29 Şubat 2012 Çarşamba


3 Yeni Yaka Kolyem




Selam arkadaşlar, keyifler nasıl diye sorsam eminim soğuk hava dalgaları yüzünden sizin de benim gibi içiniz şişmiştir. Ankara dönüşü, yine mikro blogging olayına sardım. İnsan üşeniyor onca fotoğrafı ufalt, yazısını hazırla vs derken haliyle blogu boşluyor.

2011'de Beğendiklerini İşaretle / Pinterest hakkında yazmıştım. Hesap açıp hala üye olamayanlar bana sıkça yazıyor buradan da haber edeyim Pinterest için bana e-posta yollarsanız size davetiye atarım. Dediğim gibi mikro blog olayına dahil olmak isteyenler Pinterest hesabımdan takip edebilir. Unutmadan Pinit! app'i süper. Hele gece yattığınız yerden cep telefonunuzla takılıp uykuya dalmak daha bir güzel. Hem insan yatmadan önce güzel görseller görünce rüyasında da pek bir masal alemine dalıyor .)

Bu yaka kolyeleri yapalı bir seneyi geçti ama ancak paylaşıyorum hatta bir sürü de Do It Yourself (DIY) projelerim var ama paylaşacak vakit bulamıyorum.

En alta eklediğim Nike Kolye "Just Do It" / HÖT KATIR ;) kategorime ekleyeceğim bu kolye kişiye özel tasarımdı. 3 ürüne dair daha fazla fotoğraf ve yakın çekim detayları Stil Pazarı'na ekledim ve hepsi bitti. İlginize teşekkürler...

Benden söylemesi erken davranan kapar .)

YAKA KOLYE'ler için buraya;
HÖT KATIR ürünlerim için ise; buraya bakabilirsiniz.



►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

20 Şubat 2012 Pazartesi


Lea Butik Hediyelerini Kazananlar



10 Şubat'ta başlattığımız; Lea Butik'ten 5 Kişiye Kendi Seçtiği 5 Ürün Hediye! başlıklı kampanyamız sona erdi. Katılan herkese teşekkürler. İlk fırsatta yeni bir firma ve yeni bir yarışmayla paylaşımda bulunacağım.



Defalaraca okumadan yorum yazmayın demiş olmama rağmen; e-posta adresini yazmayanları eledim, hatta üşenmedim unutmuş olmanıza rağmen blogger profilinde veya blogunda e-posta adresi olanlara bile tek tek baktım. Sizlere cevaben yazdığım 1 adet kendi yorumumu da alakasız olarak dahil ettim.

Aktivitemize gelen toplam yorum sayısı 97.
4 alakasız + 5 mükerrer + 2 hatalı yorum= 11 geçersiz yorum.
97 - 11 = 86 doğru yorum.

86 kişi içinden sırasıyla random aracılığıyla kazanan 5 kişi görselde yazıyor.

Yarışma yazımda belirttiğim gibi; istediğiniz 5 ürün hediye. Yalnız ürünleri seçmeden önce dikkat edin; SATILDI yazanları talep etmeyin. Ben bir kaç gün İstanbul dışında olacağım; kazanan bu 5 kişi random sitesinde çekiliş sırasıyla bilgi@leabutik.com'a e-posta ve bilgilerini yollasın. Lidya sizlere istediğiniz ürünü ilk fırsatta kargolayacak. Güzel günlerde kullanın .)


Bilgilendirme yazısı olduğu için YORUMA KAPALIDIR.


►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

16 Şubat 2012 Perşembe


instagram | Hayattan Kareler 8




Hello cancanlar! Bitmekte olan bu haftaya; vakitsizlikten dolayı yaza dair instagram paylaşımlarımla devam ediyorum. Bu yakınlarda bana yine yurt dışı yolları görünmekte ama bu defa hava şartlarının bana göre çile olmayacak sıcaklığa erişmesini beklediğim için sürekli erteliyorum. Bu ara yorum ve e-postalarınıza geç dönüyorum kusura bakmayın.

