30 Eylül 2010 Perşembe


Vivienne Westwood Ayakkabı Sergisi "1973-2010"



26 Ağustos 22 Eylül tarihleri arasında Londra'daki moda devi Selfridges de Ultralounge'da punk kraliçesi Vivienne Westwood'un 29 yıl önce tasarlamaya başladığı ikonik ayakkabılar sergilenmiş. 1973-2010 yılları arasında 40 yıllık tarihi tanıtılmış.

Bizim kültürümüzde sergi denince insanların aklına entel, dantel havalara bürünmüş tipler geliyor. Bu tarz sergiler ülkemizde düzenlense en azından ayakkabı delisi feminen hanımların ilgisini çeker ve bu sayede biraz olsun sergi kültürü yaygınlaşır!

Melissa, Anglomania





Vivienne Westwood'un Victoria dönemi temalı çizme tasarımı.
Toile Print

Cameo sevgim sürekli yazdığım 19 YY victoria dönemine olan hayranlığımdan olsa gerek!
Victoria dönemi; İngiliz tarihinde tahtta en uzun süre kalmayı başaran kraliçe Victoria'nın hüküm sürdüğü 1837 ile 1901 yılları arasında geçen dönem olarak kabul edilir. İngiliz sanayi devriminin altın çağıdır. Avrupa'da sadece politik ve ekonomik arenaya değil; mimariye, sanata ve edebiyata da damgası vurmuş dönemdir.
Vivienne Westwood'un okul yıllarında; Vivienne Swire [kızlık soyadı] olduğu dönem bir öğretmeni bu tarz ayakkabılar giydiği için ona;

"Bu ayakkabılarla yürümen gerekseydi, Tanrı bacak yerine sana bunları verirdi."

Öğretmenin haklılık payı olmakla beraber, bu derece bir yeteneğin ortaya çıkacağını bilseydi , belki de bu cümleyi kurmazdı...

Louis Vuitton 1995

Mary Jane Spoon 1995

Mary Jane Heart Buckle 1995

Punk kraliçesinin korsanlara olan ilgisi tasarımlarına verdiği adlardan belli!
Pirate Slingback 2002

Pirate 1981

Rocking Horse Ballerina 1986

90'lı yıllara dair, ingiliz yünler ve ekose desenler.
Elevated Tartan Lace-up 1993

Red Boots with Mirror Buckle 1989

Mock-Crock Elevated Gillies 17 Mart 1993 Naomi Campbell
Giyen düşüyor!

Vivienne Westwood o geceye dair bir demecinde, Naomi Campbell için şöyle demiş:
O yavaş bir ceylan gibi olağanüstü görünüyordu. Çok gururlu bir kadın bu yüzden güldü ama kulise gidince bana kızdı.
Naomi Campbell haklı olabilir ancak kendisinin ne kadar asabi olduğunu bilmeyen kalmamıştır. Digitürk E TV'de Naomi Campbell'in hayatını izlemiştim. Yanına ne yardımcı, ne güvenlik dayanmıyor, sürekli ayna kırıyormuş.

Karşınıza çıkarsa aman ha Edi dediydi dersiniz :O

On Liberty C17 1994

Swarovski 2010

Candy Stripe Gillies 1998

Toe Shoe

Dikkat edin parmaklar izleri var sanki..
Model güzel, pudra tonları ok ama izlerden dolayı fena oldum. |ô-ô|

Apollo Winged 1988

Kanatları çok sevdim.

Bu arada bir dipçik not: Daphne, Yunan mitolojisinde nehir Tanrısının peri kızı. Apollon Daphne'ye aşık olur, Daphne ondan kaçarak Tanrılardan yardım ister ve defne ağacına çevrilir. Defne ağacı o günden sonra Apollon'un adı ile birlikte anılır.

Balık pişirirken defne yaprağını eksik etmem.
Demek ki defne yaprağı; aromasını kaçtığı aşk'a borçlu!

Witches Three-Tongued 1983

Tam cadı tam, hem de üç dilli :)
Hahah ne güzel adlandırmışsın be Vivienne Westwood!

Trompe l’Oeil Tie Court 1996

Ankle Tie With Mirror Eyelet 1989

Model olarak en beğendiğim bu oldu!

