ELLE Dergisi 2010 Ocak Ayı Çekimim

Blog camiası bizden size selam olsun! Amsterdam’da -12 dereceleri görünce, beş gün kadar erken gelmeye karar verdik. Burası cennet tek kelime ile tatil boyunca özellikle Amsterdam’da “Avrupa bu deeeelll” şeklinde vızırdadım durdum. Yılbaşı sonrası çöplerden sokaklarda yürüyemez olduk. Tatil fotoğrafları ve anıları daha sonra paylaşacağım.
Sürpriz diyordum ya hani; Ocak sayısı Elle dergisinde modaya yön veren bloggerlar konulu çekimlerde bende vardım. İşin güzel yanı ben hiçbir zaman moda blogum diye altını çizmedim. Günün kombini kategorime bakarsanız kafama göre takıldığımı anlarsınız zaten 🙂
Röportajda yazılı metin olarak verdiğim ve yayınlanan metinde bazı farklar ve haliyle kesilmeler olmuş bu sebeple en alta yazdıklarımı ekliyorum.
Röportajda okuduğunuz bloglar nelerdir diye soruldu, ve ben insan kayırmamak adına isim vermedim ama gereksiz yere kapris yapanlar olmuş!
Bakınız ne demişim:
Elbette takip ettiğim birçok blog ve site var, ama burada bunları tek tek saymak pek mümkün değil, hepsi benim dostlarım, birini atlarsam çok üzülürüm…
Ancak altını çizmem gerekirse bir arkadaşa dert olmuş beyan edelim buradan. Ben hiçbir zaman Güzel Sanatlar mezunuyum demedim! Babam Güzel Sanatlar’da hoca ve annemde babamın öğrencisiydi dedim. Ayrıca İTÜ Elektrik Elektronik Bölümü’nü kazandım okudum ama daha önce burada da yazdığım hastalığım nedeni ile “yatağa bağlı kaldığım” bir kaç sene yüzünden okuluma ara verdim. Akabinde yatarak okuyabileceğim okullara gittim.
Röportajımda yazılı metin olarak yazdığım kısım; “Eskişehir Anadolu Üniversitesi Turizm Otelcilik + Eskişehir Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler mezunuyum.” yüksek lisansım var demedim. Hatta senelerdir 3. okulum olan yine Eskişehir Anadolu Üniversite İktisat Fakültesinde son sınıf öğrencisiyim, bir dersim var ama veremiyorum bir türlü 🙂
Diyeceğim o ki; senelerdir işsiz gezen ne mezunlar var meslekleri ellerinde . Olay nereden mezun olduğunuzda değil hayatta nerelere geldiğinizdir. Çok şükür güzel bir şirkete ortağım, hayat şartlarımda babam ve eşim sayesinde gayet iyi.
Sizler DAVA DURUMLARINI soruyordunuz, özellikle yazıp can sıkıcı şeylerden bahsetmemek adına bunca zaman sizlerle paylaşmadım ama yeri geldiği için ve ÖMER YAZMAMI istediği için uyarı niteliğinde yazıyorum.
28 EYLÜL 2009 Pazartesi günü yazdığım YASAL İŞLEME BAŞLIYORUM konulu yazımda hayatımı, ailemi, düğün fotoğraflarımı bile kendi yaşamı gibi sahiplenip blogunda yazan arkadaş yazılarını sildi.
Bu çekimi kendine dert eden arkadaşa buradan belirteyim; bu saatten sonra adımı, soyadımı, eşimi, ailemi, blog adreslerimi kısacası bizim canımızı sıkma politikası uygulamaya teşebbüs edecek kişilere duyurulur. Yukarıda belirttiğim konu gibi en ufak bir konuda İHTAR çektiğimiz gibi yine ihtar çekeriz gerisi size kalmış.
İyi niyeti ile okuyan arkadaşlara da verdiğim rahatsızlıktan dolayı özür dilerim, ama birilerinin gözüne sokmadan anlamıyorlar!
Şimdi gelelim güzelliklere, çekim arkası fotoğraflarımızı daha sonra paylaşacağım. Malum ev dandini durumda, valizlere ve eve çeki düzen verdikten sonra görüşmek dileğiyle. Çok daha güzel başarılar sizlerin olsun canlar! Çekime katılan tüm blogger arkadaşları görmek için Ocak ELLE Dergisini alırsınız.



