20 Temmuz 2010 Salı


Belçika Namur 1 / İnsan Burada Ölse de Gam Yemez



Bu kış Belçika'yı görmüş hatta Belçika tatiline dair tüm yazılarımı burada paylaşmıştım. Bu kez yolumuz üstünde Namur vardı, ve namını googledan okumuştum.

Belçika, "Asıl Avrupa" olarak nitelendirilen çok kültürlü ve çok dilli bir ülkedir. Flamanca'nın konuşulduğu Flanders kuzey bölgesi, çarpraz bir şekilde birbirine bağlanan kanalların bulunduğu düz alanlardan oluşmakta ve Ortaçağ sanatına ev sahipliği yapan Antwerp, Bruges ve Ghent -ki yukarıda verdiğim linklerde kışın bu üç güzel yeri de gezmiş ve yazmıştım, gibi kentlere ev sahipliği yapmaktadır.

Ülkenin güney bölgesi Wallonia, Fransızca'nın konuşulduğu bir coğrafyadır. Ardenes'in inişli yokuşlu tepeleri, sayısız tarihi kale, Liege, Namur ve Tournai gibi kentleri kapsar.

Avrupa Birliği ve NATO'nun genel merkezlerine ev sahipliği yapan Brüksel, "Avrupa'nın Başkenti" olarak adlandırılmaktadır.

Rotamız Paris; Edith Piaf dinlemeden olmaz... Aylar önce severek aldığım defterde Eyfel baskısı olması da güzel bir tesadüf oldu :)

Namur nasıl ama? İnsan burada yaşasa ne derdi kalır, ne sağlık problemi!

Namur (Valonca'nde Nameur, Felemenkçe'de Namen, Latince'de Namurcum) Güney Belçika'da, Valonya bölgesinde bir şehirdir. Şehir, hem Namur eyaletinin hem de Valonya'nın başkentidir. Şehir, Sambre ve Meuse ırmaklarının akarsu birleşminde, üç farklı bölgeye ayrılır. Her bir bölgeye farklı isim verilmektedir. Şehirde Fransızca konuşulmaktadır.

Belçika, kapladığı alan itibariyle Avrupa'nın en fazla kale bulunduran coğrafyasıdır. Tarihi kaleler ile dolup taşan Namur'da, en güzel örnek arkadaşlar.

Kentte ilk yerleşimler Keltler zamanında olmuştur. Bölge Ardenler'e kadar, doğu-batı ve kuzey-güney yönünde ticari bir rotaya sahiptir. Bölge bir süre Romalılar'ın eline geçmiştir. Nehirlerin birleştiği bir konum olan Namur, Orta Çağ'da bir ticaret kentinden yavaş sıyrılıp, köy konumuna erişmiştir. 10. yüzyılda ise kendi başına bir yönetim haline gelmiştir. Bu tarihten sonra Namur, devamlı olarak kapışılan ve ele geçirilmek istenen bir kent olmuştur. I. Dünya Savaşı sıralarında cephelerden birine sahne olmuştur. Sonrasında ise Belçika için ticari ve endüstriyel değerini korumuştur.



Namur önemli bir ticari ve endüstriyel merkezdir. Özellikle Valonya'nın omurgasında yer alması, onu Valonya'nın en önemli ve en stratejik merkezi haline getirmiştir. Bölgede makine, deri işleme, demir-çelik ve porselen üretimi yapılır. Namur, ayrıca Brüksel ve Lüksemburg arasında yer alan önemli bir demiryolu birleşim merkezidir.

Belçika Namur 2 yazımda; çeşitli kokuları keşfetmek için, parfüm ve eğitim setleri olan muhteşem, Guy Delforge'u tanıtacağım.

"Guy Delforge'a gelen ziyaretçiler, mekanın mistikliğine, ışık, ses ve kokuların büyüsüne, kapılıp hayatı unutuyorlar." diye yazıyordu , test edildi onaylandı...

35 Yorum Oku / Yorum Yaz :

nesrin   20 Temmuz 2010 23:36  

maşallah canım ne güzel geziyorsun. Allah sağlık versinde bol bol gez fıstığım. iyi gezmeler. çok öpüyorum. Nesroş. bu arada İstanbula taşındım. dönünce seni ararım.

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   20 Temmuz 2010 23:41  

(nesrin) sağol bebeğim, darısı başına, ayyy süper çok sevindim yazdım sana ama geri geldi mailim canım yaz bana neden nasıl oldu :) çok sevindim çok.

dikisdersi   21 Temmuz 2010 00:34  

bende camlardaki çiçeklere takılı kaldım ,ne harika yerler ,ne temiz bakılmış ah bizim tarihi şehrimiz İstanbul istanbul

modanarsist   21 Temmuz 2010 00:43  

hani sarmaşık kaplı o ev varya aşık oldum ben ona:( nası güzel nası güzelll.. o saksılardan bizim burdada pembiş pembiş ...çok güzel manzaralar...eda ablacım sen hep gez pekimi?

