17 Şubat 2010 Çarşamba


Fransa / Lille Tatilinden



Yılbaşı tatiline dair fotoğrafları önceden kolajladığım için bu yoğun günlerde en azından bunları paylaşayım dedim canlar.

Bu arada demiştim ya Mart'a kalır taşınma işi diye sonunda netleştirdik, kısmetse 26 Şubat'ta taşınıyoruz. Tekrar yazayım yaşam şartları ve vakitsizlik hepimizin derdi ama onca işinizin içinde mailleriniz, aramanız sormanız büyük nezaket. Sanaldan öte samimiyetiniz için tşkler şekerler.

Görselleri anlatmaya geçeyim;

Dita Von Teese değil karışmasın :P Mademoiselle Dita von Freeze...

Fransa Lille'de oturduğumuz cafenin karşısında mademoiselle dita von freeze adlı haute couture chocolate ürünler yapan butik dükkan görsel bir şölendi.

Mademoiselle kelimesinin Türkçe sözlük anlamı; evlenmemiş fransız kadını, matmazel; fransız mürebbiye veya kız öğretmen ve matmazel olarak tanımlanmış.

Çikolatadan yapılmış bayan vücudunun yanında ki şu renkli yuvarlak olanlar makaronlar. Nerede yediysem sevemedim, sonuçta Fransız'lara özgü ya makaronlar en iyisidir dedim evet lezzetliydi ama yok sevemedim işte.

Makaronlar sözlükte şu şekilde geçmiş: "Bir Fransız tatlısıdır,bizim acıbadem ve beze karışımı gibidir. Çeşitli tadlarda üretimi mevcuttur. Mesela ;paris champs-elisee de bulunan laduree pastahanesi bu işi çığırından çıkarmıştır. En son karabiberli ve yeşil çaylı makaron ürettiklerini gördüm. Bunun yanısıra karamellisi ve vanilyalısını şiddetle tavsiye ederim." demişler.

Lille sokaklarından vitrinlerden kareler. Daha çok güzel fotoğraflar var DIY önerileri ama esinlenip yaparsam o zaman paylaşacağım. Retro ve kitsch ürünlerin satıldığı mağazalar görmeye değerdi. Evimize ciciler aldım ama hepsi kutusunda kısmetse yeni evi dekore ederken kullanacağım.

Ve yine Lille sokaklarından pazar alanı ve vitrinlerden kareler, Cemal ve Ömer. Deniz mahsülleri farklıydı, korktuğumdan fazla yaklaşamadım :) Pazarcı kadın çok şekerdi, çat pat İngilizcesi olsa da yüzü güleçti; ki bu bence daha önemli!

Matbaa gibi ozalit işlerinin de yapıldığı bir mağaza buldum. I Love NY'lardan sonra France'da olsun dedim daldım dükkana. Adama Photoshop'u açtırıp yaptırmak istediğim t-shirtün yazısını kendim yazdım tabii ki Fransızca :) Adam bana sen nereden öğrendin bunu kullanmayı diye sordu.

Dedim abi, "Dur seni bizim Türk arkadaşlar görsün bir fotoğrafını çekelim."

Birde demez mi "Sizde deve var mı?" diye...
"He dedim park halinde eve dönünce binmemi bekliyor :)"

Gerçek sandı bakıyor yüzüme :)
"Joke abisi şaka şaka, takılma sen abi" dedim :))

Sayıkladığı kelime çaydı. Biri çay ikram etti sanırım abiye sevmiş galiba habire çay çay dedi durdu.

Aksine bende çayı hiç sevmem :) Hatta dostlarım bilirler kokusu yüzünden çayı İngiliz'ler gibi sütle içerim.

Neyse anımızdan sonra devam edelim; yine sokaklardan kareler ve bizde de olan zeytinliği ekmeğine bayıldım Paul Cafe. İlk şubesi büyüdüğüm anneannemin evinin sokağında Etiler'de açılmıştı. Anneannem o zamanlar elimden tutar zorla kahvaltıda tıka basa ne varsa yedirirdi, hey gidi günler...