Rafia Mules 1994

Anglophilia Sack 2002

Yine parmak izleri |ô-ô|

Hammerhead Trainer, 1981

Ben yazarken çok keyif aldım, umarım moda devi Selfridges de Ultralounge'da düzenlenen bu sergiyi gezdim sayarsınız ;)

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

29 Eylül 2010 Çarşamba


Oje Matlaştırıcı



2009 Ekim ayında lame oje sürüp siyah verev french yaptığımı gören bir arkadaş bana 1. karede olan fotoğrafı yollamıştı.

Ben öyle pek kozmetiğe meraklı değilimdir hatta makyajı daha önce de yazdığım gibi parmaklarımla yapmayı tercih ederim :)

Aylar önce bu oje matlaştırıcıyı keşfettim. Twitter'dan ve Facebook'tan paylaşmıştım ama soranlar oldu buradan da yazayım dedim.

2.fotoğrafta mor oje sürüp üzerine oje matlaştırıcı sürdüm. Tırnak diplerine sürmeyi pek sağlıklı bulmadığım için, dikkat ederseniz o kısımlar parlak parlak :)

Her ojeye sürme şansınız var ama iyice çalkalayın yoksa sürünce hava kabarcıkları kalıyor.
Sevil Parfümeri'nin Sevilla markası adı altında sattığı bir ürün arkadaşlar. Almak isteyenlere duyurulur :)

Unutmadan bu hatun nasıl bu kadar düzgün yaptı derseniz ben inanın bilmiyorum. Belki makyaj blogları okur yorumlar ;)

Şimdiye kadar sürdüğüm ve paylaştığım tüm oje yazılarıma buradan bakabilirsiniz.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Stil Pazarı Hakkında ve Yeni Ciciler



Sonunda Stil Pazarı'na yeni ürünler ekledim. Detay görselleri için Stil Pazarı'na bakabilirsiniz.

Yorumları okuyanlar bilir geçen aylarda ucundan çıtlatmıştım. Bağdat Caddesinde bir mağazaya vakit buldukça ürün veriyordum akabinde Bebek'te bir mağaza ile daha anlaşma durumundayım. Ancak net olmadan kimseye duyurmak istemediğim diğer bir güzel gelişme ise; Güney Kore'de iki mağaza onlar için ürün hazırlamamı istedi :) Onlar için yapacağım bazı şeyleri paylaşmamı istediler, bu sebeple sizlerle hepsini paylaşamayabilirim. Bakalım zaman ne gösterecek ve en önemlisi ben vakit ayırabilecekmiyim?

Diğer bir konu ise blogdan satış konusu. Bu konu artık benim için netleşti. Kafanıza takılan birşey varsa bana e-posta ile özelden blog linkiniz ile soru sorduğunuz takdirde seve seve yardımcı olur vakit buldukça cevaplarım.

Not: Eminim tebrik edeceksiniz, şimdiden tşkler arkadaşlar.
Ancak bu yazım yoruma kapalıdır bilgilerinize ;)

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

28 Eylül 2010 Salı


Bağdat Caddesi Gözüme Takılanlar & Kombinim & Shoe Tek



Geçenlerde bir çekim için ayakkabı bakmam gerekti Ayşegül bana eşlik etti, "Çekme artık." derken bile çekmiş arkadaşım sağolsun :) Bağdat caddesine gidince Accessorize'a uğramadan olmaz dedik. Süper takılar gelmiş ama al al nereye kadar!


* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *

Kafes kolye Accessorize, yakın çekim detayları burada var.
Hırka Zara
T-shirt Adidas
Saat Sal Paz, yakın çekim detayları başka bir kombinimde var.
Çanta H&M Amsterdam
Gözlük Zipper Amsterdam
Etek Zara Amsterdam başka bir kombinde daha paylaşmıştım
Kovboy çizmesi Amsterdam Dingo Amsterdam Slouch Cowboy Boots

Benim ayak numarama göre rahat edeceğim ayakkabı bulmam zor oluyor. Bir önceki postta dedim ya, parmaklar el gibi uzun olunca :) buçuklu numaralar almak zorunda kalıyorum, ayaklar ince olunca arkadan çıkıyor, derim ince hemen yara oluyor vs. Hatta bir gece öncesi yine burnu açık ayakkabı giyince baş parmağı zedelediğimin resmidir ayağımdaki bant :)

Bu güzelliklere bakarken ince ve devasa punto topuklarla nasıl rahat yürür diye kitlendim :)

Sonuç olarak Shoe Tek çalışanları "Bir şekilde rahat edeceğiniz bir model ayarlarız." dediler ama ben kovboy çizmelerimle seke seke gezmeyi tercih ettim.

