7 Ekim 2010 Perşembe


Beklemek...



Arada farklı şeyler yazmak istiyor insan. Sesimi başka şekilde duyurmak, seslerinizi başka şekilde duymak...

Ahmet Ümit İstanbul Hatırası'nın sayfalarını araladım, ortak hatıralar bulmak ümidi ile...

Gece nette gezerken bir bloga rastladım... Tam kapatacakken Murathan Mungan adı takıldı gözüme, ben de bloga ☺

Blog "beklemek" ile ilgili... 
Beklemek ne zordur yahu...

"beklemek" denince akla neler geliyor?


Bazen çok yorar insanı beklemek, bazen de çok güzeldir ucunda kavuşacağına bağlı...

Fırına koyduğun kekin kabarışını, haftasonunun gelişini, mutfak camındaki minicik saksının içindeki mor menekşenin açmasını beklemek...

Ama heralde bir annenin bebeğini dokuz ay bekledikten sonra kucağına verilmesinden daha güzel bir ödülü yoktur yeryüzündeki hiçbir bekleyişin ☺ "Vay be bu cümleyi ben mi kurmuşum"


Beklenilen farklı olsa da, konusu gereği bizleri aynı oyuna dahil eder.

Asker beklemek, yari beklemek, sınav sonucunu beklemek, kan tahlilini beklemek, devlet dairesinde beklemek, uçağın kalkışını beklemek gibi.

Yukarıda da yazdığım gibi; sesimi başka şekilde duyurmak, seslerinizi başka şekilde duymak sizleri daha farklı tanımak istiyorum.

Çok merak ediyorum, sizlerin "beklemek" ile ilgili hayatnızda hiç unutamadığınız bir anınız var mı?

"Beklemek" denince bir de Aziz Nesin’in o nefis dizeleri gelir aklıma...



"Beklemek"

Gözler önünde işte
Gittikçe arınıyorum kendimden
Her giden güzelleşir
Gidiyorum güzelleşmek için
Unutulsun diye çirkinliklerim
Gelecek birisi güzeldir
Gelince güzel değil
Hele gelmişse çirkin
Yaşam, ölüm gelecek diye güzel
Ey güzeller güzeli beklediğim
Kaç saatim, kaç dakikam ya da saniyem
Artık ne gelmek ne de gitmek
Yaşamın en zor yanı beklemek
Hiçbirimiz beklemedik doğmayı,
Doğduğumuzdan beri beklediğimiz

ÖLMEK

Aziz Nesin

Not: Beni az çok tanıyanlar denize olan aşkımı bilir. Fotoğraf 2005 senesinde vapur beklerken denize fısıldadığım an'ın belgesidir....

88 Yorum Oku / Yorum Yaz :

stuven   7 Ekim 2010 22:40  

tatilin gelişini beklemek...
birinden telefon beklemek...
ilk aklıma gelenler oldu. umarım beklediklerimiz hep bu tarz şeyler olur.

bu post çok hoşuma gitti. unutmadan fotoğraf harika bütün samimiyetin yansıyor.

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   7 Ekim 2010 22:41  

stuven tatiller hiç bitmese bak buna her daim varım :) Beklediğin her telefon gelsin, güzel yürekli arkadaşım benim, ha birde güzel saçlı ;)) Çok tşk ederim canım, fotoğraf için de ayrıca öpüyorum.

zeynep   7 Ekim 2010 22:43  

öyle içli yazmışsın ki eda, benim aklıma çok farklı şeyler getirdi yazmayayım üzülmeyelim:) çok güzelsin öpüyorum seni

yasemen k.   7 Ekim 2010 22:44  

o kadar güzel yazmışsın ki o kadar içli bir yazı olmus ki!! beni benden aldı.. Edam benim ne güzel yazmıssın yaa..yerim senii yerimm!
Babam askeri bir ihale için doğuya gitmişti.. tam da o zamanlar karışıktı oralar! 3 gün nassı geçti hatırlamıyorum.ağlaya ağlaya 'beklemiştim' camlarda...:(

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   7 Ekim 2010 22:48  

zeynep canım taze gelinim, üzücü tüm duyguları yok edelim hatıra defterimizden.. Güzel olan sizlerin güzel görebilen yürekleridir. Bende öpüyorum canım.

yasemen k. tatlım aslında suya sabuna fazla dokunmak istemedim. Aslında bu ara sağlık sorunları yüreğimi o derece dağlıyor ki; inadına hayata gülerek göğüs germeye çalışıyorum... Bak bir ortak yönümüz daha çıktı ortaya! BABA SEVGİSİ... Sağ sağlim gelsin tüm babalar tüm askerler valla hala bu ülkede şehit veriyoruz ya içler acısı durumumuz ve bizler her sabah yeni güne gözlerimizi açtığımız için şükretmeyi unutuyoruz!

Sena   7 Ekim 2010 22:53  

bu yazin cok degisik ve cok
hos olmus eda abla !!!
cok hosuma gitti ..
bende denizi cok severim ve denize
bakarken ve sesini dinlerken bir
huzur bulurum sanki...

MaceraperesT   7 Ekim 2010 22:53  

saçların süper olmuş diyecektim ki bi baktım 2005 tarihli resim. bu haline getirsene gene saçlarını stil'cim..:)

Lavanta Bahçesi   7 Ekim 2010 22:54  

Eda bu ne güzel ne içten bir post... beklemekle ilgili tatsız anılar var kafamda orada kalmaya devam etsinler...
güzel bekleyişler olsun hayatımızda inşallah...

karabidikim   7 Ekim 2010 22:54  

Beklemek babam demek benim için canım.Babam yurtdışı yük gemilerinde aşçı olarak çalışırdı ve uzun süreler dışarıda kalırdı biz küçükken.Bazen 5-6 ay bazen 1 sene gelmediği oluyordu.Hep babamın geleceği günü beklerdim ve gittiğindede hep yosun kokan kıyafetlerini koklar ağlardım.Ay eski günleri hatırladım.Bunun dışında şu an beklediğim ama bir türlü gelmeyen tek şey bir BEBEK...

nihalasli   7 Ekim 2010 22:55  

Canim uzucu beklemeler yaninda kendi beklemeleri saymiyorum bile.
Esimi aksam gormeyi beklemek
annemleri ozledim tr ye donmeyi beklemek
hayellerimi ve sonucunu beklemek
vs vs..
Burada dogum yapan arkadasimi dusunuyorum 6 aylik bebekleri oldu.Bekliyor onlari kuvezlerine bakarak ve daha beklicek gelisene kadar..ve bekliyor korkuyla,endiseyle bir sey olur diye..
Fotograf sicak yazi sicak ..Guzel konu oldu;)opuyroum

yasemen k.   7 Ekim 2010 22:58  

o kadar doğru söyledin ki bebeğim.. hayat bazen o kadar acımasız bir şekilde rotasını değiştiriyor ki nereye savrulduğunu göremiyorsun,şükretmeyi bilmek lazım.. kıyamam sana için rahat olsun, hep iyi düşün iyi olsun!sıkmamaya calıs kendini ;)
evet evet bende babama acayip düşkünümdür.(:

