25 Nisan 2011 Pazartesi


+18 Amsterdam Sexmuseum Videosu ve Fotoları



Şimdi efenim başlığa +18 yazmışım buna rağmen cıkcıklayanlar olacaksa bile adım gibi eminim çaktırmadan bakacaklar .) Hakkımda sayfamda da yazdığım gibi; bu blogda her konuda ahkam kesilir .) Amsterdam'da çanta müzesi dahil 300 kadar müze var ve sanat adına sizlerle birçoğunu paylaşmıştım.

Bakınız: Amsterdam konu başlıkları...

Gelelim işin matrak kısmına! Red Light dışında Sex Müzesi turistlerin bir hayli ilgisini çekiyor. "Hoş aa ne ayıp, adamlar bunun bile müzesini yapmış diyenlere ithafen."

Bu konu hayata dair nokta atışıdır!
Hey sen okuyan, seni leylekler getirmedi ya .)
Tabulaştırmaya gerek yok...

Döneme damgasını vuran MM, bana göre yüz hatları bakımından hiç seksi bir kadın değil. Kim havalandırma altına geçse ve lamba gibi kırmızı ruj sürse, kadınsı şuh bakışlar atsa seksi olur! Döneme damgasını vurması askerlerin ve medyanın aşırı ilgisinden. Hatta o dönemlerde bu kadar cüretkar davranışlarda bulunabilmek diye düşüyorum.

Bitik ama buna rağmen her daim güleç halimden anlayacağınız gibi; Amsterdam'da o gün hava leş ötesi sıcaktı. Zaten topu topu 1 ay sıcak oluyor gideceklere tavsiye Temmuz ayından şaşmayın!


Neyin ne olduğunu yazmama gerek yok sanırım .P


Bizim ülkemizde pek meşhur bir laf vardır.
Hani .... kaş göz çizsem diye devam eder .)
Sözü sen uydursan bile, adamlar çoktan yapmış usta!


Üzerlerine ok çektiğim tarihlere dikkat!

Sırf şu korseleri giyebilmek için o dömende yaşamak isterdim. Ara ara konusu gereği 19 YY aşkımı sizlerle paylaştığım oluyor ya hani; sevenler varsa 19 YY temalı tüm yazılarıma buradan bakabilirsiniz.


Bir sürü hareketli atraksiyon yapmışlar.
Bu hatun "pişşt" diyor yaklaşınca sizi kucaklıyor .)


Amsterdam Sex Museum/ Amsterdam Seks Müzesi

Kısaca özetlemek gerekirse; fotoğraf makinesinin icadından beri çekilen pornografik fotoğraflar, videolar, sex aletleri, çeşitli cansız mankenler ve organ heykellerin sergilendiği bir müze.

Türkiyede'kinin aksine insanlar bu konularda rahat oldukları için, küçük çocuklarıyla, ailecek geziyorlar. Yapılan demonstrasyonlar sizi bazen şaşırtıyor bazen güldürüyor.

Epilasyon yöntemlerinin de uzunca bir süre bilinmediği ya da uygulanmadığını görüyorsunuz :)) Zaten Avrupa bu deeeel dediğim olayların başında, kıllı bacılar gelir! Kısaca öğğk yani!!!

Amsterdam'a gitmişken görülmesini öneririm, ilginç bir deneyim!
Bu yetmedi diyenleri web sitesine alalım...


Gelelim Mata Hari'ye...

Mata Hari (1876 - 1917)

1876'da Hollanda'da orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Mata Hari’nin gerçek ismi Margarehta Zelle’dir. Ailesi tarafından rahibe okuluna gönderilen Mata Hari belli bir süre burada okuduktan sonra bir İskoç kaptana âşık oldu ve onunla evlendi. Doğu Hint Adaları'na kocasıyla birlikte giden Zelle, daha sonra ondan boşandı. Gizemli Doğu Hint danslarını kullanarak Mata Hari (Cava dilinde 'Şafağın Gözü' anlamına geliyordu) olarak anılmasına yol açan ünü elde etti. Pekçok hükümet yetkilisi onun danslarını izliyor ve o da bu sayede önemli isimlerle ilişki kuruyordu.

