş ışınlarının yağmur damlalarında veya sis bulutlarında yansıması ve kırılmasıyla meydana gelen ve ışık tayfı renklerinin bir yay şeklinde göründüğü meteorolojik bir olaydır. Bu olayda havadaki su damlacıkları prizma görevi görmüş olurlar.

Gökkuşağında görülen yedi renk; kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, lacivert ve mordur.Tipik bir gök kuşağı kırmızı, turuncu, yeşil, mavi ve mor renklerinden meydana gelen bir renk sırasına sahip bir veya daha fazla aynı merkezli arklardan ibarettir. En çok rastlanan çeşidi ilkel (birinci) gökkuşağıdır. Bu çeşidin merkez açısı 42° civarındadır ve kırmızı renk dış tarafa, mor renk iç tarafa isabet eder. Bazen ışığı daha zayıf merkez açısı 50° civarında olan tali (ikinci) gökkuşağına da rastlanır. Bunda renk dizilişi diğerinin tersidir.

Bunların haricinde sadece dar kırmızı veya kırmızı-yeşil renk bantlarından müteşekkil küçük kuşaklar da görülür ve bunlar birinci gökkuşaklarının iç tarafında ve ikincilerin dış tarafında bulunurlar. Gökkuşakları; ışık ışınlarının yağmur damlaları ve sis tanecikleri tarafından kırılması, yansıtılması ve dağıtılması ile meydana gelir. Büyük damlaların meydana getirdiği kuşaklar en parlak ve renk ayrılması en belirgin olanlarıdır. Küçük yağmur damlalarının meydana getirdiği kuşaklar ise daha zayıf ve daha geniş olurlar. Bunun en tipik örneği sis kuşağı olarak da isimlendirilen ve sis bulutu veya buğusu tarafından meydana getirilen beyaz kuşaklardır.

Yazı kaynağı fen bilim, görsel kaynaklar flickr


►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Soğan Kabuklarıyla Doğal Boyama



Videoları göremeyen arkadaşlar sorun bende değil sizin DNS ayarlarınızda. Google'dan DNS ayarları diye ararsanız bir sürü izah eden site var. Bu sayede arada You Tube kapatılsa bile, DNS ayarlarınızı değiştirdiğiniz zaman tüm videoları sorunsuzca izlersiniz.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

(¸.•*¨`¤~ Kıbrıs Tatilim Bölüm Üç ~¤´¨*•.¸)



Girne Kalesi önünden selamlamak istedim sizleri. İki ay oldu gideli ama ne zamandır yazacağım, üşeniyordum fotoğrafları kolajlamaya. Aslında bu tür çok fazla fotoğrafı koyabileceğimiz slide show olarak hazırlanabilen siteler var ama ben set olarak flickra yüklemeyi tercih ettim.

Set olarak Kıbrıs Tatilim Bölüm Üç'e ait fotoğrafların hepsi burada, hem de orjinal boyutlarında.

Flickrda görecekleriniz:
  • Selimiye Camii ki bana ilginç gelme nedeni bizimkiler kliseye minare giydirmiş olmuş sana cami,
  • Girne Kalesi, Barış ve Özgürlük Anıtı,
  • Girne Batığı ki bu da dünyada bulunan ilk batıkmış,
  • Savaşta bize karşı kullanılan silahlar,
  • O döneme ait takılar, hatta en ilginci arkadaşlar, rehberin dediğine göre dünyada tek değişmeyen tasarım dikiş iğnesi ve topuz tokasıymış,
  • Keçi boynuzu ki ben bunun ağaçta yetiştiğini bilmiyordum,
  • Girne kalesinde çukur bir zindana atılmış, o dönemin kralıyla aşk yaşamış ve hamile kalmış bir kadının maketi,
  • Ve sonrasında kraliçiyle aşk yaşamış bir adama verilen ceza tasvirini de görme şansınız var.

