31 Ağustos 2010 Salı


Notre Dame Katedrali Arka Bahçesi ve Paris Sokaklarından Detaylar



Tatile gitmeden Notre Dame Katedrali / Cathédrale Notre Dame de Paris başlıklı yazımda, daha detaylı fotoğraflar ve katedrale dair bilgileri paylaşmıştım. Şimdi kısa kısa diğer detaylardan bahsedeyim.

Unutmadan dipçik bir not ekleyelim; fotoğraf çeken blogger arkadaşlarımızın da dediği gibi; resim değil fotoğraf demeye özen gösterelim. Benim hatalı yazdığım bir konu varsa lütfen beni uyarın.


Paris gezimizde dostumuz Cemal'le arabamızı park edip, otoparkın bu tertemiz asansöründe bir kare fotoğrafımız olsun dedik.

Paris sokaklarında katedralin yanında bir sürü hediyelik eşya satan mağazalardan sadece biri! Bu cicilerden bir kısmını kapma şansım oldu.

Bu arada aklınızda olsun, bu tarz tarihi yerlerin yakınlarında bulunan souvenir shoplardan almayın. Ara sokaklardan alın, ben öyle yaptım ve inanın bana neredeyse yarı yarıya uygun almış oldum.

Gidemeyecek olan ama almak isteyenleri bu siteye yönlendirebilirim. "Peki nasıl alabilirim?" diye düşünen varsa, burada yazmıştım!

Pshopla kolaj yaparken farkettim, ok çektiğim etekten Amsterdam H&M'den bende almıştım.

İşin güzeli, çekerken farketmediğimiz detayları, fotoğraflara bakınca görüyoruz ve bu lafı bir kez daha tescilliyoruz! "Gözün görmediğini fotoğraf makinesi görür!"

Ve adını unuttuğum bu akıllıca krep yapma makinesi! Metal bir yüzeye bir ileri, bir geri sürerek karışımı yayıp üzerine ne malmeze isterseniz ekliyorlar. Tadı yapılışını izlemek kadar güzeldi! Niyetli olanlar ve hamiş olanlar kusura bakmayın emi?

Kombine dair detayları zaten yazmıştım. Ne nereden merak edenler varsa buraya lütfen.
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Tatil Dönüşü Ufak Bir Sürprizle Geri Döndüm



Amsterdam, Fransa, Belçika fotolarına ara verip bu hafta gittiğimiz, Ayvalık / Altınova tatiline dair fotolara geçeyim dedim. Malum o kadar çok şey var ki, ben çok geç yazıyorum.

Dostlarımızla beraber gitme imkanı bulduğumuz yazlığımızdan, dün evimize dönmüş bulunmaktayız. Son yıllarda yaşadığım en güzel tatildi. Detayları daha sonra uzun uzun yazmayı düşünüyorum.

Beş senedir çakma sarışın modumdan çıktım, sonunda özüme döndüm!

Gelinliğim ve kına fotolarına dair yazımda, ve bu yazımda ve arada eskiye dair fotoğraflarımın olduğu görselleri eklediğimde, sizler siyahında yakıştığını söylemiştiniz, teşekkürler. Sarıyı sevenlerde çoktu ama inanın sıkıldım :) Kışa özüme dönerim demiştim ama dayanamadım :) Hem dünyada, canım daha değerli baboşum siyah sevdiğinden geç bile kaldım!

İşin ilginci mavi siyah boyatmama rağmen, malum beş senedir sarı olunca, deniz ve güneş sayesinde hemen aktı. Dün akşam 2. defa boyattım, tatile dair yeni fotoları ilk fırsatta eklerim.


Bu arada adımı tatil koymuş birileri ben yokken! Yalana bak :P

Hatta bununla da kalmayıp, foursquare'den her check in yaptığımda, I'm at Ayvalık , I'm at Sarımsaklı vs türü durumlar twitterıma düştüğünde, I'm at totomun üstünde diye takılıp, akabinde yerinde sayanlar diye grup kurup, eylemlerine başkan seçmişler :)) Aile boyu mesajlarınıza koptuk, buradan da altına çizelim :)

Ele başı komik kadınım, koca ayağım, her yorumu ile beni kahkahalara boğan Reyhan'ım ve hergün konuşmazsak, olmazsa olmazım, grubun başkanı Yeşom :)

Seviyorum sizi deliler :))

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

20 Ağustos 2010 Cuma


2 Kulaç 1 Midilli Yapıp Gelicem :P




Ayvalık tatiline dair daha önceki postlarım için buraya, bu blogumda yazdığım tüm tatiller için buraya göz gezdirebilirsiniz.

