9 Mayıs 2011 Pazartesi


Fotoroman Tadında 15 Günde Ne Haltlar Karıştırdım...



Selam millet! Artık panik olanlar var merak etmeyin bomba gibiyim. Arayan soran, hatta cevaplayamadığım durumlarda eşim aracılığı ile benden haber alan tüm dostlara mucuka!

Yine yeniden bloglamaya devam. Bu defa yoğunluktan öte içimden yazmak gelmedi desem daha doğru olur. Zamanımı o derece kaliteli geçirdim ki; gezmek ve dinlenmekten yoruldum desem yeridir. Haftaya Ömi Amerika'ya süper bir toplantıya katılmaya gidiyor o ara gezmeden arta kalan vaktim olursa .) zaten sık sık yazarım.

Yazmadığım günlerde neler olduğuna dair bazı detayları cep telefonu ile çekip, ortaya fotoroman tadında bir post çıksın istedim.

En bomba haberden başlayacak olursam; neredeyse 20 küsür senedir sigara içen, hatta Dr.'umun dediğine göre ciğer bağımlısı biriydim. Bazı günler keyfimiz yerimizdeyse günde 3 paketi buluyordu .( 2004 yılında akapunktur'la 6 ay kadar bırakmış, yakın bir dostun vefatı ile yeniden başlamıştım. Şimdi ise; kullananların mucize dediği, 50 küsür senedir içenlerin bile bıraktığı bu ilaç sayesinde 20 gündür sigara içmiyor ve aramıyorum! En önemlisi bu zaten...

Bu arada evimizde sigara içilen tek bir odamız vardı onu boyattık, o odayı sadece tasarım yaptığım oda haline getirdim. Çalışma odası olarak üst kata, manzaralı, tavanım mis gibi ahşap kokan karşımda az bile olsa deniz gören odama taşındım.

İşin güzel yanı, bu ilaç kg. aldırmıyor, doğum kontrol hapı gibi 4 hafta kullanım süresi var. www.champix.com.tr adresinden bilgi alabilirsiniz. Tek yan etkisi ilk 2 hafta yaptığı mide bulantısı ancak sigara bağımlılığının tamamen farmakolojik tek tedavisi.

Günde 2 hatta 3 paket içen ben, bir haftada sigaraya verdiğim parayla haftada bir ayakkabı alabilirim .) Kısacası ekşi sözlükten alıntıladığım satırları da eklersem ne demek istediğimi gayet net anlarsınız.

efenim kullanan hatta devam paketini yariliyan biri olarak diyebilirimki bu ilac 100 300 degil milyarlar degerindedir. oncelikle maneviyattan bahsedelim, baslarda (ilk iki hafta) "parama yazik oldu" yada "kac karton sigara parasi gitti" derken 3 haftada nevrim donmus ve gunde 1-1.5 paket icen ben deniz gunde 2 3 tane icer olmusum. 7 ile 14. gunler arasi birakma gunu secin gibi bi dayatma olsada kisitlamaya inat 20. gun biraktim ve arkama donup baktigimda 23-30 sigarasiz gun gecmis, yada samimi olalim "yeniden dogmusum"...

maddiyata gelirsek cidden sizi uzebilir (baslangic 160 devam 300) ama tavsiyem aylik paket hesabi yapmaniz ve caninizi dusunmenizdir (bkz: mal canin yongasidir)

yan etkiler dersek intahari henuz dusunmuyorum ama heryer cok karanlik ve onumu gore.... ne diyorum ben ya(!) saka bir yana ac karnina alip sile yolunda biraz bulanti yasamam haricinde pisikolojik ve fiziksel olarak hicbir yan etki gormedim.

toparlamak lazim simdi. baba sunu tek cumlede hallet diyenlere "kullanin kullandirtin" diyorum. son sozumde pembe citli ev hayalleri kuranlara, bu mereti gizlice corbaya karistirmak fayda etmez is yine kafada bitiyor ha ama oran istiyene %20 kafa %80 champix.


Normalde su ve süt tüketimi tarafımdan delicesine yapılırken şimdi abartılmış durumda. İnsan kendine dur diyemeden deli gibi su içesi geliyor. Bu gördüğünüz sular 3 gün içinde finito...


