31 Ekim 2011 Pazartesi


İç Dünyamı [ZI] Karartamazlar Kombini



EKLEME: Yüreğim hiçbir yere sığmıyor! Baboş taburcu oluyor ,) Gönül rahatlığıyla Amsterdam valizini yapabilirim! Enerjileriniz, dualarınız için çok teşekkürler!

EKLEME: Bu yazımı yazdım tam baboş iyi derken yine hastaneye kaldırdık. Face'ten, mailden, cepten arayan soranlara tek tek dönemiyorum. Face'e yazdığımı buraya da ekleyeyim haberiniz olsun. Arkadaşlar hepinizden Allah razı olsun. Babam içki, sigara içmemiş bir adam olmasına rağmen, kalbinde büyüme var, yapay kalp kapakçığı var, kalbinde pil var... Yıllardır her gün 10'dan fazla ilaç alarak yaşıyor. Aldığı ilaçlar haliyle diğer organları deforme ediyor .( Vücudunda üre birikiyor ve vücut şişiyor. Uyutmuyor, yaşam sürecini zorlaştırıyor. Kanı sulansın diye aldığı ilaç böbreği yoruyor. Son yıllarda ayda 2 defa hastaneye kaldırıyoruz .( Serum, ilaç takviseyiyle üre boşaltılıyor bu sayede bir kaç gün rahat ediyor. Belli bir süre sonra artık böbrekleri de yetmemeye başlayacak ve diyalize bağlanacakmış durum bu .( Elden yapacak bir şey gelmiyor işte. Dua edip, O'nu mutlu etmekten başka yapabileceğimiz bir şey olsa keşke... Annem de bana kıyamıyor evin yuvan düzenin bozulmasın sen git biz kardeşinle dönüşümlü kalırız diyor ama olmuyor işte. 5'de de yine Amsterdam'a gidiyoruz Bilemiyorum nasıl olacak her şey birbirine girdi! Ama Dr'un dediğine göre durum iyi sadece müşade altında tutalım diyor. Dün gece refakatçi kaldım şimdi eve girdim vurup kafayı yatmam lazım öğleden sonra yeniden annemle nöbet değiştireceğiz. Hastanede aile büyükleri, akrabalar arıyorlar cebi açamıyorum, zaten bilirsiniz kalbinde pil olduğu için cep telnu kalbinde pil olan hastanın yanında kullanılmamalı. Ne olur kusura bakmayın ne msjlarınıza ne aramalarınıza dönemedim Perşembe günü evde olup valiz yapacağım o zaman hepinize geri döneceğim. Tekrar tekrar teşekkürler dostlar. Hayati tehlikesi yok şükürler olsun ki; ancak 2 3 gün daha çıkarmazlar diyor annem ./ kısaca durum bu...


Yine yeniden yazmaya devam... Ülkemizde üst üste gelen tatsız olaylar sürecinde içimden yazı yazmak gelmedi! Beni sosyal mecradan takip edenler [ Twitter & Facebook vb. ] bağlı bulunduğum derneklere yardıma gittiğimi, belediyelerde işe yaramaya çalıştığımı farketmiştir.

İzmit depreminde üç yakınımı kaybettiğim için birebir yaşayanların acısını çok yakından tanıyorum .( Ne denilebilinir ki... Şehitlerimizin de, depremzedelerin de mekanları cennet olsun. Geride kalanlara Allah sabır versin, güzel günler göstersin!

Babamın durumunu eskiler gayet iyi bilir. Kısaca özetlemek gerekirse; kalp kapakçığı yapay, kalbinde pil olan bir adam ./ ve hayatı boyunca ne içki, ne sigara içmemiş bir adam! Buna rağmen yine üniversitelerde derslerine devam edip gençleriyle hayata tutunuyor!

Aslan kralım yine hastaneye kaldırıldı .( ama şükürler olsun ki; on küsür sene önce "Beş yıl yaşarsa kar sayın." dedikleri bu adam yılları devirdi ve devirmeye de devam edecek!