Geçen ay kuaförüme gittiğimde kapıda gördüğüm Vespa çakması motor ve babetlerin uyumu ile veda etmiş olayım.

Babet; Shoe & Me, yakasını kestiğim t-shirt New York'tan, jean 1tl falandı Salı pazarından, gözlük babamdan Ray-Ban.

Valiz hazırlarken aklınızda olsun; tüm eşyaları rulo yapar koyarsanız hem az yer tutar hem de kırışmaz. Ayrıca valize havlu koymak yerine, ekstra benim gibi plaj çantası hazırlar, çok yer tutan havluları, bol bol oynanacak XL Tabunuzu da içine koyarsınız.

Hello Kitty'li termos yanımızda, üzerime kurpiyer tanımam kağıtlarda yanımızda, dip boyamız gelmişti, onu da yaptırdık, saçlarımda uzamış, kendimizi de sevdik :) hatta "gayet sağlıklı onayı" aldığımıza göre, gelince temizletmeye de gerek yokmuş.

Minik aşkımız da yanımızda, alınmasın diye kardeşini de aldık, denizde takamayacak olsamda, diğer kızımızı da aldık.

Bir kadına bu kadar takı yeter mi? Yetmez!!!

Ufak mutluluklar vermesi adına tası, tarağı topladım ve onları da arada twitterımdan şakıyabilir, twitpic hesabıma eklerim.

Hatta belki alttaki görseldeki gibi kumdan kuşlar da yapabilirim :P

Twitter Görsel Kaynak: flickr
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

19 Ağustos 2010 Perşembe


Notre Dame Katedrali / Cathédrale Notre Dame de Paris



Notre Dame Katedrali (Fransızca: Cathédrale Notre Dame de Paris) Paris, Fransa'da bulunan dünyaca ünlü bir katedraldir.

Meryem Ana'ya ithafen isimlendirilmiştir. Gotik yapı Île de la Cité'in doğu kısmında, Paris'in diğer tüm önemli yapıları gibi Seine Nehri'nin kıyısında bulunur. Girişi batıya bakar.

Fransız gotik mimarisinin en güzide örneği olarak bilinen Notre Dame, ayrıca ilk gotik katedrallerden biridir ve gotik dönem boyunca inşası sürmüştür.

Heykellerin ve işlemeli camların ortaçağ Roma mimari üslubundan sonra pek görülmemiş bir dünyevilik içermesi, natüralizm akımının eserlerdeki ağır etkisi sebebiyledir.

Turistler açısından popüler bir yer olmasının yanı sıra, halen bir Roma Katolik katedrali olarak kullanılır ve Paris başpiskoposluğuna ev sahipliği yapar. (15 Şubat 2005'ten beri görevi André Vingt-Trois yürütmektedir.)

Paris'e gidecek olan arkadaşların bilgisine; Saint-Michel metro duraklarıyla Notre Dame Katedralı'na ulaşılabilirsiniz.
Şaka bir yana gerçekten canlar sanat olayı modayla vs olmuyor! Adamlar aşmış, hayallerimden biri, Notre Dame'ı görmekti hele bu altta bulunan, chimère'leri çok merak ediyordum.

İşte bu altta gördüğünüz; Notre Dame'ın chimère'lerinden sadece biri!

Notre Dame'ı gezerken 2 ila 4 euro arası attığınız bir makine var, size bu şekilde devasa hatıra parası çıkarıyor.

Bundan kolye yaptıracağım, ayrıca 2 adet çeyrektende küpe yaptırıp köyüme döneceğim :)

Bunları es geçmeyin canlar bana çok ilginç gelmişti:

1160 yılında Paris katedrali "Avrupa'nın krallarının bölge kilisesi" olduktan sonra Piskopos Maurice de Sully tarafından "mağrur görevi için yetersiz" bulundu ve "Paris piskoposu" ünvanını aldıktan kısa süre sonra Sully katedrali yıktırdı. Efsaneye göre Sully Parisin yeni görkemli kilisesinin hayalini görmüş ve orijinal kilisenin dışına bu görüntüyü çizmiştir. Kilisenin yapımı için birçok evi yıktırmış ve malzemelerin taşınabilmesi için bir de yeni yol açtırmıştır.

