30 Nisan 2012 Pazartesi


Berlin Kudamm Vitrin Manzaraları




Amsterdam günleri hala devam etmekte, blogu boş bırakmadım "Daha sık yaz diyorsunuz ya." işte sizler için hazırlayabilidğim kadar yazı hazırladım. Bu yazımı da önceden yayına hazırladım ve otomatik olarak ana sayfaya çıktı. Hala bu nasıl oluyor bilmeyenler varsa; etiketler sağ kolon bakınız Blogger Bilgileri...

Berlin dönüşü bu ilk fotoğrafı; instagram hesabımda
Other than its bags, towels and shoes, I don't like Tommy products... However Tommy shop @Kudamm is architecturally impressive... /

Tommy'nin canta,ayakkabi ve havlu disinda urunlerini pek begenmem ama Kudamm'da ki magaza mimari acidan guzel...
şeklinde paylaşmıştım.


Kudamm; İstanbul'da Bağdat Caddesi gibi tikican bir cadde. Biz nasıl ki; Bağdat Caddesine gidiyorum demek yerine caddeye iniyorum diyorsak; onlar da Kurfürstendamm yerine Kudamm'a gidiyorum diyorlar.

Altında Zara'nın bulunduğu, cephesi tamamen beyaz mermerlerle kaplı Marmorhaus binası 1913 yılından kalma. Daha sonra adı; Marblehouse olarak değiştirilmiş olsa bile; tabelasında eski adı yazıyor. 1972 ve 1975 yıllarında, iç dekorasyonu orjinaline sadık kalınarak yenilenmiş. Bizim hatamız işte bu! Ne yapılsa eski değerlerine sadık kalmadan birbirinden farklı saçma sapan yapılaşmalarla doluyor memleket. Bildiğim kadarıyla sinema ve opera binası olarak hizmet vermiş. Hala veriyor mu emin değilim çünkü araştıracak vaktim olmadan aklımda kalanları yazıyorum. Merak edenler google it please...


En sağdaki floral desenli elbisenin zemini kül rengi tonlarında olduğu için hoşuma gitti. Neon tonlarda desenler mat zemine denge katmış. Kısaca lamba gibi değil .) Sade ama günümüz modasına uygun, abartısız.

Orta kareye dair; saks sever olarak elbette ki degrade geçişleri olan saks ve yeşil tonlarındaki pilili elbise.

Son kareye dair; pek net çıkmamış ama normalde şalvar pantalonlar pek hoşuma gitmez ancak bel detayı ve kumaşın deseni pek şıktı.


Lego vitrini, Star Wars kardeşler...


Hahah bu tam olaydı ya .) Normalde bilirsiniz, ben şunu aldım bunu aldım diye bloga konu etmem zaten kombinlediğim zaman paylaşıyorum. Teknolojik detaylar hariç malum işimiz gereği. Neyse konuya dönelim, Berlin dönüşü güneşi gören çocuklar misali; Twitter'dan "Bugun patilerim gunesle tanisacak! Varsa yoksa taba! Berlin'in dili olsa da konussa amma aradik ha su papiyi" yazmıştım. Taba biliyorsunuz en sevdiğim tonlardan biri. Uzun zamandır taba ve siyahın bir arada olduğu, çift bantlı bir ayakkabı arıyordum ve Türkiye Zara'da bulamamıştım. Daha gelmedi mi, geldi de bitti mi bilemiyorum ama hala TR Zara web sitesinde yok. Beğendiyseniz takip edin kaçırmayın derim.

Bir de Twitter'dan paylaştığım şu ayakkabının modelini beğenip üç rengini almıştım ama maşallah sakızdan çıkmış gibi yerli, yabancı herkes alınca daha giymeden soğudum.

Şimdi malum moda olunca hepimiz almak istiyoruz ama beğensek bile bir bakıyoruz ki, herkes aynı şeyleri giyiyor. Elbette ki herkes kendi zevkine göre kombinliyor ama ne kardeşim herkesin mi zevki aynı?! Tüketim toplumu, hepimiz aynıyız işte!

Tipime bakın gördükçe gülüyorum .) Patiler 39 olunca haliyle bulmak bir hayli zor oldu.



Botu Do It Yourself (DIY) önerisi olarak not edelim.