I. Dünya Savaşı sırasında Almanlar onu kadrolarına aldılar. Fransa karşı casusluk teşkilatı bir süre sonra onun Almanlar hesabına çalıştığını anladı. Fransızlar Zelle'ye iki taraflı çalışması teklifinde bulundular. Zelle de bunu kabul etmiş göründü, ancak Fransızlar ona güvenmiyordu. Bu yüzden Mata Hari'yi denemek için Belçika'ya altı Fransız ajanla ilişki kurması için gönderdiler. On beş gün içinde bu altı ajanın tamamı da Almanlar tarafından yakalandı ve kurşuna dizildi. Bu olay, altı ajanın hayatına malolsa da hiçbir zaman Mata Hari'ye güvenilmeyeceğini göstermesi bakımından önemliydi.

Hari, Almanlar tarafından da artık benimsenmediği için Fransa'ya dönmek zorunda kaldı. Fransızlar cephelerdeki yenilgilerini bu kadının üzerine attılar. Oysa Zelle'nin daha sonra kendisini dünyanın en ünlü casuslarından biri haline getirecek kadar önemli biri olmadığı söyleniyordu. Fransızlar propagandalarından vazgeçmediler ve 1917 yılında Hari'yi kurşuna dizdiler.


Şimdi sıra videoda! Dediğim gibi +18 ben uyardım .)

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

22 Nisan 2011 Cuma


Hayatımı Kolaylaştıran Zamazingolar



TEB'de çalıştığım dönem, iş arkadaşlarım Avon, Tupperware, Amway türü ürünlere çok meraklıydı .) Öyle evi ıncık cıncık doldurmayı sevmiyorum ama tipik kadınız malum insan ota boka heves ediyor, sonra dolabı açınca sinir basıyor .) Neyse efenim bu ürün cidden süper ötesi hayatımı kolaylaştırdı ve sizlere de tavsiye ederim.

Hani her daim kombin, eller havaya, bıt bıt yazmak olmaz. Evlenecek hanım kızlarımıza da güzel örnek olalım çeyizleri saçma sapan ayaklı pasta tabanları ile doldurmasınlar didim .)) İyi didim dimi?

Kaşar rendelemek bana göre bela, hani kaşarın dibi gelir o gazla elini tırnağını biçersin, sonra o tırnak her yere takılır ıyyk! İşte bu ürün sayesinde at içine, çevir olsun sana rende .)

Tupperware duy sesimi bak bu kadar içten reklamı sana kimse yapmaz ona göre .)

Bunu net anımsamıyorum ama sanırım Amway'di yada Tupperware. Sarımsakları içine atıp ileri geri yapınca kabuklar soyuluyor, karşınızda çıplak ve seksi sarımsaklar kalıyor .) Hatta sarımsakları soyduktan sonra, avucunuzla bastırdığınız zaman ise eziliyor.

Dedemin babası 100 küsür yaşına kadar yaşamış, her gün bir tam sarımsak yermiş. Ömi'nin iş arkadaşları Kore'liler de sürekli sarımsak tüketir.

Sevmeyen varsa mantarı soğan ve sarımsakla kavurun, çok az soya sosu, bir adette kesme şeker ekleyin bakın görün o zaman yer misiniz, yemez misiniz ? .) Kesinlikle bol bol soğan, sarımsak yemeyi ihmal etmeyin.

Bu zamazingomuz her yerde bulunacak cinsten bir ürün. Sarımsakları en güzel doğrayan, yemekte ağza gelmesini engelleyen minyatür rende.

Kısacası insan hayatında an'ların değeri çok. Ben yemek yaparken mutfağı dağıtan, savaş meydanına çeviren kadınları anlamıyorum. Bir eşyayı kullan anında yıka yada at makineye ortalık toplansın.

Mutfağım küçük ayaklarına yatmayın .)