İşte bu süre zarfında ailemle vakit geçirdim, sık sık diş tedavisi için Nişantaşı yollarını arşınladım. Yine yeniden son modelim .) şükürler olsun ki; bu da bitti!

Son iki üç gündür instagram'da takılıp kafa dağıtmaya çalışıyorum. 5 Kasım'da yine 15 gün kadar malum hem gezi hem iş sebebiyle Amsterdam bizi bekler.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızda; canıma can veren kadın annemin doğum günüydü. 2009'da annemin doğum gününü kutladığım bu yazımı unutmadan tebrik edenlere de ayrıca sevgilerimi ve teşekkürlerimi iletiyorum.

31 Ekim yani bugün; Yeşo'mun doğum günü. Hatunum İstanbul'a gelmişken, Eskişehir gezimiz sonrası yine O'na doyacağım. Tekrar nice senelere, hepy börtlek day güzel dostum! Haa unutmadan malum Yeşo'da ben de bu dönem yaşananlar yüzünden Eskişehir'e dair fotoları paylaşamadık. Kısmetse artık dönüşümde güzel paylaşımlarda bir arada olmak dileğiyle...

Şimdi geçelim aile saadetine dair detaylara...


Bu kadar candan, bu kadar gözlerinden sevgi fışkıran Fehmi'ciğimi, baboşumu Rabbim bizlere bağışlasın. Amin... Babasıyla küs olan, genç olup beni okuyan babasına zaman zaman gıcık olan varsa sakın ha! Sonra yuvadan uçup gidince "Ben ne eşşeklik etmişim onlarla daha çok vakit geçirseydim." dersiniz. Okuyorsanız şayet ve benzer ruh halleri içindeyseniz, gidin ailenize sarılın.

"Sebepsiz yere içimden seni öpmek geldi." diyin e mi?


Bu fotoğrafından sonra ve bu annemin 3. defa fotoğrafını bloguma koyduğumu görse beni keser! Yıldız'ım fotoğrafının çekilmesini de sevmiyor, böyle bloga fotoğraf koymama falan da sinir oluyor. Zaten habire bana da, sizlere de laf sokup duruyor .) "Ne kadar ayıp ne gereksiz şeyler bunlar." diyor .) Dominant kadın...

Ne yalan söyleyeyim; çoğu zaman da hak veriyorum valla!


Haah onca can sıkıcı olay sonrası bu ne alaka derseniz hemen anlatayım: Annem hulahop çeviren, yıllardır çıt çıkarmadan çizgi film izleyen, oyuncaklara çocuklardan daha düşkün olan, öyle ki Mc Donald's sevmeyen ama oyuncakları için alan bir kadın! Bu da Yıldız'ımın oyuncak güvercini! Gıçında da ipi var çekince kanat çırpiii .) Ne yapsın kadın, babam hasta, dedem, anneannem yaşlılar, sürekli sağlık sorunları, kardeşim Aralık'ta Allah'ın izniyle askere gidecek derken annem işte... Ufak detaylarıyla hayatta her dem gülmeyi bilen dişi aslanım!



Koşuyolu bekarlık mahallem... Edi'nin baba evi... Koşuyolu'muz İstanbul'da tek yaşanılır semt seçilmişti. Hoş şirketler, dizi setleri sağolsun son yıllarda içine ettiler...


Gülümsemek...
İnadına hayatın getirdiklerine direnerek gülümsemek...
İşte bütün mesele bu!



Ve o güne dair diğer an'lar...



* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *

Saat Rolex
Kazak Batik
Gözlük Cartier
Kot Scotch & Soda
Çoçolu çanta Harrods
Spor ayakkabı Tommy Hilfiger
Aldığımdan beri aşk yaşadığım pisicanlı kolye Happy Pets serisinden So CHIC
Yüzük Amsterdam'da yaşayan dostum Suzy'min hediyesi. Hamburg Kareleri 4. Seans başlıklı yazımda yakın çekim detaylarını başka bir kombinle paylaşmıştım.