Aynı gece Reina'ya üzerimi değiştirmeden gittim bu sayede parmaklar ezilmedi!
"Reina'da ben diyim 10000 sen de 100000 kisi." diye fotoğrafı tivitlemiştim :)

Ben yapışık narlar peşinde, Ayşegül ise olgun olana uzanma derdinde :)
Dikkat ettimde; yapraklar ve ojemin rengi aynı olsaymış!

Asıl hanım 2. görselde :) Patişlerini altına almış, istifinden ödün vermiyor :)

Ve aynı günün gecesi Balance'da Yaşar konserinde bize eşlik eden Haribo'larımız.
Daha fenası çantadan çıkan nar :P

Bağdat caddesinde Kanka shopun yol üzerinde bulunan dalgıç temalı mankeni.
Orada olanları yazmıyorum bile :)
Ancak mağazada ne var ne yok didikledik diyebiliriz.

Bu stres şebeklerini biz çok sevdik.
Sinir bastıkça sık, gözleri yuvalarından fışkırsın.
Bana hayatta sinir basmaz ama basan varsa alın stres atın derim!

Hava güzel olunca renkler dans ediyor
Fotoğrafları kolaj yaparken, bu güzellikleri gördüğüm için bir kez daha şükrettim!
Düşünsenize renkleri bilmeyen, görmeyen ne çok can var şu dünyada :(

Bir mağazanın limonata ikramı ile serinlerken; genç kızın ponponlu hırkasını DIY olarak güzel olur dedik.

Vodafone'un itici ama dikkat çeken reklamı!

İlginizi çekerse Siz Hiç Evinizin Salonunda Metro Beklediniz mi? yazıma bakabilirsiniz.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Uyusun da Büyüsün |ô-ô| Ayakkabı Büyütmece / Do It Yourself (DIY)




Evlilik Yıldönümü Kombini yazımda daha sonra yazarım demiştim ya, üzerinden zaman geçmeden hemen paylaşayım didim. Go Jane'den aldığım ayakkabılar genelde ayağıma oluyor. 38 giymeme rağmen arada 39 numara alıyorum. Neden derseniz; benim ayak parmaklarım el gibidir, hatta 2. parmak 1.den uzundur .) 2. parmakları 1. parmaklarından uzun olan insanların şanslı olduğunu söylerler. Ne derece doğru bilemem ama belki de züürt tesellisidir :P Neyse çok şükür öyleyimdir diyelim.

Bu ayakkabıları 38 numara getirtmiştim ama burun kısmından parmacıklarımı sıkınca, Temmuz 2009'da sizlere öneri olsun diye paylaştığım bu videoda izah edildiği gibi birebir uyguladım. Hatta sonrasında ☃ Yılbaşı Kombinim ☃'de rahatça giyebilmiştim.

Hatta bu videoyu paylaşımım sonrası, Ağustos 2009'da Sabah Gazetesi'ne konu olmuştum.

Yalnız en bomba olaya gelelim:

Bu yaz Amsterdam'a giderken ayakkabıyı buzluğa koymuş ve unutmuştum. Bir ay kadar kaldım biliyorsunuz ve gelince üzerinden bir hafta geçince buzlukta olduğuna uyandım. Hayır sürekli buzluğu açtım yemek yaptım ancak en alt rafa boş olan yere koyduğum için buzdolabını temizlemek için açınca farkettim :O

Diyeceğim o ki; içiniz rahat olsun, unutsanız bile no problemo :)

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

27 Eylül 2010 Pazartesi


23 Eylül Kombinim






* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *

Clutch Deriden, FNO'da kullandığım clutch.
Gümüş topuklu ayakkabılar Go Jane, daha sonra bununla ilgili bir yazı hazırlayacağım.
Ceket ve etek H&M Paris
Verev atlet Zara, ilk açıldığı sene almıştım.
Bilezik anımsamıyorum!


►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Didem'in İzi Takılarını Kapan Dört Kişi Belli Oldu



Bildirim yazısı olduğu için yoruma kapadım, katılım için tşkler arkadaşlar. Ancak; birden fazla yorum yapanlar, Ottomania, Yonca Broş, Yonca Anahtarlık, Fes, Dile Benden Ne Dilersen diyenler ve benzeri yorumlar hatalı olduğu için sildim.