Kıbrıs hakkında daha detaylı bilgi için Kıbrıs, KKTC,Cyprus ve ayrıca Kıbrıs Gazetesi'ne de bakabilirsiniz.

Daha fazla fotoğraf bakacak vakti olanlara; BÖLÜM 1 ve BÖLÜM 2
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

20 Temmuz 2009 Pazartesi


Ekmeğimle Oynama!



Rubblearium'un etsydeki sanal dükkanında bunları görünce sanat adına varım ama bu kadar da olmaz ki dedim. Yahu ekmek bu ekmek! Tok açın halinden ne anlar. Onca aç insan varken başka birşey bulamamış işte.

İşte farklı bir bakış açısı daha. Altta yazdığım yazımda ben bir parayla çanta süsledim diye başıma dert olur mu, biri çıkar birşey der mi diye düşünürken, hatun ekmeği süslemiş ve $20.00'a satıyor. Hatta maruldan, bulaşık süngerinden ayakkabı falan yapmış. Çok ayıpladım çok.

Şaka mı bu? Biri beni çimdiklesin lütfen...


►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

New York City'yi 360 Derece İzleyelim



The Standard Hotels yer döşemesinde dekorasyon amaçlı kullanılan pennyleri görünce içim rahatladı. Neden derseniz eğer, sanal dükkana hazırlık yapıyorum ya; geçen gün hani yurtdışı seyahetlerimizden kalan pennylerle çanta süslemiştim. Acaba dedim bir sorun olur mu? Sonuçta tedavülden kalkmış bir para değil. Ama bunu görünce tamam dedim. Ben iki adet eklemişim, koskoca yer döşemiş birde üstüne basıyorlar :)

Neyse sitesinde gezerken 360 derece New York City'yi de gezmiş oldum. Vaktiniz varsa göz atın, odalara falan da bakın.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Böyle Bir Çanta Gördünüz mü?



Azumi & David'in tasarımı bu ayakkabı çantaya sadece şaşırdım. Merak ediyorum Hollywood ünlülerinden alıp takan olacak mı? Tasarım ok saygımız sonsuz ama bu nedir yahu :)

Düşünsenize takmışım koluma bunu, pazarda kurdela topluyorum. Deli derler adama ayol...

Kaynağa bakarsanız açık hallleri de var.
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

19 Temmuz 2009 Pazar


Bahar Tadında Ayna Süsledim



SATILDI

Sizlerden gelen olumlu desteklerden sonra dükkan altyapısına başladım bile. Domainimi aldım, adı sürpriz olsun. Bu arada boş durmadan üretmeye devam. El aynası süslemeyi uzun zamandır düşünüyordum. Hem benim bildiğim kimse bunu yapıp satmadı.

Zaten bende konsantrasyon sorunu var. Kedi gibiyim, bu sebeple aynı şeyleri yaparsam sıkılırım. Yani demek istediğim tek bir konuya odaklanmayacağım. Yaptıklarımı satışa sunmayı düşünüyorum. Bu aynayı da o amaçla yaptım. Bakalım beğenip isteyen olacak mı? Şimdilik sizlerin fikirlerini almak için blogumunda paylaşmak istedim.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Hatchipus



Hatchipus da ne acaba derseniz eğer hemen belirteyim. Beni yorumlarıyla gülümseten, sanatçı yüreğe sahip bir hatun o! Bu altta gördüğünüz t-shirtleri, keçeleri, çantaları yapıyor. Hem de gurbet kuşu :( Almanya'da yaşamakta ve bizlerin bloglarını görünce, ülkemizde bu kadar çok blogcunun olmasına çok sevinmiş.

Daha önce B'de yaptığımız gibi onu da elbirliğiyle izlemeye alıp tanınmasına yardımcı olalım mı arkadaşlar? Bu arada Hatchipus tatile çıkıyor bu gece, o da ekleyenleri gelince izlemeye alır sanırım.