Veee klasik kadınsal sinirsel haller!

Beyler bu lafım size: Aradığı şeyi çantasına elini attığı an bulan bir kadınla beraberseniz hiç kaçırmayın nikahı basın .) Veya verin ben basayım böyle bir kadın yok .))

Cümleten öpenzi, kendinize dikkat edin.
Çav bellalarım!
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

14 Ekim 2011 Cuma


Gay Pride Kombinim & I Amsterdam Heykeli




Ağustos 2011'de Amsterdam'da Gay Pride Festivalini izlediğimiz güne dair fotolar. Yalnız bu yazıma dair öğk böğk yapanları şimdiden uyarayım. Gay'lere laf sokup, aşağılamak isteyen olursa banlarım! Sonuçta herkesin cinsel yönelimi kendine. Medeniyet insanların yönelimlerine saygı duymakla başlar! Çok deli kareler var onları ayrı bir yazı yapacağım önden bir kare tadımlık olsun.

Ancak şunu belirtmeden geçmek istemiyorum; 12 Ekim doğum günüm vesilesiyle, bloglarında şiir yazanlar, mailler, Face'ten bin bir türlü güzel mesajlar yollayanlar, fotoğraflarımdan video çekenler, tweet atanlar, ojelerine Edi yazanlar, bir sürü güzel hediye gönderenler... Hangi birine nasıl teşekkür edeceğimi şaşırdım. Ne diyeyim canlar sevilmek süper bir duygu! İlaç gibi geldiniz, layık oluyorsak ne ala! Ne düşünüyorsanız yüz bin katı sizin olsun! İyi ki sizler de varsınız!
Gelelim yeni bir yazı ile ses vermeye.


Dedim ya tadımlık bir kare...
Bayrağa dikkat!


Temmuz ayında topu topu bir hafta bilemedin iki hafta hava güzel onun dışında hava serin olmasa bile paso yağmur var. Gördüğünüz gibi Ağustos ayı!





Kem gözlere şişler girsin... Öyle böyle değil hem de! diyelim malum bir sürü göz var üzerimizde! Sevgiyle bakabilmeyi bilenlere de rabbim ne istiyorlarsa gani gani versin!




Bebeğim benim bu haline ölürüm len ben senin! İbiş makarnam, kompleksiz bebeğim! Her erkeğin harcı değil böyle harbi olmak; işte sana bu yüzden aşığım!

Temmuz 2010'da I Amsterdam Işıktır, Yaylalar Yaylalar... başlıklı yazımda yaza dair I Amsterdam fotoları var.


I Amsterdam heykeli Museumplein'de Van Gogh Müzesi'nin yanında. Müzeyi, meydanı vs ne varsa Amsterdam'a dair Amsterdam etiketli yazılarımda paylaşmıştım.


Her gün kombin yaz diyorsunuz ama vakit yok yavrular, olsa yazmam mı!

* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *


Gözlük Armani Amsterdam
Saat Rolex Datejust Türkiye
Kolye Accessorize Paris
Botlar H By Hudson İngiltere
Straplez, şapka, bileklikler, tayt H&M Paris
Çanta Yves Saint Laurent Galeries Lafayette Paris

Hafta sonunuz süper geçsin ilk fırsatta maillerin hepsine döneceğim.
Kendinize dikkat edin, ama hep gülün tamam mı?
♡ ◕ ‿ ◕ ♡

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

İnci Soydan'dan Zayıflama Paketi Kazananlar




İnci Soydan'dan 5 Kişiye Zayıflama Programı Hediye aktivitemize göre; gelen toplam yorum sayısı 71, 16 yorum bana gelenler, alakasız ve mükerrerler, kalan 55 kişi içinde random sitesine göre kazanan 5 kişi alta eklediğim görselde yazıyor.


Bana mail atarsanız stildirektoru@gmail.com firmayla kontakt kurmanızı sağlayacağım.

