9 Ekim 2010'da
Doğum Günüm & Gitme Vakti Geldi başlıklı yazımda; hem iş hem gezi amaçlı Amsterdam'dan başlayıp 15 ülke kadar bir rota çizmiştik. Sırayla yazmak ülke ve şehirlere dair tarihi bilgileri, gidilen yerlere dair detayları anlatayım derken 2012 olacak ben hala yazıyorum .) Fazla detaycı ve düzenli bir tip olduğum için evde bile tüm kıyafetler aynı ebatta dizili. Takıntı işte!
Rotada ilk sırada Verden/Aller Almanya var. Oraya dair fotoğrafları paylaşmadığımı da yeni farkettim ./ Sonra Hamburg'a dayımlara gittik hasret giderdik, katılmamız gereken toplantılara katılıp Berlin'e geçtik.
Sırasıyla göz atmak isteyenler olursa:
Amsterdam yazılarım,
Hamburg yazılarım.

Bilgilere geçmeden önce kesinlikle Berlin'e gitmediyseniz tavsiye ederim zaten zaman içinde Berlin'e dair gittiğimiz yerleri paylaşacağım.
Önce ben anlatayım; Checkpoint Charlie (Çarli Kontrol Noktası) 1960'lardan itibaren Doğu Almanya’nın içinde ciddi bir bölünme yaşayan batı Berlin şehrinin 3 ana bölgeye ayrılan (Amerikan, İngiliz ve Fransız) noktalarının kesiştiği Amerikan Sektörün’den Sovyet yani doğu Berlin sınırına geçtiğiniz nokta. Soğuk savaş yıllarının adeta bir sembolü olan bu nokta özellikle Rus ve Amerika'nın tanklarının sürekli karşı karşıya kaldığı bir bölge.
Bunlara göz atmanızı tavsiye ederim arkadaşlar:
mauermuseum.dewikipedia.orgwestern-allies-berlin.comCheckpoint Charlie
Checkpoint Charlie (Çarli Kontrol Noktası), bölünmüş Berlin'de Doğu-Batı geçiş noktası Helmstedt ("Alpha") ve Dreilinden'den ("Bravo") sonra 1961 senesinden 1990 senesine kadar üçüncü ittifak geçiş noktası olarak kullanılan geçiş kapısıdır. Bu geçiş kapısı sadece müttefik askerleri, büyükelçiler, bu kişilerin aileleri, yabancılar, Federal Almanya'nın Demokratik Almanya'daki temsilcileri ve çalışanları ve Demokratik Alman üst düzey yöneticileri tarafından kullanılabiliyordu.
Doğu ve Batı Berlin arasındaki ittifak birliklerinde görev yapanların karşılaşma noktası olan yer aynı zamanda doğu-batı arasındaki trafiğin de en yoğun olarak gerçekleştiği bölge oldu. II. Dünya savaşının bitiminden sonra 27 ekim 1961'de bu noktada karşı karşıya gelen Sovyetler Birliği ve ABD asker ve panzerleri 16 saat boyunca tek bir kurşun atmadan karşılıklı beklemişlerdir. O tarihde atılacak tek kurşunun 3. Dünya Savaşının başlangıcı olacağı düşünülmektedir.
Söz konusu gerginlik, zamanın ABD başkanı J. F. Kennedy'nin Sovyet başkanıyla yaptığı görüşmeler sonucunda giderilmiştir. Kasım 1998 tarihinden beri Frank Thiel tarafından hazırlanmış olan Sovyet ve Amerikalı asker portreleri 1961 yılında ultimatomların verilmesinden sonra karşı karşıya gelen iki tarafın panzerlerini temsil ediyor. Soğuk Savaş'ın diğer kalıntıları olarak ise bariyerler, geçiş noktası sinyal sistemi ve Berlin Duvarı anıtı bu alanda sergileniyor. Günümüzde söz konusu noktada geçmiş tarihlerde dünya savaşına neden olabilecek büyüklükte olan ama atlatılan krizler, bilbordlar şeklinde anlatılmaktadır. Söz konusu krizler örnek olarak "Küba Krizi" olarak da bilinen, Sovyetler Birliği'nin Küba'ya nükleer silah yerleştirmesi gösterilebilir. Buradaki ABD sektörüne ait kontrol kulübesi orijinal değildir, orijinali Müttefikler Müzesinde'dir.
Kaynak: Vikipedi

Turistik ve tarihi özelliği nedeniyle aynen eski halinde bırakmışlar. Para karşılığı sınırda bekleyen askerle fotoğraf çektirme şansınız var.

O soğukta Canon'la çekmeye üşendiğim için iPhone'la çekilen kareleri aralara serpiştirdim.