Türk kızı kası isimli çalışmam .)
2011 yazı, yazlıktan Ayvalık'ta çekilmiş 1 kare.



Lame oje aşkına
Ekim 2011 / NumNum Meydan


Ekim 2011 / Çoh yahşi bi alet cukka cukka kavunları doğriii.
Amsterdam'dan almıştım bulursanız 1 adet edinin pişman olmazsınız .)



Ekim 2011 @Chocolate


Ekim 2011 / Bağdat Caddesi


Ekim 2011 / Bu göt2b karışmasın, kendileri jöle olii .0


Ekim 2011
Aşkın insana; nerede ne zaman karşısına çıkacağı belli olmaz.
(Market alışverişi patates)


Ekim 2011
Prag hatırası mumlukla teras keyfi


Aralık 2011
H N Y ~~~ M Y L
Happy New Year ~~~ Mutlu Yıllar



Ekim 2011
İstinye Park Mezzaluna, hot chocolate


Ekim 2011
Bayanlara tavsiye! Nefes alamayan sararmış tırnaklar için 1/1
Müthiş 1 ürün! sürdüğünüz an tırnak pigmentlerini anında beyazlatıyor.

August 2011
Amsterdam Zuid, near the World Trade Center!
Waving from the mirror!

Amsterdam Zuid, Dünya Ticaret Merkezi yanında bulunan tram yolundaki aynadan yansımam!

Ağustos 2011
Theather museum of Dali Spain
Dali muzesi İspanya

Ufak bir not: Vakit bulursam şayet artık ne zaman olur Allah kerîm; Barcelona Dali müzesi ve Paris Louvre müzesi içinden çektiğim milyon tane sanatsal fotoğrafı hikayeleriyle beraber paylaşacağım. Bu kare Dali müzesinin giriş kapısı. ஐ


Kasım 2011
1 ctsi gecesi klasiği! Plak dinletisi...



Ekim 2011 / NumNum Meydan
Klasiğim blush keyfi...

Şaka maka 2 senedir blush diye diye; ünlendirdim ya bu kadar olur .) Fazla alkolü bünyesi kaldırmayanlar için tavsiye ederim; ülkemizde geçen yaz satışa sunuldu ve artık bir sürü firma blush üretiyor. Beyaz şaraptan hafif, şayet denemediyseniz tadına bakın derim.


Ekim 2011
Havuz başında lehmaaacun keyfim .)


Ekim 2011
From Amsterdam. So true...
Amsterdam'dan "Google'a ihtiyacım yok, eşim herşeyi bilir." temalı t-shirt .)


Ekim 2011
Yemek olsam; barbun olmak isterdim.


Ekim 2011
Bundan sonra sanırım muz yiyemem.
Annemin e-posta attığı hem yarıldığım, hem böğürdüğüm foto .)


Ekim 2011
Nespresso'dan espresso sabah kahveniz benden!


Ekim 2011
Galaxy SII & Galaxy NOTE: Beni elmadan vazgeçirecek tek cihaz! diye paylaşmıştım ve hala düşüncem değişmedi. Hoş ben elmacıyım ama o dönem cihaz elime geçtiğinde sıkı sıkı test ettim, cidden Android kullanımına vakıfsanız tavsiye ederim.


Ekim 2011
ATATÜRK! Our great leader!
Ankara


instagram | Hayattan Kareler'e dair tüm paylaşımlarım için tık tık!
Huzurlu, sağlıklı ve akıcı trafiğe denk geleceğimiz günlere...

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

15 Şubat 2012 Çarşamba


Benim Objektifimden Amsterdam Sokak Modası 1




Günler sonra taslaklarda bekleyen bir yazımla ses verip yarın tam gaz devam diyeceğimi iletmiş olayım. Yine biraz yoğun bir dönem, malum beni yine Amsterdam bekler. Havalar düzelene kadar işlere tam gaz devam. Umarım sizlerde de işler yolundadır?