Ekin Mutfagi by Elif   7 Ekim 2010 22:59  

Gercekten beklemek cok zor:(

Uzaga evlendigim icin, annemlerin yanina gidecegim günü dört gözle beklemesi cok zor geliyor;(((

Ve dedigin gibi edi ablacim,dokuz ay bebegini kucaga almasini beklemek heycanli oluyor:))

Allah her beklemenin sabrini veriyor cok sükür

.ankara düşleri.   7 Ekim 2010 23:02  

ne kadar içten yazmışsın...
beklemek...
sabretmek...
dua etmek...
şükretmek...
ben hepsini birbirine düğümlemiş haldeyim biliyor musun.
elbette ki böyle yapan bir ben değilim şu koca dünyada...
ama bekliyorum işte sabrederek,dua ederek,şükrederek hatta biraz da ağlayarak...

fotograf penceremden   7 Ekim 2010 23:02  

bi farklı sevdim bu postunu :)

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   7 Ekim 2010 23:10  

Sena tşkler kardeşim :) O zaman deniz yaşamımızdan eksik olmasın diyelim :)

MaceraperesT uzatıyorum zaten tatlım ancak hala sarılar çıkıyor o yüzden 3. defa zift siyah boyatmak durumundayım canım.

Lavanta Bahçesi çok sağol canım, işte insan bazen tıkanıyor, yazmak rahatlamak istiyor ama hastalıkların önüne geçilmiyor işte :( Bencede en diplere gömülsünler asla nuksetmesinelr canım. Amin inşallah canım.

karabidikim ah biz bayanların baba sevgisi... Babam olmasa ne yaparım bilemiyorum ve bu ara sürekli bunu sorguluyorum. Ama biliyorum ki artık yolun sonlarına geldik... Neyse bu konuda yazmasam daha iyi, bu sefer kaçmaktan yana kullanıyorum hakkımı yoksa boğazım düğümleniyor :( "hep yosun kokan kıyafetlerini koklar ağlardım" demişsin ya şu an gözlerim doldu canım benim ya... Ah be güzelcim bir türlü gelmeyen deme imgeleme yap diyorum bak sağlıkla gelecek o mis kokulu bebeğin yuvana :)

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   7 Ekim 2010 23:11  

nihalasli sayma canım at gerilere hep iyi olanları an emi? Sevdiklerin ve isteklerin zaten olur canım ama en önemlisi sağlık. O altı aylık bebeklerin ailesine sabır ve sağlık dilerim. Kuvez denince fena oluyorum çünkü ben yeğenimi 3 ay kadar kuvezde bekledim ama kelebek oldu gitti yuvamızdan :...( Sıcak ve sevgi dolu olalım, hayat bazen sorgulatıyor insana değerlerimizi.. Öyle bir moddayım işte :(

yasemen k. aynen canım aynen. Beni şahsen tanıyanlar her zaman hayat sana güzel derler ama bilmezler ki palyaçolarda üzülür :( O yüzden tek gayem külahımı önüme alıp, babam için bu sene ona bir torun vermek. Sıkmamaya çalışıyorum be Yasom ama 10 yaşımdan beri babam hasta, hem yoruldum hem annem adına üzülüyorum. Hem artık o kapı gibi adamın karşımızda eriyişini görmektense kaçmayı yeğliyorum. Neyse güzelliklerden bahsedelim herşey güzel olsun dostum :)

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   7 Ekim 2010 23:11  

Ekin Mutfagi by Elif biliyorum balım ama sabret, inan burası artık yaşanacak yer olmaktan çıktı. Bize bir sürü imkan sunuldu ama Ömi enişten inadına İstanbul diyor. Ok dese bir dakka durmam o derece yani! Çok haklısın balım sonu güzel olsun her bekleyişin...

.ankara düşleri. tşkler canım, ama lütfen ağlama ki güzel enerjiler gelsin sana. Şükret, dua et, inan ama sadece seviçten ağla söz mü? ;)

fotograf penceremden Ceyda'cım candansın!

yasemen k.   7 Ekim 2010 23:21  

Sana kıyamam ben her şey çok güzel olcak Edamm, sıkma canını.. Süper bi haber bu eminim bi torun babana yeni bi yaşam kaynağı daha olacaktır.. yoksa bu düşüncem kesinlikle küçük edayı mıncırıp süslemek istediğimden değil (: seni çok çok seviyorum canım..dualarım sizinle,babacığın da en yakın zaman da düzelir inş. öpüyorum kocamann...

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   7 Ekim 2010 23:26  

yasemen k. amin Yasom amin o'na birşey olunca içim çekiliyor, o kadar sevmeme rağmen bazı günler işim olmasa bile içimden gitmek gelmiyor. Yanında olunca eski sağlıklı günlerini anımsıyor daha çok üzülüyorum puff :( Hay allah ne güzel yazmışsın bak yüzüm güldü sayende :) Biliyorum bebeğim biliyorum sevgimiz karşılıklı, 1 ay sonra sağlıkla göbeklerimizi tokuşturacağımız günü bekleyelim ;) Amin canım tekrar sağol, öperim çokca!

nihalasli   7 Ekim 2010 23:33  

Canim benimmm ya..Dogru diyorsun;)

MoR KeLeBeK   7 Ekim 2010 23:46  

Dünden beri beklemek hayatımın en sinir bozucu olayı oldu Eda'cığım.
Belki blogumda okumuşsundur.
Gereksiz yere belki de o an düşünemediğimden dolayı hastanede bekledim, bekletildim.
Şuan oğlumun sağlıklı olmasıyla bunu sindirmeye, hazmetmeye çalışıyorum.

Paylaştıkça azalıyor...

Dediğin gibi oğlumu kucağıma almayı deli gibi beklemek ve hatta erken doğuşuna bile sevinmek benim hayatımdaki en güzel bekleme anıydı...