Ka De We, marka ürünlerin satıldığı; Amsterdam Bijenkorf türevi bir bina. Alışveriş merkezi denemez ama Türkçe karşılığı da yok anlarsınız işte. Hoş Berlin'e dair daha 2010'a ait fotoğrafların hepsini paylaşamadım ama 2010 ve 2012'ye dair Berlin yazılarım için buradan, genel olarak paylaştığım tüm ülkelere dair yazılarım için buradan bakabilirsiniz.


İşlerimin yoğunluğu nedeniyle blogum yorumlara kapalıdır.
Mesajınızı stildirektoru@gmail.com'a iletebilirsiniz. Teşekkürler.


Per my busy schedule, I disabled the comments section on my blog.
Please e-mail stildirektoru@gmail.com if you have any urgent matters... Thanks.



►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

29 Nisan 2012 Pazar


Tea Light Mumluk Yapımı DIY




Bilirsiniz; genelde yurt dışındayken yazı yazmıyordum. Sizlerin yorumlarınıza dönmeden yeni yazı yayınlamak içimden gelmiyordu. Malum blogu yorumlara kapattığım için, Amsterdam'da olsak bile gitmeden sizler için yazılar hazırladım. Artık ara ara serpiştiririm .)

Yine iki sene önce yaptığım Do It Yourself (DIY)'lerden biri de bu tea light mumluklar. Hoş bu tarz cam kaplama ve türevi yenileme projelerini 2006'da eski blogumda daha sık yapardım ama artık pek vakit bulamıyorum.



Ikea'nın içinde mum olan cam bardakları. Mum bitince kaynar suda beklettim ve cam mum kırıntılarından arındı. Kolajda gördüğünüz cam buzlandırma jelini zemine bir kat sürdüm.


Bunu da anımsarsanız 2006'da melekli poşeti kesip içine tea light koymuş, takım olması adına sade mumların üzerine de melek desenleri yapıştırıp, simli uhu sürmüştüm. Hatta bir ara yaptıklarımı toplu paylaşım olması adına; 2011'de Beğendiklerini İşaretle / Pinterest nedir anlattığım yazıma da eklemiştim. Takip etmek isterseniz; bu da benim Pinterest hesabım.



Anlatıma devam edeyim, melekleri scrap makaslarıyla kestim. Artık bu makaslar her yerde var. Bilirsiniz 3 5 uçlu bacakları değişen desenli makaslar...


Romantik olması adına bir kısmına nota ekledim. Eskitme hissi vermesi için; ponpon fırça yardımıyla bazı yerlere akrilik dore dokular yaptım. Ahşap yapımına dair malzemeler satan yerlerden, ponpon fırça, buzlandırma jeli, mat vernik, metalik sprey vs de alabilirsiniz.


Son olarak iç ve dış kısımlarına geçen gün yazdığım Das Hamuruyla Yaptığım Kalpli Tabak başlıklı yazımda kullandığım dore ve lame metalik spreylerden sıktım.


Son olarak yeniden bitmiş hali. Unutmasaydım gece alevli malevli halini de çekerdim ama artık kutunuzdan bu kadarı çıktı .) Kısaca 2dk.'lık DIY önerisi yapın canlar yapın, habire börek, çörek yapmayın tamam onlar da terapi ama inanın bunlar daha yahşi bir terapi. Haydiyin baş baş...

Unutmadan; illa poşet olmasına gerek yok dergiden beğendiğiniz bir resim de olabilir. Hatta ben peçete tekniğini çok sevdiğim için peçeteden de bir sürü şey yapmıştım artık vakit buldukça paylaşırım.



İşlerimin yoğunluğu nedeniyle blogum yorumlara kapalıdır.
Mesajınızı stildirektoru@gmail.com'a iletebilirsiniz. Teşekkürler.


Per my busy schedule, I disabled the comments section on my blog.
Please e-mail stildirektoru@gmail.com if you have any urgent matters... Thanks.



►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

27 Nisan 2012 Cuma


Cameolu İncili Kolye DIY




Selam şekerler. Yarın sabah yine 2. memleketimiz haline gelen Amsterdam'a gidiyoruz 10 gün kadar yokuz, gitmeden taslaklarımda bekleyen bir yazıyı daha yayınlayalım dedim. Twitter & instagram'dan sıkça bikbiklerim, aklınızda olsun merak edenler varsa geceleri de Pinterest hesabımdan paylaşımlarda bulunuyorum. Özellikle 30 Nisan şahane olacak; çünkü Hollanda'ya özgü Quens Day var .) Gelince uzun uzun anlatırım. Vakit bulursam yeni yazılar eklerim, kendinize iyi bakın...