1163'te Kral VII. Louis'nin hükümdarlığı döneminde başlamış olan inşaatın temel taşını Maurice de Sully'nin mi, yoksa Papa Alexander III'ün mü koyduğu tartışma konusudur, fakat her ikisinin de ilgili seremonide hazır bulunduğu bilinmektedir. Piskopos Sully ömrünün büyük kısmını ve parasını katedralin inşaatına vakfetmiştir.

Batı cephenin ve çarpıcı iki kulesinin yapımı 1200 yılları civarında, sahın henüz tamamlanmadan başladı. Yapım süreci boyunca çok sayıda mimar çalıştı, ki değişik yüksekliklerde görülen değişik stillerin sebebi budur. 1210 ve 1220 yılları arasında dördüncü mimar gül pencerenin hizasını gördü ve 1245 yılında kuleler tamamlandı. Katedralin tamamlanması ise 1345'e uzanır.

Yıllar boyunca kiliseye pek çok org getirildiyse de, hiçbiri binanın yapısına uygun olmamıştır. İlk uygun org Cliquot tarafından 1700'lü yılların başlarında tamamlandı. Cliquot'nun eserinin bir kısmı günümüze kadar dayanmıştır, fakat org 19. yüzyılda Aristide Cavaille-Coll tarafından büyük ölçüde yeniden yapıldı. Ne katedral, ne de org Paris'in en büyüğü olmamasına rağmen Notre Dame'ın piyanisti şehrin en kıdemlisi addedilmiştir.

Bu konuda 18. yüzyılda öyle bir rekabet olmuştur ki, dört piyaniste ünvan verilmiştir, ve her biri yılın üç ayı boyunca çalmıştır. Kilisenin en iyi piyanisti 1900-1937 yılları arasında çalan Louis Vierne olarak görülür. daha sonradan çalan orgçular, özellikle Pierre Cochereau orga önemli katkılarda bulunmuşlardır. Yine de orgun orijinal tınısı bugün dahi Cavaille-Coll versiyonuna aittir, ve org yaptığı en iyi enstrümanlardan biri olarak kabul edilir.

Cameo'lardan, modaya defalarca bir sürü farklı konuda yazdığım 19. YY aşkım burada da karşıma çıktı!

19. yy başlarında Paris şehir planlamacıları katedralin bakımsızlığından ötürü katedrali yıktırmak istemişlerdir. Ünlü Fransız yazar Victor Hugo, halkın ilgisini çekmek için Notre Dame'ın Kamburu adlı romanını yazmıştır. Roman, katedralin kurtarılması için kampanya başlatılmasını sağlayarak katedralin yenilenmesinde büyük rol oynamıştır.

Ayrıca roman müzikale dönüştürülmüştür. Müzikalin ismi de Notre Dame de Paris'tir. Bu müzikalin Belle, Tu Vas Me Detruire, Déchire gibi şarkıları klasikleşmiş, romanla bütünleşmiştir.

Yapılış Zaman Çizelgesi
  • 1160 Piskopos Maurice de Sully (Paris piskoposu) orijinal katedralin yıkım emrini verir.
  • 1163 Temel taşı koyulur - yapım başlar.
  • 1182 Apsis (Apse) ve koro bölümü tamamlanır.
  • 1196 Nave (bir kilisenin orta bölümü) tamamlanır. Piskopos de Sully ölür.
  • 1200 Batı Façade'de çalışma başlar.
  • 1225 Batı Façade tamamlanır.
  • 1250 Batı kuleleri ve Kuzey gül pencere tamamlanır.
  • 1250–1345 Geri kalan kısımlar tamamlanır.
  • Victor Hugo ve Notre Dame
Bilgilerin kaynakları: Vikipedi ve Edi'den harmanlana!

Araya kombini de sıkıştırmak gerek. Çünkü bu bleach jeanimi twitter hesabımdan da soranlar oldu.