1889' larda Fransa'da kurulan küçük bir fırınla işe başlayan Paul Cafe, tam bir Fransız klasiği. Klasik cafe menüsünün yanında bonfile çeşitleri, krep, salata, omlet gibi lezzetlerle de menü içeriğini genişleten Paul, hafif alkollü içecekler ve paket servisi gibi imkanlarda sunuyor.

Hermes vitrininden uğurlu heykeller ve bizim için ayıp olan o el hareketi :) Peruk satıyor gibi duran mağaza aslında kuaför. Ne kadar farklı bir vitrin yapmışlar değil mi?

Kilise, yılbaşı konsepti ile süslenmiş vitrinler, meydanda kurulan lunapark ve kayıt yapan Ömi ile Cemal....

Bu seferlik bu kadar şekerler.
Üşenmeden okuyanlara da ayrıca mucukos, kissos :)

64 Yorum Oku / Yorum Yaz :

Pell-in   17 Şubat 2010 10:11  

ay pembe sandalyelere bayıldım Edi

BENİM KÜÇÜK HAYALLERİM   17 Şubat 2010 10:27  

Gitmiş kadar olduk edacığım, ama gerçeğini de görmek lazım değil mi:) Sağol bu kadar işinin arasında bize de vakit ayırdığın için:)

Fashion Mini   17 Şubat 2010 10:30  

Eda eminim süper bir deneyim olmuştur bu tatil senin için, açıkçası ben fotolara bakarken bile eglendim :)

Delfina ;   17 Şubat 2010 10:34  

Şahane fransız yazısına tşkler,resimleri de görsem şapşahane olacaktı ama evden bakarım artık...

Taşınmanız sorunsuz ve kolay olsun edicim büdücüm :)

madammoda   17 Şubat 2010 10:36  

Bebiskom yirim sini yavff, ne guzel vermisin deve deve diye tutturan amcanin agzinin payini :))
Bu arada ben de hic sevmem makaronlari, niye getirirlerki boyle seyleri ulkemize, biraksalar da vataninda kalsa oncagizlar da ;)))

pride   17 Şubat 2010 10:41  

İtalya'ya kaç gb hafızalı fotoğraf makineleri ile gidicez şeker:)))Ömi abime söyle de bize 1 tb'lık hafıza kartları bulsun:)
Resimler yine süper,İtalya bekle bizi:)

♥sibelinsu♥   17 Şubat 2010 10:41  

Ohh ohh...Edacım sabah sabah bi Fransa yapıp geldim sayende..:)
Fotolar,mekanlar,sen...herşey harika...
Not:Makaronları ben de hiç sevemedim...önüme konduğunda yerim ama sevdiğimden değil..:)

JaDe   17 Şubat 2010 10:48  

Edacım yine yine çok güzel fotoğraflar, sen sık sık Avrupa turları yap, en güzel yerleri bul, biz de arkandan gidelim şeker:)

seda   17 Şubat 2010 11:00  

çok renkli, içi dolu resimler. yaşanmışlık:)

paul cafe ve la duree'den bahsetmeyen post'a fransa post'u demem diyecektim, tabi ki edi'm yazmış, oraların da tadını iyice çıkarmış. seviyorum seni!

ne ciciler almışsındır sen şimdi yeni evine, güzel taşınmalar diliyorum tekrardan. öptümm!

