Slovakya – Bratislava Gezimizden / Fashion TV

Bildiğiniz gibi; gittiğim şehirleri tatil etiketli yazılarım altında konularına göre sırayla yazayım diyorum bitmiyor! Yılda üç-dört defa Amsterdam’a gidince ve en çok sevdiğim şehir de orası biliyorsunuz, habire Amsterdam’a torpil geçiyorum .) Bir farklılık olsun dedim ve Kasım 2010’da Bratislava gezimizden detayları paylaşmak istedim.

Bratislava, Slovakya’nın başkenti, yani eski Çekoslavakya’nın, Slovak kısmı, tabiri caizse bir avuç şehir. Minicik, resim gibi, sevimli bir kent. Avrupa Birliği en çok buraya yaramış. Maaşlar artmış, bir çok fabrika merkezini buraya taşımış ve şehir çok gelişmiş.

Avusturya’nın başkenti Viyana’nın 50 km. kadar doğusunda bulunan şehir yaklaşık 450.000 nüfusa sahip ve Tuna Nehri kıyısında yer alan şehir hem Avusturya’ya hem de Macaristan’a sınırdır. (Dünyada bu şekilde iki devlete sınırı olan sadece iki tane başkent vardır.)

* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *
Kazak, ceket, çanta, tozluk, çorap H&M / Amsterdam
Asker botları Square Feet / Amsterdam
Eldiveni o gün almıştım Slovakya’dan hava güneşli ama inanılmaz soğuktu.

Bratislava, parlamentosu, devlet binaları, üniversiteleri, müzeleri ve tiyatroları ile Slovakya’nın siyasi ekonomik ve kültürel merkezidir. Slovaklar, Almanlar, Macarlar, Avusturyalılar, Çekler ve Yahudiler şehrin geçmişinde güçlü izler bırakmıştır. Bratislava, bu kozmopolit ruhunu hâlâ muhafaza etmektedir. Şehir çok sayıda festival ve ticari sergiye ev sahipliği yapmaktadır.

Bratislava inanılmaz ucuz bir şehir. Her türlü marka var ama onlar elbette ki dünya geneliyle hemen hemen aynı fiyatlarda. Yemek, alkol, kendi markaları çok uygun. Tarihi yapılarına değer verip korumaya almaları da cabası. İşin ilginç yanı; bir bakıyorsunuz sanki çok fakir bir şehir izlenimi verirken, bir bakıyorsunuz inanılmaz lüks, şık mekan ve mimari dokuya sahip.



Eski şehir bölgesinde bulunan; Hlavné Namestie / kelimenin tam anlamıyla Ana Meydan en tanınmış meydanlarındandır. Fotoğraflarda gördüğünüz binaların bir çoğu devlet binaları. Hatta dikkat ederseniz; Kasım ayı yılbaşı öncesi olduğundan genelde ydışında bu tarz ufak ufak evlerde hediyelik eşya, sıcak şarap vs satarlar ama gördüğünüz gibi o an kapalı.



Şu vintage kasa ve ürünlerin vitrindeki sunumunu ve dergi desenli saksı kaplamasını çok sevdim. Jackie 2002’de oradaymış, Edi’de 2010’da bıraktığı izi resmetmiş… Açık hava reklamında ablanın dişlerini karalayan Slovaklar’da bizden .)

Diyorum ya sanırım bizden başka hemen hemen her ülke; modern hayatın getirilerinin yanısıra, tarihi dokularını korumakta çok başarılı. Mesela Yunanistan’da el kadar taşın etrafını çevirip, tarihi eser niyetine koruma altına alırlarken; Ankara’da Selçuklu Dönemi 13. YY’dan kalma köprü bitik durumda .(

Tek ayak üstünde duran; slovakların Nový Most da dediği eski adı Most SNP olan, yeni köprü şehrin iki yakasını birbirine bağlıyor. Araçlar ve bisikletler için de hat var! Darısı bize…. Eski ve yeni şehri bu köprü ayırıyor. Ben tarihi dokuları daha çok sevdiğim için bir sonra ki Bratislava yazımda daha fazla eski şehire dair detaylar paylaşacağım.

Ayrıca köprüde; 2005 yılından bu yana UFO’ya benzer şekli nedeniyle adına halk arasında UFO Restoran’da dedikleri bir restoran var. Bizim Ankara’da ki Atakule gibi ama elbette ki değeri bilinerek turistik açıdan sürekli prim yapmakta. Asansörle çıkılan restorandan Bratislava’nın panoramik detaylarının keyfine varmak muhteşemdi.

└► Bratislava’yı 360 derece gezmek isterseniz bu linkten istediğiniz yere bakma şansınız da var.