Samimiyetle söylüyorum; 12 kişiye 1 saat içinde 8/10 çeşit yemek yapmışlığım vardır. Çıtırlar olur da okursanız sizlere de tavsiyem en büyük terapi yemek yapmaktır .)
Daha fazlası için bakınız; mutfak malzemeleri ve pratik yemekler.
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

21 Nisan 2011 Perşembe


Blogger Yorum Yazma Paneli Ayarları



Bu ara beni takibe başlayan, sanal yolla bile olsa bir sürü yeni blogger arkadaş edindim. Onlar adına ve eskilerden bilmeyenler adına yine vatana millete hayırlara vesile olacak bir yazı gireyim didimmm .) Bir sürü e-posta alıyorum, tek tek izah etmek hem vakit hem emek işi! Bir zahmet dikkatlice okuyun, uygularsanız ne ala!

Yazması benden ama tşk etmeden gitmek yok, hırlarım.
Şaka bir yana umarım işinize yarar.

Teknolojinin ilerlemesiyle Galaxy Tab, iPad, cep telefonları vs türü cihazlarla blogları takip eder olduk. Hatta ben bazen yattığım yerden arkadaşlarımı okuyup yorum yazıyorum. Ancak bazı bloglar yorum alanını Aşağı katıştırılmış kayıt kısmını seçtiği için yorum yazılmıyor. Bu sebeple benim blogumda kullandığım ayarları sizlerle de paylaşıyorum.

1 yazan görsele dair:

http://www.blogger.com'dan blogunuza giriş yapın. Ayarlar'a sonra yorumlar'a girin ve Pop-up pencere olanı seçip en altta ayarları kaydet'e basın.

2 yazan görsele dair:

Ayarlar'a girin, bu kısıma yazacaklarınız size yorum yazılırken yorum panelinde yorumu yazacak kişiye bir bakıma karşılama mesajı bâbındadır.

Siz yazın ben patrona iletirim söz! diye devam eden kısım benim sizleri karşılama mesajım.

İçinizden ne gelirse bu alana yazın, ayrıca görsele eklediğim html kodlar yazınızın formatını belirler.

En yalın hali ile html'i hiç bilmeyen birine anlatır gibi yazacak olursam; Html sayfası üretirken bir elemanın başlangıç ve bitiş noktaları arasına bu şekilde <> büyük ve küçük işareti konarak gösterilir. <> büyük ve küçük işareti arasına b koyarsanız bold yani koyu, ı koyarsanız italic yani yatay anlamına gelir. Ancak burada dikkat etmeniz gereken en önemli husus, kodları yazarken verdiğiniz komutların hatasız olması. Yani kodun başlangıcı <>, bitişi ise / işareti eklenerek yazılmalıdır.

3 yazan görsele dair:

Bu alanı ben yorumları kontrole tabi tuttuğum için her zaman olarak seçtim. Gelen giden yorum yazsın diyorsanız hiçbir zaman olanı seçin keyif sizin.

4 yazan görsele dair:

Bu alana blogunuza giriş yaptığınız e-postanızı ya da en sık kullandığınız e-postanızı yazın. Size yorum yapıldığı zaman bu alana yazdığınız e-posta adresinize de yorum düşecek, konudan haberdar olacaksınız. Genelde blogcular Yorum Bildirimi E-postası 7. alana da e-postalarını yazar, ki bu hep karıştırılır o alan boş bırakılacak onu da anlatıyorum.

5 yazan görsele dair:

En nefret ettiğim alan! Yorumlar için kelime doğrulama gösterilsin mi? Kaç defa blogumda da yazdım, bu alanı seçen arkadaşlara yorum yazarken not olarak da ekledim. Buna gerek yok canlar! Zaten yorumları onayladığımız alanda artık spam alanı da var, bu çile yüzünden bir sürü bloga yorum yazmak istemiyorum. HAYIR seçmeniz durumunda inanın daha çok yorum gelir .)

6 yazan görsele dair:

Şart değil olsa da olur, olmasa da. Akılda kalıcılık bakımından örnek verecek olursam; aynı isimle yorum yazan bloggerlar olunca kullandıkları profil görselleri bakımından kim olduğunu görme şansımız oluyor.

