
Arada farklı şeyler yazmak istiyor insan. Sesimi başka şekilde duyurmak, seslerinizi başka şekilde duymak...
Dün akşam uyumadım, Ömi'nin Kore'den dönüşü için ona çeşit çeşit yemekler yaptım, Cemal'i sabah alana bıraktım. Ahmet Ümit İstanbul Hatırası'nın sayfalarını araladım, ortak hatıralar bulmak ümidi ile...
Gece nette gezerken bir
bloga rastladım... Tam kapatacakken Murathan Mungan adı takıldı gözüme, ben de bloga ☺
Blog
"beklemek" ile ilgili... Tam da Ömi'm Kore'ye gitmişken, O'nun yolunu gözlerken, beklemek bu kadar zorken, böyle mi denk gelir?
Beklemek ne zordur yahu...
"beklemek" denince akla neler geliyor?
Benim aklıma ilk gelenler; dişçimin bekleme salonundaki bitmek bilmez "tik tak" lar, Ömi'nin askerden gelişini yüreğim boğazımda bekleyişim, canım baboşumun ameliyatlarından sağ salim çıkışlarını ıslak gözlerle beklemelerim...
Bazen çok yorar insanı beklemek, bazen de çok güzeldir ucunda kavuşacağına bağlı...
Fırına koyduğun kekin kabarışını, haftasonunun gelişini, mutfak camındaki minicik saksının içindeki mor menekşenin açmasını beklemek...
Ama heralde bir annenin bebeğini dokuz ay bekledikten sonra kucağına verilmesinden daha güzel bir ödülü yoktur yeryüzündeki hiçbir bekleyişin ☺ "Vay be bu cümleyi ben mi kurmuşum"
Beklenilen farklı olsa da, konusu gereği bizleri aynı oyuna dahil eder.
Asker beklemek, yari beklemek, sınav sonucunu beklemek, kan tahlilini beklemek, devlet dairesinde beklemek, uçağın kalkışını beklemek gibi.
Yukarıda da yazdığım gibi; sesimi başka şekilde duyurmak, seslerinizi başka şekilde duymak sizleri daha farklı tanımak istiyorum.
Çok merak ediyorum, sizlerin "beklemek" ile ilgili hayatnızda hiç unutamadığınız bir anınız var mı?
"Beklemek" denince bir de Aziz Nesin’in o nefis dizeleri gelir aklıma...
"Beklemek"
Gözler önünde işte
Gittikçe arınıyorum kendimden
Her giden güzelleşir
Gidiyorum güzelleşmek için
Unutulsun diye çirkinliklerim
Gelecek birisi güzeldir
Gelince güzel değil
Hele gelmişse çirkin
Yaşam, ölüm gelecek diye güzel
Ey güzeller güzeli beklediğim
Kaç saatim, kaç dakikam ya da saniyem
Artık ne gelmek ne de gitmek
Yaşamın en zor yanı beklemek
Hiçbirimiz beklemedik doğmayı,
Doğduğumuzdan beri beklediğimiz
ÖLMEK
Aziz Nesin
Not: Beni az çok tanıyanlar denize olan aşkımı bilir. Fotoğraf 2005 senesinde vapur beklerken denize fısıldadığım an'ın belgesidir....
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...
Read more...