Devamı gelecek, katılım için teşekkürler.

Bilgilendirme yazısı olduğu için YORUMA KAPALIDIR.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

6 Ekim 2011 Perşembe


İnci Soydan'dan 5 Kişiye Zayıflama Programı Hediye



Öncelikle bugün yazı giremedim malum şuradan bir selam ve iyi hafta sonları dileyelim. Bu hafta çok sevdiğim bir dostumla, uzun zamandır plan yapıp bir türlü hayata geçiremediğimiz ufak bir kaçamak yapacağız. İstanbul'dan uzak kafa dinlenecek, oksijene doyulacak, tarih koklanacak! Gelince fotoları detayları paylaşırım.

Söz verdiğim gibi hemen yeni yarışmamızdan bahsedeyim akabinde valiz hazırlamam gerek. 5 kişi 4 seanslık kişiye özel zayıflama programı kazanacak.


Yaz bitti, çoğumuz yaza zayıf girip şişman çıktık, çünkü aradaki bayram yeme düzenimizi bozdu ne yazık ki! Ya da öncesinden gelen kilo ve selülit sorunu halen canımızı sıkıyor. Birisi tarafından zorlanmadıkça da bu kiloları üzerimizden atamadan yenileri ekleniyor.

Bebek'te bulunan İnci Soydan Güzellik Evi'nde Esen Soydan, bu sorunu ortadan kaldırmak için tamamen kişiye özel bir program hazırlıyor. Ve bu süreci müşterileriyle birlikte yaşıyor.

Mekan hem teknolojik aletler hem de tecrübe bakımından oldukça zengin. Ultralyse kavitasyon, Miha Bodytec, Micro Plus, Caci Quantum, Wrap, Crazy Fit masaj gibi...

G5 masaj, yosun, çamur, selülit masajı ve kişiye özel bitkisel vücut maskelerinden oluşan oldukça geniş ürün yelpazesi var.

Burada seçimler müşteri tarafından değil, uzmanlar tarafından belirleniyor. Önce sizi tanıyorlar; işiniz, yaşam şekliniz, yeme düzeniniz, eğlence alışkanlıklarınız, sağlığınız, bütçeniz…

Kısaca sizin hakkınızda her türlü detayı öğrendikten sonra, size uygun programı hazırlıyorlar. Yukarıda bahsi geçen tüm yöntemlerden size uygun olanlarından karma bir paket hazırlanıyor. Seçilen program, yine sizin seçiminize göre hızlandırılmış 15 günlük veya 6 haftalık olabiliyor. Gerekli görülürse, alınan küre devam ediliyor.


İş sadece İnci Soydan'a gidip gelmekle bitmiyor! Günün her saatinde telefonla aranabiliyorsunuz, böylece yaptığınız yemek kaçamakları takip ediliyor. Market alışverişiniz bile birlikte yapılabiliyor.

Yetkili Esen Soydan "Amacımız müşterimizin bizde zayıfladıktan sonra, tekrar kilo almasını engellemek. Bunun için de müşterimizin yaşam şekline müdahale ediyoruz, hayatındaki yanlış alışkanlıkları ortadan kaldırıyoruz. Ev ödevleri veriyoruz, yeri geldiğinde bu ödevleri birlikte yapıyoruz. Bir nevi yaşam koçluğu veya zayıflama arkadaşlığı da denebilir bizimkine." diye durumu özetliyor.



5 kişi 4 seanslık kişiye özel zayıflama programı kazanacak!

Katılım için yapmanız gerekenler:
  1. Bu yazıma İSTİYORUM diye yorum yazmanız;
  2. Facebook sayfasından beğenmeniz;
  3. Twitter hesabından takibe almanız gerekmektedir.

14 Ekim akşamı yorumlar kontrol edilip; doğru cevabı verenler arasında random sitesine başvurulup açıklanacaktır.

Herkese bol şans!

