30 Nisan 2012 Pazartesi


Berlin Kudamm Vitrin Manzaraları




Amsterdam günleri hala devam etmekte, blogu boş bırakmadım "Daha sık yaz diyorsunuz ya." işte sizler için hazırlayabilidğim kadar yazı hazırladım. Bu yazımı da önceden yayına hazırladım ve otomatik olarak ana sayfaya çıktı. Hala bu nasıl oluyor bilmeyenler varsa; etiketler sağ kolon bakınız Blogger Bilgileri...

Berlin dönüşü bu ilk fotoğrafı; instagram hesabımda
Other than its bags, towels and shoes, I don't like Tommy products... However Tommy shop @Kudamm is architecturally impressive... /

Tommy'nin canta,ayakkabi ve havlu disinda urunlerini pek begenmem ama Kudamm'da ki magaza mimari acidan guzel...
şeklinde paylaşmıştım.


Kudamm; İstanbul'da Bağdat Caddesi gibi tikican bir cadde. Biz nasıl ki; Bağdat Caddesine gidiyorum demek yerine caddeye iniyorum diyorsak; onlar da Kurfürstendamm yerine Kudamm'a gidiyorum diyorlar.

Altında Zara'nın bulunduğu, cephesi tamamen beyaz mermerlerle kaplı Marmorhaus binası 1913 yılından kalma. Daha sonra adı; Marblehouse olarak değiştirilmiş olsa bile; tabelasında eski adı yazıyor. 1972 ve 1975 yıllarında, iç dekorasyonu orjinaline sadık kalınarak yenilenmiş. Bizim hatamız işte bu! Ne yapılsa eski değerlerine sadık kalmadan birbirinden farklı saçma sapan yapılaşmalarla doluyor memleket. Bildiğim kadarıyla sinema ve opera binası olarak hizmet vermiş. Hala veriyor mu emin değilim çünkü araştıracak vaktim olmadan aklımda kalanları yazıyorum. Merak edenler google it please...


En sağdaki floral desenli elbisenin zemini kül rengi tonlarında olduğu için hoşuma gitti. Neon tonlarda desenler mat zemine denge katmış. Kısaca lamba gibi değil .) Sade ama günümüz modasına uygun, abartısız.

Orta kareye dair; saks sever olarak elbette ki degrade geçişleri olan saks ve yeşil tonlarındaki pilili elbise.

Son kareye dair; pek net çıkmamış ama normalde şalvar pantalonlar pek hoşuma gitmez ancak bel detayı ve kumaşın deseni pek şıktı.


Lego vitrini, Star Wars kardeşler...


Hahah bu tam olaydı ya .) Normalde bilirsiniz, ben şunu aldım bunu aldım diye bloga konu etmem zaten kombinlediğim zaman paylaşıyorum. Teknolojik detaylar hariç malum işimiz gereği. Neyse konuya dönelim, Berlin dönüşü güneşi gören çocuklar misali; Twitter'dan "Bugun patilerim gunesle tanisacak! Varsa yoksa taba! Berlin'in dili olsa da konussa amma aradik ha su papiyi" yazmıştım. Taba biliyorsunuz en sevdiğim tonlardan biri. Uzun zamandır taba ve siyahın bir arada olduğu, çift bantlı bir ayakkabı arıyordum ve Türkiye Zara'da bulamamıştım. Daha gelmedi mi, geldi de bitti mi bilemiyorum ama hala TR Zara web sitesinde yok. Beğendiyseniz takip edin kaçırmayın derim.

Bir de Twitter'dan paylaştığım şu ayakkabının modelini beğenip üç rengini almıştım ama maşallah sakızdan çıkmış gibi yerli, yabancı herkes alınca daha giymeden soğudum.

Şimdi malum moda olunca hepimiz almak istiyoruz ama beğensek bile bir bakıyoruz ki, herkes aynı şeyleri giyiyor. Elbette ki herkes kendi zevkine göre kombinliyor ama ne kardeşim herkesin mi zevki aynı?! Tüketim toplumu, hepimiz aynıyız işte!

Tipime bakın gördükçe gülüyorum .) Patiler 39 olunca haliyle bulmak bir hayli zor oldu.



Botu Do It Yourself (DIY) önerisi olarak not edelim.



Ka De We, marka ürünlerin satıldığı; Amsterdam Bijenkorf türevi bir bina. Alışveriş merkezi denemez ama Türkçe karşılığı da yok anlarsınız işte. Hoş Berlin'e dair daha 2010'a ait fotoğrafların hepsini paylaşamadım ama 2010 ve 2012'ye dair Berlin yazılarım için buradan, genel olarak paylaştığım tüm ülkelere dair yazılarım için buradan bakabilirsiniz.


İşlerimin yoğunluğu nedeniyle blogum yorumlara kapalıdır.
Mesajınızı stildirektoru@gmail.com'a iletebilirsiniz. Teşekkürler.


Per my busy schedule, I disabled the comments section on my blog.
Please e-mail stildirektoru@gmail.com if you have any urgent matters... Thanks.




Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015