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   21 Temmuz 2010 01:42  

(dikişdersi) aynen tatlım, en pis yer bile temiz o kadar yani! Adamlar değer bilmiş, bizim mimarların kalıbına tükürmek gerek! Genelleme yapmayayım ama; abicim adamlar tarihi binalara Chanel açmışlar, bu sayede eski ve yeni sentezi seni senden alıyor. Bize bak yık yap, birbirinden farklı bir sürü bina, düzensiz vs :( En güzel memlekette yaşıyoruz ama bu kadar içine etmişiz ya, insanın içi sızlıyor inan :(

(modanarsist) ah bebeişim hepsine aşık oldum sorma, laf aramızda sarmaşıklı ev güzel ama deli gibi kertenkele yapıyor sarmaşık :) Benim böcük fobim var aslında bakma, nasıl olduysa böcüklü yüzük alabüldüm :) Ah keşke imkan olsa da hep gezsem, hep gezsek miniğim :)

AtolyeKedi   21 Temmuz 2010 02:49  

Canım ne güzelde anlatmışsın, kitap gibi kızsın vallahi. Evlere bayıldım, çok güzel görünüyorlar. Her yer tertemiz ve düzenli...

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   21 Temmuz 2010 03:38  

(AtolyeKedi) çok merci canım, biraz not aldım, biraz broşürler topladım, biraz googledan turizm şirketlerinden derken, derledim bilgileri. Okuyarak yorum yazdığın için asıl ben tşk ederim :) Sorma gitsin biz cam açsak leş olur evlerimiz, sokaklar o kadar temiz ki, uzan uyu o derece yani!

ipex   21 Temmuz 2010 08:46  

yaaa Sayın Direktör! çok kızıyorum sana yaaa!! neden geçen sene gelmediniz Belçika'ya?? kendi ellerimle gezdirir, en gizli butik çikolatacılara götürürdüm seni!! aşkolsun :(

şaka bir yana Dinant'ı da şiddetle tavsiye ederim. Bir de La Roche en Ardennes. küçük ama dünya tatlısı şehirler, bayılırsın :)

MODENİSE   21 Temmuz 2010 09:03  

ben de böyle evlerde yaşamak istiyorum ya baktıkça huzur doluyo insan! bir de bizim apartmanlara bak ruhsuz duygusuz konserve gibi!

reyhane   21 Temmuz 2010 09:28  

Len bacım, öyle bir anlatıyon ki, aha ben yarın bir gün Belçikaydı, Amsterdam' dı gitsem sıkılırım, zira gitmiş kadar oldumdu.Ah yanımda da bilmeyen birini götürüp, aha bura Namur şusuyla meşhur diye bir başlar sosyetemi çatlatır, sefa bulurdum.Misal geçmiş yıllarda bir akrabamı İstanbul' a getirdim,bastım cakayı,aha bura Hakkasan,aha bura ünlülerin uğrak yerisi Bebek cafe, aha bura Cihangirin bilmem ne ünlü kafesi..Dedi oyyy sen buralara hep gelirsen hemii..Oo ayıpsun çektim..Nerden gelecem halbukim, ben iyi bir okurum,köşe yazarlarından kapmışım oraları.Bir de köşe yazarlarına kızarlar mekan neyin tanıtıyor diye.Anam tanıtın arkanızdayım.Zira siz olmasanız biz nasıl caka satarık!Siz en lüks yerlerde zıkkımlanın biz de hava basalım!

bitter   21 Temmuz 2010 09:37  

şu balkon çiçeklerine bitek bizim annelerimiz meraklı sanıyordum, harikalar çiçeksiz pencere yok zaten.. anneme göstermem lazım:D

Valla senle beraber gezmiş kadar oluyorum ben çok eğlenceli:))

BAHAR   21 Temmuz 2010 09:54  

resimler harika, o balkonlardan sarkan rengarenk çiçeklere bayıldım, paylaşım için teşekkürler canım

Demet   21 Temmuz 2010 10:45  

Ah bende gidicem Namura, resimleri gordukten sonra cok merak ettim. Benim Belcikada en sevdigim yerlerden birisi Brugge, orayada bayiliyorum.
Edacim elbiseyi de ustumde cekince koyarim resmini :) Senin kombinleri zaten cok begeniyorum. Opuldun.

lolipu   21 Temmuz 2010 10:52  

Ne güzel yerler gidiyorsun Eda, imreniyorum doğrusu:)))Harika:))

