İç Dünyamı [ZI] Karartamazlar Kombini
EKLEME: Yüreğim hiçbir yere sığmıyor! Baboş taburcu oluyor ,) Gönül rahatlığıyla Amsterdam valizini yapabilirim! Enerjileriniz, dualarınız için çok teşekkürler!
Yine yeniden yazmaya devam... Ülkemizde üst üste gelen tatsız olaylar sürecinde içimden yazı yazmak gelmedi! Beni sosyal mecradan takip edenler [ Twitter & Facebook vb. ] bağlı bulunduğum derneklere yardıma gittiğimi, belediyelerde işe yaramaya çalıştığımı farketmiştir.
Son iki üç gündür instagram'da takılıp kafa dağıtmaya çalışıyorum. 5 Kasım'da yine 15 gün kadar malum hem gezi hem iş sebebiyle Amsterdam bizi bekler. 12 Kasım Ömi'min doğum günü, geçen sene benim doğum günümde Amsterdam'daydık bu defa sıra Ömi'ye denk geldi.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızda; canıma can veren kadın annemin doğum günüydü. 2009'da annemin doğum gününü kutladığım bu yazımı unutmadan tebrik edenlere de ayrıca sevgilerimi ve teşekkürlerimi iletiyorum.
31 Ekim yani bugün; Yeşo'mun doğum günü. Hatunum İstanbul'a gelmişken, Eskişehir gezimiz sonrası yine O'na doyacağım. Tekrar nice senelere, hepy börtlek day güzel dostum! Haa unutmadan malum Yeşo'da ben de bu dönem yaşananlar yüzünden Eskişehir'e dair fotoları paylaşamadık. Kısmetse artık dönüşümde güzel paylaşımlarda bir arada olmak dileğiyle...









Saat Rolex
Kazak Batik
Gözlük Cartier
Kot Scotch & Soda
Çoçolu çanta Harrods
Spor ayakkabı Tommy Hilfiger
Aldığımdan beri aşk yaşadığım pisicanlı kolye Happy Pets serisinden So CHIC



►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...
Read more...
EKLEME: Bu yazımı yazdım tam baboş iyi derken yine hastaneye kaldırdık. Face'ten, mailden, cepten arayan soranlara tek tek dönemiyorum. Face'e yazdığımı buraya da ekleyeyim haberiniz olsun. Arkadaşlar hepinizden Allah razı olsun. Babam içki, sigara içmemiş bir adam olmasına rağmen, kalbinde büyüme var, yapay kalp kapakçığı var, kalbinde pil var... Yıllardır her gün 10'dan fazla ilaç alarak yaşıyor. Aldığı ilaçlar haliyle diğer organları deforme ediyor .( Vücudunda üre birikiyor ve vücut şişiyor. Uyutmuyor, yaşam sürecini zorlaştırıyor. Kanı sulansın diye aldığı ilaç böbreği yoruyor. Son yıllarda ayda 2 defa hastaneye kaldırıyoruz .( Serum, ilaç takviseyiyle üre boşaltılıyor bu sayede bir kaç gün rahat ediyor. Belli bir süre sonra artık böbrekleri de yetmemeye başlayacak ve diyalize bağlanacakmış durum bu .( Elden yapacak bir şey gelmiyor işte. Dua edip, O'nu mutlu etmekten başka yapabileceğimiz bir şey olsa keşke... Annem de bana kıyamıyor evin yuvan düzenin bozulmasın sen git biz kardeşinle dönüşümlü kalırız diyor ama olmuyor işte. 5'de de yine Amsterdam'a gidiyoruz Ömi'yle bilemiyorum nasıl olacak her şey birbirine girdi! Ama Dr'un dediğine göre durum iyi sadece müşade altında tutalım diyor. Dün gece refakatçi kaldım şimdi eve girdim vurup kafayı yatmam lazım öğleden sonra yeniden annemle nöbet değiştireceğiz. Hastanede aile büyükleri, akrabalar arıyorlar cebi açamıyorum, zaten bilirsiniz kalbinde pil olduğu için cep telnu kalbinde pil olan hastanın yanında kullanılmamalı. Ne olur kusura bakmayın ne msjlarınıza ne aramalarınıza dönemedim Perşembe günü evde olup valiz yapacağım o zaman hepinize geri döneceğim. Tekrar tekrar teşekkürler dostlar. Hayati tehlikesi yok şükürler olsun ki; ancak 2 3 gün daha çıkarmazlar diyor annem ./ kısaca durum bu...
Yine yeniden yazmaya devam... Ülkemizde üst üste gelen tatsız olaylar sürecinde içimden yazı yazmak gelmedi! Beni sosyal mecradan takip edenler [ Twitter & Facebook vb. ] bağlı bulunduğum derneklere yardıma gittiğimi, belediyelerde işe yaramaya çalıştığımı farketmiştir.
İzmit depreminde üç yakınımı kaybettiğim için birebir yaşayanların acısını çok yakından tanıyorum .( Ne denilebilinir ki... Şehitlerimizin de, depremzedelerin de mekanları cennet olsun. Geride kalanlara Allah sabır versin, güzel günler göstersin!
Babamın durumunu eskiler gayet iyi bilir. Kısaca özetlemek gerekirse; kalp kapakçığı yapay, kalbinde pil olan bir adam ./ ve hayatı boyunca ne içki, ne sigara içmemiş bir adam! Buna rağmen yine üniversitelerde derslerine devam edip gençleriyle hayata tutunuyor!
Aslan kralım yine hastaneye kaldırıldı .( ama şükürler olsun ki; on küsür sene önce "Beş yıl yaşarsa kar sayın." dedikleri bu adam yılları devirdi ve devirmeye de devam edecek!
İşte bu süre zarfında ailemle vakit geçirdim, sık sık diş tedavisi için Nişantaşı yollarını arşınladım. Yine yeniden son modelim .) şükürler olsun ki; bu da bitti!
Son iki üç gündür instagram'da takılıp kafa dağıtmaya çalışıyorum. 5 Kasım'da yine 15 gün kadar malum hem gezi hem iş sebebiyle Amsterdam bizi bekler. 12 Kasım Ömi'min doğum günü, geçen sene benim doğum günümde Amsterdam'daydık bu defa sıra Ömi'ye denk geldi.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızda; canıma can veren kadın annemin doğum günüydü. 2009'da annemin doğum gününü kutladığım bu yazımı unutmadan tebrik edenlere de ayrıca sevgilerimi ve teşekkürlerimi iletiyorum.
31 Ekim yani bugün; Yeşo'mun doğum günü. Hatunum İstanbul'a gelmişken, Eskişehir gezimiz sonrası yine O'na doyacağım. Tekrar nice senelere, hepy börtlek day güzel dostum! Haa unutmadan malum Yeşo'da ben de bu dönem yaşananlar yüzünden Eskişehir'e dair fotoları paylaşamadık. Kısmetse artık dönüşümde güzel paylaşımlarda bir arada olmak dileğiyle...
Şimdi geçelim aile saadetine dair detaylara...