Etiketlere baktımda; bu yazım Amsterdam'ı içeren 67. yazı olmuş. Diyorum ya; Kraliçe fahri elçi seçmeyi bırak, beni evlat alsa hakkımdır .0

Sanatından, tarihine, müzesinden özel günlerine kadar amma yazmışım! İstanbul'a dair bu kadar çok yazım yok... O yüzden yine diyorum; yurt dışı planı yapacaksanız kesinlikle açılış Amsterdam olmalı.

Malum yabancılar bizim ülke gibi üreme meraklısı olmadıkları için; yurt dışında genç nesil bizler kadar çok değil. Ama Amsterdam'da genç nesil bir hayli fazla. Ayrıca Taksim ruhunu da hissediyorsunuz. Yurt dışında bir çok şehirde gece olunca sokaklarda hayat biter ama Amsterdam'da her an her şey karşınıza çıkabilir.

Anımsarsanız Twitpic albümümden "Amsterdam'da gece vakti sokakta koşan gözlüklü bir tavşan adam görmek mümkün ,)" yazarak bu fotoğrafı paylaşmıştım.

Yalnız doğruya doğru; adamlar rahat öyle moda adına pek bir şey beklemeyin. Zaten geçen gün Twitter hesabımdan da yazdığım gibi; "Benim için MODA ; sadece Ali Usta demek, çay bahçesi demek, Kırıntı demek, Moda Deniz Klubü demek...." ve hatta Barış Manço demek... O'nu da sevgiyle anmış olalım.

Bakalım benim yerime sizler fotoğrafları ne şekilde yorumlayacaksınız .)













Ve kapanış tarafımdan çekildiklerinden bihaber olan beylerle olsun...

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

10 Şubat 2012 Cuma


Lea Butik'ten 5 Kişiye Kendi Seçtiği 5 Ürün Hediye!




Bu sefer sizlere; sevgili arkadaşım Lidya'nın butiğinden özel tasarım ürünlerini hediye edelim dedik. Bir Kızılderililin özgür ruhu, bir orta çağ hanımefendisinin gösterişli tavırları, pop-up kültürünün parlak ışıkları... Tüm zamanları kucaklayan ve kültürlerarası çizgileriyle dikkat çeken LEA Butik'in sahibi Lidya Sinan İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu. LEA Butik ise hayallerinin gerçekleştiği bir yer aslında.

Güçlü ve feminen karakterini sergilemekten asla kaçınmayan LEA Butik kadını; bir eşine bir başkasında rastlamayacağı tasarımların keyfini yaşarken, alternatiflerin ve farklı olmanın tadını çıkarıyor.

Onun bu gel-gitli tarzını belki de şöyle özetlemek mümkün:

Bir gün bir Rönesans kadını ruhunu yaşamak isteyen, ertesi gün Retro tarzı ile kendinden emin tavırlar sergileyen, bir başka zaman etnik kültürleri kucaklayan, bazen de Venedik gizeminden izler taşımak isteyen; sıradanlıktan fersah fersah ötede bir kadın.

LEA Butik, güçlü kadınların yanı sıra, onların sevgili köpeklerinin giyimlerine de önem veriyor ki; sevgili arkadaşım Lidya gerçek bir hayvansever!

Kendisi kadar en sevdikleri arkadaşlarına da özen gösterenler, LEA Butik Petimalizim markası adı altında çok özel aksesuar ve kıyafetler ile karşılanıyor. Sevimli dostları için farklı hediye seçenekleriyle fark yaratıyor.



Ayrıca daha bir hafta olmadan 200 kullanıcıya ulaşan LEA Butik'in tüm bloggerlara ve blog okumayı sevenlere bir hediyesi daha var. Facebook üzerinden Blogs4Us uygulamasını kullanmaya başladığınızda moda, gezi, kişisel gelişim, teknoloji, makyaj & güzellik ve daha birçok konuda farklı bloglar keşfedebilir, yazdığınız postları herkesle paylaşabilirsiniz.