Aicha!   21 Temmuz 2010 10:55  

Çok güzel resimler çekmişsin :) Eline sağlık sayende baya bir yer hakkında bilgi sahibi oldum :)

*STYLEBOOM*   21 Temmuz 2010 11:42  

edicim yaa su evlerden birinde otursak yiyip icsek eglensek beraber mis mis:) namur ne kadar simetrik, pek hosuma gitti bu:)

Syhn   21 Temmuz 2010 11:56  

belçikalı bir arkadaşım var amcası dominic bir şatoda yaşıyordu:) sen kaleleri çok fazla diyince demek doğruymuş dedim:)

! POSH BUTİK !   21 Temmuz 2010 12:56  

Gerçekten dediğin kadar varmış Edoş, ne güzel bir yermiş:) balkonlardaki çiçeklere bayıldım, sen de muhteşem tanıtmışsın bebeğim, gitmiş kadar bilgileniyoruz sayende! mujukas...

www.mkblkonsept.com   21 Temmuz 2010 13:43  

tertemiz bir şehirr,
yaaa dön artık yaaa çok uzun sürdü:(
resimler çok güzel.
Öptümmmmmm canım.

MAVİANNE   21 Temmuz 2010 14:18  

süperrrrr
fotolar ne kadar güzel
amsterdamın bu güzel masal evlerini ne güzel resimlemişsin
öpücükler sana

Deniz   21 Temmuz 2010 15:52  

Ne güzel ya sağol walla sayende gezmiş kadar olduk

Fotolarda harika sana iyi gezmeler bize de iyi seyirler.. :)

asyaselda   21 Temmuz 2010 16:34  

ne güzel evler penceresinde çiçekler film gibi:)bayıldım...

Antigone   21 Temmuz 2010 22:04  

gerçekten burada ölebilir insan! masal şehri gibi...

style m   22 Temmuz 2010 01:26  

oo eda yine geziyorsun ne guzel bol fotograflar icin tesekkürler ;DD
guzel gezmeler size.

cigdem   22 Temmuz 2010 04:25  

Evler şahane. Öyle bir evde otursam evden dışarı çıkmam herhalde:) bahçeye çıkarım tabi:)

nesrin   22 Temmuz 2010 15:18  

canım eşimin tayini çıktı. geldik. tatil dönüşünü buradan takip ederim.ararım seni mutlaka buluşalım. öpüyorum bebeğim.

ikimiz   22 Temmuz 2010 15:41  

anam o her tarafı sarmaşıklı evde çok böcek vardır ıyyy yaşanmaz ordaa

Yeşim   22 Temmuz 2010 16:45  

Yavru kuşum ne güzel anlatmışsın. Belçika'nın tarihi ve coğrafi konumu diye ödevim olsa ve ben bunları yazsam kesin tam puan alırdım ;) Çiçekli balkonları, tertemiz caddeleriyle oldukça güzel bir şehirmiş Namurcum. Ben bu adını daha çok sevdim :)

Utku'nun annesi   27 Temmuz 2010 23:00  

İmrenmemek elde değil yzdıklarınızı okurken keşke bende gezebilseydim dedirtti bana.Ne mutlu size gezin hayatın tadı böyle çıkar.Evlere bayıldım

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   2 Ağustos 2010 14:01  

(ipex) tatlım geldik ya geçen sene kışın geldik Belçika'ya, sen görmedin demek o dönem görseydin tanışır, dediğin gibi gezerdik bereber :( Dinant'ı ilk defa duydum ama La Roche en Ardennes'i merak ediyordum, hatta La Roche markasından dolayı araştırmışlığım da vardı. Gelirsen sen de haber ver bana canım mucx.

(MODENİSE) aynen canım ne güzel iafede etmişsin, "duygusuz konserve gibi!" ne yazık ki :( Mimarlarımız dandik ve proje sahipleri ne yazık ki :(

(reyhane) ahha ne edeyim cano herşey okuyan okurlar için. İki fotoğrafa bakıp geldim diye yazmama rağmen gelsene artık diyenelrde var malum :) Sonra Eşşek Feed'den Ne Anlar! diye yazınca olay oluyor haha :) Anlattıklarına koptum, demek ki sen gözü ile okuyanlardansın yavrum :) Zaten hep diyorum ya sana sen gibi olsa herkes keşke, laf olsun diye yorum yazınca inan şeytan diyor kapat yorumlara sadece yaz geç, okumak isteyenlere paylaşmak isteyenlere yazık. Öyle olsa eni tanıyamazdım misal, Yeşom'da öyledir mesela. Daha çok arkadaş var ama saçma sapn yorum yazanlar yüzünden insan yazmaktan soğuyor valla :)

(bitter) ah tatlım keşke sadece annelerimiz değil her evde yaşayanlar meraklı olsa çiçeklere de, gri binalar arasında kaybolmasak. Anneciğine selamlar, hürmetler, benimle gezmiş kadar olmuşsun ne güzel mucx.

