18 Haziran 2012 Pazartesi


Paris Sokakları & Academia Nacional de Música




Bu defa uzun cümlelerimi rafa kaldırdım. Sanatına ve tarihi değerlerine değinmek istemiyorum isteyen zaten oturur araştırır. Neden derseniz gerçekten uzun cümleler kuracak vaktim yok ./ Zaten 2010 & 2011 Paris tatillerimi anlattığım yazılarımda birçok konuda paylaşımlarda bulunmuştum.

Daha önce de defalarca dile getirdiğim gibi; ben Paris'i sevemedim gitti. Sanatçı bir aileden gelmiş olmama rağmen; sanat adına olsa bile bu derece abartıyı sevmiyorum. Academia Nacional de Música yani Paris Operası tüm görkemiyle karşımızda.

En üste; bu kartpostal gibi kareyi koymak istedim. Lila & nil yeşilini bir arada oldum olası sevmişimdir ki; bu hafta eklediğim kombinimde de gördünüz.


Bu kolajda sabahın körü ve öğleden sonraki haliyle Paris Opera'sı


Fotoda beni bulun .)



Araya kombini de sıkıştıralım, hoş pek kombinlik bir hali yok malumunuz leş gibi sıcakta en ince ne varsa giy çık oluyorum.

* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *

Sandaletler Deichmann'ın hediyesiydi. Hoş firma; bu yazımdaki ayakkabıyı hediye yolladı ama düz olması işime gelir diye değiştirmiş hatta o fiyata bir tane de kovboy çizmesi almıştım. Gözlük Armani, saat rolex Datejust, kırmızı nazar boncuklu bileklik hediye, bok böceği kolye H&M Paris, çanta H&M Amsterdam. Bu kolyeleri de; hala Stil Pazarı'na ekleyeceğim artık Londra dönüşü diyelim.

Gördüğünüz gibi müziğin babalarının büstleri!


Bu karede de; araki bulasın beni .)


Dedim ya; her yer varak, altın, altın kaplama...
Bu Parizyenler para var huzur var hesabı pek seviyorlar şatafatı .)
Yalnız dikkat ederseniz; birinde kadın birinde de erkek heykelleri var.


İşte bu mağaza beni çocukluk yıllarıma götürdü.

Daha önceki senelerde de; konumuz gereği bir kaç yazımda bahsetmiştim. Yedi yıl kadar bale yaptım. Bale ayakkabıları; kimisi "point" der, kimisi de "puant" der. Bu da bilmeyenler için ufak bir anekdot olsun, genel kültür hesabı .)



Amorino! Bak yine canım çekti! Aklınızda olsun Paris'e giderseniz dondurmasını, tatlılarını deneyin. Hatta merak ederseniz bu da web sitesi.


Yine benim Canon 18-200 mm. objektifle uzak yakın atraksiyonlarım. Daha fazlası için buradan bakabilirsiniz.



Adını unuttum ama bu bisküvi mağazasına girdiğim an kendimi bir masalın kahramanı gibi hissettim. Dekor, ambalajlar, kokusu, kutuları şahaneydi.


Yine benim Canon 18-200 mm. objektifle uzak yakın atraksiyonlarım. Daha fazlası için buradan bakabilirsiniz. Dikkat ederseniz sinemanın balkonunda bir bey ve hanım var.


Uzak yakınlara devam, binanın perspektifi ne kadar hoş değil mi?
Teras katı da ayrı sevimli!


Bizim görmemişlerin ayılıp bayıldığı Ladurée .) Yıllardır diyorum yine diyorum; bizim bezemiz, acıbadem kurabiyemiz macaronlara bin basar!


1883'te açılmış olan bir terzi. Sonrasında hazır giyime yönelmiş ama kişiye özel beyler için takım elbiseler de dikiyor.



Vitrinlerden detaylar, tasarım ürünler, tarih, sanat sokak halleri...


Bu görsele dair 2. kolajdaki tebessüm eden kadın heykelindeki gibi tebessüm edin .)
Bu defa da bu kadar esen kalın canlar...



İşlerimin yoğunluğu nedeniyle blogum yorumlara kapalıdır.
Mesajınızı stildirektoru@gmail.com'a iletebilirsiniz. Teşekkürler.


Per my busy schedule, I disabled the comments section on my blog.
Please e-mail stildirektoru@gmail.com if you have any urgent matters... Thanks.




Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015