Facebook uygulamasının linki: http://apps.facebook.com/blogsfourus


Yarışmaya dair yazımın başlığından da anlayacağınız üzere; "Lea Butik'ten 5 Kişiye Kendi Seçtiği 5 Ürün Hediye!"

Öncelikle Yapmanız gereken tek şey www.leabutik.com adresini ziyaret edip size en uygun olan ürüne karar vermek.

Yalnız dikkat Ürüne dair görselde, "SATILDI" yazmamasına dikkat edin. Çünkü Lea Butik sahibesi Lidya Sinan her üründen yalnızca 1 adet tasarlıyor. Yukarıya eklediğim görseldeki gibi; "SATILDI" yazıyorsa o ürünü kaçırdınız demektir.


Yarışmaya katılmak için yapılması gerekenler:


- Facebook sayfasını beğenmeniz.

- Bu yazımı Facebook duvarınızda paylaşmanız. (Her yazımın üst kısmında Facebook beğen butonu var, ona bastığınız durumda Facebook duvarınızda otomatikman paylaşmış olursunuz.)

- Twitter'dan @L_i_d_y_A hesabını takibe alarak; @stildirektoru ve @L_i_d_y_A yazarak yarışmaya katıldığınızı mentionlamanız. (Kontrollerin sağlıklı yapılabilmesi için; twitter'dan firmayı ve beni aynı tweette ekleyin. Ayrı ayrı tweet atmayın ok?)

- Yorum alanına İSTİYORUM yazıp; sürekli kontrol ettiğiniz e-posta adresinizi de ekleyin. Yarışma bittiği gün kazananları yazdığım zaman aynı gün içinde dönülmezse yedek talihliler seçilecek.

- Diyelim ki; 5 kişi aynı ürünleri seçti. Bu durumda öncelik; random sırasında ilk kim çıktıysa O'na verilecek. Yarışma sonrası ben buradan sadece 5 kişiyi açıklayacağım. Kim, hangi ürünü istediğini bana e-posta yollarken iletecek ben de firmaya ileteceğim.

Yarışmamız; 20 Şubat 2012 günü sona erecek ve aynı gün; random.org sitesi aracılığıyla çekiliş sonrası kazananları yeni bir yazı olarak sizlere beyan edeceğim.

Hepinize bol şans .)
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

9 Şubat 2012 Perşembe


Bu kadar zor olmamalı....




Hayat şartları, yaşam kalitesi, duyarlılık, şükretmemek vs...

Konuya girmeden önce bir kaç paylaşımda bulunmak istiyorum. Altta okumaya çalışan çocuğun fotoğrafına dikkat ederseniz; küçücük parmağı, yüzünün derisi, daha bu yaşta hayatın deformasyonuna maruz kalmış. Soğuk hava ve yaşam şartlarının zorluğuna rağmen; yine de okumaya hevesli bir can!

Genelde bu tarz destek türü yardım yazılarına pek yer vermediğimi bilirsiniz. Çoğunlukla samimiyet durumunu baz almayı tercih ediyorum. Mesela bu olay gibi... -ki yıllardır birçok dernek ve kuruluşta, annem ve teyzemle aktif olarak elimizden ne gelirse yapmaya çalışıyoruz, bloga konu etmeden sessiz sedasız... Sevgili idealist öğretmenden e-posta aldığımdan beri; hayatı daha çok sorguluyor, şükretmelerimi, olumlamalarımı defalarca dile getiriyorum.


idealist öğretmenimiz Mahmut Bey'in kaleminden:

Hatay'ın Reyhanlı ilçesindeki Karasüleymanlı Uzunköy İlköğretim Okuluna kütüphane kurmak için kitap toplama kampanyası başlattık. Köy okulu olduğumuzdan dolayı imkanlar maalesef çok kısıtlı. Öğrencilerin de kitap almaya ayırabilecekleri maddi güçleri olmadığından dolayı kütüphanemiz için tek seçeneğimiz sizlerden gelecek yardımlardır. Yardımlarınızı esirgemeyeceğinizi düşünüyoruz.