Bleach jean kelimesi yerine, çamaşır suları ile modfiye edilmş kot demeyi tercih ederim ama kot desek olmaz, kanvas türü pantalon desem en doğru tasvir olur sanırım; Zara Amsterdam.

Parmak arası sandaletler İnci.

Hırka Twist ipek gibi dokusu var kesinlikle tavsiye derim.

T-shirt Amsterdam/ New Yorker.

Greetings From Holland baskılı mini çantayı ise; kışın gittiğimizde Amsterdam'dan almıştım. Çantanın ön yüzü ve iri görseli Zandvoort Plajı Yoldan Kareler yazımda var.

Kırmızı fiyonk yüzük Paris Accessorize'dan, bunu da soranlar oldu belki Türkiye'deki Accessorize'lara gelmiştir bakmanız gerek bilemiyorum.

Paris yazılı bileklik, klasik bu tarz mekanlarda bulunan, Notre Dame yakınlarında bir souvenir shoptan / hediyelik eşya satan mağazadan.

Diğer bileklikler ise; C&A ve H&M Amsterdam'dan.

Gözlükler Amsterdan Zipper'dan hatta ayıla bayıla böcüklü bir yüzük almış onu da burada paylaşmıştım.

Su yeşili ojeyi ise; Su Yeşili Oje & Sadi Tekin Pick Me Yüzüğüm başlıklı yazımda var. Ayrıca şimdiye kadar sürdüğüm ve tanıttığım tüm ojeler burada.

Diğer elimde olan çingiş pembe oje ise; Claire's. Hani şu bir iki telee olanlardan :)

Sizin görmediğiniz ama içimde var olan tüm organlar ise; annemden & babamdan ve yaradandan :) Hobababab gülelim, eğlenelim olsun arada minnoşlar :P

Bir sonraki yazımda katedralin arkasını yazacağım o zamana kadar; Notre Dame Katedrali / Cathédrale Notre Dame de Paris'in offical web site / resmi internet sitesi için buraya bakabilir hatta sanal bir tur da atabilirsiniz :)
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

18 Ağustos 2010 Çarşamba


Bu Aralar Tek Gıdamız, Çikolata Sepeti



EKLEME / KODU KAPIN:

Herkese Merhaba,

Öncelikle çikolatalarımıza övgüleriniz için teşekkürler, üstelik henüz tatmamış olmanıza rağmen :) Sizler için küçük bir jest hazırladım. "00148739" nolu kodu sipariş sırasında, sepet sayfasında ilgili alana girerek %25 indirim alabilirsiniz.

Şimdiden afiyet olsun, bol çikolatalı günler :)

Sevgiler

Gökhan KONAŞ
www.cikolatasepeti.com

Çok eski bir dostum yeni evimize hayırlı olsun, tatlı yiyelim tatlı konuşalım diye çikolatalar yağdırdı. Kendisi Çikolata Sepeti'nin yöneticilerinden. İnsan ilk başta arkadaşı diye candan teşekkür ediyor.

Ama yedikten sonra candan teşekkürüm XXL oldu :) Hatta iki paketi tek başıma hüpletince kaşınmaya başladım :) Bu sıcak havada, buz kaplı koli ile gelmesi de ayrıca şıktı. Edi & Ömi çok teşekkür eder.

Yarışma etiketli yazılarımdan bildiğiniz gibi; malum önümüz bayram, bayramda İstanbul'da olursak şayet, blogum aracılığı ile sizlere de hediye yollamayı düşünüyoruz.

Gelelim matrak olanlara. Altta gördüğünüz mesajlı çikolatalar gibi kişiye özel mesajlı olanlarda var. Hatta bu sayede bir sürü evlenme teklifi de yapılmış :)

Almak isteyenler; Eda Demirel Suner'in blogunda okudum derseniz, belli adet ve üzeri alımlarınızda sizlere indirim de yapacaklar.

Unutmadan; sevgili arkadaşım her güzelliği düşünmüş! Her hafta Twitter hesaplarından da hediyeler veriyor takip edin derim!