reyhane   17 Şubat 2010 11:11  

Bitmeyen Stilim benim (eheh logonun altındaki yazında senfoni kelimesi bende bitmeyen senfoniyi çağrıştırdı ve bu hitap tarzı arz-ı endam eyledi yorumumda)Yeni Header süper, o 3. foto var ya ben ona bitiğim..Hayırlı ve bol stilli taşınmalar (eee bir stil insanının taşınması dahi stil içermeli) ve de kolaylıklar seninle olsun..Cafedeki pembiş sandalyeler ne romantik..Genç olsam aşığım da (eşim yane)yanımda olsa orada romantik takılsam..Mademoiselle' de pasa tıkınsam, kiloma kilo katsam.Makaronları denesem ve de sevmesem ben de.Joke abiye yaptığın şakaya yarıldım,o an müdür çağırdı,duramıyom ki katılmaktan gidem..

sibel   17 Şubat 2010 11:25  

EDACIM BENİM İÇİNDE GEZ.SEVGİLER

SEVGİ   17 Şubat 2010 11:28  

Anlaşılan güzel bir gezi olmuş ...
reimler çok hoş gerçekleri daha da güzeldir herhalde..
taşınma içinde Allah yardımcın olsun
10 sene içinde 6 defa taşınan biri olaraktan bilirim zorluğunu ..
hatta şöyle bir sözde duymuştum ne derece doğru bilemiyorum
(3 dea taşınma 1 cenaze ağırlığındadır )diye ne alaka diyebilirsin belki ne bileyim aklıma geldi işte..
sevgilerimle canım..

Prima Rima   17 Şubat 2010 11:54  

Edacığım çok teşekkürler böyle bir yazı için.Şimdi diyeceksin ki hayrola ne teşekkürü?(diyecekler daha doğrusu)uzun zamandır sabah çayım eşliğinde blog yazısı okuyamıyordum bu sabah çayımı alıp senınle başladım keyfe.Ve gercekten yazından acayip keyif aldım.
Bana bilmediğim yerleri kare kare gösterdiğin gibi neyin ne olduğunuda anlattın."Ben Fransaya gittim gezdim tozdum bakııııııın bunlarda fotolarım işte" değil bakın böyleyken böyle şurda şu yapılır burda bu yapılır bu yenir bu içilir yazısı...Ufacık ama akılda kalan önemli bilgiler bunlar.Gittiği yerler ile gösteriş yapmak isteyen bir çok insandan sonra senin gezi yazıların tadından yenmiyor be kuzum.
Çok öpdüm güzel gözlerinden:))Benden uzaklara mı taşınıyorsun yoksa?

neduk   17 Şubat 2010 11:55  

Tamam blogun başındaki resimler tamam oldu bu sefer.Elleme hep bunlar kalsın.Sevgiler.

moda_kesh   17 Şubat 2010 11:56  

hayatın geri kalanına yada geçene hiçbirşey yapamıyoruz sadece bugüne sahibiz ve sen bugünü yaşamayı çok iyi bilenlerdensin eda ablacımm neşen hiç bitmesin

stuven   17 Şubat 2010 12:07  

ne kadar renkli fotoğraflar:) ev için aldığın yeni cicileri merak ediyorum.
çayı sütle içmek mi?:)) düşünemedim bi an. sevgiyle.

Syhn   17 Şubat 2010 12:23  

deve de takıldım, gerçekten sordu mu ya. neyse seni gördükten sonra biraz fikir edinmiştir herhalde :)

bende Mademoiselle olma yolunda ilerliyorum sanki :)) tek darkı türk olmam ama olsun:)))))

Pinky   17 Şubat 2010 12:27  

hadi bakalım hayırlısıyla taşının Edicim :)

kuaför vitrini süpermiş :)

Archilemi   17 Şubat 2010 12:30  

Ahh içim gitti okurken.Çok hoş anlatmışsın beraberce gezdik.Merakla yeni ev dekorasyonunu da bekliyorum.

ŞIKELLA   17 Şubat 2010 12:39  

ohh resimlere bakarken içim açıldı yahu.çok güzel çıkmışsın gene resimlerde tatlım

"ÖRGÜELİ"   17 Şubat 2010 13:09  

Vitrin mankeni çikolata tadında:)) Blog başlık resimleri harika olmuş öpüldünüz..