7 yazan görsele dair:

Virgülle ayırarak en fazla on e-posta adresi girebilirsiniz. Blogunuza yorum yazıldığında bu adreslere e-posta göndereceğiz. açıklamasında olduğu gibi konu gayet net olmasına rağmen dediğim gibi bizim insanlarımız okumadıkları için, 4 nolu görselde izah ettiğim yer dışında buraya da kendi e-posta adreslerini yazıyorlar. Yine izah edecek olursam, sadece on kişi ile sınırlı bir alan. Yeni yazı girdiğiniz zaman buraya eklediğiniz kişilere otomatik e-posta düşüyor, ki bence insanı sinir eden sizleri SPAM'cı durumuna düşürecek bir alan .)

Kısacası ben eklemem, yani okumak isteyen zaten gelir okur. Hatta bu sebeple blogger widgetlarında bulunan mailing uygulamasını bile bloguma eklemiyorum!

En altta yorum yazma alanına dair:

→ çektiğim kısım ise; Yanıt yorumlarını stildirektoru@gmail.com adresine e-postayla gönder. Adı üzerinde ama ben yine de açıklamış olayım, diyelim ki bir yazıya yorum yazıp soru sordunuz ve size blog sahibi ne cevap yazacak merak ettiniz bu durumda manuel takip etmek yerine kutucuğu tiklersiniz ancak e-postanıza o yazıya gelen her yorum düşer. Sıkıldığınız an veya cevabınızı alınca o yazıya üyeliği kaldır demeniz yeterli.

Bu zamana kadar yazdıklarım için; BLOGGER BİLGİLERİ'ne bakabilirsiniz.



►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

20 Nisan 2011 Çarşamba


Uludağ Hüseyinalan Köyü & Mistik Doğa



Uludağ Tatili Pistten Kareler ve Uludağ, Evden Kareler ve Azmaca yazılarımdan sonra assolisti sona sakladım .)

Özlediğiniz saf doğa karşınızda!


Yazımın başlında da olduğu gibi mekan Bursa Hüseyinalan Köyü. 26-27 Şubat tarihleri arasında kuzenler, eşleri ve arkadaşlar toplandık amca evine iki gün de olsa kaçamak yapmaya, oksijene doymaya, bol bol hüpletmeye gittik.

Bu şekerleri tüm gece besledik ancak hayvan diyip geçenlere inat, insandan daha saygılı olduklarını belirtmeden geçemeyeceğim. Yemekler pişerken sabırla beklediler yavrucaklar.

2. görsel dağa tırmanış esnasında sisli havaya dair. 1. görsel ise; eve varınca bizi karşılayan kare. "İnsana sanki yaradan resim yapmış." dedirtiyor!

1. görsele dikkat edin, biz insanların başaramadığını hayvanlar başardı. Kedi ve köpeğin sevgiyle oynamaları... 2. görselde ise; bizlerden nazikçe yemek beklemeleri...

Babamdan yıllar önce öğrendiğimi sizlere de aktarayım. "Bir insan dağda ve ormanda; 21 gün kalırsa kan hücreleri yenileniyormuş." Yani kan hücreleriniz yenilensin diye; illa çocuk yapmanıza gerek yok .)

Bizler hücrelerin yenilenmesi ve huzur için yürürken çoçolarda arkadaş arkadaş bizlere eşlik ediyor.

1. fotoğrafa dikkat edin, doğadan bir kare olsun diye çekmedim. Aranızda eminim ki bilmeyenlerde vardır diye ileteyim. Bunlara Çam Kese Böceği kesesi ve tırtılları - Thaumetopoea pityocampa adı verilir.

Çam Kese Böceği kesesi ve tırtılları - Thaumetopoea pityocampa

Çam ağaçları üzerindeki beyaz pamuksu tırtıl keseleriyle kendini belli eden Çam Kese böcekleri, aslında bir kelebek türüdür ve bu kelebeklerin tırtılları ülkemizdeki orman zararlısı böcekler açısından önemli bir yer işgal etmektedirler. Üst üste birkaç yıl bu zararlının tahribatına uğrayan ağaçlarda boy büyümesi gerilemekte ve hacim kaybı olmaktadır... Çamkese böceğinin tahribatı kış aylarında, yani ağacın gelişme dönemi dışında olduğu için herhangi bir ölüm söz konusu değildir. Ancak yoğun ve arka arkaya birkaç sene devam eden tahribat ağacı zayıf düşürerek kabuk böcekleri ve diğer sekonder zararlıların gelmesine zemin hazırlamış olur.