Beklemek ile ilgili sinirli ruhumu hatırlatırken oğlumu bekleyişimi hatırlamak bana iyi geldi. :)

Teşekkür Ederim... :**

pelininstyle   7 Ekim 2010 23:46  

Edacimmm:) mesajini okudum simdi.:)) super haber. ne yazik ki benim twitterdan ben hic bisey gormuyomusum. bircok mesaji gormedigim gibi senin Fransa olayini da gormemisim:)
Emailine girmeye calisiyorum giremiyorum ama neden anlamadim.
benim bilgisayar ve internet bu ara bana killik yapiyo:)
becericem mail aticam hemen:)

ŞANSLI   7 Ekim 2010 23:53  

Canım ya ne olursa olsun beklemeyi hiç sevmiyorum.Biran önce gelen gelsin::))
Sevgiler:)

öznur-ata   7 Ekim 2010 23:55  

Edacımcım .))HAyatta en NEFRET ettiğim şeydir beklemek...heer şey çabuk olsun isterim ben HAYATI KAÇIRMAK niyetinde değilim..bu yüzdendir ki hamileliğim bile kısacık geçti...özel biraz anlatırım..benim yüzümden stresten oğluşum 8 buçuk ayda doğdu..ki bir de epidiral anesteziyle (sezeryan)doğum yaptım..çabuk dikin vee en önce ben görücem o benim çocuğumm.ve ilk ben ben gördüüümm..modunda..ama öylee:))acayip soğukkanlıyımdır..ben bile şaşarım kendime...ama Ata'nın o küçücük 2 dikişinde beni dışarı çıkarıp delirttiler ya tek aklımda kalan buuu...belki de en yakın olduğundan..ve dikişlerimiz ptesi alınacak..anasının oğlu..daha şimdiden yaramazlıkta 1.

Ayshenur   8 Ekim 2010 00:22  

bişileri deli gibi bklioruz,kavusmayı düşlüyoruz sonra o an geliyor ve bi noktaya dönüşüveriyor sonra bir sonraki bkleme anı,sonra bi sonraki...
Bir de bakıyoruzki ömür geçmş..

Şu sıralar tek beklediğim (iktisat 4.sınıtayım cnm) bu dönemin bitmesini 4 hatta 8 gözle bekliyorum:(

ozgur   8 Ekim 2010 00:32  

Beklemek deyinceee...
Bekletilmekten hiç hoşlanmadığım,ama genelde benim de her yere geç kaldığım geliyor aklıma da...
Hastalık+BABA deyince ,okuyunca,yazınca...
dağılıyorum oralarda...
13 yıl da bitti bu sene babişkomu kaybettiğim ama acısı hiç geçmedi hiç:(

sevilay   8 Ekim 2010 00:32  

ne güzel yazmışsın edam....

ÖRGÜÇANTAM   8 Ekim 2010 00:44  

hergün danteller boncuklar ekler güzelcim güzellikler hazırlar bakayım bugün ne varmış dedim. duyguları, özlemleri hatıraları yaşadıklarını eklemiş beklemek denilen zincire. keyifle okudum canım benim o kadar çok şey beklendi iz bıraktıki uzar gider. en taze olanı;bende biliyorsun 50 gündür uzaktaydı oğluşum bir hafta önce ceee dedi geldi ertesi gün canını görmeye onun yanına gitti yarın gece birlikte gelecekler izmire yani hala bekiyorum :))))
sağlığımız ,keyiflerimiz yerinde olsun hep birşeyleri bekliyelim canım. Beklemediğimiz gün, umarım ogün hepimizden uzaktır. mektup olduuuu mektup:))))) kocaman öptüm

Yeşim   8 Ekim 2010 00:52  

Beklemek... O kadar içten yazmışsın ki her satırın yüreğimde başka bir bekleyişime dokundu. Yazını okurken içimden Necip Fazıl Kısakürek'in şu dizeleri geçti : "Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar."
En büyük bekleyiş sevgiliye (anne, baba, kardeş, eş, sevgili, çocuk) dair olandır. Kardeşimin askerden dönüşünü beklemek zordu. Ama beni en çok bekleten annemin işten dönüşüdür. Çocukken oturduğumuz evin eşiğinde oturup annemin işten gelişini beklemek en zoruydu bekleyişlerimin. (Allah hiçbirimize kötü bekleyişler nasip etmesin) Vapur beklerken denize fısıldadığın anın büyüsü sardı beni. İstanbul'da beklemeyi özlediğim andır :) Şimdi de sana sarılacağım anı bekliyorum :) Eniştem gelmiş hoş gelmiş :) Gözün aydın balım. Cemal kardeş de varmıştır sağ salim sanırım :)

Chido's   8 Ekim 2010 00:53  

Canım Eda'm ne kadar yürekten yazmışsın dostum allah kavuştursun öncelikle.
Benim için en güzel beklemek Ece'yi kucağıma vermeleriydi sanırım en zoru da eşimin ameliyatını beklemekti.
Güzel şeyleri beklemeyi diliyorum.
Seni kocaman öpüyor böyle postları daha çok görmek istediğimi de belirtmek istiyorum :)

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   8 Ekim 2010 00:58  

MoR KeLeBeK canım benim ya geçmiş olsun, bakıyorum az sonra. Uyumadım inan görmedim daha :( Ben tşk ederim canım, madalyonun öbür tarafından bakacak olgunluğa eriştiğin için :)

pelininstyle evet tatlım geld edin bak yeniden geliyorum :) Mailin geldi cevap yazdım sana öperim.

ŞANSLI haklısın ablacım ama şerden yana olsun gelen. Sevgiler.

öznur-ata "HAYATI KAÇIRMAK niyetinde değilim." ne güzel demişsin canım aynen. Hahah ne alem kadınsın yahu :) Aman aman iyi bari canım sağlıklı olsunda gerisi boş. Ben hayatta soğukkanlı olamıyorum formülü nedir) :)

Ayshenur yavrum bu yaşta deme böyle ya. 8 göz demiş haha, inan değerini bil sonra özlersin. Şimdiden kolaylıklar ve başarılar dilerim tatlım.

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   8 Ekim 2010 01:10  

ozgur ablam, ah aynen be ablam ne yazık ki trafik faktörü de var. 3 saat önce çıksam bile ucu ucuna yetişiyorum. Ah ah geçmez nasıl geçsin :( Nur içinde uyusun amcam, allah sabır versin ablacım.

sevilay güzel dostum sorma biliyorsun zaten durumları darmadagınığım :(

ÖRGÜÇANTAM ablacım, "beklemek denilen zincire" seviyorum senin devrik cümlelerini! Kendime benzetiyorum seni, beni sana, seni bana yakın kılan cümlelerden öte olsada... Ee ne edersin ablam, dediğin gibi o senin canın, onun can'ı da yavrusu :) Güzel bir bekleyiş olsa gerek :) Ne mutlu sana ablam. Olsun böyle mektuplar her zaman olsun. Amin diyelim öpelim ablam.