Kütüphane projemize destek olmak için ne mi yapabilirsiniz?

- Hikaye, roman, dergi, ansiklopedi türü kitapları okulumuza kargo olarak yollayabilirsiniz.

- Projemizi arkadaşlarınıza, akrabalarınıza vs duyurarak daha geniş kitlelere ulaşmamızı sağlayabilirsiniz.

- Facebook, twitter, friendfeed ve bloglarınızda projemizi duyurarak ve sayfaya dair linki sosyal mecra hesaplarınızda paylaşarak destek olabilirsiniz.


Okul Bilgileri: HATAY'ın Reyhanlı ilçesine bağlı Karasüleymanlı Uzunköy İlköğretim Okulu

Kargo Adresimiz: Karasüleymanlı Uzunköy İlköğretim Okulu, Reyhanlı/HATAY


İletişim: mahmutadin@hotmail.com

Kitapsız Kütüphanemizi Kitaplandıralım

http://www.facebook.com/kutuphane.olusturuyoruz

Önemli Not: Okulumuz köy okulu olduğundan dolayı bazı kargo firmaları tarafından sorun/gecikme olabilir. Bu yüzden kitapları kargoya verdikten sonra; kargo firmasını ve kargo bilgilerini mahmutadin@hotmail.com e-posta adresine yollarsanız daha iyi olur. Böylece kargonun takibini daha iyi yapabiliriz.

Sizlerden kişisel olarak ricam; bu konuda çorbada benim de tuzum olsun diye düşünüp; bu ülkenin genç nesiline okuması için destek vermek isterseniz; yazımı kopyalayıp bloglarınızda paylaşabilirsiniz. Ve elbette sosyal mecra hesaplarınızda da... Stil Direktörü'nden gördüm demenize gerek yok, yeter ki yardımlarımız ulaşsın öyle değil mi?

Şimdiden incelik gösterecek her okura teşekkürler.
Eda DEMİREL SUNER

Destek yazısı olduğu için YORUMA KAPALIDIR.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

8 Şubat 2012 Çarşamba


Westwing Türkiye'den 50'şer TL'lik Hediye Çeklerini Kazananlar




30 Ocak'ta başlattığımız; Westwing Türkiye'den 5 Kişiye 50'şer TL'lik Hediye Çeki başlıklı kampanyamız sona erdi. Ancak yarışma yazısında belirttiğim gibi; Stil Direktörü'ne özel linkten üye olun dememe rağmen bu şekilde üye olmayanlar ve üye olmasına rağmen mail adresini belirtmeyenler elendi.

Katılan herkese teşekkürler.

Kazanamadık diye üzülenlere; bu ara biraz yoğunum ilk fırsatta yarışma ve yazılarıma kaldığım yerden devam edeceğim.


Aktivitemize gelen toplam yorum sayısı 62
4 hatalı, 6 mükerrer, 3 alakasız yorum
62 - 13 = 49 doğru yorum.

49 kişi içinden sırasıyla random aracılığıyla kazanan 5 kişi görselde yazıyor.

stildirektoru@gmail.com'a rumuzunuzla birlikte e-posta yolladığınız zaman; 50'şer TL'lik hediye çeklerinizi tarafınıza ileteceğim.

Bilgilendirme yazısı olduğu için YORUMA KAPALIDIR.
►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

1 Şubat 2012 Çarşamba


Dereotu Kombinim .O




Şaka nan şaka .) 5 Nisan 2010'da yazdığım Karnıbahar Kombinim başlıklı yazımı anımsaranız; o dönem plastik saksılarda satılan dereotundan almıştım ve daha sonra paylaşırım demişim ama olmuş 2 sene!

Baktım fotoğrafları kolajlamak çok vakit alıyor bari dedim az kadınsal hareketler olsun, Güzin Abla tadında ufak bir bilgi paylaşayım. Malum bu yazıyı da yazalı koca bir sene olmuş blogger taslaklarımda bekleye bekleye gözüme batıyor bari dedim yayına sokalım az farklılık olsun.