►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Cumartesi Kaçamağımız, Bogaziçi Üniversitesi Burç Beach




Cumartesi günü Bogaziçi Üniversitesi'nin tesisi olan Burc Beach'teydik. Gidebilmeniz için Boğaziçi'li bir tanıdığınız olması gerekiyor. 35 TL kişi başı misafir giriş ücreti. Miller'in çekiliş aktivitesi vardı, deniz yatağı, çanta ve top kazandım :)

İstanbul’un kuzey sahilinde Karadeniz'in incisi Gümüsdere'de yer alıyor. Sabah saatlerinden itibaren gününüzün dolu dolu geçmesi için her türlü akitivitenin mevcut olduğu Burc Beach'in 2 km'lik kumsalı bulunuyor. Su sporları ve plaj sporları, ahşap güneşlenme deckleri, şemsiye ve şezlongları, 150 kişilik cafesi, 600 araçlık kapasiteli otoparkı, beach barı, lezzetli plaj ve yaz yemekleri, günbatimında düzenlenen beach partyleri ile özellikle haftasonları eğlence, spor ve müziğin adreslerinden biri haline geliyor.


Tam evden çıkarken klasik plaj hali kombini
Omuzlarından askılı ince kurdelalı atlet Mango
Etek Afrodit, terlikler Twiggy, gözlük Ray-Ban

Gece olan dıp tıs dıp tıs müzikli eğlence denen, insanı helak eden aktiviteye tabiiki de katılmadık. Karadeniz'in dalgalı suyunda yüzmek yerini yorulmaya bırakınca, güneşte üç saate yakın uyumuşum. Neyseki esmerim haşlanmıyorum. Ciddi koruyucuları sürmenin de çok faydası var.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

18 Temmuz 2009 Cumartesi


The September Issue (2009)



The September Issue, Anna Wintour yönetimindeki Vogue dergisinin Eylül ayı yayınına hazırlığını tüm ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.


Genelde sinema ölçeğindeki projelerde yer alan Vogue, The September Issue adlı filmde, efsanevi baş editör Anna Wintour yönetiminde çıkan dergiye yakından bakmayı sağlıyor.

Yakında Doğuş Grubu sayesinde Türkiye’de de yayın yapacak Conde Nast yayıncılığa ait dünyanın en önemli moda yayını sayılan Vogue, The September Issue- Eylül Yayını adlı filmde derginin Eylül ayı baskısına hazırlığını konu ediyor.

The September Issue adlı film, yönetmen R.J. Cutler'ın Vogue dergisinde yaptığı 9 aylık çekimden kesitler içeriyor. Film, yaklaşık 20 yıldır derginin baş editörü ve sektörün en belirleyici ismi olan Anna Wintour’un çalışmaları hakkında belgesel nitelikte.

Filme ismini veren Eylül ayı baskısı, dergilerin gelecek yılları şekillendirdiği yıl içindeki en önemli yayınıdır. Filmin Türkiye’de gösterimiyle ilgili henüz bir bilgi yok.

"The September Issue" Twitter
"The September Issue" Website
"The September Issue" Imdb

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Reinaldo Alvarez Tasarımı Melekli Broş



Reinaldo Alvarez tasarımı bu broşa resmen bittim!



Melek figürünü çok severim hatta melekli kitap ayracı yapmıştım, denesem yaparım belki, çok güzel değil mi?
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Unisex Ayakkabılar



Unisex ayakkabılar yeniden moda oldu. En güzeli tabii ki Sienna Miller, tarzıyla, sempatikliğiyle kendisine hastayımdır. 4. ayakkabı benim daha önce kombinini yazdığım Charlie Chaplin ayakkabımdan.

Kaynak:whowhatwear
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

2009 MET Costume Institute Gala'da Rihanna'nın Puf Kol Kabusu



2009 MET Costume Institute Gala fotoğraflarına bakarken Rihanna'nın puf kollu ceketinin abartı derecede olduğu dikkatimi çekti. Ben küçükken, annem Pabetland ve Bilabrinodan puf kol bluz ve etekler alırdı o zamanlar sadece oralarda vardı ve sinir olurdum abartı olanlara. Sizce de kabus gibi değil mi :) Yani tamam puf kol olsun da bu kadar da ben buradayım demeye ne gerek var!