Ayrıca Didem'i tebrik edenler üzülerek söylüyorum ki; yorumlar için tşkler ancak random sitesinden gelen doğru yorum sayısına göre seçim yapılacağı için karışıklık olmaması adına yorumlarınızı sildim.

Cevap: Metres olacaktı.

Cevap blogunda var demiştim, bakınız "DİLE BENDEN NE DİLERSEN" 14 Şubat Aşkları başlıklı yazı sayfa 3.

Random sitesi ile belirlenen 4 arkadaş, bana adres, isim soyad ve cep tellarını yazarsanız Didem'e ileteceğim.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

22 Eylül 2010 Çarşamba


Elvan Dink Tasarımı Hediye Atlet Kombinim ve Ayvalık



Rakı & balık & Ayvalık...

Bu yaz bir hafta kadar dostlarımızla kaçabildiğimiz yazlığımız Ayvalık Altınova'dan anılar... Sevgili Elvan Dink'in bu kış benim için yaptığı atleti havaların ısınmasıyla birlikte giyme şansım oldu. Elvan çok şık paket yapmıştı, altlara doğru bakarsanız göreceksiniz. Elvan'cım tekrar teşekkürler. Umarım hayalindeki gibi kombinleyebildim :)

Elvan'ın web sitesi ve facebook grubu!

Saçlarımı boyattım diye yazdığım Siyah Saçlarımla Gözlüksüz Fotolar başlıklı bu yazımı okuyan annem, "Ton sür ton oluşu çok güzel istesen olmaz böyle." dedi.

Dikkat ederseniz bu fotoğraflarda da aynı şekilde. Zift siyahı olmasındansa, annemin de dediği gibi, boya aktıkça, altlardan çıkan sarılar sayesinde, ton sür ton görünümü daha doğal. Keşke hep öyle kalsa, ama yıkandıkça bazı yerler neredeyse beyaz gibi yansıma yapmaya başladığı için ikinci defa siyah boyatmak durumunda kaldım. Belki ileride aralara bir iki ton, karamel, kahve ışıklar attırırım.

Ah, ah keşke her daim dalından koparıp yeme şansımız olsa!

Ömi'ye diyorum; "Gel gidelim yaşayalım Ayvalık'ta, ekelim, biçelim, sağlık dolu yaşayalım." diye ama İstanbul aşığı adam. "Daralarım bir süre sonra, seni de basar." diyor.

Eee ne diyorum 2006'dan beri? Ben laf dinlerim, ben bilmem beyim bilir :)

Annem kapı zili yerine çan takmıştı, yetmemiş mini disko topu takmış :)

Twitter'dan beni takip edenler anımsar; annem bahçeye ışıklı kuşlar takarak bize sürpriz yapmıştı. Yazlığa varınca kapı duvar kapalı bir evin sizi beklemesi yerine bu kuşları görünce yüzümüzde tebessüm oluştu!

Ve tüm yaz, taktıkça beni neşelendiren pencereli aynalı gözlüğümle bir açarım, bir kaparım :O

Elvan'ın nazar boncuğu, scrap kartı ve güzel mesajı ile hazırladığı cici paketi!


* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *

Fiyonklu atlet Elvan Dink
Gözlük Amsterdam Zipper
Şort ve pembe zımbalı bileklik; Amsterdam H&M, plastik bileklik sevgili Murat'ın hediyesi
Saat Bvlgari
Kuşlu yüzük Paris
Gözlük kılıfı Amsterdam
Çanta Paris yine tabii ki; terliğinden, çantasına gittiğim her ülkeden anı olsun diye aldığım Robin Ruth marka.
Terlik Amsterdam üzerinde de yazdığı gibi, sevgi, güneş ve denizi temsilen... "Life is: Sun, Love, Beach & Hot Kiss!"

Gözlüğe yansıyan suretim... Bu tarz fotoğrafları seviyorum!
Ayvalık yazıları için, Amsterdam yazıları için, Paris yazıları için buraya bakabilirsiniz.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Didem'in İzi Takılarından Hediyeler



Selam şekerler. Sevgili arkadaşım Didem'i tanımayanlar kaldıysa şayet hemen sitesine alalım. Didem'in enfes takılardan tam 4 adet sizlere blogum aracılığı ile hediye vereceğiz.

1. ve 2. ürün; Ottomania serisinden 1. Mevlana kolye, 2. Fes broş
3. ve 4. ürün Dile Benden Ne Dilersen serisinden yonca küpe/ yonca broş, ve yonca, at, balıklı kolye.