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Fabric Effect iPad Kılıfı Kazananlar



Bir hediye aktivitesinin daha sonuna geldik ancak bu gece yetişirse süper bir hediyem daha olacak .) Takipte kalın!

Fabric Effect'e Teşekkürler ve Üç Kişiye Hediye yazımızın sonuçlarına göre;


Gelen toplam yorum sayısı 20, 1 alakasız yorum, 19 kişi içinde randomda çıkan kişilere sırasıyla gidecek ürünler. 7 pride robotlu olan, 3 YETENEK-SİZİN çiçekli olan, 6 Korcan Hekimoglu ekoseli olan.


Benimle irtibata geçip iletişim bilgilerinizi paylaşmanızı rica ederim.
Adres, ad soyad, telefon!


Bilgilendirme yazısı olduğu için YORUMA KAPALIDIR.
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

5 Ekim 2011 Çarşamba


Benim Objektifimden Paris Sokak Modası 1




Bir çok blogger tarafından "En çok gezen blogger." seçildikten sonra cümleten toplu bir teşekkür edeyim dedim. Valla tahtalı köye gidince gördüklerimizden başka bir şey götüremeyeceğimizden, yaşarken ne kadar görsek kardır. Kafaya taktığım Kuzey Kutbu eskimolar ve penguenler dışında; Vietnam'ı görürsem o zaman tam olacak!

Yabancı bloglardan alıp koymak yerine; benim objektifimden Paris insanları!

9 kere sev 10.'cu Olayım Gerçekten Sev Sonuncu Olayım .) / Eyfel Parkı yazımda ki gibi fotolara yazmak yerine kare kare yorumladım.


Bakalım benim dediklerimden başka kimler neleri ne şekilde yorumlayacak?

İlk kare de şerefimize yapan Paris'li bir evsiz ./
Ve yine elinde sigarası...


  1. Louvre Piramidi havuzun önünden çoraplarını sevimli bulduğum bir çift! Yalnız ne kadar moda olursa olsun; turuncu ve pembeyi bir arada sevmiyorum arkadaş! Yoruyor beni! Lacivert, siyah yine sevmem. Haa bej, ekru, beyaz belki cuk oturacak ki olsun. Hele bazen siyah siyahı bir bozar fena sırıtır.
  2. Siyahi abimiz pek cool, yöresel kıyafetleri sanırım ama kumaş gel üstüme otur diyor. Koltuk musun mübarek? .) Peki ya siyahi ablanın özgüvenine ne demeli? Dapdar giy üzerine içine sok! Umurlarında değil ki onların. Herkes bizim gibi ambalaja bakmıyor ki!
  3. Champs Elysees sokaklarında şakalaşan kızlar çığlık çığlığaydı. Fransızca ciyaklayan gençleri görmek insana ilk anda bir garip geliyor .)
  4. Ve kızına sahip çıkmaya çalışan, sıcaktan börtü böğür cıbıldak bir baba!

  • Gladyatör mü, traktör mü ne haltsa ilk çıktığı günden beri sevmedim. Boyun olur 1.80 giy eyvallah ama pigmeler neden giyer anlamam! Yakışanı giyeceksin arkadaş bilmiyorsan moda diye otu boku geçirip maymun olmaya ne gerek var?! Biz bir elmanın iki yarısıyız çok da uyumluyuz hesabı yapmışlar. Dikkat çekelim bizi stilişşşş sansınlar! Yemezler .) Yalnız kadın hap kadar, adam da öhhh yani! Sadece kadının eteğini sevdim, bankacılık yıllarımda benim de vardı bir ara giyeyim çok severim plili etekleri.


  • Bu kızımız kardeşiyle beraber şu dükkana bin defa girdi çıktı. Saçlar nasıl ergen tripleri .) Kızın fiziği, yarasa kolumsu t-shirtü ve gözlüğü dışında tırt! Kardeş desen tam ABD'li siyahi tarzı. Şu spor ayakkabıları sevemedim gitti!