2. fotoğrafda ise; ağaçların üzerinde kar kalmış gibi görünenler aslında Çam Kese Böceği kesesi ve tırtılları - Thaumetopoea pityocampa'dır.

Arada böyle bilgilerde vermek lazım değil mi?
Hani sadece fotoğraflara bakıp yorum yazanlar var ya; onlar için .))
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

19 Nisan 2011 Salı


Starbucks Havuzu & Hamburg'tan Komik Detaylar



Hamburg'a gidişimizde ilk dayıma, kuzenlerime uğradık, sonra yapılması gereken işler ve gezmeye devam ederek keyifli ama soğuk Almanya günlerine daldık.

Hamburg Kareleri 1. Seans & Kombinim ve Hamburg Kareleri 2. Seans & Bilgiler'de tarihi bilgileri paylaşmıştım. Şimdi dikkatimi çeken paylaşıma dair detayları ekleyerek devam edeyim.

Biz gittiğimiz zaman Starbucks'un havuzu normaldi bizden birkaç ay önce giden deli arkadaşım Hakan { Burada Nil Yeşili Mini Etek & Toz Pembe T-Shirt Kombinim'de tanımıştınız } bu fotoları çekmiş, bana çok ilginç geldi sizlerle paylaşmadan olmazdı.

ABD her zaman olduğu gibi, pazarlama stratejisinde sınır tanımıyor! Bizlerin türbe yeşili onların Starbucks yeşili .)

Ne zaman Starbucks görsem kendi yaptığım, HÖT KATIR kategorime eklediğim Starbucks Kolye'si aklıma geliyor .)

Görmeyenler için Starbucks Kolyem!



Bunlar benim çektiklerim. Starbucks'ın olduğu tarihi mekan, eski köşk diye geçiyor ama inanın adını unuttum ./


Ve karşıdan görünümü...


Deichmann ayakkabı ülkemize geleli sanırım bir iki sene oldu. Ürünler bakımından bizim Shoe Tek gibi pek kaliteli olduğu söylenemez. Altta gördüğünüz Deichmann'ın merkez binası.


Deichmann'da satılan AM marka ayakkabılar .) Hoş TR'de de görmüştüm ama paylaşım Hamburg yazılarına kısmetmiş .P


Ve yine başka bir bomba!
Biz Türk'ler burada yemek yer miyiz? Hiç sanmam ^_^


Orta okul, lise dönemlerinde ahşap boyamadan süper paralar kazanmıştım. O zamanlar scrap kağıtları, dekupe, kabartma vs kimseler bilmezdi malum .)

Hatta stenciller TR'de yok diye y.dışından sürekli getirmek bir hayli masraflı oluyordu. Kendi stencillerimi kendim yapardım. Hoş artık yerli malı ucuz kalite olsa bile stencil üreten firmalar var.

Bu işin mir'i Caddebostan Kayra Münevver'dir. Semih Yener zaten battı batıyor diyorlar yazık oldu .(

Stencil'leri nasıl yaptığıma gelecek olursak; babamın röntgen filmlerini çamaşır suyuna batırır, sonra üzerine çizdiğim desenleri oyarak elde ederdim .)

Nasıl ama? Taa o zamanlar DIY işine girmişiz içimizde var!

Konumuzla ne alakası var derseniz altta eklediğim fotoya ok koydum. Orada belirttiklerim, desenli peçeteler. Aklınızda olsun ben ne zaman y.dışına çıksam bu desenli peçetelerden alırım. Özellikle cep boyu desenli peçeteler ülkemizde pek yok. Peçete tekniği için birebirdir!

Almanya klasiği! Türk firmalar her an karşınıza çıkıyor!

Size komik bir anımı anlatayım;

Berlin'de baba tarafından kuzenlerim var onlar anlatmıştı. Berlin'de Türk mahallesinde bir Alman geçse bunların ne işi var diyorlar .)

O derece kapatmışız! .)