►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

16 Ağustos 2010 Pazartesi


Şeffaf Çizme Kutularım Geldi Yuppiii :)



A-box firma sahibi Murat abimle; 2006 senesinde tanışmıştık. "Yurtdışında şeffaf ayakkabı kutuları var keşke bizde de olsa." diye sitem ettiğim bir yazıma yorum yazmaları sonrası üç yüz küsür tane şeffaf ayakkabı kutusu hediye yollamışlardı. Firmanın bonkörlüğünün yanısıra, 2006'dan beri kendileri ile kurduğumuz güzel bağ sonrası sürekli telefonlaşır olduk. Sadece Murat abi değil, firma çalışanları ve Arzu'cuğumu da unutmamak gerek.

Bu arada iletişim sayfasında linkim var oradan da indirim kazabilirsiniz.

Diyorum ya her zaman, hediyeler bahane, dostluklar şahane!

O zamanlar Murat abiye, çizme ve botlar için kutu istiyoruz demiştim. Beklenen gün geldi ve Cuma akşamı gelen çizme kutularının bir kısmını az evvel yerleştirdim. Şimdi sırada Ömi'nin botları var. Özellikle üzerine sticker yazmama rağmen unutuyordum bu sayede herşey net ve derli toplu oldu. A-box'a kocaman teşekkürler!

2006'dan beri bu kutularda gözü kalan bir minik daha vardı. Hatta son zamanlarda evlilik hazırlığında olan ve kutuları çok beğenen biriydi o, yani Siu'm. da Murat abimiz jestini yapmış, ona da yollamış. Eee bizim gibi papi takıntılı dişileri en çok mutlu eden, yine papilerle ilgili ürünler olur. Kendisi şu an fotoları çekmekle meşgul yakında yayınlar. İkimiz adına da, A-box'a tekrar teşekkürler.

Unutmadan şekerler, Eda Demirel Suner'in blogunda okudum derseniz, 50 adet ve üzeri ayakkabı/çizme kutusu alımlarınızda sizlere indirim de yapacaklar.

Yarışma etiketli yazılarıma bakarsanız şayet; daha önce bir çok defa şeffaf ayakkabı kutusu hediye ettik. Havalar biraz soğusun, hepimiz tatil sezonunu kapatalım, blogum aracılığı ile çizme kutuları da hediye edeceğiz.

Eski evimizde yazdığım Ayakkabı Odam başlıklı yazımdan, ayakkabı düzenlemelerine bakabilirsiniz.
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Fransa / Paris & Stromae - Alors On Danse



Daha önce bahsettiğim her durduğumuzda stop edip insanı gülme krizine sokan, Cemal'le kiraladığımız Alfa Romeo Mito aracımızla Fransa / Paris sokaklarına adım atmış bulunduğumuz güne dair fotolar arkadaşlar.

Her yer sanat, her yer tarih ancak bunun dışında dikkatimi çeken bir diğer husus, trafikleri bizim kadar fena. Korna sesleri, göbeklerde sürekli kazaların oluşu ve en ilginci de, görsellerde gördüğünüz üzere, sanata verilen de (ğer!)

Bakınız altta gözler ne halde. Hatta Fransa'nın en piyasa mekanlarından biri olan Le Duplex Club Discotheque - Paris etoile'de gittiğimiz gece , sigara odasında heykellerin uzuvlarına izmarit söndürdüklerini görünce şoke olmuştum!

Diğer oka dikkat, 1900'lardan kalma... Bizde olsa üzerine ne girafittiler yapılır, kırık çıkıkcılar yazılır :P

Mekan burada bakmak isteyenler için; Le Duplex Club Discotheque - Paris etoile hatta şu aralar moda olan; Stromae Alors On Danse çalınca, tüm fransızların bir ağızdan ezbere söylediğini dinlemek muhteşemdi! Dinlemek isteyenler için videoyu alta ekledim.



Amsterdam'da bisikletleri kiralıyorsunuz hepsi farklı ancak Fransa'da farklı.
Hepsi aynı, tek renk ve tek model!
Daha önce bahsettiğim bisikletler arkadaşlar.

İlk yarım saat bedava sonrasında ise kullandığını kadar olan ücreti kart ve akbil gibi bir cihazla ödüyorsunuz.