Bu kadar candan, bu kadar gözlerinden sevgi fışkıran Fehmi'ciğimi, baboşumu Rabbim bizlere bağışlasın. Amin... Babasıyla küs olan, genç olup beni okuyan babasına zaman zaman gıcık olan varsa sakın ha! Sonra yuvadan uçup gidince "Ben ne eşşeklik etmişim onlarla daha çok vakit geçirseydim." dersiniz. Okuyorsanız şayet ve benzer ruh halleri içindeyseniz, gidin ailenize sarılın.
"Sebepsiz yere içimden seni öpmek geldi." diyin e mi?

Bu fotoğrafından sonra ve bu annemin 3. defa fotoğrafını bloguma koyduğumu görse beni keser! Yıldız'ım fotoğrafının çekilmesini de sevmiyor, böyle bloga fotoğraf koymama falan da sinir oluyor. Zaten habire bana da, sizlere de laf sokup duruyor .) "Ne kadar ayıp ne gereksiz şeyler bunlar." diyor .) Dominant kadın...
Ne yalan söyleyeyim; çoğu zaman da hak veriyorum valla!

Haah onca can sıkıcı olay sonrası bu ne alaka derseniz hemen anlatayım: Annem hulahop çeviren, yıllardır çıt çıkarmadan çizgi film izleyen, oyuncaklara çocuklardan daha düşkün olan, öyle ki Mc Donald's sevmeyen ama oyuncakları için alan bir kadın! Bu da Yıldız'ımın oyuncak güvercini! Gıçında da ipi var çekince kanat çırpiii .) Ne yapsın kadın, babam hasta, dedem, anneannem yaşlılar, sürekli sağlık sorunları, kardeşim Aralık'ta Allah'ın izniyle askere gidecek derken annem işte... Ufak detaylarıyla hayatta her dem gülmeyi bilen dişi aslanım!

Koşuyolu bekarlık mahallem... Edi'nin baba evi... Koşuyolu'muz İstanbul'da tek yaşanılır semt seçilmişti. Hoş şirketler, dizi setleri sağolsun son yıllarda içine ettiler...

Gülümsemek...
İnadına hayatın getirdiklerine direnerek gülümsemek...
İşte bütün mesele bu!
İnadına hayatın getirdiklerine direnerek gülümsemek...
İşte bütün mesele bu!


Ve o güne dair diğer an'lar...


Saat Rolex
Kazak Batik
Gözlük Cartier
Kot Scotch & Soda
Çoçolu çanta Harrods
Spor ayakkabı Tommy Hilfiger
Aldığımdan beri aşk yaşadığım pisicanlı kolye Happy Pets serisinden So CHIC
Yüzük Amsterdam'da yaşayan dostum Suzy'min hediyesi. Hamburg Kareleri 4. Seans başlıklı yazımda yakın çekim detaylarını başka bir kombinle paylaşmıştım.



Veee klasik kadınsal sinirsel haller!
Beyler bu lafım size: Aradığı şeyi çantasına elini attığı an bulan bir kadınla beraberseniz hiç kaçırmayın nikahı basın .) Veya verin ben basayım böyle bir kadın yok .))
Cümleten öpenzi, kendinize dikkat edin.
Çav bellalarım!
Çav bellalarım!






















