  1. Rafta mı, tafta mı bilemem rafa kaldırmalık olduğu kesin! Bu saç ne yahu? Yaptın madem bi halt, şu tona ne gerek var?!
  2. Diğer abiler kıyamam; öğle arası ayak üstü atıştırmayı çok sever bu yabancılar onlardan bir demet işte!


  1. Kore'li pembe gelinlikli bir gelin, Paris sokaklarında fotoğraf çekimi için hazırlanırken. Umarım musmutlu bir yuvası olur .) Fake değil harbi gelin millet, ben meraklı Melahat modunda gittim tebrik ettim, dedim ne ayak moda çekimi falan mı malum bakınız bagajda yeşil bir gelinlik daha görünce atladım haliyle. Yok dedi iki gelinlik almış nikah ve akşam giymek için. Benim ülkemde millet birini zor alıyor bunlar zevkine giy çıkar .)
  2. Ve yine bir evsiz daha .( Diyorum ya Paris sokakları harbi pis, paso sabahın 07:00'sinde hepsinin elinde sigara ve bir sürü evsiz var!
  3. Bir tur şirketinin vitrini. Sanırım yöresel bir kostüm!
  4. Ve gayet rahat ne tonuna ne modeline bakmadan ne bulmuşsa rahat giymiş çıkmış bir Paris kızı.

  1. Al işte yine bir evsiz daha .(
  2. Paris'li yağızcan bir genç çoçuğumuz! Elinde kaskı, mesaj olayında. Şu şapkayı da yakışan yakışmayan yine moda diye takmıyor mu? Vur elinle at şapkayı diyorum! Amma kılım ha! Ben bu yaşta böyleysem menepozda hiç çekilmem .) O zamana yazmam artık bilog felan ayıptır günahtır. Gençlerin önünü açmak lazım gelir .P
  3. Ah ah! Abimin keyfine diyecek yok! Ama işte yabancı insan disiplini. Kaskı, dizliği tam takım abide. Şu Rollerblade'le kaymayı ne çok özledim. Bir ara sahilyolu yapayım da kaydırıvereyim bedenimi usul usul .) Cidden cadde, sahilyolu falan peşime takılan olursa, Rollerblade'inizi kapın beraber kayalım!




Bir başka kılcan Paris Sokak Modası fotolarıma kadar esen kalın!
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Taşlanmış Tulum ve Leopar Hırka Kombinim




Saks & Fıstık Yeşili Kombinim hani bu yazımda fön çektirince beğenmiştiniz ya; şimdi fönsüz yıka çık halim. Yani sonuçta arkaları fön kadar başarılı olmasa bile bunun fönden ne farkı var? Saçlarım düz yıpratmaya gerek yok. Yalnız 3 ay olmuş dip boya zamanı gelmiş, üşeniyorum kuaförde beklemeye. Ben uyurken yapsalar keşke .P

Bu arada İstanbul'da elimde Canon sokalarda gezemediğimden; bildiğiniz gibi sizlere genelde yurt dışı fotolarında üzerimde ne varsa kombin niyetine onu paylaşıyorum. Öyle makyaj falan da yapmayı sevmiyorum malum genelde rimel ruj o kadar. Bu Pazar kolejden bir arkadaşımın ricasıyla onlardaydık ve ona özel çekim yaptım.

Fotoğrafçı bir kaç blogcu adı vermiştim ama deli paralar istemişsiniz millet! Bakın işinizi elinizden alırım .) Şaka bir yana ne haddime ama bana teklifler gelmeye başladı haberiniz olsun. Geçen sene Face'te "Ülkemizde imkan olsa Cenaze Fotoğrafçısı" olmak istiyorum demiştim. Ciddiyim malum önüne gelen doğum düğün çekiyor olsa fena olmaz hani! Neyse konuyu dağıtmayayım işte o güne dair kombinim!

Rüzgarın sayesinde saçlar uçuşunca pek hayat dolu anlar çıkıyor ortaya!
Sen çok yaşa rüzgar .)