(BAHAR) aynen tatlım, ben tşk ederim mucx.

(Demet) kesin git kuzum evet Brugge süperdir, oraya da gitmiştim bu kış merak edersen var blogda bakarsın. Kombinler için sağol canım, elbiseni çekince koyarım demişsin koyduysan ses ver bakarım canım mucx.

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   2 Ağustos 2010 14:01  

(lolipu) sağol canım daha güzelleri sana da nasip olsun.

(Aicha!) sağol tatlım, bilgilenip okuduğun için ben tşk ederim.

(*STYLEBOOM* ) ah keşke tatlım keşke, simetri hastasısın demek sende :) Aynen deli olurum, milim oynasa eşyalarım anında çakarım hihi :)

(Syhn) hadi ya vay anasını, o amca bizim de amcamız olsun Seyhan :)

(! POSH BUTİK !) ah bebeişim sen sağol asıl öperim kocaman.

(www.mkblkonsept.com) Avrupa geneli hep temiz balım ama Namur cidden aşmış kendini. Ah canım geldim sonunda da cenaze, operasyon geçirdim vs hastalıklar bitmedi nazarlara geldim. Ancak cevap yazıyorum baksana :( En kısa zamanda bolca yazmak ve sizleri de okumak dileğiyle kuzum.

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   2 Ağustos 2010 14:01  

(MAVİANNE) sağol canım ama yazımda da yazıyor, Amsterdam değil canı Belçika / Namur burası ;) mucx.

(Deniz) sağol canım benim, darısı başına.

(asyaselda) resmen film ah ah oralarda yaşasak keşke :( Yada ülkemizde böyle olsa....

(Antigone) çok güzel tasvir etmişsin aynen canım!

(style m) sağol canım, sana da nasip olsun.

(cigdem) haha güldüm buna, evden çıkmam, bahçeye çıkarım :) iyiydi bu şeker.

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   2 Ağustos 2010 14:02  

(nesrin) gözünüz aydın canım, hayırlısı olsun yuvanız için. Kesin görüşelim zaten sonunda, bir toparlanamadım malum cenaze, operasyon derken ancak dönüyorum. Öperim canım.

(ikimiz) haha kuzum, bizim ben küçükken Büyükçekmece'de yazlığımız vardı. Sahilde sarmaşıklı bir ev vardı, önünden geçerken hep kertenkeleler yürürdü görür içim kalkardı. O günden beri sarmaşıklı ev görünce bende hep aynı şeyi derim. Bu kadar olur :)

(Yeşim) muhaha annem yarıldım buna: " Belçika'nın tarihi ve coğrafi konumu diye ödevim olsa ve ben bunları yazsam kesin tam puan alırdım ;)" Sen beni güldürdün, Allah babada seni güldürsün canom :) Hahah sen gibi okuyanlara hizmet vermek görevimiz bebişim :) Reyhane'de süper yazmış baksana ona da koptum. Kuzum ben yazarken en sevdiğim Latince olan adı oldu, yani Namurcum demek sen de onu sevdin ;) hihih öperim bebeeemii, mucxxx.

(Utku'nun annesi) ah canım, ne de içten yazmışsın şeker. Bebek olayını bu yüzden erteliyoruz inan, bebek olsa gezmem biraz zor olacak, darısı size şeker :) Öperim çok.

mete_kurt   17 Mart 2012 15:17  

Selamm ben belcika liege sehri ans da yasiyorum namur cok yakin bize bnm anlamadigim bizim eski kent kimsenin gitmek istemedigi bir yeri nasil bu kadar cok. Begendin sasirdim gercekten :))) senin icin bir daha namur'a bakacagim benim gozden
Kacirdigim biseymi var ben 27 yildir belcikadayim oysa...

 Stil Direktörü    17 Mart 2012 16:14  

mete_kurt olaya şöyle bakın; İstanbul'da yaşayan ama Anadolu Hisarı, Rumeli Feneri, Çakraz vs bir sürü güzel yerden bi haber öyle çok insan var ki. O yüzden dediğimi es geçmeyin ve doğanın yeşilliğin keyfine varın. Malum bizler burada çarpık yapılanma yüzünden hasret kaldık .( Bu arada Belçika'da yaşayan dünyaca ünlü estetik cerrahı annemin dayısı da buraya da hayran .) Sizlere sevgiler ve iyi gezmeler.


Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015