Geçen sene veya bir önceki sene yaptığım kolyelerden biriyle devam edeyim. CAMEO içeren 37. yazım da bu oldu. Malzemeleri yurt dışından almıştım. Hatta aynı gün; İncili Taşlı Cameo Bilekliğim'i de yapmıştım. Şimdiye kadar yazdığım tüm; Do It Yourself (DIY) / Kendin Pişir Kendin Ye'ler .) Bunu da Stil Pazarı'na ekleyeceğim önceden yazıyorum isteyen varsa e-posta adresim en altta yazıyor. Yapılışına dair özel bir durum yok, gördüğünüz boncuklar, birleştirme parçaları ve karga burnu kullandım.

Cameo demişken bunları da ekleyelim.

2009'da yaptıklarım:
Taşlı Aynalı Cameo Yüzük
Cameo Yüzükler Stil Pazarı'nda

2010'da yaptıklarım:
Cameo'lu Tarak Toka

Ve yaptığım tüm yaka kolyeler:
Yaka Kolyeler





İşlerimin yoğunluğu nedeniyle blogum yorumlara kapalıdır.
Mesajınızı stildirektoru@gmail.com'a iletebilirsiniz. Teşekkürler.


Per my busy schedule, I disabled the comments section on my blog.
Please e-mail stildirektoru@gmail.com if you have any urgent matters... Thanks.



►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

25 Nisan 2012 Çarşamba


23 Nisan Kombinim (ツ)




Yurt dışı gezilerine devam edeyim diyorum ama malum paso soğuk, yatak misali kat kat üzerimiz! İçimiz ısınsın bloga yaz gelsin dedim ve fırından en taze bu kombin çıktı. 23 Nisan Kombinim yazdım diye deli dolu, çocuksu bir kombin beklediğinizi tahmin ediyorum ama bu defa gol değil .) Çok rahat, abartısız, moda diye ne çıktıysa alıp üzerine giyenlerden olmadığım bir kombin. Kısaca ben kokan, benim modam, bana dair bir kombin. Hem şu moda olayı da iyice mide bulandırmaya başladı. Geçen aylarda Twitter'dan da paylaştığım gibi; "Benim için MODA; Ali Usta dondurmacısı, Barış Manço, Moda Deniz Klubü, çay bahçeleri ve elbette ilk şubesi ve tek karışık tabağın yapıldığı Kırıntı demek..."



Bekle ki; gelsin beklenen bıdı bıdı türevi, hayatta bana uymayan romantik cümleler yazmamı beklemeyin. Öylesine takılmışım hani poz vermeyeyim de çeken her şekil çeksin hesabı .)

Gerçi eğri oturup doğru konuşalım kendi hakkımı yemeyeyim az kasınca ormantik ruh halim yerini romantik ruh haline de bırakmıştı! Merak edenlere; ╠► 23 Eylül 2010 ◄╣




Çok pis çeker yere çömerim hiç acımam .) Yok kirlenecekmiş, yok coolluğum bozulacakmış zerre umurumda değil! Giydiklerimiz içinde ruhumuz kasılacaksa yemişim kombinini .)



Burada da; Yeşo'm beni arıyordu, ya da ben O'nu arayacaktım tam anımsamıyorum ama harbiden poz falan değil cep telefonumu arıyordum. Sürekli diyorum ya; poz vermelere dair paylaşımları sevmiyorum! Ne bileyim biri bana poz ver derse kabız çocuk gibi kasılıyorum ha .) Sağda, solda da poz veren arkadaşları görünce, giydikleri iki beden büyük gelmiş gibi duruyor. Ne bileyim; ne varsa doğal karelerde var, kısaca anı yakalamak gibisi yok! Yeter ki doğal olsun!



Bu fotoya; "Yüzünden ne hayır gödük ki, arkanı döndün?" diyerek bakıyorsan şayet sorun bende değil sendedir canım .OOO Okuyan cağnımm; şaka yav şaka bozulma hemen! Önden, arkadan, yandan, çapraz, verev endamım yeter hesabı .))



Al işte dediğim kabız çocuk pozu! Yav işte diyorum ya; poz ver dur olmuyor bak hele nasıl kasılmışım! Burada kediler aşna fişne yapıyordu, bilirsiniz ağlayan bebek gibi gelir ya sesleri, o an onlara kitlenmiş röntgencilik yapıyordum .) Mart nere, 23 Nisan nere? Doğanın da dengesi bozuldu kedicanlar ne zaman çiftleşeceğini şaşırdı garipler .)