Yeşim dostum, ah be canım bilirim bilmem mi, hemde baboşum bu dizeleri çok sever, sesi çok güzeldir bizlere hep türk sanat müziği ve şiirler okurdu. Yıldırım Bekçi hocam derdi babama. Sen bilmeden yine bam telime dokundun be kadın! Ah sen atlatmışsın canım benim kardeşim hata masterda bilemiyorum aklım çıkıyor düşündükçe :( Annesinin güzeli, hele o kokusu yok mu! Ana gibi yar olmaz derler ya ne kadar doğru be canım. Amin canım amin. Ah evet bir an evvel gelsin o an artık :) Sağol kuzu geldi jetlag olmuş garibim dile kolay 11 saat uçtu, Cemoş varmış hatta Skype yaptık şimdi, sana da dnüyorum az sonra Skype hesabını ekliyorum. Öperim dostum.

Chido's balım sağolasın geldi sağ sağlim şükür. Ah eski dostum enişteden tut Ece'ye kadar senelerdir neler bekledin sen bilmem mi? Sabırlı hatunum benim. Hihhi bende mucxxx okdir daha sık yazarım o zaman şeker.

sevimlihayat   8 Ekim 2010 01:15  

beklemek denince benim aklıma ne düğün gübümü beklemek nede tuğbayı kucağıma alacağım günü nede böyle şeyler tek acı beklemek annemin yoğun bakıma girdiğinde geçen her saniyeleri saymak ve sonrada o büyük acı ve bu acı nasıl geçer diye beklemek
kardeşimin askerden gelişini beklemek babamın düğün gününü beklemek ve artık hiç çalmayacağını bildiğim ama yıllar geçsede hala telefonumu annem arayacakmış gibi beklemek aramışmı diye bakmak
bendeki beklemeler hep acı hep hüzünlü
canım ya o kadar içten ve samimibir yazı yazmışsınki bende yüreğimdekileri döküverdim birden kusuruma bakma artık

ikimiz   8 Ekim 2010 01:15  

edammm ağlatacaksın beni ya canım benim nasılda içlenmişsin ne kadar güsel cümleler hayatımda gördüğüm en anlamlı cümlelerdi onlar bend eçok iyi bilirim annemin kalp krizi geçirdiğinde yoğun bakımdan çıkmasını beklemek ve hala birgün herşeyin düzeleceğini beklemek canım benim öminle, baboşunla ailenle hiç ayrılma hep beraber mmutlu yaşayım hep mutlu olun gülün bitanem benim sana bu sözler hiç yakışmamış hüzün sözler bunlar sen bizleri güldüren neşelendiren hayatın doğal bitmeyen neşesisin sen hep gül... ama orda bir güzel yorum vardı onu .çok sevdim bebeğinin doğuşunu beklemek bende bekliyorum edimin güseller güseli bir kızı olsun tıpkı annesi gibi oda sen gibi annesinin kıyafetlerini giysin annem olmasa ben napardım desin :D senin onu süslemeni cimcimeyi sıkıştırıp öpmeyi bekliyorum :D

www.modaduygusu.com   8 Ekim 2010 01:50  

kariyerimde planladığım noktaya geliceğim zamanı bekliyorum ve belki benim bi sevgilim vardır ama hala tanışmadık.Onunla tanışıcağım günü bekliyorum. Bu iki beklediğime kavuştuğumda bi gün babam bize mangal yapıcak ve herzamanki gibi babamın pişirdiği lezzetli etleri mideye indirirken benim ve masadaki tüm sevdiklerimin yüzlerindeki mutlu gülümsemeyi bekliyorum.
bide Blogumun istediğim noktaya
gelmesini bekliyorum.
Seni de Allah kavuştursun en zoruda sabretmektir zaman geçmek nedir bilmez ,bilirim..

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   8 Ekim 2010 02:09  

sevimlihayat ne demek asıl ben tşk ederim. Şu sanal ortamda acılarımızı sevinçlerimizi paylaşıyoruz. Güvenip yazmışsın sen sağol asıl! Boğazım düğümlendi :( Annem arayacak mı diye bekledim bakıp durdum dedin ya :...( Toprağı bol, mekana cennet olsun anneciğinin.

ikimiz canım benim sizleri üzmek değildi amacım. Bazen insan silkelenmek istiyor, ne bileyim ya. Yani gez eğlen ok zaten bunlar sağlık sorunlarından kaçışım benim. Ailemde yıllardır bitmek bilmeyen sağlık sorunları var ve bunlara rağmen dediğin gibi neşeli olmaya çalışıyorum. Ama işte yoruluyor be insan canım. Annen içinde çok üzüldüm ya ana baba gibi yar olmaz diyorlar ya ne kadarda doğru! Kuzum seninle az özelden yazışmadık, o kadar huzur doldu ki içime hepinizin desteği paylaşımları bana sanaldan öteye geçtiğimizi hissettiriyor. Bakalım sağlıklı bir bebek versin rabbim ve kalbi iyi bir insan olsun. Gerisi boş inan. Öperim canım.

www.modaduygusu.com inşallah olur be canım. Hahah beyaz atlı prens var inan ki sana doğru gelsin, sürekli imgeleme yap demiştim sana tanıştığımız zamanda unutma bunu emi? Ne güzel demişsin benim içinde hüplet eme kuzu etiyse kendin için ye sevmem :) Bu arada blog demişsin. Ben sana ne diyorum hep, oluruna bırak koyver gitsin, sadece sen ol. O zaman emin ol istediğin yere geleceksin.

Başarı popüleriteden çok insanların seni sevmesi, acına, sevincine ortak olmasıdır sakın unutma bunu Duygu'cum :) Kavuştuk canım bu sabah geldi :) Sağolasın

ikimiz   8 Ekim 2010 02:14  

edam benim evt çok yazıştık hepsi sanaldan ama seni öylesine tanıyor gibiyim ki seni öylesine seviyorum ki senki seninle büyümüşüm sanki sen hep benim yanımdaymışsın gibi hissediyorum, doğru söylüyorsun insan bazen sirkelenmeli hayatın farkına varmalı kendi kendini avutmasınıda bilmeli ama hayatın gerçekelrinide sen bizlere o kadar güzel anlatmışsınki evt üzüldük ama hayatı tanıdık o kısacık cümelerle başardın bunu seni çokk çok çok ve çook seviyorum edam ...ne diyelim bu duygu selni kapatalım :D hayatın draması varsa rondanun kreması var :D seni çok seviyorum edam hayat senle güzel hayat senin twitpiclerinde süper... vallahi ömi ne kadar şanslı kesinlikle bunun farkında olduğuna eminim ve bende öleyim sana rastladım ...