Dikkat edin aynı bayanın bindiği bisiklet ve her kişi bunları kullanıyor. Yani kişiye özel bisiklet almalarına gerek kalmıyor. Hatta gece bar çıkışı evlerine bisikletlerle dönüyorlar.

Daha sonraki fotoları paylaşırken park yerlerini de çektiysem şayet ekleyeceğim.

İlk Paris yazım için ❥ Paris / Musée du Louvre'den Bir Çılgın Edi ❥ bakabilirsiniz. Louvre müzesi daha detaylı başka bir yazımda olacak.

Şimdilik bu kadar canlar.
Eyfel; şehrin her yerinden gözükmekte!
Eyfel'in içi, tırmanışımız hepsi daha sonra ;)
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

12 Ağustos 2010 Perşembe


Yurt Dışından Alışveriş İmkanı / Citibank'tan Güzel Hareketler!




Selam şekerler! Ne zamandır yazacağım ancak silkelendim malum. Bana sürekli yurt dışından nasıl alışveriş yapacağınızı soruyorsunuz ya; işte Citibank ağzımızın sularını akıtacak bir harekette bulunmuş.

Citibank Türkiye; kredi kartına sahip olan müşterilerinin, Amerika'daki tüm internet sitelerinden (şaka değil hepsinden!) sorunsuz alışveriş yapmamız için, Citi GlobeShopper'ı kurmuş, detaylar burada!

İşin güzel yanı Citi GlobeShopper hizmeti sayesinde paketlerimiz çok kısa bir sürede adresimizde oluyor. Alışveriş yaparken dikkate almanız gereken en önemli hususlardan biri; ürünleri sitelerden alırken teslimat adresi olarak, Citi GlobeShopper'dan alınan Amerika adresini vermesi.

Diğer bomba, benim sürekli keşke olsa dediğim bir konuydu.

Alışveriş yaparken tek bir siteye bağlı kalıp oradan almak durumundaydım. Ancak bu sayede diyelim ki, 1 ay boyunca bir sürü şey aldım ve farklı sitelerden, bunları Amerika'daki depoda tutarak, farklı tarihlerde aldıklarımızı tek seferde Türkiye adresine gönderip, gönderi masraflarını yani shipping derdini daha da azaltabilmemiz...

Ne dersiniz hanımlar sizce de güzel bir haber değil mi?
Aklınıza takılan ne varsa sorun, bilgim dahilinde yanıtlarım.
Sanırım en kısa zamanda depomu doldurmaya başlayacağım :)
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

11 Ağustos 2010 Çarşamba


Dedeman Eğlencesi & Kombinim




Bu hafta sonu güzel insanlarla beraber, Şile Dedeman'da havuz ve eğlencenin keyfine vardık. Sıcaklar çekilmez olduğundan inanın içimden yazmak gelmiyor. Sormuşsunuz sağolun sağlık durumları da keyifler de şahane ama sıcaklardan içimden sadece uyumak ve yüzmek geliyor dostlar. E-postalara ara ara dönüyorum ama sitem etmeyin lütfen, dediğim gibi es geçmek değil sadece bunaltıcı havalar yüzünden pc başına geçesim yok :/

Geçen seneye dair Dedeman kombinleri ise burada ve burada.

Nil yeşili etekli kombin;

Üst Miss Selfridge, botlar Go Jane, etek Amsterdam H&M, çanta Mango.

2. geceye dair boydan fotoğraf yok ama siyah jarse tulum, see by Chloe, kolye annemden (Eski blogumda çok sık görmüştünüz, Ürdün prensesininmiş.)

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

5 Ağustos 2010 Perşembe


Parmak Arası Sandalet ve Güllü Bluz DIY



Ben yokken sizler için bir yazı daha hazırladım ama vaktim olmadığı için bu kez yorumlara kapadım şekerler.