Sıra bu fotoya gelmişken; blogu yorumlara kapadığımdan beri twitterdan, faceten, e-postadan bir sürü yorum aldım. Yorumlara kapatmamı bile cool bulmuşsunuz ya kedi canınızı sizin Yirim!

Fotoya dönecek olursak; kullandığım makyaj malzemelerini soranlara tek tek dönüyorum hatta biliyorsunuz fotolarını bile çekip sizlere yolladım. Ama en çok sorulanları buradan da yazayım; 2009'da yazmış, ürünün özelliklerini de anlatmıştım Teint Idole Ultra Lancome Fondöten ve Kullandığım Rimeller ve Kesilen Kirpikler ;O başlıklı yazımdan rimelleri de inceleyebilirsiniz.






"Edi seni bu derece huzurla tebessüm ettiren neydi?" diye düşünenlere; yazın gelişi, kuşların peşpeşe rahatsız etmeyen tonda cıvıldamasından başka bir şey değildi! Daha ne olsun ki!



* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *

Kemer H&M Paris
Babet Bershka İstanbul
Gözlük Cartier İstanbul
Çanta H&M Amsterdam
Saat Rolex Datejust İstanbul

Gömlek Koton Ankara ( Floral desenler, çiçekler böcekler bu sezon moda oldu ama gömleği geçen sene almıştım. Çiçek desenleri; tonları ve desenleri bu tarz olacak veya bu tarz olacak ki al beni desin. Yoksa gözüm yoruluyor, alsam bile giyesim gelmiyor gereksiz yer kaplıyor dolapta yıllanıyor.

Pantalon Zara Ankara (Aynı kumaştan kendi kemeri de var ama arada kullanıyorum.)

Kolye Zara Berlin (Geçen hafta Stil Pazarı'na Peter Pan & Bib Necklace / Metal Yaka Kolyeler farklı modelleri de eklemiştim.)




Ve vivident dişlerimle sizlere son bir tebessüm eder huzurlarınızdan ayrılırım!
Çav bellacanlar (ツ)




İşlerimin yoğunluğu nedeniyle blogum yorumlara kapalıdır.
Mesajınızı stildirektoru@gmail.com'a iletebilirsiniz. Teşekkürler.


Per my busy schedule, I disabled the comments section on my blog.
Please e-mail stildirektoru@gmail.com if you have any urgent matters... Thanks.



►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Nail Sticker Tutorial / Tırnak Etiketi Uygulaması Videom




Berlin'den getirdiğim, geçen hafta Stil Pazarı'na eklediğim tırnak etiketlerini sahiplenenler öneri olarak izledikleri video dışında benim de video çekmemi istedi. Buyrunuz yapılış aşamalarıyla anlattım. İyi seyirler...

Not: Stil Pazarı'nda kalmadı diye üzülenler olmuş, bir koli getirdim arkadaşlar ama 28 Nisan'da Amsterdam gidiyoruz vakit olursa eklerim olmadı Mayıs ortası gibi dönünce eklerim erken davranan kapar .) Diğer oje videosu da; Polka Dot Nail Tutorial / Puantiyeli Oje Tekniği Videom izlemeyenler varsa buyrunuz.




İşlerimin yoğunluğu nedeniyle blogum yorumlara kapalıdır.
Mesajınızı stildirektoru@gmail.com'a iletebilirsiniz. Teşekkürler.


Per my busy schedule, I disabled the comments section on my blog.
Please e-mail stildirektoru@gmail.com if you have any urgent matters... Thanks.


►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

20 Nisan 2012 Cuma


Tegel Gölü Berlin & Kombinim




Yine yeniden kaldığım yerden devam, bu defa biraz farklılıklardan bahsedeceğim fakat onları sonlara doğru anlatacağım. Bildiğiniz gibi 30 Mart - 9 Nisan arası Berlin'deydim ama gelince canım hemen yazmak istemedi. Ev, işler, ailem vs derken farkındayım bir hayli boşladım. Sizlerden "Geldin ama yazmıyorsun özledik." mesajlarını almak çok güzeldi tşkler. Bloga yazmasam bile Twitter'dan ve instagram'dan sıkça paylaşımlarda bulunuyorum. Bu hafta sonu Ankara'da olacağım ama sadece Cumartesi. Askerliğinin bitmesine 27 gün kalan kardeşimle vakit geçireceğim, sonrasında da malum 23 Nisan tatil kısa bir kaçamak yapacağım.