Kuzenler, kardeşim, dostlar derken sporu ihmal etmedim. Zaten yaz kış günde 1 saat yüzüyorum ona devam derken gençlere takılıp onlarla basket oynadım.


Ayıptır söylemesi malak gibi yattım .)) İskoçya belgeseline aşık oldum, ölmeden Gayda yapan bir atölyeyi ziyaret etmeyi kafaya taktım, kanallar arası zap yaparken Evlen Benimle gibi saçma salak programlar yüzünden ülkeme bir defa daha acıdım ve tüm bunlar olurken 2 yaşımdan beri yanımdan ayırmadığım, teyzemin hediyesi tırtılım da bana eşlik etti .)

Acıkınca yada can sıkıntısından değil, canım istediği için en düzgün krebi yaptım hatta yere dökmeden, tavada en kral aşçı nidası ile ters çevirebildim .)

Bir süredir izlediğim ve yazamadığım filmler olmuştu. Yasom sana bahsettiklerim altta, zaten bir kısmını sana yazmış olmam gerek. Bu arada ne izlesek acaba diye düşünenlere, kopyala yapıştır yapmadan, zevklerimizin birebir uyduğu, cidden kaliteli önerileri kulak ardı edilemeyecek bir blogger Yasemen'in blogunu Altbilgi takibe almanızı tavsiye ederim arkadaşlar.

İzlediğim filmler IMDB'den puanları linklerinde var.

Prensesin Uykusu Çağan Irmak filmi, güzeldi ama eh işte desem daha doğru. Yabancı filmelere özenilen replikler vardı ama konu ciciydi.

Going the Distance (2010) Çok matah değil ama Survivor izlemek yerine tavsiye ederim! Çocukluğumuzun E.T'si yüzünden sanırım ben Drew Barrymore'un oynadığı filmleri izlemeyi seviyorum.

The Kids Are All Right (2010) Şahaneydi! İlk bakışta bu ne ya? diyorsunuz. İki lezbiyenin hayatı ve o hayata dahil çocukları. Ancak bu çocuklar büyüdüklerinde babalarını merak edip, donörleri ile tanışıyorlar. Sonuç filmin adı gibi devam ediyor. Hayat güzel kasmaya gerek yok tadında...

Conviction (II) (2010) Ah bu film beni öldürdü! Şahaneydi, acıydı, insaniydi!!! Serseri aykırı tipli insanlara genelde hangi ülkede yaşarsak yaşayalım garip bakılır. Bir olay olunca X yaptı derler. Durduk yere suçlanan bir adamın ömrü yok yere heba ediliyor. Avukatlar işi gerektiği kadar irdelemezken, kız kardeşi yıllar sonra hukuk okuyarak kardeşini hapisten kurtarıyor. Yaşanmış bir hikaye hatta burada olayın kahramanalarının fotoğrafları var.

Kaybedenler Kulübü yani birlik olmak vs güzel ama bazı yerler abartı geldi. Türk sineması adına çıkan her filmi sinemada izlemeye çalışıyorum ama bazı filmlerde fazla küfür vs gerek yok diye düşünüyorum. Ayrıca sosyal değerlere bu derece bağlı, sözde tuttuğunu koparan yiğit Türk delikanlısının her kadını seks objesi olarak görme mantığı bana tutarsız geldi!

Never Let Me Go (2010) Dna tarzı bir film. Bir okulda çocuklar ergenliğe gelene kadar yetiştiriliyor sonra organ bağışı yaparak ölüme mahkum ediliyor. Gerçek aşkı bulanlar aşkını ispat ederse yaşayacak yıl süresi artıyor. Film başta ne güzel ya dedirtecek türden ama sonra kopukluklar oluyor. Ayrıca aşk meşk, ispatlama uzatma olayları da yalan. Konu olarak ele alırsak izleyin derim.

Insane (2010) Benim gibi çok film izleyenlerdenseniz yemezsiniz .) Tırt ötesi!

The Experiment (2010) Adrien Brody oynuyor daha ne olsun! Bu kim diyenlere; The Pianist (2002) anımsarsınız. Oyunculuğu süperdir ve yanında bonusu Forest Whitaker oynuyordu. Afişine bakıp erkek filmi demeyin! Detay yazması çok uzun izleyin derim.