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   8 Ekim 2010 02:26  

ikimiz "seninle büyümüşüm sanki sen hep benim yanımdaymışsın gibi hissediyorum" ne güzel ne içten demişsin ah be kuzum! Tanımadan sevmek, güzelliklerde buluşmak budur, aynen canım benim. Esta piti be canım, aslında hepimizin içinde neler neler var, ben sizlerden, siz benden birşey alıyorsunuz, yoksa benim ne haddime be cancan :) Ya süpersin sen ya :) "hayatın draması varsa rondanun kreması var :D " haha ee bunun üzerine acıktım desem dur bir iki mutfağa fare olmaya gideyim :) Sağol canım çıktım bu moddan :) Hihi twidine banarım iste yeter ki :) Mırr farkında kuzum farkında sağolsun, son fotolarıma neler yazmış faceden ancak bakıyorum. Her daim güzelliklerde buluşalım canım, yüz yüzü de tanışmak dileği ile. Allah rahatlık versin mucx

deniz   8 Ekim 2010 02:48  

hep mutlu ol sen abla..hep gül fotoğraflarında ki gibi.beklediğin ne varsa yanında yakınında olsun..beklediğin haber,beklediğin telefon,beklediğin sağlık gelsin,beklediğin huzur mutluluk hep yanında olsun..hep gül ki bizde örnek alalım seni..

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   8 Ekim 2010 02:50  

deniz canımm, bu devirde böyle güzel kalpli, destek veren, mutlu eden dişiler oldukça asıl ben sizleri örnek alıyorum be canım. Bloguna geleyim oradan da öpeyim seni dedim ama yok sanırım, buradan öptüm sardım say :) Amin be kardeşim, her daim her güzel yürek için. Tşkler tatlım ;)

arzu sonmez   8 Ekim 2010 03:57  

Canim Allah kavustursun! Beklemek zordur. Ben esimin askerligi, 21 gun de olsa zor gelmisti beklemesi:)Bir de ben nisanliyken Tr'de O burdaydi, zaman hic gecmek bilmedi!Allah sewdiklerimizden ayirmasin hicbirimizi..

Unicorn   8 Ekim 2010 06:44  

Senin hamile kalmanı bekliyorum desem kızar mısın? :),eğer senin gibi özgür ruhlu bir insan bunu yapabilirse, ben de kendimde bu cesareti bulabilicem çünkü :)ayrıca böyle hazırlıklarını falan duymak istiyorum,odasını süsleyişini,kıyafetlerini,senin ruh halini çok ama çok merak ediyorum çünkü kendime çok yakın buluyorum senin düşünce tarzını.ben de çocuk sevmeme rağmen korkuyorum.hamile kalmaktan,acı çekmekten,bebek ağlaması dinlemekten,vs vs.Ama anne olunca Allah sabrını veriyordur herhalde....Sevgiler canım...

gençbiranne   8 Ekim 2010 08:31  

evet edoş benim en uzun en heyecanlı bekleyişim 9 ay sürmüştü:))yani hamileyken.
hem heyecan hem merak hem endişe çok karışık duygulardı.
bide babamın seferden dönmesini beklemek..uzun yol kaptanıydı çok şükür emekli oldu:)

hadi dön artık da buluşak yaa

Fatma Özen   8 Ekim 2010 08:42  

Meleğim! Sabah sabah dağıldım. Postu okurken gözlerim doldu, ama yorumları ve senin cevaplarını okuyunca ılık ılık süzüldü yaşlar. İnsanoğlu ne garip; kilometrelerce ötelerde, yüzlerini bile görmediği insanların dertleri sıkıntıları onları ağlatabiliyor. Yada ortak paydaları var. A bunu sadece ben yaşıyorum sanıyordum dedirtebiliyor. İşte o duygular ağlatıyor beni. Hissettiğimiz duygular hep aynı tazelikte kalıyor. 10 yıl önceki bir acıyı hatırlayıp yine gözyaşlarına boğulabiliyoruz. En güzel özelliklerimizden biri bu bence.
Seni çok ama çok seviyorum. VE kocaman öpüyorum güzel meleğim.

Miss Sensible   8 Ekim 2010 08:58  

Bekliyorum bir şeyi, daha doğrusu olup olmayacağını bilmeden. Sadece bekliyorum sonucunun olumlu olması duası ile. Bu belirsizlikte beklemek en zoru benim için :(

ebrulikedi   8 Ekim 2010 09:09  

ah eda tam da kanayan yarama dokundun.içim cız etti okurken.eşim başka şehirde işe başladığından 2 haftadır ayrı şehirlerde yaşıyoruz.ve bilmediğimiz bir vakte kadar bu böyle devam edecek.yarın akşam bizi görmeye gelecek.ben de heyecanla yarın akşamı bekliyorum.zor.çok zor beklemek.sabretmek ondan da zor.
eşimin kpssyle atanmasını beklemek,temyizdeki davamızın sonucunu beklemek,çankırıdan kurtulmayı beklemek,kocama kavuşmayı beklemek,güzel günlerin gelmisini beklemek,...

balgözlükız   8 Ekim 2010 09:10  

yazıyı okuyunca aslında benim de çok şeyi beklediğimi anladım :)hala bekliyorum..gecen hafta gittiğim iş görüşmesinin olumlu cevabını,şuanda çalıştığım işten hayırlısıyla ayrılmayı(cok sıkıldım cunku),erk.ark.ve ailem arasında kalmamayı bekliyorum..en çok aklımda kalan ise 2009 nisanda babamın trafik kazası gecirip 9 saat ameliyattan cıkmasını beklemek!beklentiler hiç bitmeyecek zaten hayatta,ama iyi şeyler bekleyelim hep :)
optum seniii :)

Lilacsmell   8 Ekim 2010 09:12  

Ne güzel yazmışsın öyle.Umarım hep sonunda mutluluk olan şeyleri beklersin :)

Assenol   8 Ekim 2010 09:34  

Beklemek gerçekten güzel bir şey ama benim gibi bekleyip sonunda en büyük hayal kırıklığı ve 4 sene sonunda bir mail ile baş başa kalmak geliyor artık aklıma :( Üzerinden 3 yıl geçmiş olsa da :( Seni ve diğer seni seven herkesi Allah beklediği insanlardan beklemediğinden daha fazla karşılığı almayı nasip etsin canım benim :)

derya öz   8 Ekim 2010 09:52  

Edimmm, canım benimmm, ne de güzel yazmışsın, bize pek birşey bırakmamışsın, ben de hayatta beklemeyi sevmeyenlerdenim aslında, sabırsızım, hemen olsun isterim, hemen gelsin, ne olursa olsun:))) Allah beklediğimiz herşeyin sonucunu güzel etsin inşallah tatlım. kocaman öpüyorum seni canım benim.

Aslı   8 Ekim 2010 10:00  

Blogu da sevdim senin böyle yazmanı da. Sık sık yap bunu derim, nacizane.
Beklemek bizim yaşamımız, vapur beklemek, gün beklemek... Benim hayatım haftasonu beklemek ile geçiyor ve kızıyorum kendime bunu yaptığım için. İnsan bekleme kısmına gelince, kocam askerdeyken onu bekleyişim geldi birden aklıma, o ne heyecan, sıkıntı karışımı ruh haliydi, haıtrlayıverdim.
Allah herkesi beklediğine kavuştursun, ne diyeyim.