Minenin Takilari   17 Şubat 2010 13:12  

bunları okuyunca ben de çok keyif alıyorum. gitmiş görmüş gibi hissediyorum kendimi. teşekkür ederim edacım :)

SvGLove   17 Şubat 2010 14:04  

Bayılıyorum bu gezi yazılarına:)İlham oluyor bize Edacım...Bahar gelsin turlara başlayacağım,senin gittiğin yerlerde fotolar çektireceğim :p
Ayrıca DIY fikirlerinde kemerleri kemerleri öne alırsan süper olur:D
Öpücükler:)

zeyno   17 Şubat 2010 14:29  

cafe fernando(cenk) dan sonra sen ohhhh, blogger lar fransada süper imrendik valla

Bebek ve Nİkah Şekercİnİz   17 Şubat 2010 15:04  

ohhh edim budum
süpermiş gerçekten..
yemediğin makaronları bana verseydin keşkeeee....

Yeşim   17 Şubat 2010 15:27  

Canııım çok güzel anlatmışsın :) Deve olayına çok güldüm süpersin. Sayende Lille'e gitmiş kadar oldum :) öptümmm...

Aytül   17 Şubat 2010 15:32  

Ne güldümm, fotoğrafların kıyısına köşesine yine bir Hello Kitty yerleşmiş:) Ahh çocuk ruhu kaybolmamış tatlı kadın seviorum seni:)))

fotograf penceresinden   17 Şubat 2010 15:35  

dolu dolu fotoğraflarla bir yazı olmuş
ama pembe sandalyeli mekan dikkatimden kaçmadı :)

Joey Potter   17 Şubat 2010 16:06  

İyi demişsin Eda'cım insan bu çağda nasıl bu kadar cahil olabilir hala. Deveymiş! Salak adam Arabistan çöllerinde bile zor bulursun deveyi bu devirde. Ahh Edacım valla çok kibar davranmışsın. Bu arada Makaronları çok sık yemesemde Beyaz Fırın güzel yapıyor. Canım çekti :))

sesiber   17 Şubat 2010 18:07  

sSndalyelerle uyumlu atkın yakıyorrr:))
deve hıı? çok güldüm Edoşum. Fotolar süper.

style m   17 Şubat 2010 18:19  

edacim,gercekten avrupa ülkelerinde en guzel dönem noel-yilbasi dönemleri her yer isikli .insan kendini masalda gibi hissediyor,yani benim icin öyle .yürüyerek carsidan gelirken kilisenin canida calarsa tam heide nin cizgi filmi gibi (ben öyle hissediyorum)

ayci   17 Şubat 2010 19:07  

banada baban seni kac deveya saticak diye soruyorlar...bende yok babam inek tercih ediyor diyorum - hani daha lezzetli ondan :)

Antigone   17 Şubat 2010 19:34  

sen amcaya desydin, benim bilmediğim mi var diye ;p

Kitap Kurduyum Ben   17 Şubat 2010 19:37  

Canım merhaba!Yoktum uzun süredir blog dünyasında!
Yeni header'ın çok güzel olmuş!Özellikle beyaz elbiseli resimlerin çok hoş:))

karabidikim   17 Şubat 2010 22:00  

ohohoh ne güzel yerler görmüşsüün tatlım .Aldığın cicileride bekliyorum.öptüm şekerim

Kasux   17 Şubat 2010 23:41  

çikoladan kadını kesip yemiolar mıymışş hep mi öyle kalcakmış yanii

Hazan Esintisi   17 Şubat 2010 23:46  

Eda'cim yayinlama su tatil resimlerini artik ama yaaa.. Iselerimi yarida birakip kacicam yoksa buralardan :)))

Bu arada daha simdi okuyorum yeni evin hayirli ugurlu olsun, umarim mutlu, huzurlu ve saglikli günler gecirirsin esinle yeni yuvanda :))

gulbahcesi   18 Şubat 2010 00:00  

şekercim hayırlı olsun yeni eviniz.Mutlu mesut çoluklu çocuklu oturun inşallah:))