Hoş dereotu dereyi boyladı ama olsun .)
Bu foto o zamandan kalma şimdi biri çıkar yine sarışın mı oldun der valla içim şişti .O


Dereotcuğumuzun gelişimi boyunca bir sürü fotoğraf çekmiştim ama kimbilir nerede ./ Kısaca bu saksıları alıyorsunuz yetişince löp löp mideye. Kokusunu pek sevmesem de; biz bayanlar için dereotu çok faydalıymış.


Konu dışı ama aklınızda olsun, sebzeliğimde uzun süre taze kalması için plastik bir malzeme olmasına rağmen (hani şu sebzelerin ömrünü uzatan zamazingodan bahsediyorum), annemden kalan faydalı bir alışkanlığımı da sizlere önermiş olayım. Bu şekilde bardak, vazo içinde saklarsanız hem taze kalıyor hem de topraklarını rahatça bırakıyor.

Zaten bizim gibi minyatür aileler sanırım on demet almadığı için iki günde bitmiş oluyor. Jamie Oliver hesabı, benim de her zaman uyguladığım Sebze Doğrama Yöntemim gibi.


instagram'dan beni takip edenler anımsar, bunlarda yazdan kalma günlük sağlıklı yemeklerimiz. Haşlama sebzeler, kaparili, taze kekikli ızgara tavuk, salata, dereotu salatası vs.


Hahah bu tam bombaydı yav!

Amsterdam'dan malum Cemoş gelmişti, canı mangal çekmiş kırmadık ama asıl kıroluk kebap yanında fisky! .)



ancak verdiğim linklere tıkladığınız zaman sayfa altlarında sağ kısımda önceki kayıtlara basarak devam edebilirsiniz.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Dekorasyona Dair




2010'da çekilmiş ve taslaklarımda bekleyen yazılardan biri daha. Malum sürekli gezi vs yazmak uzun ve yorucu oluyor arada değişiklik iyi gelir.

Normalde renkleri seviyor olmama rağmen; evde sürekli yaşadığım ortamda daha ağır objelerin olmasından yanayım, ama alaturka değil, klasik asla değil.

Bir ara yabancı bloglardan görüp bizimkilerin heves edip birbirinin aynı tarz objelerle evlerini doldurduğu Amsterdam'da sevilen markalardan biri olan Cath Kidston ürünlerini de sevmiş gibi oldum ama sadece mutfak eşyalarından, çantasından aldım. Diyorum ya; English Home tarzı çiçek, puantiye vs çok cici ama evimde milyon tane renk beni yoruyor.

Unutmadan Cath Kidston TR'de de açılacak ve ekibe dahil olan arkadaşlarım TR'ye ye yerleşirse buradan da ürünlerine rahatça sahip olabileceksiniz.

Evimize ilk defa gelenler; benden çok renkli şeyler bekler ve her zaman şaşırırlar. Hoş ilk evlendiğimizden bu yana bir sürü eşya, obje değişti ama tarz olarak değişim istemedim. Bir ara gaza gelip beyaz, akça ağaç tonlarına kaysam mı dedim ama; annem "Hastane değil ev burası!" şeklinde dominant ve gayet net bir yaklaşım sergilediği için kadın haklı dedim. Tarz ve zevk meselesi ama benim için annem ne derse çıkar .)

Şimdi evde üst kata çıkınca merdiven önünde boş duran duvara dair dekoru ne şekilde yaptığımı izah edeyim. Bu sayede de aylardır yazmadığım Do It Yourself (DIY) yazılarıma ekleme yapmış olayım.

Görsele dair ilk kare üst kata ait, diğer kare ise; alt kat koridordan.


Mat siyah, füme, dore yaldızlı birbirinden farklı papirüsler ambalaj olarak ziyan edilmeyecek bir malzeme ve edere sahip olduğundan en iyi nerede ve ne şekilde kullanırım diye düşünürken; paspartu olarak kullanmaya karar verdim.