ŞIKELLA   8 Ekim 2010 10:01  

samimiyetini, samimiyetindeki sıcaklığı seviyorum.

touch the sky   8 Ekim 2010 10:24  

Edacım bir de romantik olmadığından bahsedersin bu yağmurlu sonbahar sabahında beni bile hüzünlendirdin ve aklıma kocamı askerdeyken beklediğim günler geldi, Ankara'nın soğuk kara kış günleri ve evde tek başına uyumaktan korkan ben (muhteşem ikili)
korkumdan yatak odasındaki yatak yerine salondaki camın önündeki koltukta tam 6 ay yattım, mantıkta cama yakın olması, saçma ama işte insan korkunca böyle saçmalıklar olabiliyor...
Veee tabii beklemek en zor olan kısmı, giden için de zor ama bence kalan için daha bir zor beklemek...

! POSH BUTİK !   8 Ekim 2010 10:55  

Ay canım benim ne güzel yazmışsın!! :) bir solukta okudum. beklemek deyince hem hüzünlü hem de ümitli beklemeler geliyor aklıma hüzünlüleri es geçelim, ümitli beklemeler güzeldir be Edoşşş! Ben de sevgilimi 4 sene bekledim yurt dışından gelmesini, yada sevdiğinden telefon beklemek bunlar hep güzel beklemeler ama Allah hiçbirimizi ameliyat kapısında bekletmesin bir daha İnşallah! O beklemeyi de yaşadım,o beklemeler insanın hayatından götüren beklemeler! Onun dışında keyifli ve heyecanlı beklemeler de var, bebek doğumunu beklemek, en yakın arkadaşın sana geldiğinde çayın demlenmesini beklemek;)Bir de BEKLETİLMEK var edoş ona işte hiç tahammülüm yok! Bir de şu call centerlarda iğrenç bir müzik eşliğinde telefonun ucunda insan sesi duymak için beklemek, trafikte beklemek ya da randevu saatinde orada olmayan birini beklemek! Bunlar en tahammül edemediklerim... Ama sonunda en güzelini Aziz Nesin yazmış, bir nevi hepimiz ölmeyi bekliyoruz en doğrusu da bu aslında:(

Seyyah   8 Ekim 2010 11:05  

Beklemek çok yorucu bişey bence.
Sevgilimle ayrı şehirlerdeydik ve hep bekliyorduk, gün sayıyorduk. Şafak koymuştuk adını. Her gün şafak sayıyorduk. Son kez 40 tan başlayıp "0" a geldiğimizde "EVET" dedik. Şimdi de akşam olup eve gelmesini bekliyorum :)
Beklerken onu ne kadar sevdiğimi düşünüyorum mutlu oluyorum :)
Ve şimdi düşündüm de bir daha 40 sayıp şafak beklersem "EVET" yerine "ŞAFAK" diyeceğim :)

pride   8 Ekim 2010 11:12  

Ben de dün hasta hasta Sencer'i bekliyordum Bursa'dan dönsün diye!Ne hissettiğini az-çok anlıyorum kankam,ama beklemek de güzel yaaa:))Sonunda kavuşmak var çünkü:)

KELEBEkuS   8 Ekim 2010 11:34  

Beklediğin en güzel şeyler o an senin olsun, hiç bekleme, bekletilme emi:)

Her şey gönlümüzce olsun tatlım. Ben de bekleyen arasındaki yerimi aldım yaklaşık 1 yıldır. Erkek arkadaşım okumak için gitti... Ve daha çok bekleyeceğim. önümde 3 yıl okulu,askerliği vs bir sürü şey var.. Umarım sonu mutlu olur, unutulmam:(

Beklemenin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum, "gidiyorum.." dediğinde özlemeye başladım. özlüyorum bir sonraki gidişini. ne demişler ; "zaman senleyken yetmiyor, sensizken geçmiyor." bütün bekleyenler umarım mutlu sonlanır. sevgiler canım..

reyhane   8 Ekim 2010 11:36  

Beklemekle ilgili unutamadığım anım şudur=İlk oğluma hamileyken, daha doğrusu gerizekalı bir doktorun hatası nedeni ile düşük yaptın demesi ve kürtaja gerek yok düşmüş zaten demesi ile nasılsa hamile değilim diye bir ilaç tedavisine başlamam,düşük nedenine yorduğum sürekli kanamalarım,depremden sonra tüpraş patlayacak diye uzak bir köye sığınarak çadırlarda yatmamız,sallandıkça kanama artması, bir süre sonra rüyamda yaşlı bir dedenin sen hamilesin ilacı bırak demesi, sabah hemen dr. gitmem ve ben yeni bir hamilelik derkene ilk hamileliğimin devam ettiğini öğrenmem,belki de düşenin ikiz eşi olduğunu öğrenmem, akabi doktor doktor gezmem, ilaç çocuğa zarar verdi mi diye,çoğu verdi diyor, azı yok diyor,aile bölündü alınsın alınmasın.EŞim, ben ve kayınvalidem aldıralım diyomiyoruz bir türlü.En son gittiğim bir doktorun sen doğum yapıyorsun komşu bebeği görüyor bu çocuk özürlü demesi ile çocuğunu öldürüyorsun demesi ona göre karar ver aldır veya aldırma demesi,uzattım, uzun lafın kısası,işte o çocuğun doğduğu anlarda sezeryan narkozuna aldırmadan yarı kendimde yarı değil, başımda kim varsa çocuk sağlam mı diye sormam,ve o bebeğimin dünya güzeli yüzü o doğana kadar acaba özürlü doğar mı kabusumun ve bitmez beklemelerimin sonuydu canommmmmmm..

Sanemiko   8 Ekim 2010 12:12  

beklemek deyince aklıma ilk gelen şey öss yerleştirme sonuçlarının açıklanacağı gün oldu..yazları 1 -2 lere kadar uyuyan ben o gün kurulmuş saat gibi sabahın yedissinde fırladım yataktan tabi sonuçlar öğleden sonra açıklanacağı için daha çok vardı nasıl geçti bilmiyorum oca saat...yazlık yerde olduğumuzdan o zman yoktu evimizde internet bağlantısı ve çeşmede bir internet kafeden bir gün evvelden sıra almıştım tabki de ilk sıray:)saat geldi çatıı cafenin önünde bizim gibi yazlıkçı sonuç bekleyenler upuzunnn kuyruk oluşturmuşş ilk ben girdim içeri ve bilgisayar ekranında ilk tercihim olan yettepe sinema tv yi %100 yök burslu kazandığımı görünce sevinçten deliye döndüm tabi...internet kafenin sahibi de en az benim kadar sevinmiş bağrıyordu açılışı bursla yaptık diye:) vu benim için en sıkıcı ama hiç unutamadığım bekleyişti mesela...ben daha güzel şeyleri sabırsızlıkla beklemeyi severim izmirden istanbula gelecek olan ailemi,yaptığım bir alışveriş için kapımı çalacak postacıyı,okuldan çıkıp eve gelecek mumuyu,güzel bir cafede gelecek güzel bir yemeği...:)bu arada bu yazınla senle bir değişiklik sezdimmmmmmmm bir duygusallık, bir tatlı huzur nedennn aaceebaaaaaaaaa:))?