Okurlarımdan Hande; "Senin yaptığın DIY önerilerini ve farklı şeyleri görmek istiyorum." diye e-posta yollamış. Yaptığım bir sürü ciciş var, ama burada yazdığım gibi blogdan satış konusunu avukatımla görüşüp, yasallaştırdığım zaman gümbür gümbür Stil Pazarı'nda paylaşıma sunmaya devam edeceğim ;)

Bu arada yine sizlerden, birkaç kişiden "Stil Pazarı'na bizi de üye yap." diye e-posta aldım, Stil Pazarı'nı davetli okur yapmadım arkadaşlar tamamen kapatmıştım. Şu an Stil Pazarı açık dediğim gibi, yasallaştırma sonrası yeni cicileri paylaşıma sunacağım ;)

Blog Mjtrim ve Ruffles & Stuff'ı, 2009'da sizlere tanıtmıştım, yine güzel diy önerileri paylaşmışlar. Belki aranızda da yapan olur. İlk olan favorim, bu güne kadar yazdığım diy önerileri, süslediğim ayakkabılar burada, şimdiye kadar paylaştığım ayakkabılarım ise burada.








►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

4 Ağustos 2010 Çarşamba


❥ Paris / Musée du Louvre'den Bir Çılgın Edi ❥



Duydum ki; çok özlenmişim, hihi merci canlar! "Hayat dolu postlarına devam Edi" diye güzel mesajlarınız biraz olsun silkeledi beni. 22 Temmuz'da geldim ama 4 Ağustos olmuş daha yeni ses veriyorum.

Peki bir sor neden?

Sıcaklardan pc bile açmak gelmedi içimden. Geldim geleli, gündüzleri sadece kitap okuyup, yüzüyorum. Ah birde havuzda "deniz soğuk mu?" diye bağıran Salih Tala adlı, velet olmasa! İşte sitede yaşamanın verdiği handikap. Burada görev bilinçli ebeveynlere düşüyor! Annesi bağırma oğlum ciyak ciyak dese keşke... Bu yüzden sürekli müzik dinlemek zorunda kalıp ve sürekli kulağımda tıkaçla pinekliyorum. Dışarıda olduğum zamanlarda, arada twitterımdan ceee yapıp kaçıyorum.

Geldiğim hafta, bende de çok emeği olan bir aile büyüğümüz (büyük yengemin annesi) vefat etti. Mekanı cennet olsun, gerçekten çok pamuk bir nineydi.

Akabinde Amsterdam'da bir mekanın 40. yıl kutlamasına gitmiştik, lolipop dağıtıyorlardı, mekanda bulunun biri dans ederken bana çarptı sağolsun, ön dişimi ucundan kırdı.

32 yaşında lolipop yersen olacağı bu Edi :)

Aslında iyi de olmuş çünkü bundan 10 sene önce Apikal Rezeksiyon (Kök ucunun kesilmesi) ameliyatı olmuştum ve o zamanlar on senede bir tekrar etme durumu var demişti dişçim. Daha önce size burada sensodyne yazımda durumu detyalı yazmıştım.

Tam zamanı gelmiş bu sayede yeniden, apikal rezeksiyon ameliyatı oldum ve hatta el değmişken ön dört dişlerimi komple değiştirdim. Hatta facebooka, "ön kapartom değişiyor." diye yazmam da bu sebeptendi. Bugün akşam yeni dişlerim takılacak, hatta biraz öne çıkık, ama tavşan modunda değil, bağırmayan cinsten alevli malevli olacak. Bakalım hayırlısı...

Şimdi gelelim diğer mevzulara. Sizler de sormuşsunuz, çok sağolun baboşum şükürler olsun ki çok iyi. Ben yokken Ayvalık'talardı ve babam neredeyse tüm sitede çiçek böcek ne varsa sulayarak kendine gelmiş. Aman o iyi olsunda, canı ne isterse yapsın diyoruz. Valla arkadaşlar Allah kimselere sağlık sorunu yaşatmasın gerisi boş şu dünyada!

Bu fotoğraflara gelecek olursam; Paris, Fransa'da bulunan dünyanın en büyük müzelerinden biri olan, Louvre Müzesi (Fransızca Musée du Louvre)' nin bahçesinden. Daha fazlasını detaylı yazılarımda paylaşacağım.

Şimdilik benden bu kadar. Umarım sizlerde bomba gibisinizdir. Akşama dişler takılacak ve yine tatile çıkıyoru(z). Hobaa leyleği havada gördün Edi demeyin, dört gün kadar yokuz.

Nereye mi gidiyoruz?
Geçen sene de olduğu gibi yine buraya gidiyoruz.
Öpenzi, kaçanzi. Çav bellalarım... ❥

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015