Ikea'nın çerçevelerine paspartu yaptığım görseller.


1- Sırasıyla annemin 97 yılında yaptığı duvar tabağı dekoru. Eskiler bilir, yeni okurlar için belirteyim; babam GS'da hoca annem de öğrencisiymiş. "Hocamdı, kocam oldu." der .)

Seramik bizim aile mesleği. Malum kardeşim de seramik mezunu, dayılarımdan biri Goethe Üniversitesi mezunu olmasına rağmen O'da seramikçi. Aslında doğrusu seramik sanatçısı demek ama ha Hasan kel, ha kel Hasan .P

Dedem emekli edebiyat öğretmeni ve Köy Enstitüleri dönemi sonrası bir dönem Milli Eğitim Bakanlığı yapmış olmasına rağmen yıllardır dayımla, anneannem desen 80 yaşına geldi hala dekor yapar, çıkartmalar konusunda da asla fire vermez.

Babam Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nden emekli. Ayrıca İstanbul Ünv. ve Mimar Sinan Üniversite'sinde 6 yıl kimya dersi vermişti. Son 5 senedir Haliç Üniversite'sine plastik sanatları kurmuş ve ara ara ders vermeye devam ederdi ama biliyorsunuz sağlık durumları yüzünden şimdilerde sadece İznik Çini Vakfı'nın baş danışmanı. İznik'i de ne çok severim. Bakalım kısmet yaza belki bir İznik çıkartması da yaparım.

Güzel oluyor değil mi?
Arada böyle özelden bahsedince daha yakından tanımış oluyorsunuz .)


2- Bu ortancalı tablo Paşabahçe'den, sanırım alalı kafadan 6 sene olmuştur.

Beğenip yapmak isterseniz; ahşap boyama ile tanışmam annemin bir arkadaşı sayesinde olmuştu. Yaş 12... O zamanlar kim yurt dışına gitse; stencil siparişi verirdim .) Sonra baktım baş edilecek gibi değil; babamın eski röntgenlerinin üzerine yine desenler çizip, maket bıçağı ile oyarak kendime stencil yapmıştım. Son aşama olarak; eski röntgen filmlerini çamaşır suyuna sokunca oluyor sana 1/1 stencil.

O dönem kimse peçete tutkalı, scrap kağıdı nedir bilmez ne paralar kırmıştım beah .O Bilenler bilir; özellikle Swissotel sosyetik kermesleriyle meşhurdur. Benim yaş 13- 15 deli gibi sipariş alıyorum, gece gündüz tepsi, pano, çerçeve boyamaktan sarhoş geziyordum. Malum boya, tiner kokusu habire kafam güzel oluyordu .O

Marangozlara ekmek sepeti, çerçeve siparişi vermekten her yerim talaş oluyordu. O zaman nerede şimdi ki gibi; ahşap boyama kurslarıymış, malzeme satanlarmış...

Lafı uzatmadan bu ortancalı tablonun yapılışını anlatayım.

Her hangi bir tablo, çerçeve artık neyse alıyorsunuz. Bildiğiniz beyaz duvar boyasıyla boyuyorsunuz. Eğer ahşap boyama işini severseniz ve daha önce hiç denemediyseniz en ucuzundan, battal boy beyaz boya alın, çünkü her boyamada beyaz kullanılıyor.

Bir kat gelişi güzel boyayın. Sonra zımpara kağıdı olur, -ki nalburlarda farklı mm.lerde bir sürü kağıt var, (veya eskiden evlerde olurdu şimdi satılıyor mu bilmiyorum ama sanırım üretimden kalktı, metal bulaşık süngeri gibi böyle leke yemek artığı çıkaran şeyden de alırsanız onunla da zımpara güzel oluyor) zımparalıyorsunuz. Kısaca bakın alta eskitme dokusu yaratmış oluyorsunuz.