Sevgili dostum Çağla, eşi ve ben Tegeler See / Tegel Gölü'ne gitmiştik.
O güne dair kareler.


Tegeler See (Tegel Gölü)

Berlin'in doğayla iç içe, yedi adası olan uzunluğu 4.2km. genişliği 1.6km. olan gölü. Suyun temizliğinden dolayı yazın tatilcileri görmek mümkün. Aklınızda olsun yazın giderseniz turistleri gezdiren gemilere binmeden dönmeyin. Mevsimine göre gördüğünüz gibi göçmen kuşlar da geliyor. Balık avlamak yasak mı bilemiyorum ama; bir çok çeşit tatlı su balığı yüzüyor. Göl üzerinde, su sporları yapanları ve yazın göl kenarına kurulan spor okullarını da görmek mümkün. Webden yazan var mı diye baktım, yazın giden bir blogger fotoğraflar eklemiş merak edenler buradan bakabilir.


Kuğunun gövdesi tertemizken, boynu neden bu renk onu anlamadım .)


Ve bizim güzel kızımız Doro, kısaca Doritos .) Bu da ayrı bir olaydır valla. Bana Eda yerine Edoş derler .) ama en çok kullanılan malumunuz Edi. Neyse konuya döneyim; ben küçükken iki köpeğim olmuştu ama onlardan bile çok sevdim bu kızı. Bir köpek hiç mi kokmaz? Çağla o kadar güzel bakıyor ki; günde iki defa tarıyor. Zaten ilerleyen günlerde süslünün birbirinden güzel kıyafetlerini de göreceksiniz. Nasıl trendy kurukafası bile var .)

Doro'yu kucağımdan indirmedim, koynumda uyudu. Hele son gece rahatsız olmasın diye kolumu kıpırdatmadım, sabaha kolum uyuşmuştu ama değer .) Bebek gibi koynumda uyudu durdu... Bizimkiler "Who ist Eda" dediği an pıtır pıtır bana koşması, yanıma gelince de patileri havaya dikmesi beni mest ediyordu. Onu da şu sebeple yapıyordu; sürekli memişlerini okşadığım için mest oluyordu teyzesinin zillisi .) Burada da başka bir köpekle birbirlerini keşfediyorlar.



Burada da ben, karaya çıkan kuşun peşindeyim .)


Tegel Gölü'nün ön kısımları, uçsuz bucaksız yürüme yolu...


Üstte gördüğünüz Moby Dick (1972) Tur gemisi, özel günlerde davetler veriliyor. Uzunluk 48,27 m genişlik 8,20 m derinlik 1,40 m. Daha fazlası için buraya bakabilirsiniz.


Doroş'un annesi güzel Çağla'm...


Soğuklara rağmen kombin atraksiyonları...


* ஐ * : ) Stil Direktörü Kombin ( : * ஐ *

Şapka H&M Paris
Bot Go Jane Amerika
Gözlük Cartier İstanbul
Hırka Berskha Barcelona
Gömlek Top Shop İstanbul
Çanta Louis Vuitton İstanbul
Eldiven Olymp & Hades Berlin
Binici tayt BCBG MaxAzria İtalya
Atlet Gina Tricot Salı Pazarı İstanbul
Yüzük geçen yaz bir firmadan hediye gelmişti
Fular & eşarp ne dersen, annemden indira gandi .)


Bizimkiler alandan beni aldıktan sonra; Çağla'm bana bu gördüğünüz kahvaltıyı hazırlamıştı. En güzeli de; ben Hello Kitty seviyorum diye neleri düşünmüş. İnceliğin için tekrar teşekkürler dostum .)


Doroş'un halleri, al ye içine sok! Oyuncaklarını da oynayalım diye bana getiriyordu .)


Akşamına da, Çağla'mın diğer sürprizi Hello Kitty'li pasta.


Ve gelelim diğer olaylara: Geçen hafta Amsterdam'dan Cemal'ler gelmişti, "My dreams come true! Tonight is the night! Hayallerimiz gerçek oldu! Bu gece o gece! Maşallah!!! @omersuner" diye 11 Nisan'da bizim evden instagram hesabımda bu fotoyu paylaşmıştım.