Cıvıtmadan durabildiğim, arada kadınsal pozlara büründüğüm haller!


Yani bir insan evladı nasıl böyle bir poz verir .)
Düştüm düşeceğim resmen!


Edi nereye bakıyor?

Camda geldiğimizi gören arkadaşıma "Kombin şeyettiriyim az geliyorum bebeem." dediğin anın resmedilişi .)

2. karede aslında öyle bir kastım ki gülmemek için, "Arkadaşım camdan dayanamazsın sen gülmeden!" diyordu o an. Valla başarmışım .)

Ama ben gülmeyi seviyorum, güzel çıkmışım, çirkin çıkmışım umurumda değil. Şebek gibi gülerim arkadaş.
Hayat kısa gülerek yaşa!


Yazımın başında da dedim ya; saçlar fönsüz al işte arkası da öyle sokağa çıkılmayacak türden değil. En güzeli yıka çık!




Fotoğraf çekildiğinde ben genelde gözleri kapıyorum. Artık o an güneş yüzünden mi kapanmış bilemem ama size de çok sık olur mu?


* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *

Kolye Paris'ten 2010'da Stil Pazarı'nda altın ve metal ton olarak paylaşmıştım.
Hırka, gözlük bu sene Paris H&M hatırası
Çanta 2010 Amsterdam H&M hatırası
Ayakkabılar bu sene Cadde Shoe Tek
Saat Rolex Datejust
Taşlanmış tulum bu sene Cadde Derishow. (Bu tulumu o kadar çok sevdim ki; hani kazayla bebek yapmaya karar verirsem o zamanda giyerim diye .) vizon rengini de aldım.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

3 Ekim 2011 Pazartesi


My Marina Yacht Club Ekincik 1. Ziyaret




Veriyorsunuz gazı tatil fotolarına devam diye alın size geberdiğim koy hacılar!

Demiştim ya; öldük bittik diye işte orası burası My Marina Yacht Club Ekincik.
O derece bayıldık ki; dönüşte yeniden uğradık!

Beni Twitter'dan takip edenler anımsar; 19 Eylül günü; "İlk durağımız Steve, Dustin Hoffman'ın yemek yediği bu müthiş yerde karınları ve ruhları doyurmaca!" diye yazmıştım.

Ege Koyları etiketli yazılarımda yat kiralama vs anlatmış orada ekstra koylara giderseniz ücrete tabi demiştim. Burada elektrik, duş, banyo hizmeti karşılığı ücret ödüyorsunuz. Ayrıca bu mekanda biraz dağa tırmandığınız zaman muhteşem bir restaurant var. Onu başka bir yazı olarak paylaşacağım.

Dedim ya Türkiye'miz gibisi yok!
Fazla söze de hiç gerek yok!



Kaptanımız Cemoş yanaşmaya çalışıyor...


Şu iskelenin altında GoPro'yla su altı videoları çektik, tüm videoları ayrı bir yazı olarak paylaşağım.


Yine benim uzak yakın denemelerim...


Uzak, yakın...




Ve o esnada karşımıza çıkan DeepSea underwater Vision Looker 350!
Muhteşem 1 oyuncak!

Ortası cammış gezerken denizi görme hesabı!
Analar ne akıllılar doğuruyor, onlar da neler yapıyor!
Biz hala ikizlere takke diye bağıralım çarşı pazar! .)

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Ajda Pekkan Somali Yardım Konseri Fotoğraflarımız ve Videosu



Selam çav bellalarım! Hafta sonunuz umarım güzel geçmiştir. Benim etkinlik dolu bir hafta sonum oldu. Cuma akşamı BMW yeni seri tanıtımı için Kenan ve Ozan'ın sahne aldığı lansmana sonra Reina'da sınıf arkadaşımla eğlenme aktivitesi sonrası Cumartesi akşamı Ajda konseriyle geçti.