ŞANSLI   18 Şubat 2010 00:22  

Canım sende benim gibi resim çekmeyi çok seviyorsun.Sen benden çok tabiki!deve sohbeti çok hoş bir anı kalmış.Ama bizim espirilere soğuk bakıyorlar onlar.Taşınmak için çok az zaman kalmış.Allah kolaylık versin.
Sevgiler...

pelince   18 Şubat 2010 09:16  

Edacım fotoğraflar çok ama çok güzel.. pastane ve makaron cenneti orası,gözüme ilk onlar takıldı tabii :) diğer fotoğraflarda harika... işlerinde kolaylık diliyorum...

öpüyorum...

♥pemb€sinti   18 Şubat 2010 09:27  

Çok güzel yerler... Umarım Birgün bizede canlı görmek nasip olur:)

nehircce   18 Şubat 2010 09:49  

Yine çok güzledi hepsi :) Yeni evin kimbilir nasıl güzel olacak..Yeni cicilerinle gönlünce döşeyebileceğin güzel bir evin olsun..Kolay gelsin canım :)

oyumben   18 Şubat 2010 13:37  

Makaron olsa da yesem.

Birileri anlatsın   18 Şubat 2010 15:12  

Ne güzel fotoğraflamışsın canım bizde anlatımında gezmiş kadar oluyoruz valla. Çukulatadan bayan vücudu bizim ülkemizde sergilense ne olurdu acaba :)) Siyah boncuklu kemere bayıldım, ne kadar güzel yapmışlar. Ayrıca matbaacı abiyle aranızda geçen deve muhabbetine koptum, birde şu heykeller var tabi...

€s®ac@   18 Şubat 2010 16:33  

edooşşş acil bir derdim var blogdaki resimlerin veya yazıların sağ tıklanmaması kopyalanmaması için ne yapmalıyım canım bilgin var mı?

dstyle   18 Şubat 2010 16:44  

allahım bir haftadır bilgisayarım yoktu, nası bişiy bu ya kesin bağımlı olduk,hemen bi stilim direktörüme bakayım dedim,o ne her biryer değişmiş,resimler çok güzel olmuş tatlım, ee ben boşuna bu işin üstadısın demiyorum:)) çok yağcı gördüm kendimi:)

*STYLEBOOM*   18 Şubat 2010 16:54  

yeni header şahaneeeeeeeee!

zui   18 Şubat 2010 19:05  

süperrr fotolar, rengarenk!o robotlar nedir , istedim hemen!

PaPErDeLiE   18 Şubat 2010 19:57  

Edacım Yeni teman süpper olmuş wauuavv diyorum.
Fransa gezisi de çok eğlenceli geçmişe benziyor, fotolar cizelll :))

Dominika   18 Şubat 2010 20:39  

yaaaaaaaaa bende gitmek istiyorum,görmek istiyorum ooffff !
O çikolata hatunu da yemek istiyorum.O robotlardan da istiyorum.. koltuğun tepesinde geçmesin hayatım bende gidip gezeyim azcık off allaaammm :))
sana da mucukos şeker.. çok mersi fotolar için :))
ı lovee yooouuuuu....

ALIŞVERİŞ CİNİ   18 Şubat 2010 21:11  

Çok güzel fotoğraflar :) Sayende gitmiş kadar olduk. Ben de ilk fırsatta bir Avrupa turu hayal ediyorum!

Ozge Sipahioğlu   19 Şubat 2010 00:11  

canım kolay gelsınnn sana yarın kolılerını getırıyorum

the Queen of Dreams   19 Şubat 2010 01:12  

oofff oofff mademoiselle macaronlarr yummmyy yummmyy nasılda canım çekti şuan pariste olmak vardı:(

Siu   19 Şubat 2010 01:39  

Sayende gitmiş kadar olduk yavru :)

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   19 Şubat 2010 02:01  


Arkadaşlar bu sefer yorumlara tek tek dönemiyorum izninizle hepinizi kocaman öpüyorum.