Judy Abbott   8 Ekim 2010 12:19  

ne kadar içten dökmüşsün içini Edacığım.
Beklemek deyince aklıma soğuk ve yağmurlu havada otobüs beklemek geliyor. işten çıkıp yaşamaya başlamak için akşamı beklemek... küçükken doğumgününde gelecek olan hediyeleri beklemek... bir de bayramda aileyi beklemek:)
öptüm seni.

Syhn   8 Ekim 2010 12:29  

ve ömür beklemekle geçip gider..

daha fazla konuşmak istemiyorum bu konuda :/

Zeynep   8 Ekim 2010 13:26  

sonucunu bilmediğim şeyleri beklemek beni sakin sakin çıldırtır..
eşimi askerdeyken beklemiştim birde bazen boğulucağımı hissettiğim zamanlar olmuştu..eğer sonunda değecek bişey varsada beklemenin verdiği haz muhteşem olabiliyo :)

enne   8 Ekim 2010 13:32  

2005 yılında 22 Ocak günü kızımı doğurduğumda yenidoğan sarılığı olduğunu öğrendik. 24 saat mor ışık altında, gözleri bağlı (açarsa kör olacaktı) küvözde kalması gerekiyordu. Küvözü odama getirdiler, annem de yanımdaydı. Tam 24 saat kızımı bekledim, uyumadan. İşte o bekleyiş en zor bekleyişti benim için. Çok şükür o günler bitti, kızım ve oğlumla en mutlu anneyim ben dünyadaki.

Bubenmishim   8 Ekim 2010 14:18  

hepimiz bişeyler bekliyoruz..kimimiz biraz umut,kimi ümit,kimi deva vs. aslında bunları beklerken asıl olan yarınımızı bekliyoruz..mutluluğun daim olmasını,sağlıklı olmayı bekliyoruz...analar pencere de geliçek yavrusunu,aşıklar ise eli iş gören yavuklusunu bekler yavrum.. ve beklemek, bekleyen ile bekleten arasında bir bağdır aslında…
duygusal arkadaşım benim aramıza hoşgeldin:)))

devince   8 Ekim 2010 14:23  

Beklemek güzeldir aslında,ayrı bir heyecanı var.
Eşimle evlenmeden önce farklı şehirlerde olduğumuzdan telefonunu beklerdim.Dahada önemlisi postcıyı beklerdim.Yazdığı mektupları almak için...Komşumuzun, küçük kızı, benim dört gözle beklediğimi bilir postacıdan kaptığı gibi getirirdi mektuplarımı.

silvia Navarro   8 Ekim 2010 14:34  

great post!!! love your blog!!!!
xoxo

1sillaparamibolso

Modapark.Net   8 Ekim 2010 14:43  

asker sevdiceğimi beklediğim şu zamanlarda yazdıkların öyle hoşuma gitti ki...
beklenen gün gelecekse çekilen çile kutsaldır diyorum :)
büyük hasretle, geleceğimizin hayalleriyle askerimi bekliyorum...

Tibetin annesi   8 Ekim 2010 15:23  

Tibet'in gelişini o kadar heyecanla beklemiştim ki... Eşimin askerden izne gelişini beklemiştim heyecanla, nişanımız yapılacaktı, doğal olarak nişanımızı beklemiştim heyecanla. Yurtdışına çıkmış eşimi ne kadar sevdiğimi anlamış, ona kavuşmayı beklemiştim yine heyecanla....

NİLMOON   8 Ekim 2010 16:21  

MERHABA SEVGİLİ EDDOŞŞ..
BEKLEMEK GÜZELDİR, GELECEKSE BEKLENEN,BEKLENEN GÜN GELECEKSE, ÇEKİLEN ÇİLE KUTSALDIR..BUNLAR BEKLEMEK KELİMESİNİ DUYUNCA BANA ÇAĞRIŞAN İLK CÜMLELER OLDU..
BEN KOCAMLA EVLENMEK İÇİN TAM 8 YIL BEKLEDİK..BEKLEMEK İLE İLGİLİ EN BABA ANIM BU,DAHA NE OLSUN:))
beklemeyi sevmem, bekletmeyi sevmem..beklerken asla sabırlı davranamam..beklenecek şeye göre değişir beklemem duyguları ama ben nice nice sabırsız bi insanım..sevgiler..

Hikaye Fotoğrafçısı Sibel Gürüney   8 Ekim 2010 16:33  

Edacım ne güzel bir yazı olmuş böyle...bütün bekleyişlerin sonu güzel olsun dileğiyle..:))

Modafobik   8 Ekim 2010 17:26  

Eda Ablacım yaaa off beklemekle ilgili bi anı dedin yaa, aklıma sünnetim geldi! -.- Küçüktüm epey ama düşün nasıl bir bekleyişse o kazınmış zihnime resmeeen! Of dakikalar geçmiyo ben elinde testereyle bir adam bekliyorum falan. Sonunu hatırlamıyorum valla bayılmışım sanırım veya acının etkisiyle zihnimden silinmiş o anlar :D Neseee bu da hoş bi anı oldu hani böyle ehem, fazla konuşmayayım. Keyiflee kaaaal ((:

Pembe Yastık   8 Ekim 2010 18:07  

Beklemek; dünyanın en tatlı oğluşuna, en mucize olayına tanık olmak için gün saymak benim için...beklenen her ne ise beraberinde güzellikler, mutluluk getirsin edacım ;)

The Korcan Blog   8 Ekim 2010 18:54  

Aşkımda değişebilir gerçeklerim de...
Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı...
Yan gelmişim diz boyu sulara...
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum...
Hiç birinizle döğüşemem...
Siz ne derseniz deyiniz...
Benim bir gizli bildiğim var...
Sizin alınız al inandım...
Morunuz mor inandım...
Ben tam kendime göre...
Ben tam dünyaya göre...
Ama sizin adınız ne ?
Benim dengemi bozmayınız...
Sokaklar şöyleymiş...
Ağaçlar böyleymiş...

Hobibox   8 Ekim 2010 23:46  

Canım, rahatsızlığımdan dolayı ziyaretin şifa dolu dileklerin ve yorumların için çok teşekkür ediyorum. Allah hepinizden razı olsun, sevgiyle sağlıcakla kal.