All Good Things (2010) Para var huzur var değil para yok huzur var diye özetliyorum. Her ne kadar donuk suratlı Kirsten Dunst oynasa bile izlenileybıl bir film.

127 Hours (2010) aylar oldu izleyeli. Gerçek bir hikaye çok fena çok! 127 saat boyunca adrenalin ayağına bir mağarada sıkışıp kalmak! Tam bir saçmalık yazarken bile fena oluyorum. Olayın gerçek kahramanı Aron Ralston, Google'dan aratın. Olay sonrası ölmek yerine sadece kolunu kaybetti. Adrenalin ayağına değer mi yahu!

Buried (2010) Allah'ım bu ne filmdi! Olay zaten gerçek hikaye ama babam bu tür durumların Irak ve İran'da şaşılacak bir durum olmadığını dile getirdi. Orada iş yapanların dediğine göre gerçekten oluyormuş. Olay şu; bir kamyon şoförü ABD vatandaşı diye kaçırılarak canlı canlı tabuta konuluyor. Film baştan sona tabutta geçiyor. Klostrobiniz varsa izlemeyin.

You Again (2010) Romantik komedi yani, güzel ama ben pek bu tarz filmleri cici kız türevi yani filmleri izleme. Açıkcası sadece dekorasyon bazlı izliyorum .)

No Strings Attached (2011) Oyunculuk bağbında bir damla yetenekli olmayan Ashton Kutcher, annesi yaşında Demi M. ile evlendikten sonra zar zor üç beş filmde oynadı. Ayrıca bu delikanlı kardeşimizi yakışıklı bulan kızlara anlam vermek mümkün değil! Filmin konusu güzel, arkadaşken aşık olunmaca vs ama yeniden dediğim gibi vakit öldürmece sabun köpüğü hesabı...

The King's Speech (2010) Bundan aylar aylar önce izlemiş hatta Yaso'ya izle diye önermiştim. Sonra ödül adlı vs. İlk yarı ara ara bayıyorsunuz ama tam bir ezik kralın azimle konuşma güçlüğüne noktayı koymasının hikayesi. Kral kekeme buna istinaden ezik demiyorum takıldığım konu konuşamıyor olsan bile karakter bakımdan sağlam olmalısın. Koca kralsın boru mu? Kısaca ben Geoffrey Rush'ı çok sevdiğim için filmi izledim.

Vee daha çok film var ama sıkıldım .)

Siz önce bunları bir izleyin ben zaten günde kafadan 2 film izliyorum yeniden yazarım.


Bu ara romanlardan çok sektörel gelişime yatırım yaptım ve bu kitaplara aşık oldum.

3. Adım süper! Kısacası saçmalıklardan bahanelerle sıyrılıyorum .)

Fazla söze gerek yok...


Beni Twitter'dan takip edenler dostlarımızın bu davetiyesini anımsar. Önce showları ile meşhur Çapa'ların popüler mekanlarından biri olan Nahide'de bekarlığa veda partysine sonra da Divan'da nihaklarına katıldık. Davetiyeye iliştirilen kartların birleşmesi sonrası karşımıza çıkan tablo ise Cem'in romantik fikrine şapka çıkarılmalı dedirten cinsteydi.

Eee ince kocişimin en yakın dostundan da bu beklenirdi! .)
Tekrar mutluluklar şekerler...

Yağmurlar bu hafta yine devam edecek ama sanırım ay sonuna doğru düzelir. O zamanda ben yokum ./ Diyeceğim o ki; terası bu şekilde tik veya babamın tavsiye ettiği gibi mat granit kaplatmayı düşünüyorum. Bakımı açısından daha kolay ve benim gibi titiz insanlar daha çok rahat edermiş demiş olmasına rağmen, tik kaplatan varsa ve üzerinden bir kış geçirdiyse bana haber uçursun lütfen...

Yaz gelmedi ama sebzeler göz kırpınca misler gibi zeytinyağlı fasulye yaptım.

Gerek yiyeceklerde; gerek hayatımda kılçık ayıklayama bayılıyorum .)

Bir ara grip oldum, fırsattan istifade bir uyudum bir uyandım. Paso yedim yattım, yedim yattım. Belki kg. alırım dedim ama tık yok! Babam dün yine zayıflamışsın dedi... Balık yağına başladık bakalım işe yarar umarım.