Yorumlardan bir okurum bilmediğim bir bilgi yazmış yazıma da ekledim. Keşke Adsız olarak yazmasaydınız adınızla teşekkür etme şansım olsaydı .)
Checkpoint Charlie'nin bu fotoğrafı olan askerle ya da o zamanda yaşamış herhangi bir askerle ilgisi yok. Charlie ismi ise NATO alfabesinde C'nin simgesinden geliyor. Mesela A noktası için Alpha, B noktası için de Bravo kodları kullanılmış benzer şekilde.

Sınırı geçerken sözüm ona pasaportunuza damga basılıyor geçiyorsunuz ama bu dediğim gibi şu an için geçerli değil, sadece turistik amaçlı size öylesine bastırdıkları pasaport benzeri bir kağıdı damgalıyorlar.

Ve sınırı geçmiş bulundum...

Trabant arabaları yaşarken kimse beğenmezdi öldü popüler oldu! Şimdilerde turistik amaçlı kullanılıyor. Kısaca anlatacak olursam; Doğu Almanya’nın en çok kullanılan otomobiliydi. Komünist rejimin yarattığı bu markayla övünmesi gülünçtü. Motoru 25 beygir gücünde, yapabileceği maksimum hız saatte 112 kilometreydi.
Doğu Almanlar o zamanlar mecburiyetten kullandıkları bu arabayı, iki Almanya birleşince hemen terk etti ve Batı'nın ikinci el, havalı otomobillerini satın almaya başladılar.
Araba gelmeden ülke yıkıldı! Trabi sahibi olabilmek için Doğu Almanya'da yıllarca sıra beklenirmiş. 1973 yılında yeni bir Trabi almak için sıraya giren Roger Dietzel, yeni arabasına hiç kavuşamamış. Çünkü araba gelene kadar yıl 1991 olmuş ve Doğu Almanya artık yıkılmış, Trabi üretimi de durmuş.
Arkadaşımız Jochen'in anlattığı ve Alman tarih müzesinde okuduğum bilgiye göre genelde ekonomik durumu olanlar çocukları doğunca Trabant siparişi verirmiş ve çocuk 18 yaşına geldiğinde aracın yapımı ancak bitermiş! ki müzede beni en çok etkileyen bu araçların içine gizli bölmeler yaparak sınırdan geçmeye çalışanların fotoğrafları ve hikayeleri oldu. Onlara müzeyi anlatırken daha detaylı yer vereceğim.

Gittiğimiz şehirlerde 2 ve 3 gün konakladığımız için hostellerde kalmayı tercih ettik. Gün boyu ve gece dışarıda olduğumuz için malum sadece yatak ve duş yetiyor. Aklınızda olsun Almanya'ya gittiğiniz zaman Meininger City Hostel'lerini tavsiye ederim. Almanya'nın hemen hemen her şehrinde var. Odanızın anahtarına yapıştırdıkları sticklerla odanızı buluyorsunuz yani oda numarası yok .) Mesela alta eklediğim görsele dair solda bulunan toplu stickerlar o katta hangi odaların olduğuna dair simgeleri barındırıyor .) Çok şeker bir mantık değil mi?
Çok geyik yaparım bilirsiniz o yüzden geyikli odayı istemiştim .) Sevgili kardeşim ortaaam Cemal her zaman olduğu gibi valiz taşıma mücadelesinde!

Haa bu arada genelde yabancılar evlerini çocukları arkadaşlarını çağırsın eğlensinler diye açmazlar. Küçük yaşlarda başlayan alışkanlıkları; hostel odası tutar party yapar dağıtırlar. Meininger'in kapısından çektiğim bu kareye dair ekip o gece deli gibi dağıtmışlardı.
Ve eli çenesinde bendeniz odamız hazırlansın diye beklerken...

Kuzenim Ayşegül Almanya'da yaşıyor ancak şansımıza O'da o hafta Berlin'e arkadaşlarına gelmiş. Gece Ayşegül, Jochen, eşi, ben, Cemal hep beraber buluştuk.
Hatta yine şansımıza gece Berlin'in en ünlü mekanlarından biri olan Party Club Dante'nin bilmem kaçıncı yıldönümü kutlamasıydı. Sanırım 40.'dı sallamış olmayayım ama aklımda öyle kalmış. Önce yemek yedik sonra mekana gittik. Kolaj yaptığım 3. karede dikkat ederseniz deli soğuğa rağmen sokaklara taşan kuyruk vardı. You Tube'dan Party Club Dante diye aratırsanız bir sürü video var.
Ve gece Meininger''e dönerken otelimizin önünde yine içi ışıklandırılmış temsili Trabi araba...
Yine bir Edi'yle gezelimin sonuna geldik. Okurken keyif alıyorsanız ne ala .)