Hobibox   9 Ekim 2010 00:31  

Kuzzzum headerına bayıldım, mubarek catrin denevue filmlerinden fırlamış gibisin maşallah ta;

ne kızım bu yazı böyle, döküldüm burda, zaten hazırcıyım sulu gözlerle, bak şiir demişken, sana yazdığım şiirlerden birini armağan ediyorum, hoş durumuna uymuyor, uymasında zaten:) kısa diye bunu seçtim, yoksa şiirlerim pek uzundur benim...


HERCAİ

Bu gece okudum
Gözlerinden fecre uzanan yokluğumu
İçtim içtim de
Gülün şarabından son yudumu
Çıkardım
Kahpe kelimelerin son kurşununu
Hercaiden feyz almış kanım
Kanayan tek bir yanım
Bu gece anladım
Sende ha bir eksik ha bir fazlayım


Afet Şaşmaz

sinem   9 Ekim 2010 01:25  

Eda ablacım tamda gündemimde olan konuya değindin :) tam 6aydır asker yolu bekliyorm,hergün ondan bir ses bir telefon bekliyormm.Koğuşu aradğım zaman çağırıldığında 15 dk sonra arayn dediğinde bekliyorum.We beklenen o dakikalar geçmiyor.Saniyeler ilerlerken bazen zaman neden durmuş gibi gelir bilmiyorum.
Zaman azaldıkça ömür hızlanırmış derler ya öyle.Onun gelmesini yada aramsını beklerken bir gün bir ömür gibi geçiyor.
Öpüyorm ablacm çokk o güzel yüreğinle içindekileri her zaman olduğu gibi paylaşıyosun çewrendeki herkez çok şanslı.

Bahar ve kızısı Yağmur   9 Ekim 2010 01:32  

benim bu aralar günlük heyecanlı bekleyişim...
sabahtan akşama çabucak geçip eşimin ve kızımın eve gelmeleri :)
sende biran önce kavuş Ömi'ne canım

une voguette   9 Ekim 2010 11:19  

hic sevmem beklemeyi, hatta cogu zaman sabirsizligimdan dolayi sinirlenir,etrafa ve kendime zarar veririm, en cok da kendime. iste bekledigimde sinirlenmeyecegim gunu bekliyorum ben. bir de asik olacagim gunu.

battodol   9 Ekim 2010 13:11  

Beklediğim şeyler yaz yaz bitmez sanırım.Şu anda beklediğim bir şey varsa o da Türkiye'ye dönme zamanı :) Ama beklemeyi bırakıp eğlenmek lazım sanırım :)

SerpiL   9 Ekim 2010 15:48  

ne ettin be tirektörüm.zaten buara duygusala bağlamışım kendimi bide romantik şiirler resimler yazılar yazıp iice moda soktun beni.demek sen şu şarap gibi sınıfına giren hatunlardansın.resme baktım yeni sandım.bu renk saçtan vazgeçme kuzu sana çok yakışmış.

PaPErDeLiE   9 Ekim 2010 18:07  

Beklemek; hayatın en zor fiillerinden biri hele bir de sabırsızsanız...
Beklemek; sabrı öğreterek dalgaların kayaları yonttuğu gibi yontar,şekillendirir,olgunlaştırır insanı...
Tüm beklemelerin mutlulukla buluşması dileğiyle, edacan öpüyorum...

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ   9 Ekim 2010 18:29  

Gitme vakti geldi...
Son hazırlıkları yaptığım için yorumlarınıza daha sonra döneceğim arkadaşlar.
Hayatlarımızda her daim güzel bekleyişler olsun.
Kendinize iyi bakın.

Yeşim   9 Ekim 2010 18:31  

Güle güle git gel balım. Herşey dilediğin gibi olsun :) İşlerin rast gitsin. Burada seni seven yürekler olduğunu unutma :)

Nihan SARI   9 Ekim 2010 22:10  

canım Eda,öncelikle gülerek git gülerek dön.bir sürü fotoğrafla ...gittiğin yerlerden postlarını yaz lütfen.doğum gününü de kutlarım.nice senelere...
benden istediğini yapmayı biliyorum(!)ama bir sorun varki biri benden şunu bunu yap vs..diye isteklerde bulununca öyle bir huyum varki onu dünya yıkılsa yapmam.umarım anlayış gösterirsin.yorum bırakmayla ilgili istediğin uygulamalardan bahsediyorum.sana sıkı sıkı sarılıyorum...ki bir takım uzuuuuuuun sorunları ben de sana yorum atarken yaşıyorum...:)))))))))

! POSH BUTİK !   10 Ekim 2010 01:58  

Güle güle git, sağ sağlim dön canım benim! İyi yolculuklar!!!

b'locked   11 Ekim 2010 11:53  

asker bekliyorum
anlaşamadığım ve son sabırlarımı tükettiğimi varsaydığım annemle
6 ay herkese göre çok az
ama her gününü birbiriyle yepyeni bir insan gibi geçiren ikimiz için darbe olması gibi bir şey
içimizdeki sokaklara çıkamıyoruz hava kararıyor sürekli
çabuk değişir miyim
o da değişir mi bilmiyorum
fakat o dönene kadar yeni bir şeye bakmayı,okumayı,gezmeyi,düşünmeyi,belki de kendimi layıkıyla olanı kadarından esirgiyorum haram gibi yanaşmıyorum o şeylere
değil mi ki zaten döndüğünde yeterince uçurum olacak onlara saman dizip yuvayı tekrar kurmakla meşgul olacağım
garip bir süreç
her sabah saçma rüyalarla uyandığım oluyor
eski yaşamımı görüyorum,bilincim başkası olduğumu veya o ben olduğumu sandırıyor
bazen onunla uyanıyorum,kahvaltıda dönüyorum birşey anlatacağım gibi,ama yok...tüm gün ağlıyorum
ona anlatıyorum :) kızıyor
kendime bunu yapmamamı söylüyor
başkaları ise ona bunu yapmamamı
öğreneceğim sanırım ben de beklemeyi artık zamanla
ama
ya alışmışken beklemeye o geliverdiğinde bu beklemek otomatikman devam ederse
hızını alan koşucu gibi şokdan uyanamazsam,hala beklemeye devam ediyor olursam
derkeeen...
:) o aradı şimdi işe bak
hem de bunu size yazarken
"-alo naber
-iyilik senden ?
-hiç.dilimi çıkardım kaçtım o halde
:D peki tamam

ezgius   16 Ocak 2011 16:49  

Çok fenadır beklemek. Ben babamın yurtdışından gelişini hep büyük bir endişeyle beklemişimdir. Ya bir şey olduysa? diye. Çünkü geçen zamanlarda olabilecek her türlü kötülüğü düşünür insan. Ben beklemeyi pek sevmem. Çünkü efkar nöbetlerim azar, paronayalarım artar.


Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015