Sonra beğendiğiniz bir peçete deseni seçip; peçetenin en üst katını çıkartıyorsunuz. Dikkat edin zar gibi incedir, yandan bir köşeden ayırın hemen ayrılır zaten. Bu tabloda ortanca bir peçete seçmişler.

Ben genelde ince deteylar için; et kesme makası kullanırdım. Bakın bu tabloda da; peçete olduğu belli değil. Ortanca olan kısımı kesip çıkarmışlar. Şimdi elimizde kaldı incecik ortanca desenli bir peçete katmanı.

Tabloda düzgünce ortalayıp; üzerine peçete tutkalı sürüyorsunuz ve zaten hemen kuruyor. Burada dikkat edilmesi gereken şey; peçeteyi yırtmamak, tutkalı sürerken kat izi yapmamak ve elbette ki fırça olarak sadece peçete fırçası kullanmak. Onlar diğer saman rengi fırçalar gibi değil beyaz tüylü ve yumuşaktır.

İnanın bu işlerde markası hiç önemli değil. Olay sizin el becerinizde. Plaid ürünlerine deli gibi para verip evi doldurmanıza gerek yok. Son yıllarda bu olay moda olunca, yerli firmalar piyasaya bir sürü güzel ürün sundu.

Sonra bırakın zaten iki saate kurur. İsterseniz üzerine yien nalburdan bile bulabileceğiniz; mat vernik sıkın. Fikslemesi açısından ben hep sıkardım. Öyle elli kat cam vernikmiş, parlak dokuymuş pek sevmem.

Tablonuz hazır .)

Bir ara evde yıllardır bekleyen malzemelerden vakit bulur üretime geçersem, transfer tekniği vs bir sürü tekniği de anlatırım.

3- Ikea'nın çerçevesi. İçine koyduğum resimler ise; Kore'li sanatçıların reprodüksiyonları, kısaca Samsung Kore'nin takvim sayfalarından.

4- Paşabahçe, Cafe Fernando Cengo'muzun hediyesi.



5 ve 6- Yine Ikea'nın çerçevesi, paspartuları yukarıda bahsettiğim Kore'den gelen papirüsler. İçine koyduğum resimler ise; Kore'li sanatçıların reprodüksiyonları, kısaca Samsung Kore'nin takvim sayfalarından.

7- Yine Ikea, al as hesabı. İçinde ki desenleri sevdim ve ellemedim.


8 ve 10 Ikea'nın çerçevesi, içine koyduğum resimler ise; Kore'li sanatçıların reprodüksiyonları, kısaca Samsung Kore'nin takvim sayfalarından. Ben içine Ikea taşları ve gece olunca fosforlu yeşile dönen taşlardan ekledim. Hani gece merdivenden çıkınca enstantene hesabı .)

9- Yine Ikea'nın çerçevesi, paspartuları yukarıda bahsettiğim Kore'den gelen papirüsler. İçine koyduğum resimler ise; Kore'li sanatçıların reprodüksiyonları, kısaca Samsung Kore'nin takvim sayfalarından.

Ve numaralandırmadığım; Ikea'dan 5'li paketler halinde satılan, kendinden yapıştırması olan kare aynaların ikisini verev olarak duvara yapıştırdım.


Geldik alt katta ki koridora...
Görsele dair 2. kolaj...


Bunlar Kore'de çok meşhur bir sanatçının papirüs reprodüksiyonlarıymış. Reprodüksiyonların tonlarına uygun acı kahve, venge ve akça ağaç tonlarında Ikea'dan üç çerçeve alıp, yine yukarıda bahsettiğim Kore harfleri olan papirüsleri paspartu olarak kullandım.


Bir ara tablo,mask ve water globe koleksiyonumuzu da paylaşacağım.

Madem yazının başında Cath Kidston dedik; benim de en çok sevdiğim, Amsterdam'ın en meşhur dükkanlarından biri olan Kitsch Kitchen'a dair yazılarımın linklerini de ekleyelim tam olsun.

►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015