23 Temmuz 2012 Pazartesi


Benim Objektifimden Londra Sokak Modası 2




Londra tatilinde Canon'u götürmemiştim, hem gezmek, hem objektifin ağırlığı, hem de alışveriş beni yurt dışında bir hayli yoruyor. Sağolsun Elif'lerde Samsung fotoğraf makinesi vardı ve uzak-yakın çekimler dışında gayet iyi kareler yakaladık. Malum benim objektif, 18-200 mm. telefoto olduğundan, hareketli anları bile en ufak detayına varana kadar net yakalıyor. Kısaca diyeceğim şu ki; bazı görseller bulanık olsa da sokak modasına dair yakaladığım detayları anlamayacağınız boyutta değil.

Bu yazıya dair fotoların hepsi Camden Market / Camden Town'da çekildi. İnanılmaz bir pazar yeri. Londra'da Portobello Market Notting Hill'den sonra akla gelen 2. yer burasıdır. Vintage mağazalar, Horse Market, her adım attığınız sokakta sanata ve özgün modaya dair bir sürü güzel detay karşınıza çıkıyor. Camden Town'da çektiğim tüm fotoları ilk fırsatta video yapacağım.

Bu defa fotoları yorumlayacak vakti buldum. Bakalım aynı şeylere takılacak mıyız? .)


Londra denince akla; elbetteki çocukluğumda saatlerce güldüğüm Mr. Bean geliyor. Mr. Bean maskesi takmış bir delüğanlunun selamı...



İlk bakışta; Elif'le bu kızı çok beğenmiştik! Çorabı güzel ama ben bu tarz marjinal olacağım, coolum, uu yeah hesabı takılanları oldum olası kıro bulmuşumdur. Özgünlük bu değil güzelim .) Yalnız ablamızın burun estetik, dudaklar silikon. Biz ne estetikli bloggerlar tanıyoruz belli etmeyen .) Şimdi bu kızın hakkını yemeyeyim, sonuç olarak malzeme güzelse güzeldir! Estetik yaptırmasına rağmen ne halde olanlar var ama değil mi? .P

Ne demiştim yazımın başında, Camden Town masalımsı bir mekan. Gördüğünüz gibi; ablanın oturduğu bank bile temalı...




Bu ablanın tulumunun sırt detayı güzel ama ben olsam çamaşırım gözükmesin derdim. Alta giydiği tayt, sütyen ve sırtı bir hayli göz yoruyor. Hele o saç ne ayol? Amy Şarapevi hesabı takmış takıştırmış. Zaten şu saçına başına, gül, çiçek vs takanları da hiç anlamam. Cidden dostum kendinize acımıyorsanuz, karşınızdakilere acıyın. Kafanızı Belgrad Ormanı'na çevirmeyin .))



Benim Objektifimden Barcelona Sokak Modası 1 yazımda ne demiştim ben? "Tamam bende de üç dövme var ama kadında dövme bu derece abartı olmamalı. Ne o görmemişin dövmesi olmuş her yerini dövdürmüş demezler mi adama? Derler usta derler üzerine de gülerler .) Yok bu bir tarzmış! O zaman çok itici bir tarz. Kadın dediğin zarif dövmeler yaptırmalı." O yazımdaki ablalar gibi yukarda ki ablamız için de aynı şeyi tekrarlıyorum.

Ayrıca şu saç boyama modası da yamalı bohça gibi her önüne gelende var. Beni eskiden takip edenler bilir, Nergis Kumbasar'ın TV programına çıktığım yıllarda sene 2006'da saçlarımın bir kısmı yeşil, bir kısmı da pembeydi. Ben 2006'da yapmış o defteri kapatmışım, şimdi yine moda .)



Bu kolaja dair; çektiğimi farkedip tebessüm eden delikanlıya tanımasak bile yeniden teşekkürler. Yalnız şunu belirtmeden geçmeyeceğim, ne yaşta olursa olsun erkekler bu tarz kalın zincir takmasın, hatta altın hiç TAKMASIN! Görünce resmen böğüresim geliyor .)

Yine üstteki kolaja dair, 2. görselde rasta yaptırmış kadının, saçlarına taktığı renkli lastikler çok sevimli. Anımsıyorum da; ilkokul yıllarında Marmaris'e gittiğimiz zaman, arkadaşım Eylül'le annelerimize biz de isteriz diye tutturmuştuk. Annelerimiz bizi ikna etmek adına, rasta yaptırmak yerine saçlarımızı iple ördürmüşlerdi. O dönemler eminim sizler de, yazlık mekanların klasiği olan bu saç ördürme olayını bir dönem denemişsinizdir. Sonuç olarak ben rasta sevmem, saçlar yoluk yoluk oluyor ve bence resmen pislik! ./



Yukarıda da; dinlenmek için yerlere çöken gençleri görüyorsunuz.
Kalkın canım pistir oralar .)


Hahah en bombası bu değil mi?


Ama 2. görsele geçmeden önce; 1. görselde; gördüğünüz gibi sevmediğim ne varsa hepsi bir arada. Hem rasta, hem ne renk boya bulmuşsa saçlar o biçim, hem abartı dövme, hem de en çok içimi kaldıran kulak memesi piercingi! Biliyorsunuz milyon tane piercing türü var ama bence bu cidden insanın içini kaldırıyor! Yıllar önce bir belgeselde izlemiştim; Afrika'da ilkel kabilelerin kulak memesinin oyularak metal takılması o kişinin (taktığı yuvarlağa, malzemesine göre diye nitelendireyim) rütbesini belirliyormuş. Sonralarda malumunuz moda olmuş! Bu piercinge de ülkemizde tünel diyenler de var.

Son kolaja dair yine yeniden şaşkınım! Hamile sandınız değil mi?! Nayır!!!
Valla böyle giyinir, böyle oturursan bakarım da, çekerim de, eleştiririm de!
Sözün bittiği nokta....

Farklı ülke & şehirlerden, Benim Objektifimden Sokak Modasına dair daha önce paylaştıklarımı görmek isteyenler TATİL etiketli yazılarıma bakabilirler.


İşlerimin yoğunluğu nedeniyle blogum yorumlara kapalıdır.
Mesajınızı stildirektoru@gmail.com'a iletebilirsiniz. Teşekkürler.


Per my busy schedule, I disabled the comments section on my blog.
Please e-mail stildirektoru@gmail.com if you have any urgent matters... Thanks.



Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015