Venedik + Paris = Eskişehir Gezimiz I. Bölüm


Başlığa bakıp; onca gezi, onca foto derken işin içinden çıkamayan Edi ülkeleri şehirleri mix etti herhalde diye düşünmeyin yavrular .P Okuyun hele önce valla sınav yapıciim, sonra “Yok ben bilmedim, ben görmedim…” yemezler .) Çalıştığınız yerlerden soricim valla bak .)

Şaka maka neyse cıvıtmadan konuya döneyim anımsarsanız (12 Ekim benim, 31 Ekim Yeşo’mun doğum günlerimiz öncesi) canımın içi Yeşom‘la 7-9 Ekim tarihleri arasında Eskişehir kaçamağı yapmıştık. Kasım bitiyor biz hala yazacağız! O bu değilde asıl size Prag gezimi bir an evvel yazmam gerek cennet yahu neyse dağıtmayalım konuyu.

Bakınız gece görüşü Eskişehir!
Yıkılıyor değil mi?

Eskişehir yazmasam yurtdışı bilmem ne köprüsü desem valla yersiniz ha .)

İşte devam edin bakmaya ve okumaya cidden süper ara ara kaçamak yapmak isteyenlere duyrulur. Hem ülke sınırları içerisinde, hem malum öğrenci şehri hesabına her yerde hayat var, gençler dolu. Cıvıl cıvıl sokaklar….

Aslında biz 3-5 blogger hep beraber gidecektik ama aksilikler üst üste geldi. Kızlar Yeşo’yla ben gibi kartoloş değil malum, hepsi çıtırcan okuyor yavrular ayar çekemedi garipler .( Başka bahara kısmetse onlarla da gideceğim artık neresi olursa .)

Yeşo sağolsun Eskişehir Şeker Fabrikası’nın muhteşem misafirhanesinde konakladık. Oksijen desen o biçim şiştim anacım temiz hava çarpii malum .) Akabinde sessizlik, devletin mekanı, basmışlar sıcağı kaloriferler zangır zangır, çıplak yatacaktık o biçim .O Kısacası ekmek elden su gölden tatil yaptık. Ben erken gittim Yeşo gelene kadar orada çalışan abilerle yemek yedek, lafladık. Ormanda sektim falan…

Alttaki kareler misafirhanenin bahçesinden…

Eskişehir gezimizde gittiğimiz yerler: Papağan Çiğbörek, Haarika Batıyakası, Adalar, Kahv6, Waffle Es Cafe, Odunpazarı Evleri, Kurşunlu Külliyesi, Lüle Taşı Müzesi, Hafiz Ahmet Efendi Konağı, Şelale Park, Kentpark, Espark AVM, 222 Park One Night’a kadar yok yok hepsini ara ara paylaşacağızdır…

Odamızın camından ormana karşı…
Mavi çam nasıl ama bayıldım ya kollarını aç sarıl o derece görkemli!

Taa taaammm! Bu ne be demeyiniz .)

Gondollar hakkında Venedik tatilimizden aklımda kalan bilgileri vereyim çok keyifli: Venedik usulü kürek çekmenin ismi VOLGA ALLE VENEZİA. Bu teknik tamamıyla venedikli gondolculara aittir. Gondollar altı kişiliktir, yani yedinci kişiye yer yoktur, altı kişi dahil toplam ağırlık neredeyse bir tona çıkar!


Gondolculuk babadan oğula geçer, kadın gondolcu yoktur ancak Venediğe tatile gelen ama aşık olup dönmeyen Venedik’te yaşamaya başlayan ve daha sonra gondolcu olmak için tüm engelleri yıkıp sınavları kazanan Alexandra isimli Alman bayan şimdilerde kanallar arasında turistleri gezdiriyor, Venedik’teki tek bayan Gondolcu! Görürseniz şaşırmayın, Edi demişti dersiniz .)

Gondolcuların kendi aralarında kullandıkları çok tuhaf sözcükleri vardır bunları kanallardan geçerken yada birbirlerine selamlarını verirken mutlaka kullanırlar. Yanık sesleri vardır ve keyifli günlerindelerse size şarkı bile çığırırlar .)

Venedik labirent gibidir ve çoğu zaman bilmediğimiz ülkelerde kaybolmak işimize gelir .)

Venedik’te de öyle olmuştu ve bir hanım bizi evinin önünde sular üzerinde bulunan asma kat balkonunda çay içmeye davet etmişti. Hey gidi hey. Acep o teyze yaşıyor mu .(

II. Bölüm Eskişehir yazımda Venedik + Eskişehir karşılaştırmalarına devam ederken; Venedik’e dair başka fotoğraflar da ekleyeceğim.

Köprü üstü güzelleri .)))
Canım kuzum ya; ♡ Yeşom’a bak sen!
Nasıl da bakarmış Edi’sine….

Bakın Eskişehir’in köprüleri gece bile cix ışıklı alevli malevli!
Ne Venedik’te; ne Amsterdam’da bu derece güzel ışıklandırma yok!

Bakın Eskişehir’in köprüleri gece bile cix ışıklı alevli malevli!
Ne Venedik’te; ne Amsterdam’da bu derece güzel ışıklandırma yok!


İşte 2. gözlemim! Daha Paris tatillerimize dair yazılarımda III. Pont Alexandre köprüsüne sıra gelmedi ama bir kare ile ne demek istediğimi izah edeyim dedim. Eskişehir’de köprülerin bir kısmını ekledim ve bakınız Paris. İnanın canınız Venedik & Paris çekerse gönül rahatlığıyla Eskişehir’e gidebilirsiniz derim .)


Ve ilk gecemiz…
Hahaha yeni evli çiftler gibi oldu .)

Çukurçaşı’da devasa bir park içinde konumlandırılmış Cafe’de “Pencüse! Severiz güzeli gencüse” dediğimiz anlar… Yeşo twitterda takılıyor .) bense halimden de belli olduğu gibi; tavla olayına çok odaklandım öyle böyle değil.)

Ve battal boy limonlu çay .) ama sonuç hüsran, Yeşo tavlada elime verdi .))

Araya kombinime de banayım .P

* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *

Gözlük Cartier İstanbul
Şal Louis Vuitton İstanbul
Saat Rolex Datejust İstanbul
Spor ayakkabı Tommy Hilfiger İstanbul
Kargo pantalon, hırka Amsterdam H&M
Çanta Robin Ruth New York

(Demiştim ya; gittiğim ülkelerden şehirlerin adı yazan bu Robin Ruth çantaları kesin alırım diye, yıllar geçti en geri ülkelerde bile satılıyor hala İstanbul yazan Robin Ruth üretmediler ya pes ./ )

Şimdilik I. Bölüm bu kadar. Sık yaz diyorsunuz lakin yavrular ben de insanım be yetmiyor zaman ciğerlerlerim, böbreklerim yoksa yazmam mı .)

Şimdilik çav bellalarım diğer fotoları kolajlayayım bari öpüldünüz!