Malum zaman daraldı 1 hafta içinde taşınıyoruz, Nisan ayında görüşmek dileğiyle...

Header fotoğraflarımı beğenmenize sevindim ELLE dergisi Ocak sayısında çıkmıştım o zamana dair fotoğraflar yani ben stüdyoya gidip bizzat çektirmedim :)

Ev taşıma işlerinde de kolaylık dilemişsiniz bu dönem en çok ihtiyacımız olan bu zaten :) Teşekkürler şekerler.

Nisan ayı gibi kısmetse yazmaya kaldığım yerden devam edeceğim.

O zamana kadar kendinize dikkat edin :) mucikos

:.^:.:^:meraklıbeti:.^:.:^:.   19 Şubat 2010 03:08  

çok güzel resimler,deve meselesi de ayrı komik yani:))bu arada yeni evinin fotolarını da bekliyoruz edacım..çok öptümm

Cocukla Cocuk   19 Şubat 2010 23:59  

Headerin süper olmuş.
Taşınma için çok çok kolay gelsin mutlu sevinçler yoğunluklar bunlar kendine iyi bak

EBRULİ   20 Şubat 2010 08:12  

Sayfa açılınca poz poz seni görmek ne güzel :)ÜŞenmeden okudum tabi,zevkle.Çikolata bayan vücuda bayıldım:) Gelişmeleri bekliyorum,öpüyorum ;)

dikisdersi   21 Şubat 2010 03:32  

gecen akşam yorum yazayım dedim sanırım benim pc de sorun vardı ELLE nin sayısındaki resimlerine bayıldım EDİ .SÜPERDİN HER ZAMAN Kİ GİBİ,benimde kuaför vitrini ilgimi çekti ,ne güzel bizle paylaştın ,yorum yazamasamda sen bilirsin yüregim seninle ,kolay gelsin taşınma işine ,öpüldünüz efenim :)sesinide özledim çat kapı ararım :)

belguzaranne   23 Şubat 2010 14:05  

selam guzellıklerle dolu bır yaşam dıleğiyle sevgıler

♥ PINK PRINCESS ♥   27 Şubat 2010 11:06  

ah bayıldım o sandalyelere..kuaför vitrinine ise şaştım kaldım valla.

Rezil   13 Mart 2010 15:11  

Hem fotoğraflar hem de anılar ENFES. Yalnız fotoğrafları biraz Photoshoplamalı bence. En azından fotoğraflar daha aydınlatılmalı, renkler canlandırılmalı. Belki daha iyi bir fotoğraf makinası alınmalı.

Fransızcamı geliştirip bi Paris yapasım geldi vallahi... Hele o kahve, çikolata ikilisi... Ayyyyy

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   22 Mart 2010 13:40  


(:.^:.:^:meraklıbeti:.^:.:^:.) merci canım sorma resmen öyleydi :) Yeni evi tabak gibi koymayı düşünmüyorum malum nazar meselesi canım sevgiler.

(Cocukla Cocuk) merci canlarım sağolun kızlar resmen öldük :(

(EBRULİ) sen hep naziksindir zaten canım benim, sağol tatlım. En kısa zamanda yazmaya devam öperim şeker.

(dikisdersi) canımsın ne tatlı kadınsın sen ya en kısa zamanda kahve içelim şeker öperim koca koca.

(belguzaranne) çok sağol canım sana da öperim kocaman.

(♥ PINK PRINCESS ♥) pembiş kadın seversin tabii sen öperim canım.

(Rezil) merci canım, Photoshop'lanınca doğallığı gidiyor canım o yüzden alanda dar kolaj yapmak durumumda kalıyorum. En kısa zamanda Paris yapman dileğiyle. sevgiler.


Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015