Kaynak:people

Bu arada Rihanna'nın gerçek adını merak edenler varsa buraya alayım, ayrıca Motorcycle Zipper Skinny Jeans nedir görmek istermisiniz?

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Mum Yanınca Niçin Geriye Bir Şey Kalmıyor?



Bana maille gelen bu ilginç bilgiyi mum delisi biri olarak yazmazsam olmazdı. Aynen aktarıyorum. Benim süslediğim mumu görmek isteyenler tık tık.....

Gerçi şimdi elektrikler kesilince otomatik olarak devreye giren lambalar, hatta jeneratörler var ama mum hayatımız boyunca evimizin demirbaşı olmuştur. Onu o kadar hayatımızın olağan bir parçası olarak algılamışızdır ki, fitiline bir kibrit çaktığımızda onun nasıl yandığını, yandıkça katı kısmının nereye gittiğini düşünmeyiz bile.

Tarihi çok eskiye uzanan mum ışığının adeta büyülü bir gücü vardır. İnsanda romantik duygular uyandırdığı gibi, tüm dinlerde ruhani bir yeri de vardır. Ayin ve adakların vazgeçilmez malzemesidir. Mum tarihin ilk icatlarından biridir. Mısır'da ve Girit adasında milattan 3000 yıl önceden kalma mumlar bulunmuştur ama en yaygın kullanışı ortaçağda Avrupa'da olmuştur. Tarihi bu kadar eski olup da günümüzde de popülaritesini yitirmeyen ve çok yaygın olarak kullanılan başka hiçbir şey yoktur.

Aslında mumun yapısı çok basittir ama yanma mekanizması o kadar basit değildir. Mumun yapısında iki ana eleman vardır. Birincisi yakıt görevini gören, bir çeşit balmumu, ikincisi de emici özelliği olan bir çeşit sicim, yani fitil. Fitilin emici özelliği çok önemlidir. Çünkü mumun yanma sırrı burada gizlidir. Bu özellik gaz lambalarının fitillerinde de vardır ve onlar da aynı prensiple çalışırlar.

Elinize herhangi bir sicim alıp ucundan su dolu bir kaba daldırdığınızda suyun sicim tarafından emildiğini ve suyun sicim boyunca yukarı çıktığını renginin koyulaşmasından anlayabilirsiniz. İşte fitil de mumun üst kısmında alevden dolayı eriyen balmumunu emerek üst kısmına taşır ve bu bölgede yanmanın devamını sağlar, yani burada asıl yanan ve ışığı veren fitil değil balmumunun kendisidir.

Parafin balmumları ham petrolden yapılır, yani koyu bir hidrokarbon olup iyi bir yanıcıdırlar. Çakmağı çakıp fitili tutuşturunca, mumun en üst tabakasının da erimesine ve dolayısıyla mekanizmanın çalışmaya başlamasına sebep olursunuz. Fitil, bu erimiş balmumunu yukarı aleve doğru taşır, balmumu alevin sıcaklığında buharlaşır ve tutuşur. Yanan şey aslında mumun katı kısmı olduğundan mum tümüyle yanıp bittiğinde geriye pek bir şey kalmaz.

Mum yapmada en çok arı balmumu, benzin üretiminde petrolden çıkan bir yan ürün olan parafin veya bitkisel ve hayvansal yağlardan yapılan 'stearin' kullanılır. Günümüzde en fazla kullanılan mumlar bunların karışımı ile elde ediliyor. Mumlar çekme yöntemi ile, dökülerek veya pres edilerek yapılıyor. Her şey tamamlandıktan sonra boya banyolarına sokulurlar ve en sonunda da parlaklık kazandırmak için soğuk suya daldırılırlar.

Yukarıda ki pembe süslü mum fotoğrafının kaynağı bhgdir.
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015