Çekime dair makyajdan diğer detaylara tüm fotoğraflar burada


* Isim, soyad, dogum yeri, yas, is, okul, hobiler gibi temel bilgiler

İstanbul
31
Web Freelancer + Blogger
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Turizm Otelcilik + Eskişehir Anadolu Üniversitesi Halkla mezunuyum.
Takı tasarımı, dekorasyon, blog yazmak, dünya mutfakları, fotoğraf çekmek
> > * Modaya ilgin ve bu konuda bizimle paylasmak istedigin hayatindaki keyifli donum noktalari
Modaya olan ilgim çocukluk yıllarına dayanmakta. Kız çocukları annnelerinin kıyafetlerini giymeye özenirken, ben annemle alışverişe gittiğimizde şu kıyafetle şu ayakkabıyı istiyorum gibi net isteklerim olurmuş. Annem daha o yıllarda zevkime çok güvenir, benim kombinlerimden yola çıkarak kendine de bana da aynı kıyafetlere benzer şeyler alırmış.
Güzel Sanatlar’dan mezun bir anne ve güzel sanatlarda hoca bir babaya sahip olmak, DNA’larıma mı işlemiş nedir, gerek moda gerekse de sanat adına yaşadığımız dünyaya farklı bakmama neden oldu.
> > * Neden bir moda blogu ve moda blogunla moda dunyasinda hangi boslugu dolduruyorsun, hedeflerin neler?
Açıkcası blogum sadece moda blogu değil. Blogumda da belirttiğim üzere, blogumda stiller tartışılır, moda olan olmayan, her konu eleştirilir. Yani sadece moda sektörü üzerine ahkam kesilmez.

Moda dünyasında doldurduğum boşluk ise; özgün ve kendi tarzını yaratmaya yönelik kombinlerimi paylaşmamda gizli… Moda diye her bulduğumu giymem, yani Tiffany’den bir kolye ile pazardan bir atleti kombinler, bu sene moda olan salaş uzun yelekleri, yelek olarak değil de; elbise gibi giyerim 🙂

Hedefim, blogumda beni takip edenlere, ekonomik anlamda zorlanmadan da şık olunabileceğini göstermek ve bu bağlanmda okurlara destek olmaktır.
> > * Moda blogunun tam adi, konsepti, icerigi, buraya bakanlar hangi ozellikleri icin baksin istersin.
Stil Direktörü!
www.stildirektoru.com
Konsepti: Moda & Dekorasyon & Tasarım
İçerik: Tasarladığım ve ürettiğim takılarım, kıyafet kombinlerim, dekorasyon önerilerim ve hayatıma dair herşey…
Şık ve güzel görünmenin her zaman harcanan parayla doğru orantılı olmadığını görmek isteyenleri ve eğlenceli üslubumla suratlarına bir minik tebessüm kondurmak isteyenleri bloguma beklerim.
Ayrıca www.stilpazari.com adresinde de, tasarımlarımı satışa çıkarttığım, sanal mağazam bulunmakta.
> > * Neden blogunun adi stildirektoru? Varsa tatli bir hikayesi, lutfen bizimle paylas
“Stil” kavramı, Gianni Versace, Mango ve Beymen gibi mağazalarda yönetici ve türevi pozisyonlarda çalışırken, ruhuma işledi.
“Direktör” kavramını ise, bankacılık yaptığım yıllarda sevdiğim bir direktörümden esinlenerek kullandım…
> > * Kendi tarzini nasil ozetlersin, gardirobunda mutlaka olan parcalar ve asla giymeyeceklerin neler
Moda olan herşeyi giymek gibi bir saplantım yok. Bence kıyafetlerin modaya uyup uymaması önemli değildir, önemli olan göze hitap edebilmektir diye düşünüyorum.
Gardırobumda mutlaka olan parçalar tayt, yelek, beyaz t-shirt ve tabii ki gömleklerim.
Asla giymeyeceğim dediğim parçaları, gardrobumda barındırmak yerine, derneklere bağışlıyorum. Dünyamız adına, birey olarak ne yaparsak, kardır diye düşünüyorum.
> > * Yeni sezon icin okurlara neler onerirsin, hangi markalari, hangi parcalari tutsunlar, atsinlar, saklasinlar
Marka olarak şu, bu demek istemem. Kıyafet ve aksesuar bağlamında, kimsenin kimseyi genellemelerle, yönlendirmemesi gerektiğini düşünenlerdenim. Çünkü her birey kendine has özelliklerini barındırır ve bu nedenle herkesin kişiliğini yansıtan tarzlar yaratmasının daha faydalı olacağını düşünüyorum.
Ancak okuyacaklara kendimin de uyguladığı bir öneri verecek olursam; yılda 365 gün var, ve bu 365 gün boyunca yaz ve kış sezonlarında, bir kere bile giymedikleri parçaları, elde tutmasınlar.
> > * Hangi moda bloglarini ve trend sitelerini takip ediyorsun
Blog dünyası gerçekten inanılmaz çeşitlilikte… Ben de olabildiğince bu çeşitliliği keşfetmeye çalışıyorum. Elbette takip ettiğim birçok blog ve site var, ama burada bunları tek tek saymak pek mümkün değil, hepsi benim dostlarım, birini atlarsam çok üzülürüm…
> > * Moda, eglence, sanat, tasarim dunyasinda en begendigin insanlar, akimlar
Dediğim gibi sanatçı bir aileden geliyorum ve bu sebeple modaya dair öncülerden çok sanatçılardan, renklerle olan danslarından etkileniyorum. Her daim üzerimde gökkuşağı tadında birşeyler olmalı. Elle dergisi çekimimizde üzerimde hanım hanımcık bir elbise olmasına rağmen, göz makyajımda 6 renk tonu vardı.
Sanatsal anlamda ürettikleri ve giydiklerinden etkilendiğim isimlere örnek verecek olursam; Frida Kahlo, Jale Yılmabaşar, Türkan Şoray, Cemil İpekçi, Gamze Saraçoğlu, Alex Akimoğlu ve Mehtap Elaidi ilk aklıma gelenler.