Kasım 2010'da gittiğimiz için mağazalarda tema olarak yılbaşı konsepti hakimdi...


Stil Pazarı'na eklediğim ℒℴѵℯ Kolye'de ve başka ürünlerde bu meleği kullanmıştım. Çok sık soranlar oluyor, Hamburg'dan aldım buradan yeniden belirteyim.




Fazla söze gerek yok...
Dandikliğin bu kadarı!

Unutmadan; dediğim gibi tarih vs yazmıştım bunları da ekleyelim gidecek olanlara öneri olsun.

Kentteki başlıca müzeler ve görülecek yerler;

Erotic Art Museum
Fischmarkt; balık pazarı
HafenCity; liman
Speicherstadt
Miniatur Wunderland
Planetarium
Hamburg Tren Terminali
Hafenmuseum; liman müzesi
Museum der Arbeit - İş müzesi
Das Feuerschiff; eski yangın söndürme gemisi
Museum der Arbeit; Hamburg'un sanayi devrimi yılları ile ilgili müze
Hamburger Kunsthalle; sanat müzesi
Deutsches Zollmuseum; gümrük müzesi
Museum für Hamburgische Museum; Hamburg tarihi ile ilgili müze
HSV Museum; HSV Hamburg futbol takımının müzesi


Ve çiçek böcek bir anımızın daha sonuna geldik...
Sıkılmadıysanız ne ala... Daha paylaşacak milyon tane foto var .)
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

byWonderland Gururla Sunar!



Ömi ve benim çok sevgili dostlarımızın sanal bebeği oldu. Öncelikle yeniden tebrik eder, yayın hayatınızın uzun ömürlü olmasını dilerim!

Kitsch, retro, romantik, vintage, ürünleri severlerin ilgisini çekeceğini düşündüğüm cici bici bir satış sitesini hayata geçirdiler. İlerleyen günlerde adını sıkça duyacağınız bu site; byWonderland

Ürünler kadar ilgi çeken teması ve kategorileri de pek sevimli!

Özel günlerde ne alsam diye düşünenlere, evlilik listesi hazırlayanlara tavsiye edilir.

Facebook üzerinden takip etmek için; buraya

Twitter üzerinden takip etmek için ise; buraya lütfen...

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

18 Nisan 2011 Pazartesi


Tutü / Tutu DIY &



Cümleten iyi haftalar olsun!
"Nisan ay'ı hırsız aydır, bir yazdan, bir kıştan çalar." derler ./
Bu hafta yine deli gibi yağmur var, 'siz çıkmayın!

Bu ara özellikle bu hafta biraz yoğun geçeceği için uzun uzun laflar edecek yazıları derleyecek vakti bulamayabilirim.

Bu bile amma uzun bir cümle oldu .)

Pembiş ve yapıleybıl bu tütü paylaşımı ile gaza gelip dikenler, hatta kaliteli fotoğraflar çeken olursa; bana haber versin blogumda seve seve paylaşırım.

Do It Yourself (DIY) konulu 109 adet yazı yazmışım. İçlerinde tanıttıklarım ve benim yaptıklarım dışımda; Mjtrim'de var. En beğendiğim de bu blogdur!

Mjtrim'i sizlere tanıtalı bir seneyi geçmiş, yazdığım zamandan beri takip edenler olmuştur.


Bunun ne olduğunu yazmıyorum sürpriz olsun! Mjtrim'i ziyaret edin.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

15 Nisan 2011 Cuma


Brugge Hatıraları ile Yaptığım ♠ ♣ ♥ ♦ Kitsch Yüzükler



Brüj / Brugge'ye olan hayranlığım, 2008 senesinde Colin Farrell'in oynadığı In Bruges filmine dayanır. Daha önce de dile getirdiğim gibi hala izlemeyen varsa not edin pişman olmazsınız. IMDb puanı 8.1/10.

Ocak 2010'da gittiğimiz Brüj anılarına dair yazılarımda oradan kazandığım chiplerden birini saklamıştım. Öncesinde Amerika'dan aldığım ♠ casino ♣ temalı parçalar aklıma gelince kendime kitsh bir yüzük yapayım dedim ve ortaya bu chip temalı yüzük çıktı .)