1 Ekim Cumartesi gecesi Ajda'yı yürekten seven, nikah davetiyesinde bile Ajda'nın fotoğrafı olan .) çok can bir dostuma sürpriz yapayım dedim. Beraber Ajda Pekkan Kuruçeşme Arena Somali Yardım Konseri'ne gittik. Cep telefonumla sizler için video kaydı aldım ama malum ara ara insanın bileği ağrıyor hacı! Buna rağmen 7 parçadan oluşan süper bir potporikcan video hazırladım! Üşenmeden bu defa parça geçişlerini bile magazin tadında yaptım .)

Konuya girmeden önce şunları belirtmek isterim; Cengiz SEMERCİOĞLU bugün "Ajda’yla Sezen'in seyirci farkı" başlıklı yazısında tam benim kafadan konuyu ele almış. Sezen'de candır ayrı konu ama kabul edilmesi şart bir gerçek var ki; o da Ajda'da hala ses olduğu!

Bir de lütfen eleştiri gözlüğünü bir yana koyarak yazımı ele alın. Yani b..k atmaya bakarsan eleştirecek şey çok. Ama demek istediğim 65 yaşında bir kadının 1,5 saat boyunca hiç ara vermeden kesintisiz şarkı söyleyerek dans etmesi!


Videoda olan şarkıları: Açılış çocuklarla düeti Ağlama Anne, Aynen Öyle, Bir Günah Gibi, Muazzez Abacı'yle düeti Hatıralar Sarmış Dört Bir Yanımı, Yakar Geçerim, Resim, kapanış çocuklarla düeti We Are the World.


Cengiz SEMERCİOĞLU'nun da dediği gibi kalabalık ortada!


Yıllar önce annemin dediğine göre; ülkemizde straplez giyen ilk kadın Ajda Pekkan'mış!

Çiğ sebze yiyerek disiplini elden bırakmayan bu kadına sadece estetik harikası diyenler açsın kendilerine baksınlar .)

Diyorum ya; 1,5 saat aralıksız dans etti! Ben 33 yaşında ayakta durmaktan bittim, kadın 46'lı 65 yaşında bana mısın demedi! Maşallah!

Somali olayında herkes atıp tuta dursun; konser gelirini bizzat kendisi Somali'ye götürecek.

Koşu bandında spor yaparken hala sesimin kalitesi iyi mi diye test eden bir sanatçı.

Şimdiye kadar ne fanlarını, ne televizyoncuları bir defa terslediğini görmedim. Hep mesafeli, hep asil, hep şık!

Ajda Pekkan asistanı Ethel Sason'un kızlarının tasarımlarını çok beğenir. Dansçıların kostümleri kesin Vanessa Sason ve Raisa Sason'un tasarımları. Sanırım Ajda'nın da!

Bu fotoğraf genç tasarımcıların kendi sayfasından!


Ve işte zarafet denince bu ülkede akla gelen ilk isim Ajda Pekkan'ın konser halleri. İkincisi kim derseniz bana göre Filiz Akın!




Sevgiyle kardeşinin başarısından mest olan Semiramis Pekkan! O'da ayrı zarif bir hanım. Gördüğünüz gibi; izlemeye gelenler arasında İzzet Çapa, Nihat Odabaşı ve Oya Germen'de vardı.


Sevgili Nihat Odabaşı'yla yeniden yollarımız çakıştı. Anımsarsanız Elle çekimlerimizi O'nun ekibi yapmıştı. Sonrasında tanıştık ve klasik Facebook arkadaşı olduk. Cidden kafa adam! Sanatçı gözü harbi çok sıkı! Süper fotoğraflar çekiyor resim değil .)


Ve gecenin sonu. Sevgili Semiramis Pekkan hemen sarılıp öyle doğal tebessüm etti ki; hazmetmiş olmak bu diyorsunuz. Eee onca şeye rağmen hala estetikmiş, vsmiş diye bık bıklayan olursa dönüp bir kendine baksın derim arkadaş .) Haydin iyi haftalarrrrrrr .)
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015