Bu arada yeni çıkan Magnum'u sevmedim benim için donduruk demek eskiden Ali Usta'ydı ama artık yine yeniden varsa yoksa Ben & Jerry's Chocolate Chip Cookie! Hele o ağza gelen devasa kurabiyelere hatta ve hatta bisküvilere bulanmış dondurması yok mu! Olsa da her daim yesek o derece zevk ötesi!


Veee Aralık ayında sigarayı bırakan üzerine 11 kg veren Ömi'ye alkışlar...


Kardeşimle güneşe ve o'na doydum. Belgrad Ormanı parkur tamamlamaca, hazine avı vs detaylar daha sonra...

Sonra neler oldu? Imm kızımı değiştirdim. İlk başlarda basmaya biraz çekinsem bile 180 gördüm .) Korkmayın Demir Bükey'den ileri sürüş sertifikamın yanı sıra daha öncede bahsettiğim gibi CoPilot'luk yapmışlığım var. Hedefim 200 küsür .)

Yalnız şu pembe jantlara yıllardır kafayı taktım ne yapıp ne edip bulunmalı!


Espresso'ya, fotoda da gördüğünüz gibi duble içmeye bayılırım. Ancak şekersiz içemezken ona da alıştım.


Evet şekersiz içebildim, kız kıza dinlenerek alışveriş ve caddenin keyfine vardım.


Dedim ya, yaz kış günde 1 saat yüzüyorum diye. Havalar hala tam anlamıyla ısınmamış olsa bile; her gün önce 5.dk sauna yapınca vücut ısınıp, toksinleri atıyor. Sitede kışın benden başka bir Allah'ın kulu havuza girmeyince, hem sauna hem havuz kapatmışım gibi mekan bana kalıyor .) Temiz temiz oh mis...


Çok telefonla konuşurum, trafikte bela oluyor. Malum ben rüyamda bile konuştuğum için bu artık yakınlarım tarafından doğal karşılanıyor. Özellikle kulağa takılan zamazingoları genelde kırolar taktığı için sinir oluyordum. O arada sağolsun yeni kızıma hediye olsun diye Ömi, Parrot Bluetooth hands free car kit almış. Aramasını istediğim kişiyi aksan olarak biraz ingilizce vari söylediğimde algılayıp arıyor ama büyük rahatlık kesinlikle tavsiye ederim.

Asıl bomba bu! Ömi'nin eşi olduğumu bilmeden (Departmanları farklı) SAMSUNG BEYAZ ekibi ben dahil bir kaç blogger'a son çıkan microdalga fırından hediye yollamış.

İçinden mikrodalga fırında pişebilen yemek tarifleri kitapçığı çıktı. Bu sayede eski mikrodalgayı üst mutfağa aldık. En kısa zamanda deneyip detaylı paylaşacağım.

SAMSUNG BEYAZ'a teşekkürler!

Kablo olayına ne derece gıcık olduğumu geçen sene Ömi'nin yaptığı bu DIY olayı ile sizlerle paylaşmıştım. Geçenlerde gezerken Ömi ile bunu bulduk, tasarım ve çalışma odalarını ayırdığım için, üst kata bolca priz çektirmem gerekti ve bu şekeri kullanmaya başladık.


Gelelim hediyelere....

Bir sürü dosttan, okurdan, blogger'dan hediyeler aldım. Şimdilik topluca kim olduklarını yazmadan tşk eder, kullandıkça duruma göre paylaşacağımı da belirtirim.








O arada bir sürü davet, açılış vs oldu ama gidemedim.




Veee beklenen son!
Tatil zamanı gelsin artık...
Uçak biletleri alındı tatile çıkmaya az kaldı.
Darısı hepinize!

Hayatlarımız; sağlıklı ve bol tatillerle dolu geçsin...
Bir süre daha TR'deyim bu ara zaten gitmeden bol bol bloglarım.

Bu muhteşem kare; 2006'da balayında gittiğimiz Mercan Adalarına dair...

Şimdi Stil Pazarı'na yeni ciciler eklemeye ve e-postalara bakmaya gidiyorum.
Çav bellalarım mucuka •*¨*•.¸¸ ¸¸.•*¨*•

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015