Kitsch araba temalı yüzükler ise; Amsterdam Kitsch Kitchen'dan aldığım malzemelerle hayat buldu. Şimdiye kadar yaptığım tüm yüzükleri, kendime ayırmış olsam bile Stil Pazarı'na eklerim oradan da bakabilirsiniz.
Kitsch Kitchen'a dair yazılarım
Kitsch ürünlere dair yazılarım...

Not: Ojelere takılan kesin olacaktır. Sizler sormadan ben belirteyim sonra tek tek yazmak çile oluyor .)

Avon: Luve Lavendar lila tonlu, Peppermint Leaf yeşil ve Vintage Blue

Tüm ojeler için bakınız Ojelerim
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Uludağ, Evden Kareler ve Azmaca



edasuner.com zamanında o kadar çok dekorasyon örnekleri, kendi yaptığım eşyalara dair yazılar yazdım ki dekorasyona dair yazı giresim gelmiyor. Yani sağdan soldan sitelerden paylaşımları yayınlamak istemiyorum. Kendi çektiğim dekorasyon önerileri olmasını tercih ediyorum. Uludağ Tatili Pistten Kareler'den sonra amcamların dağ evine dair fotoları paylaşmak iyi gider diye düşündüm.

Kiliselerde de gördüğünüz, yabancıların yılbaşı kutlamalarında kullandıkları yedi mumdan oluşan "Sanctuary Lamp" bu lambayı yengem çok sevmiş olmalı ki evde dekorasyon amaçlı kullanmış.


Babam Güzel Sanatlar'da hoca olduğu için elinden her iş gelir. Kimya ve seramik hocası olmasına rağmen, amcamlara ev hediyesi vitray yapmıştı. Anımsarsanız annemlerin evinde de vitray var. Renkli camların içinden güneş ışığının süzülerek eve yayılması hem keyif veriyor hem de dekorasyonel bağlamda şık duruyor.


Dağ temalı mutfak dekoru özellikle bakır tabaklar hem nostaljik hem işlevsel hem de kullanım açısından sağlıklı ve bizlerden mama bekleyen sabırsız ama arsız olmayan canlar.


Detaylar, yeşilin sıcaklığı ve şıklığı...


Melek kalpli kuzyim mamalar öncesi hazırlık yapıyor...


Dedim ya babamın elinden her iş gelir diye; kuzenin söylediğine göre bu kuzineyide baboşum yapmış yada kurmuş. Bebek melek kocam Ömi'm; ısınmamız için kuzineyi yakıyor. Kozalakların çıkardığı ses ruhu o derece dinlendiriyor ki; her eve lazım.


PSP'de yıllardır hastası olarak oynadığım World of Goo'yu iPad'e de kurmuştum pc versiyonu var mı bilemiyorum ama araştırın varsa çok eğleneceğinize garanti veriyorum.


Mangal öncesi açlık bastırmaca eşliğinde oyunlara devam...

Bağımlı eden matematiksel diğer bir oyun ise; Slice It! 'cılar bilmiyorsanız durmayın bunu da kurun!


Ömi kuzineyi yakar dinlenmeye geçer sonrasında ise; kuzinede marshmallow keyfi...


Bu adamlar ne yapıyor? Sanal alem hem iyi hem kötü. Bu kareye bakınca "Yan yanasınız bırakın şu cepleri sohbet edin bre!" demek kaçınılmaz!


Yemek öncesi FB maçını izlemenin dayınılmaz gururu! Score'a dikkat .)


Hazırlıklar başlasın! Ordu mutfakta....
Karınlar doyduktan sonra bahçede azmaca .)
Çok güzel bir hafta sonuydu...


Gecenin zifiri karanlığına rağmen her daim güvenilir köy yolunda yürüyüş yaptık. Bağırarak şarkı söylesen bile kimse rahatsız olmaz. İmkan olsada hepimiz çocuklarımızı sokaklarda büyütebilsek! Ne yazuk ki; biz büyüdük ve kirlendi dünya .(

Çocukken saklambaç oynadığımız bu yollarda, yıllar sonra eşimle yürümek...

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015