> > * Ayrica baska ne soylemek istersen

Sıkı bir blogger olsam da, bazı konularda biraz eski kafalı olduğumu itiraf etmem lazım. Günümüzde internet üzerinden gazete & dergi okumak her ne kadar popüler olsa da, ben hala gazeteyi elime alarak hissetmek isteyenlerdenim. Aynı şey dergiler için de geçerli. Bloglardan birçok haberi anlık olarak alsak da, benim için her ay abone olduğum dergileri beklemek, dergiyi poşetinden çıkartıp o kuşe kağıdın kokusunu hissetmek, vazgeçemediğim ritüellerden…

ÇEKİMDE GİYDİKLERİM:

Siyah Beyaz Elbise Xanaka
Çorap Penti
Ayakkabılar Free Zone
Otriş ve eldiven Taksim’de ki pasajlardan
Siyah beyaz bilezikler Agatha
Takılar Model pırlanta
Makyaj ve saç Suadiye Gürcan & Gönül Kuaför

2006 senesinden beri basına konu olan aklıma gelen başlıkları da araya ekleyelim.

BASINA KONU OLAN HABERLERİM:

– Maison Française Dergisi
– Evim Dergisi
– BÖ!’de (Blog Ödüllerinde) Hobi kategorisi birinciliği+ödül
– Microsoft’un YTÜ’de düzenlediği panelde konuşmacı katılımcı+ödül
– Tempo dergisinde haber
– Hürriyet gazetesinde 4 defa haber
– Sabah gazetesinde 3 defa haber
– KanalTürk ile evimde 2 defa ropörtaj & çekim
– ATV’de Berna Laçin’in programına konuk
– Digiturk’te Showmax kanalında Nergis Kumbasar’ın programına 3 defa konuk
– PC Net Türkiye’nin En iyi 50 Blogu
– LOG dergisi haber
– Taraf Gazetesi haber
– ShiftDelete.net haber
– ELLE Dergisi 2010 Ocak sayısı
– Banana Repuclic 2010 kataloğu
– Kariyer Eğitim Kurumları’nda verdiğim moda semineri
– Milliyet Gazetesi 2010
– All dergisi 2010
– Pentilog Ekim 2010
– Stil Direktörü Yeni Asır Gazetesi İzmir 2010
– Haber Türk Ocak 2011
– Haber Türk Şubat 2011
– Stil Direktörü Bugga Tasarım yarışması Mart 2011

– Stil Pazarı Womenist Net Şubat 2011
– Stil Pazarı ürünleri Trendyol’da Nisan 2011
– Stil Direktörü Trendyol Röportajı Mayıs 2011 Linki bu yazımda paylaşmıştım.

– Samsung Smart TV Tanıtım Filmi ve Kamera Arkası