Amsterdam Sokaklarından Gözüme Takılanlar

└► Bunu da önceden yazdım, yayınlandığı zaman hala Paris’te olacağım. Blogger altyapısını kullanan blogcu arkadaşlardan bilmeyenler varsa; önceden yazıp yayına nasıl ayarlanır merak ediyorsanız, BLOGGER BİLGİLERİ etiketli yazılarıma göz atın.

└►Amsterdam sokaklarında en çok bu teyzeyi sevdim. Kadın olmak yaşa bakmaz derler ya; ne kadar da doğru bir söylem. Elinde tuttuğu çantası, süslü topuzu, uçuşan etekleri ile ileride teyze olunca olmak istediğim türden entel dantel bir hanımefendi. İçine giydiği çorap ve dore ayakkabısını, bütün halinde bakınca görmezden gelebiliyor insan….


└►Taft’ta Jeffrey Campbell tasarımı zımbalı botları görünce OMG dedim! 200 avrocuk kadar beğendiyseniz sıradan bir bot alıp, sağlam raptiye çakarak da DIY‘cik yapabilirsiniz.

└►Daha önce yazdım mı anımsamıyorum ama, Perşembe günleri bunların shopping dayleriymiş, alışveriş günü hesabı ve o gün gece saat 21:00’e hatta bazı mağazalar 22:00’ye kadar bile açık oluyor. Ancak yemek olayı bazı yerlerde gece 02:00’ye kadar açık olsada, çoğu zaman yemek kalmıyor 🙂 Mac Donals’da bile düşünün yani! Hatta avrupa genelinde olduğu gibi burada da mayonez, ketçap vs ekstra ücrete tabii. Türkiye’min gözünü seveyim!

└►Şartlar ne olursa olsun, yürürken bile yavrusunu besleyen anneye, şevkatle baktım. O görmeden sevdim onu, annemi de özleyerek….
└►Oranj “kimi turuncu da der, ve annemin en sevdiği renktir, hatta mutfağı bile oranjdır Yıldız’ımın” takımlarının da rengi olduğundan, bende sıkı FB’li olduğumdan, taraftarını desteklemek için, hayatta sevmediğim komple tek renk giyim tarzına, takım sevdasına duyulan saygıdan göz yumdum 🙂

└►Hangi mağazada hangi elbiseye baksam kombinezonsuz giyilmeyecek incelikte ve astarsız! Burada hatunlar uymuş, uymamış, görünmüş, görünmemiş derdine yanmadan, tren olarak bön bön bakılmadıklarından doya doya giyebiliyorlar! Tarzı sevmedim beni rahatsız etti, burada yaşasam bile giymem, alışık değilim ya istesem de giyemem zaten ama ne yalan söyleyeyim; vurdumduymaz davranabilme özgürlüklerine de imrendim.

└►Ve yine yukarıda bahsettiğim, özgür olabilme, oram buram göründü mü, biri bana tren muamelesi yapar mı korkusu gütmeden, motoruna binebilen bayana da imrendim… Kim bilir bir gün belki bizler de, bakmak, eleştirmek yerine işimize bakabiliriz… Kim bilir?….