Sonrasında sabahlar olmasın, okuduğunu anlamayan yurdum insanları, gördüğünü de anlamaz olmuş .))) , 2 gün boyunca her yerden "Bebek mi yoksa?!" türevi mesajlar aldık! Her şey bir yana; hamile bir kadın şampanya patlatır mı? .) Teytey işte, laf olsun beri gelsin. Yalnız anlayamadığınız bir konu var; sizi bilemiyorum ama benim hayata bakış açım, bebek odaklı değil! Olsaydı 6 yıl beklemezdim (K) Bunun da altını bir milyonuncu kez çizmiş olayım!



Şimdi geleyim yazımın başında bahsettiğim diğer olaya: Bundan iki sene önce işlerimin yoğunluğu nedeniyle; stildirektoru.com'u yorumlara kapatmıştım bu yüzden eski yazılarımın bir kısmında hiç yorum yok ama buna rağmen yine de sizleri ihmal etmeden o dönem bile blogum yorumlara kapalı olmasına rağmen; sizin yazılarınıza yorum yazdığımı hepiniz biliyorsunuz. Ne sizlerin bloglarınıza, ne de kendi bloguma yetişmek ne mümkün...

Kimilerinizin Twitter'dan da, özelden de bana sıkça yazdığınız gibi; "O kadar tanınmış blogger Stil Direktörü bile herkese yorum yazar, ihmal etmez." devamını yazmıyorum .) anlayan anlar, dediğiniz gibi, yorumlarınıza da %90 tek tek cevap yazmakla beraber, beni ziyaret eden her bloggerı da ziyaret ettiğimi gayet iyi biliyorsunuz.

Bloggersan eğer kendine müslüman olmayacaksın! Her zaman bunu savundum ve bu sebeple; bana değer verip, gelip yorum yazanların; iyi veya kötü her yorumunu onayladım, gereğince hak edilen şekilde cevabımı da verdim.

Yukarıda patlatılan şampanyadan da anlayacağınız gibi; artık işlere full tempo odaklanmam gerek. Sizleri de pek mutlu edecek, sizlere de kazanç imkanı doğuracak bir proje üzerinde çalışıyoruz. Sahibi olduğumuz web sitelerinin neler olduğunu blogumda beyan etmediğimi, sadece bilmesi gerekenlerin bildiğini de bilirsiniz. Zamanı gelince şu an üzerinde çalıştığımız siteleri de; paylaşılması gerekirse paylaşacağım. Kısaca canlar durum budur ve bundan sonra belki tamamen, belki bir süreliğine stildirektoru.com yorumlara kapalı. Sadece yarışma olduğu dönemlerde yarışmaya dair yazıyı yoruma açacağım.

Çünkü sizlerin yorumlarınızı bazı bloggerlar gibi cevapsız bırakmak benim için evime gelen, konuşan misafiri dinlememekle aynı! .) Dediğim gibi işlerin yoğunluğu ve kendime daha çok vakit ayırmak istediğimdem kısaca durum budur .) Hem bu sayede daha çok yazı girecek vaktim de olur .)

Zaten e-postamda imza kısmında cep telefonum bile yazıyor! Bu derece şeffafım, isteyen her yerden bana ulaşma şansına da sahip .) Bu yazımda en alta eklediğim gibi bundan sonra her yazımda; yazılarıma dair eklemek istediğiniz veya bana yazmak istediğiniz bir konu olursa e-postadan ulaşabilirsiniz. Sizlerden ricam eski yazılara da yorum yazmamanız çünkü cevap verdikçe muhabbetlerimiz uzuyor kısaca yazmak isteyen e-postadan yazsın.

Son olarak; aslına bakarsanız kimseye açıklama yapmak zorunda da değilim ama bloglar sayesinde her gün, birbirimizin hayatlarına dahil oluyoruz. Bu yüzden bu açıklamayı hak ettiğinizi düşünüyorum ve verdiğim karara da saygı duymanızı rica ediyorum. Özetle sosyal mecralarda yazılarıma dair yaptığınız yorumlara tek tek dönemeyebilirim ama fırsat buldukça e-postlarınıza cevap vermeye çalışacağım.

Sağlıcakla kalın .)
Eda DEMİREL


İşlerimin yoğunluğu nedeniyle blogum yorumlara kapalıdır.
Mesajınızı stildirektoru@gmail.com'a iletebilirsiniz. Teşekkürler.


Per my busy schedule, I disabled the comments section on my blog.
Please e-mail stildirektoru@gmail.com if you have any urgent matters... Thanks.




►►► Tüm fotoğraflar için tıklayınız...

Read more...

Bu blogun tema tasarımı Stil Direktörü tarafından yapılmıştır.
Copyright © 2006 - 2015