Ürünlerin hepsi pilexiglass malzemeden üretilmiştir.
Pilexiglass ne demektir? buradan okuma şansınız var.


Hediye verilecek ürünler;

  • Ancak bunun için yapmanız gerekenler, altta yazdığım soruya doğru cevabı yorum olarak yazmanız. Lütfen cevabı bulmadan yorum yollamayınız.

  • Sonrasında cevabı bulsanız bile, birden fazla gelen yorumları sileceğim.

  • 27 Eylül Ptesi saat 13:00'de yazımı yorumlara kapatacağım, o zamana kadar gelen yorumları onaylamayacağım. Sonucu random sitesi belirleyecek.

Soru: Didem'in hangi ürünü, Time Out’a Alternatif Hediye olarak tanıtıldı. Didem'in ürüne verdiği ADI yorum olarak yazacaksınız, diğer yorumları ve e-postaları kabul edemiyoruz.

İpucu: Cevabı; Didem'in blogunda bulabilirsiniz.
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

21 Eylül 2010 Salı


Yazın Son Günlerinde Mini Etekli Kombinim



Selam millet! Yazın son demleri, ☂'lu havalar başlamadan bu günlük kombinlenimle bir ses vereyim dedim. Amsterdam'dan Pınar geldi demiştim ya, şekerimi aldım, gezmelere daldım. İstanbul kazan biz kepçe geziyoruz. Hatun kişi İstanbul'a alışveriş yapmaya geliyor, ben Amsterdam'a :) Bu tutku dişiliğin özünde var!

Bu ara hatunumla ilgilenip onu gezdirmelerdeyim. Ah birde yurdumun hanzoları olmasa! Kız resmen korktu! Ne güldük, ne anılar biriktirdik daha şimdiden. Anlatsam koparsınız ve yazık halimize dersiniz. Sonuçta dışarıdan bakan gözlerin tepkilerini dinleyince; bu ülkenin insanının davranışları adına üzülüyor, kendi adına da endişe duyuyor insan!

Ben dostumu böyle severim!
Öpülmekten bitap düşmeli...

"Sevgi çoğaldıkça artar." derler ya, her daim sevgi olsun, Polyanna bende hayat bulsun!
Umarım enerjimiz sizlere de yansır :)

"Mankeni bulun." dermişim :)

Pınar'ın tarzı olmamasına rağmen sol başta duran elbiseyi zorla aldırdım. Sağolsun beni kırmadı, hatta aynı gece Reina'da giydi, maviş gözleri ile saks elbisenin uyumu enfesti. Güzelime ne giyse yakışır zaten!

Yalnız manken ablaların saçlar ve makyaj kabus olsaymış :O

Konuşmadan durabilsem ama olmuyor!
Hem ben sevmiyorum poz vermeyi & verenleri...
Ne o öyle, iki dirhem bir çekirdek oldum gel beni çek halleri!
Doğal olmalı, bakan anı yaşamalı diye düşünüyorum...





Kombin Zamazingosu:

Lollypop kolye Accessorize / Amsterdam'dan da yaşayan yukarıda gördüğünüz Pınar'ımın hediyesi
Pembe kuşlu kafesli kolye 
Accessorize / Amsterdam
Saat, Guess

Gözlük vintage anneannemden indira gandi .)
Uzun kollu beyaz t-shirt ve mini etek Amsterdam Zara
Çanta Sanya Sports, Toki Doki 2006'da balayında gittiğimiz Floating Market (Yüzen Çarşı)'dan

Terlik Amsterdam Robin Ruth. Tüm yaz ayağımdaydı diyebilirim. O kadar rahat ki, seke seke yürüyorum desem yeridir :O Bu arada daha önce de birçok kez yazmıştım, Robin Ruth ürünlerini çok severim, her gittiğim ükeden çanta & terlik ne varsa alırım. Bizim ülkemiz hariç neredeyse her ülkenin adı yazılan ürünleri mevcut.

Yeşil oje Sephora, mor olan yine Sephora'dan ama markası başka. Champs-Élysées (Şanzelize) caddesinden. Paris'e giderseniz uğramdan çıkmayın. Sırf Sephora'yı örnek vereyim, binden fazla oje rengi vardı, gerisini siz hayal edin.

Unutmadan saçlarımda fön yok doğal hali bir ara istek üzerine saç bakımlarımı da yazacağım aklımda unutmadım yani.

Öperim şimdilik!
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015